ANAP ‘Hayır’dan taraf

ANAP ‘Hayır’dan taraf

Bir dönem Türkiye siyasetine damgasını vuran siyasi oluşumlardan Anavatan Partisi, Adana’da hızlı bir teşkilatlanma sürecine girdi. Geçen hafta sonu Adana’ya gelerek il binasının açılışını gerçekleştiren Genel Başkanı İbrahim Çelebi, ülke gündemi hakkında sorularımıza cevap verdi. Çelebi, “Getirilen tasarının Türkiye’ye hiçbir faydasının olmadığını düşünüyoruz ve referandumdan geçmemesi için Anavatan Partisi olarak tüm gücümüzle uğraşacağız” dedi.


ANAP ‘Hayır’dan taraf

ANAP Genel Başkanı Çelebi, Adana’dan ‘Hayır’ dedi

GAZETTE - Merkez Sağ'ın bir dönem öncülüğünü üstlenen, Turgut Özal, Mesut Yılmaz gibi isimlerin genel başkanlık yaptığı Anavatan Partisi, referandumda 'hayır' oyu vereceğini açıklamıştı. Buna bağlı olarak saha çalışmaları başlatan Genel Başkan İbrahim Çelebi, geçen hafta sonu Adana’daydı.  İl binası açılışı sonrası sorularımızı yanıtlayan Çelebi, “Türkiye’nin sorunları güçlü meclisle çözülür. Ülkemizin gündeminde can alıcı sorun terördür, ekonomidir. Elbette meclis sisteminde de tıkanmalar, çözümsüzlükler olabilir. Ancak başkanlık sistemi ile bu ülke hiçbir şeyi çözemeyeceği gibi millet ve devlet çarkı da parçalanma riski taşıyor. Endişesi içindeyiz” dedi. Çelebi, ülke gündemi ve ANAP ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin içinde bulunduğu şu an ki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Türkiye’nin sıkıntıları had safhada. Ciddi anlamda birliğe-beraberliğe ihtiyacımız olduğu bir dönemdeyiz. Özellikle de sorunlarımızı ortak uzlaşıyla, birlik ve beraberlikle çözme ihtiyacı hissederken, bir referandum dayatılması geldi. Biz referandumun zamanlamasına son derece karşıyız. Askerimizin Suriye’deki mücaledesi dururken, terörün şehre inmişken, ekonomik sıkıntıları tavan yaptığı bir zamanda, referanduma gidilmesi çok yanlış. Ekonomik anlamda işin içinden çıkılamaz bir süreç var. Herhalde ülkeyi yönetenler bunu tam idrak edememişler ki, toplumun bu kadar ayrıştığı sıkıntılı bir dönemde, bu ayrışmayı derinleştirecek bir referandum sürecine sürüklendik. Ülke, bunca sorunları varken, 16 Nisan’daki referanduma kilitlendi. Getirilen önerinin dayanaksız, içinin boş olduğunu görüyoruz. Bu işin sadece bir referanduma, bir evet-hayıra, bir partiye veya bir kişiye bağlı kalmaksızın, Türkiye gündeminin anormal derecede meşgul edildiğini, oyalandığını söylüyoruz.

Anavatan Partisi teşkilatları referandumda hangi tercihi yapacak?

Yapılan 18 maddelik değişimin Türkiye’nin şu anki hiçbir durumuna çözüm getirmeyeceğine inanıyoruz.

