Av. Mislina Zontul: Hukuk, Adalet ve Anayasa

Av. Mislina Zontul Prestij programına katıldı

Gazette TV’de her hafta farklı bir konuğun yer aldığı ‘Prestij’ programının bu haftaki konuğu Avukat Mislina Zontul oldu. Zontul programda, iş ve aile hayatını anlatmanın yanı sıra, hukuk, adalet ve yeni anayasa gibi kavramlar üzerinde de yorum yaptı.


Av. Mislina Zontul Prestij programına katıldı

Programda kısaca kendinden bahseden Av. Mislina Zontul, “12 Şubat 1997 doğumluyum. Aslen Malatya Darendeliyim. Ticaretle uğraşan bir ailenin çocuğuyum. Serbest avukatlık yapıyorum. Sosyal girişken, insan ilişkileri kuvvetli, hayatta sanırım bir şeyler yapmaktan keyif alan, bugün burada olmamın anlamı da sanırım o kendinden bahsetmesini seven, kendini geliştirmeyi ben mutlu olan birisiyim. Mesleğime sanırım aşığım desem yalan olmaz, işimi çok seviyorum. Yani bu söylenmiş olmak için söylenen bir cümle değil. Gerçekten çok seviyorum. Her sabah kalktığımda iyi ki diyerek uyanıyorum.” dedi.



“HUKUKTA CİDDİYE ALINMAK İÇİN BİRAZ YAŞLI OLMAK GEREKİYOR”

Enerjinin her şey olduğuna inandığını söyleyen Zontul, “Yani sabah kalktığınızda hani herkesin tabii küçük ritüelleri vardır ama böyle nasıl uyanırsanız öyle başladığınızı düşünüyorum. Tabii ki benim de her günüm muhteşem, muazzam geçmiyor. Genç olmanın dezavantajlarıyla yaşıyorum. Avantajlarını da yaşıyorum. Çünkü hukukta böyle bazen ciddiye alınmak için çok daha yaşlı olmak gerekiyor dezavantajını çok yaşadım ama aştım. Yani akıl yaşta değil başta cümlesi çok doğru. Ben her zaman şunu da sordum. Kendi hayatımı nasıl güzelleştirebilirim? Mutluluğum bireyde olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.


“ARANILAN OLMAK EN BÜYÜK HEDEFLERİM ARASINDA”

Avukatlığın yanı sıra sosyal platformlardaki faaliyetlerini anlatan Zontul şöyle devam etti:

Müstakil, Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) yönetim kurulu üyesiyim. Onun dışında siyasi olarak üyeliklerim var. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çukurova İlçe Başkanlığı'nda başkan yardımcısıyım. Haricinde baroda aktif olarak Türk Hukuk Enstitüsü denen bir platform var. Orada yönetim kurulu üyesiyim. Onun haricinde işte kadınsal faaliyetler olsun ya da kooperatifler olsun dediğim gibi ben hani tabii ki aranılan olmak en büyük hedeflerim arasında.”




“BİREYSEL MESLEK YAPMAK İSTEDİM”

Hukuk fakültesini seçmesinin nedeni sorulduğunda Zontul şu cevabı verdi:

“Sanırım hukuk fakültesi düşünülmüş bir karardı. Ben sayısal bölümü mezunuyum. Ama bu sayısal bölümü okurken mesela hani diş hekimliğini düşündüm, mimarlığı düşündüm, hukuk fakültesini düşündüm. Ben bireysel bir meslek yapmak istiyorum. Yani kendime ait bir ofisim olsun, kendi mesai saatlerimi kendim belirleyeyim. Kendi düzenimi kendim kurayım. Yani bağımsızlığım sanırım orada birazcık ön plana çıktı. Farklı bir meslek de seçebilirdim ama tabii ki bu meslek seçmemde babam çok etkili oldu. Hani avukatlığım çok daha saygın bir meslek olduğunu sanırım bir dış göz olarak ondan etkilenmiş olabilirim.”


