Avukat Biberli ’den Dolandırıcılara Karşı “Temkinli Olun” Uyarısı

Avukat Biberli ’den Dolandırıcılara Karşı “Temkinli Olun” Uyarısı

Avukat Mehmet Emin Biberli artan dolandırıcılık vakaları hakkında gazette.com.tr’ye önemli değerlendirmelerde bulundu.

Biberli, “Vatandaşlarımız yabancı numaralardan gelen aramalara ve mesajlara karşı daha temkinli olup istenilen kişisel verileri emin olmadan kesinlikle paylaşmasınlar.” dedi.

 İşte Avukat Mehmet Emin Biberli ile yaptığımız röportaj:

Avukat Biberli ’den Dolandırıcılara Karşı “Temkinli Olun” Uyarısı

Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

İsmim Mehmet Emin Biberli. Adana Bürosu’na kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktayım. Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2016’da mezun oldum. O günden bu yana Adana’da mesleğimi icra etmekteyim.

Dolandırıcılığın bir suç olabilmesi için ne gibi şartlar gerekmektedir?

Dolandırıcılığın suç olabilmesi için unsurları olarak hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp kendisinin veya bir başkasının yararına olmak üzere, karşı tarafı da bir zarara uğratmak şartıyla yapılan eylemlerle dolandırıcılık suçu oluşmuş oluyor. Bu suçun oluşmasıyla birlikte tabi ki ceza hukukunun da yaptırımları var.

Günümüzde son zamanlarda artan dolandırıcılık vakalarını neye bağlıyorsunuz?

Bu vakaları günümüzde teknolojinin gelişmesiyle, özellikle internet olsun, kredi kartı, bankacılık üzerinden vesaire birçok yöntem kullanılarak yapılıyor. Maalesef insanlar kolay yoldan para kazanmayı seçtikleri için dolandırıcılığı kendilerine bir meslek haline getiriyorlar. Bunlar da birçok dosyası mevcut olan şahıslar oluyor. Bunun üzerinden insanlarımız mağdur ediliyor.

En sık karşılaştığınız dolandırıcılık yöntemi nedir?

Son dönemlerde kartlar üzerinden yapılıyor. Başkasının adına kart çıkarılıyor ve bu kartla birçok banka transfer hareketleri yapılıyor. Bu şekilde insanlar mağdur edilebiliyor. İnternet bankacılığı da kullanılarak hesaplardan para çekiliyor ve kullanıcıların haberi dahi olmuyor. Tabi bunun öncesinde şifre kırma, link gönderme olabiliyor. Günümüzde sosyal medya üzerinden bunları yapabilmek çok kolay bir hale geldi.  Sosyal medya hesaplarını ele geçirince doğrulama kodları bile alınabiliyor ve bu şekilde insanların banka hesaplarına erişim sağlanabiliyor.

Bir diğer sık kullanılan yöntem ise mesajlar. İnsanlara icra ödemenizin son günü içeriğiyle altına link bırakarak mesaj gönderiyorlar. Bu linklere tıklanınca insanlar farklı sitelere yönlendirilip mağdur edilebiliyor. Ya da bir avukat gibi kendilerine uzlaşma ile ilgili bir evrak gönderiliyor, bugün uzlaşmanızın son günü ödeme yaptığınız takdirde adınıza dava açılmayacak, gibi insanları ödemeye yapmaya ikna ediyorlar. Uzlaşmada böyle bir şey söz konusu değildir. Bir süreç olursa önce savcılıkta ifadeye gidilir, ifade değerlendirilir ve dava açılacaksa iddianame düzenlenir, düzenlenmediği takdirde takipsizlik kararı verilir ve dosya kapatılır. Ama insanlar uzlaşmada son gün denildiği için o psikolojiye giriyor. Bu söylemlerin baskısı altında kalıyor ve kendini o suçun mağduru olarak düşünebiliyor. Gerçekten böyle bir şey var mı, ben neden yargılanayım diyerek istenen parayı ödeyenler de çok maalesef.

Ev ve Araçlar üzerine dönen dolandırıcılık hakkında ne düşünüyorsunuz ve nasıl yapılıyor?

