Ünal, 2 Ekim 2026 tarihinde Yeni Şafak’ta yayımlanan “Orada duracaksınız!” başlıklı yazısında Kaya’nın istifasını ve hakkındaki iddiaları değerlendirdi. Ünal, Kaya’ya yönelik oldukça sert ifadeler kullanırken, yaşanan tartışmalar üzerinden din, başörtüsü ve dindar kesimin hedef alınmaması gerektiğini savundu.
Ünal: İddiaları yalanlamadı
Aydın Ünal, yazısında Fatma Betül Sayan Kaya’nın hakkındaki iddiaları yalanlamadığı görüşünü dile getirdi.Kaya’nın görevinden ayrılmasını ve istifa sırasında yaptığı açıklamayı değerlendiren Ünal, bunların iddialar açısından kendi görüşüne göre anlam taşıdığını ifade etti.Ünal, yaşananların “sıradan bir vaka” olmadığını savunarak, bir kamu görevlisi veya siyasetçi hakkında ortaya çıkan usulsüzlük iddialarının araştırılması ve sorumluluğu bulunanların hesap vermesi gerektiğini belirtti.Kaya hakkındaki suçlamalarla ilgili adli süreç devam ederken, Ünal’ın yazısında kullandığı “suç” ve “usulsüzlük” gibi ifadeler yazarın kendi değerlendirmesini yansıtıyor.
Erdoğan üzerinden dikkat çeken değerlendirme
Ünal’ın yazısında en fazla dikkat çeken bölümlerden biri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fatma Betül Sayan Kaya arasındaki siyasi ilişkiye yönelik değerlendirmeleri oldu.Ünal, Erdoğan’ın siyasi kariyeri boyunca genç isimlere önemli görevler verdiğini, eğitimli ve başarılı gördüğü genç siyasetçileri desteklediğini belirtti.Fatma Betül Sayan Kaya’nın da bu isimlerden biri olduğunu ifade eden Ünal, Kaya’nın genç yaşta milletvekilliği ve bakanlık görevlerine getirildiğini hatırlattı.Ünal, Kaya hakkındaki iddiaları kendi değerlendirmesi üzerinden ele alarak yaşananların Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından büyük bir hayal kırıklığı oluşturduğunu savundu.
“Erdoğan’ın güvenini boşa çıkardı”
Aydın Ünal yazısında Kaya’nın Erdoğan’ın kendisine duyduğu güveni boşa çıkardığını ileri sürdü.Yaşanan süreci “vefasızlık” ve “hayal kırıklığı” ifadeleri üzerinden değerlendiren Ünal, olayın yalnızca Kaya’nın kişisel siyasi kariyerini değil, AK Parti teşkilatını da etkilediği görüşünü dile getirdi.Ünal, Kaya hakkındaki iddiaların parti teşkilatında moral bozukluğuna yol açtığını savunurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte parti teşkilatlarına yönelik kullandığı dini referanslı ifadeleri de hatırlattı.
Dindarların hedef alınmasına karşı çıktı
Ünal’ın yazısının önemli bir bölümünü ise Kaya’nın başörtülü ve dindar kimliği üzerinden yapılan tartışmalar oluşturdu.Aydın Ünal, bir siyasetçi hakkında ortaya çıkan iddiaların dinin veya bütün dindarların eleştirilmesinin gerekçesi haline getirilemeyeceğini savundu.Kaya’nın başörtülü olmasının, Hac ve Umre ziyaretlerinin veya dini yaşamına ilişkin görüntüsünün hakkındaki iddialardan bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ünal, bireysel eylemlerin bütün bir toplumsal kesime mal edilmesine karşı çıktı.Ünal’a göre, dindar bir kişinin yanlış veya hukuka aykırı bir davranışta bulunması halinde sorumluluk bireysel olmalı ve bunun üzerinden diğer dindarlar ya da dini değerler hedef alınmamalı.
“Sapla saman karıştırılmasın”
Aydın Ünal, yazısının devamında Türkiye’de başörtülü veya kendisini dindar olarak tanımlayan kişilerin karıştığı olaylar üzerinden genelleme yapılmasını eleştirdi.Kaya hakkındaki tartışmaların din ve dindarlık üzerinden bir hesaplaşmaya dönüştürülmemesi gerektiğini savunan Ünal, yazısını “Sapla saman karıştırılmasın.” sözleriyle tamamladı.Ünal’ın “Orada duracaksınız!” başlıklı köşe yazısının tamamı Yeni Şafak’ın internet sitesinde yayımlandı.
Etiketler:
Aydın Ünal Fatma Betül Sayan Kaya Aydın Ünal Fatma Betül Sayan Kaya Yeni Şafak Orada Duracaksınız