Bunu sadece evet-hayır meselesine dönüştürülmesine de taraftar değiliz. Biz daha iyi tartışılarak, ortak uzlaşıya dayandırılarak çözülmesinden yanaydık ama bir oldu bittiye getirildi. TBMM’de yaşanan süreci çok sıkıntılı görüyoruz. Adeta vatandaştan kaçırılırcasına bir şeyler yapıldı. Keşke burada daha büyük kesimlerle uzlaşı sağlansaydı. Bu iş sivil toplum örgütlerinin, akademisyenlerin ciddi çalışmasıyla yapılmalıydı. Biliyorsunuz, anayasalar toplumun yaşama metnidir. Burada bir ortak uzlaşı aranması lazımdı. Hep söylüyoruz; Sayın Cumhurbaşkanımızın muhtarlar toplantısı 20 televizyonda verilirken, toplumun tamamını ilgilendiren bir anayasanın hiç bir televizyonda verilmeden adeta sanki yangından mal kaçırır gibi meclisten geçirilerek vatandaşın önüne getirilmesi kabul edilir değil. Vatandaş da buna hazırlıksız. Neyin ne olduğunu bilmiyor. Bu işi sadece evet-hayıra indirgiyorlar. Sayın Başbakanın da, getirilen önerileri savunmak yerine, ‘PKK, FETÖ hayır diyor biz buna evet diyoruz’ demesini doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Vatandaşı sadece tercihlere zorlamanın büyük bir haksızlık olduğuna inanıyoruz. Millet zaten her türlü yaşam tarzından dolayı tartışılır hale getirildi. Olaylar, mezhepler üzerinden tartışmaya inecek kadar seviyesizleşti ve biz Anavatan Partisi olarak buna karşıyız. Bu işin toplumun tamamını ilgilendirdiğini düşünüyoruz. Bu referanduma birinci itiraz sebebimiz, zamanlamasının çok kötü yapıldığıdır. Tartışılmadan, ciddi bir çalışma yapılmadan getirildi. İkincisi de Türkiye’deki yönetimin bir kişiye teslim edilmesi. Bu Tayyip Erdoğan da olabilir başkası da olabilir. Her kim olursa olsun bu çok yanlış. Hesap verebilirlik yok, denge fren sistemi gözetilmemi. Şimdi bu başkanlık sistemi de değil, ne sistemi olduğu da belli değil. Ucube bir sistem. Bize en çok eleştiri şurdan geliyor; ‘Sizin kurucu genel başkanınız da başkanlığa razıydı siz neden razı değilsiniz?’ deniyor. Biz başkanlık sistemine karşıyız demedik ki. Şehirleri gezdiğimizde, bize mikrofon uzatıldığında başkanlık sistemini tartışmaktan yanayız ama bu hem bir başkanlık sistemi değil. Hem de tartışılmadan, vatandaşın önüne patlamaya hazır bir bomba olarak konuldu. Bu referandumun Türkiye’deki görüş ayrılıklarını daha da derinleştirmesinden endişe ediyoruz. Biz Anavatan Partisi olarak da bu işin önüne geçmek istiyoruz. Yani insanların ayrışmasını istemiyoruz. Evet veren kardeşimiz bizim için kutsaldır. Hayır verenler de demokratik bir şekilde düşüncesini sandığa yansıtmış olacak. Fakat bu getirilen tasarının Türkiye’ye hiçbir faydasının olmadığını düşünüyoruz ve referandumdan geçmemesi için Anavatan Partisi olarak tüm gücümüzle uğraşacağız.

Hayır çıkması halinde ülkenin kaosa gideceği söyleniyor, siz ne düşünüyorsunuz?

Kesinlikle ona katılmıyorum. O bir algı yönetme yöntemi. Onu söyleyenleri de esefle kınıyorum. Çok yanlış yapıyorlar. Türkiye’nin birliğini-dirliğini hiç bir zaman bozamadılar. 15 Temmuz’da da bozamadılar. 15 Temmuz bir kalkışmaydı, Türkiye’yi kaosa ve iç savaşa sürükleme projesiydi ama halkımız ordunun ve devletin içerisindeki vatansever vatandaşlarımız sayesinde bu oyun bozuldu Şimdi de bunu bozacağız. Bunlar yanlış şeyler. Ateşle oynuyorlar. Türkiye’de iç savaş çıkartmaya kimsenin gücü yetmez. Evet de çıksa hayır da çıksa beklentileri boşa çıkartacağız. Öyle bir iç savaş, kaos beklemiyoruz ama Türkiye’de bu referandum dayatması geçmezse Türkiye daha rahatlar. Demokrasi her kesimin ulaşasileceği materyal haline gelir. Ben Türkiye’nin referandum dayatmasından kurtulduğu zaman daha da normalleşeceğine, her şeyin daha da oturacağına inanıyorum.  Çok kısa bir zamanda da, inşallah bu referandumla milletin hakemliğine tekrar gideriz.  Yaptığımız araştırmalara görereferandum  vatandaştan olur not almayacak. Çünkü vatandaşlarımız bilinçili insanlardan oluşuyor. AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımızla da görüşüyoruz. Bu öneriye destek veren yok.

Anavatan Partisi bir kapanma sürecine girmişti, şimdi aktif siyasete yeniden dönüyor. Hedefleriniz nelerdir?

Birleşme süreci yaşadık. Şu an seçime katılabilen 10 partiden biriyiz. Hedefimiz ilk seçimde parlemontaya girmek. İnşallah iktidar oluruz. Hedefimiz büyük. Geçmişte yaşadığımız büyük acıları biliyoruz. Anavatan Partisi’nin Turgut Özal ile olan siyaset felsefesine tekrar döndük. Bütün ayrılıkları birleştiren bir partiyiz. Ayrışmanın hiçbir tarafında olmayacağız. Türkiye tahterevalli siyasetine götürülmeye çalışılıyor. Biz bu oyunları da bozacağız. Anavatan Partisi bundan sonraki süreçte Türkiye’nin çözümü olacak. Her türlü görevi yapabilecek, ciddi bir kadromuz var. Hedefimiz; ilk seçimde de bu ülkeyi yönetmek.