Ev ve Araçlarla ilgili dolandırıcılık vakaları da çok fazladır. Bunu da özellikle sitelerden, ilan verilen siteler üzerinden sanki bir araç varmış gibi ilanlar atılıyor ve kaparo üzerinden dönüyor. Farklı şehirlerden alıcılar bulup kaparo ödeyin biz aracı size ayıralım deniliyor. Parayı aldıktan sonra da numaraya bir daha da ulaşılamıyor. Aslında öyle bir araç yok veya kaç kişiye satışı verilmek için kaparo alınmış bu şekilde çok mağduriyetler oluyor ve sonrasında o kişiye ulaşmak mümkün olmayabiliyor. Ev konusunda da yine benzer durumlar oluyor. Bir evi yine birden fazla kişiye satma durumu olabiliyor veya inşaat halinde yapılan yerler oluyor bunun üzerine para alınıyor fakat karşılığında tapu verilmiyor. Sözleşme yapılsa dahi birkaç kişiye satma durumu olabiliyor.

 

Dolandırılmaya karşı ne gibi tedbir alınabilir?

Tedbir anlamında insanlar herhangi bir iş, ev, araba konusunda alım satım işlerinde tabi ki güvenilir kişi ve firmalarla, kurumlarla çalışması gerekir en başta biz bunu tavsiye ediyoruz. Onun dışında telefonlarda yabancı numaralardan gelen aramalara karşı daha tedbirli, temkinli olup her istenilen durumda T.C numarasını, isim soy isim, doğum tarihi gibi bilgileri ne için ve kim tarafından istenildiği öğrenilmeden verilmemesi lazım. Kredi kartlarıyla ilgili yapılacak ödemelerde son dönemlerde biliyorsunuz ki sosyal medya üzerinden kartınızın fotoğrafını gönderin, biz işlemlerinizi halledelim deniliyor ama sonuçta kart bilgileri orada kaldığı müddetçe tekrar kullanılmayacağının garantisi yok. O yüzden işlemlerimizi dikkatli yapmamız, bankacılık şifrelerimizi kimseyle paylaşmamız gerekiyor. Şifreler belirlenirken doğum tarihi gibi kolay şifreler seçilmemeli. Aynısı sosyal medya hesapları için de geçerli.

Peki, insanlar dolandırıldıktan sonra ne gibi yol izlemeli?

Banka üzerinden örnek verelim. Bir kartla dolandırıldı veya kartından para çekildiğinin haberi geldi, kendisi öğrendi, öğrendiği an öncelikle bankayı arayıp kartı iptal ettirmesi gerekli. Çalındığına dair bildirim yapması gerekiyor. Sonrasında doğrudan emniyete giderek şikâyette bulunabilir veya savcılığa suç duyurusunda bulunarak yine aynı şekilde şikâyette bulunmasını öneriyoruz. Tabi bu durumda bir avukattan yardım aldığı takdirde, bize geldiği zaman gereken her türlü imkânı kolaylığı sağlayarak yardımcı oluyoruz.

Dolandırıcılık suçunun kanundaki yaptırımı nedir?

Kanunda dolandırıcılık, basit dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık olarak ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bu basit dolandırıcılık olarak bahsettiğimiz türde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Ama bu nitelikli olarak kanunda yine sayılmıştır. Teyitli haliyle işlendiği takdirde üç yıldan on yıla kadar bir hapis cezası öngörülmüştür. Bu şekilde yaptırımı tabi ki mevcuttur.  

Bu cezai yaptırımları yeterli buluyor musunuz?

Yaptırımlar muhakkak olması gerekiyor ama şu ankinden daha da ağır olması gerekiyor. Çünkü yapan kişilerin bir caydırıcı olması anlamında tekrarlanmaması açısından daha ağır yaptırımlar olması gerektiğini düşünüyorum.

İşlenen suçlarla ilgili kanunda cezai yaptırımlar öngörülmüş ama bu yaptırımların tamamı uygulanmıyor veya bu suçun halk dilinde yatarı beş yıl hapis cezası alsa da bu beş yılı yatmıyor. Bununla ilgili infaz yasası var. İnfaz yasasında gelen düzenlemelerle maalesef suçun tamamı da yatılmadığı için, halk arasında bu suçu işleyen kişiler özellikle suçu işler sonra yatarım zaten ne kadar diye düşündüğü için suçların işlenmesi tekrarlanabiliyor. Caydırıcılıktan kastım bu aslında infaz yasasıyla, ceza kanunu ona uygun bir şekilde düzenlenerek hareket edilmeli ki insanların gözüne daha etkin bir caydırıcılık olması lazım.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Son dönemlerde bu vakalarda çok artış gözlemlendiği için insanların çok dikkatli olmalarını ve tedbirli davranmalarını tavsiye ediyorum. Herhangi bir durumda biz avukatlardan yardım isteyebilirler.


 

Etiketler:
#avukat #dolandırıcılık #röportaj

DİĞER HABERLER

Bu avcı ava kitapla gidiyor
Bu avcı ava kitapla gidiyor
21 Ocak 2026 Çarşamba