“KURALLAR OLMADIĞI ZAMAN DÜZEN BOZULUYOR”

Hukuk ve adalet kavramlarıyla ilgili de yorumunu dile getiren Zontul şu şekilde konuştu:

Hukuk bence çok geniş bir kavram. Hani sadece yasa ya da mahkeme vesaire falan değil. Hukuk dediğiniz şey insanların arasındaki ilişkiyi düzenleyen her şeydir. Ben iletişimsiz hiçbir ilişkinin var olmayacağını düşünenlerdenim. Kuralcı değilim. Ama bazen bazı noktalarda bazı kurallar olmadığı zaman düzen bozuluyor. Bu da şu demek belki karşıdaki insan kural bilmiyordur. Nasıl davranması gerektiğini bilmiyordur. Bazen toplumlarda yani bu insanların işte ilk medeniyetin kurulduğu andan itibaren bazen nerede nasıl davranmamız gerektiğini duymak istiyoruz ya da görmek istiyoruz ya da bilmiyoruz, öğrenmek istiyoruz.

Adalet kavramı çok daha geniş bir kavram. Mesela ben ceza hukukuyla ilgilenmiyorum. İlgilenmeme sebeplerim şu, herkeste savunulmayı hak eder. Ama ben bir cinsel taciz suçunu ya da bir uyuşturucu suçunu kendi vicdanım olarak savunamadığım için tercih etmiyorum. Ama eminim onların da savunulmaya hakkı vardır. Hani bu konuda asla karşı değilim.”


“OLAYLARA GÖRE ÇOK ŞAHSİ DÜŞÜNÜYORUZ”

Türkiye’de adalet kavramının tartışılmasında eğitimin önemine değinen Zontul sözlerinde şunlara yer verdi:

“İyi ki ben milliyetçi bir kişi olarak iyi ki Türk'üm, iyi ki Türk doğdum ve ne mutlu Türk Türk'üm diyene o ayrı bir konu. Ama ben şunu çok araştırıyorum. Mesela eğitimlere katılıyorum. Eğitimlerdeki örnekler hep yabancıların örnekleri. Yani Yunus Emre'den de örnek var. Mevlana'dan da örnek var. Ama geniş pencereden baktığımız zaman yabancı filozofların ya da yabancı bilim adamlarının o kadar çok teorileri var ki biz hep onlara göre öğreniyoruz. Türkiye'deki hukuk sisteminde de. Ben hukuk sistemimizin çok güçlü olduğunu düşünüyorum. İslami dönemde kazuistik anayasa var. Her olaya göre kanun çıkarmışız. Aslında bu ciddi bir efor isteyen konu. Ama bizim ülkemiz sıkıntı, naçizane benim yorumum. Biz insan olarak daha olaylara göre, daha vicdaniyiz ve daha şahsi düşünüyoruz. Mesela İngiltere Anayasası yazısız bir anayasa, yazısız bir anayasayla inanılmaz güzel kararlar veriliyor. Ama bizde yok. Oradaki detay şu. Yani yazısız bir anayasaya göre bütün yargıçların aynı noktada karar veriyor olması. Bizim yazılı bir anayasamız olmasına rağmen farklı kararlar çıkıyor. Burada hani birazcık insanın kendine çuvaldızı batırması gerekiyor. Burada biz neyi eksik yapıyoruz?”


“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ DOĞRU DEĞİL”

Avukat Mislina Zontul, yeni anayasanın yapılıp yapılmaması üzerine sorulan soruya şu cevabı verdi:

Sürekli anayasa değişikliğini doğru bulmuyorum. Yeni bir anayasa yapılması gerektiği konusunda da olumlu konuşamayacağım. Yeni bir anayasa olmaz. Anayasanın değiştirilmez hükümleri var. Ve anayasanın bazı yerlerini yok edemeyiz, yenileyemeyiz. Sadece revize edebiliriz. Anayasa revizesine çok katılıyorum. Ama yepyeni bir anayasa demek yüzyıllardır var olan hukuk sistemini çöpe atmak demek. Biz her zaman bunu bu hatayı yapıyoruz. Ticaret hukukunda, iş hukukunda. Mesela biz ticaret hukukunu baştan sona yazdık. Evet, kötü bir ticaret hukukumuz vardı. Ama baştan sona yazmak da doğru değil.”

 

DİĞER HABERLER

Bu avcı ava kitapla gidiyor
Bu avcı ava kitapla gidiyor
21 Ocak 2026 Çarşamba