AK Parti’ye geçişler olmuştu, dönenler var mı?

İsim vermeyim ama onlardan geri dönenler de var. Özal ile çalışanların hepsi bizim istişare kurulumuzda. Başkanlık divanımız var. Eski, tecrübeli büyüklerimizle de bir araya geliyoruz, meseleleri tartışıyoruz.

Terör ve ekonomiye yönelik çözüm önerileriniz var mı?

Zaten terörü tetikleyen en büyük etkenlerden birisi uluslararası ilişkilerdir. Son zamanlarda uluslararası ilişkilerimizi o kadar rencide ettik ki, terörü tetikleyen unsurlar, Türkiye’den hesap sorar vaziyete geldiler ve taşeronlar, kullanarak terör örgütleri vasıtasıyla bizden bu işin rövanşını almak istiyorlar. Bizim zaten yanlış yaptığımız Suriye politikasının çok ağır bedelini ödüyoruz. PKK ile yapılan yanlış politikalar, terörü şehirlere getirdi ve ciddi oranda şehitlerimiz oldu. Bunlar yetmezmiş gibi islami terör örgütleri Türkiye’yi bir üs haline getirdiler ve önemli bedeller ödedik. Bizi yöneten hükümetin yaptığı hataların bedelini vatandaşlarımız ödüyor. Biz Anavatan Partisi olarak Türkiye’yi yüksek gerilim hattından kurtaracağız. Yüksek gerilim hattından çıkardıktan sonra Türkiye’yi normalleştireceğiz. Gazi Musfa Kemal Atatürk’ün hedeflediği, muasır medeniyetler seviyesi dediğimiz kurucu genel başkanımızın da bize nasihat olarak Avrupa Birliği hedefini koyması,  yol haritamız olacak. Biz sorunlarımızı daha da uygar dünya hedefine ulaşarak aşabileceğimizin kanısındayız. Yoksa biz yönümüzü Ortadoğu’ya döndüğümüz zaman başımıza neler geldiğini gördük. Biz Türkiye’de sorunların tartışılarak çözüleceği gerçek bir ortam yarattğımız zaman, sorunlar çok rahat son bulabilir. Türkiye genç bir vücuda sahip. Gerçek sorunların çözümüne odaklanırsak, çözemeyeceğimiz hiçbir problem yok. Türkiye’de müthiş bir kaynak adaletsizliği var, çok ciddi bir israf var. Bunlar ortadan kaldırılmalı. Yapılan tüm olumsuzlukları eleştirdiğimizde, önümüze sadece yapılan köprülerle yollar getiriliyor. Bunların da Türkiye için dünya ölçeklerine göre çok pahalı olduğunu görüyoruz. Yapılan en ufak iyi şeyleri savunan ama kendilerinden kaynaklanan olumsuzlukları kabul etmeyen hükümetten Türkiye bir an evvel kurtulmalı. Bu referendumda Adanalı hemşehrilerimiz, şalvarını giyecekler ve ‘yeter’ diyecekler. Bu iş böyle devam etmez. Şer sandığımız referandum hayırlara vesili olacak. Şok dalgasından sonra Türkiye hızla normalleşecek.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Türkiye çok ciddi terör ve ekonomi sıkıntısı çekiyor. Komşularımızla olan uluslararası ilişkilerimizde ciddi problemlerimiz var. Haziran ayında doların, euronun 5 TL’yi geçeceği söyleniyor. Böyle bir durumda iktidarıyla, muhalefetiyle, sivil toplum örgütüyle vatandaşlarımızın sorununu çözmek yerine, böyle bir tartışmanın gündeme getirilmesini son derece yakışıksız buluyoruz. Doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Getirilen önerileri incelediğimiz zaman, vatandaşın sorunlarını çözecek hiçbir madde yok. Sadece bir kişiye teslim edilen büyük bir yetki gaspı var. Türkiye’yi çok zorlu mecraya götürecek olan uyguluma için milletimizi bilinçlendirmeye çalışacağız. Bunda da başarılı olacağımıza inanıyorum. Bu referandumdan bu maddeler kesinlikle geçmez. Biz de geçmemesi için her türlü mücadeleyi vereceğiz.

 

 

 

DİĞER HABERLER