Barut, ‘Hayır’dan emin

Barut, ‘Hayır’dan emin

Cumhuriyet Halk Partisi Adana İl Başkanı Ayhan Barut, referandum süreciyle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Cumhuriyetin çocukları olarak, 17 Nisan sabahı Türkiye’de cumhuriyeti tekrar ilan edeceğiz” dedi. Gazetemizin sorularını yanıtlayan Başkan Barut, Adana’nın yüzde 60’nın ‘hayır’dan yana tercih yapacağını iddia etti.


Barut, ‘Hayır’dan emin

Barut: 17 Nisan’da Cumhuriyeti tekrar ilan edeceğiz

GAZETTE- Cumhuriyet Halk Partisi Adana İl Başkanı Ayhan Barut’a, siyaset üzerine bir sohbet gerçekleştirmek amacıyla ziyarette bulunduk. Referandum sürecine girdiğimiz bugünlerde, sohbetin genel konusu da haliyle evet-hayır üzerinden oldu. Barut, “Hayır” tercihi yapacak vatandaşların “Evet”çileri ikiye katlayacağını iddia ederek, “Buna rağmen rehavete kapılmadan istediğimiz sonucu garantilemek için çalışmaya fedakarlıkla devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’deki siyaset nasıl ilerliyor?

Türkiye’de son günlerde siyaset yerini başkanlık rejiminin değişmesine bıraktı. Son 3-4 aydır ülke gündemini başkanlık sistemi meşgul ediyor. Şu an referandum sürecine girdik. TBMM’nin yaptığı yanlışı 16 Nisan’da halk düzeltecektir. Aslında referandum dışında konuşulması gereken önemli konular da var. Terörün kana bulamasıyla sonuçlanan, yanlış politikalarla yürütülen dış siyaset ve her gün onlarca esnafın kepenk indirdiği ekonomik kriz bunlardan bazıları. Bunları konuşmak gerekirken, hükümet 15 yıldır yaptığı gibi milletimizi algı sistemiyle yönetmeye çalışıyor. ‘Başka şeyler konuşulmasın bunlar konuşulsun’ diye çabaları var.  Ana muhalefet partisi olarak, bu değinilmeyen konulara da değinmemiz, gündeme getirmemiz gerekiyor. Başkanlık sistemi ekonomik anlamda kesinlikle bir iyileştirme getirmeyecek. Şu an zaten ekonomi kötü, dolar aldı başını gitti. Hal böyle olunca yurt dışından getirilen malların hepsi zamlandı. Dolayısıyla tüketilen mallara da zam olarak yansıdı. Belki vatandaşın cebinde dolar olmayabilir. ‘Benim dolarım yok, banane’ demesinler. Çünkü o doların artışı bize dolaylı zamlar olarak yansıyor. Referanduma elbette önem gösterilecek ama hükümetin yapması gereken işlemler devam ediyor. Ekonomi konusunda, gerekse diğer konularda çözülmesi gereken sorunlar var. 16 Nisan’da yapılacak referandum, cumhuriyet tarihinin en önemli seçimidir. Üstelik bu daha önce yapılan referandumlardan da önemli. Bu aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi ve AK Partisi arasında olan bir yarış da değil. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinin oylanması gereken referandumdur. Adalet ve Kalkınma Partisi bizi ne kadar tuzağa çekmeye çalışırsa çalışsın, biz o tuzağa düşmeyeceğiz. Biz referandum çalışmasını parti bazında değil, partiler üstü çalışma modeli yaratarak devam ediyoruz. Cumhuriyetin devam etmesini isteyen, partimize gönül vermiş, parti üyelerimiz ve yurtsever vatandaşlarımız, sivil toplum örgütlerimizle evet -hayır bandında kampanyamızı yürütüyoruz. Getirilmek istenen model ‘hayır’ denilmesi gereken bir model. Tabloyu gayet iyi görüyorum. Hayır oyu önde gidiyor. Geçmiş dönemlerde yapılan ‘evet’ kazanacak yönündeki algılar bu sefer işe yaramayacak. Biz sivil toplum örgütleriyle bir araya geldiğimizde, ‘hayır’ yönündeki halkalarımızı genişleterek yolumuza devam ediyoruz. 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı saltanatından bir Türkiye Cumhuriyeti yaratmış, insanlarımıza birey olma hakkı, kadınlarımıza seçme seçilme hakkı tanımış. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek o dönemde padişahta olan yetkiyi halka vermiştir. Dolayısıyla bu dönemde insanlar yazıyor, sosyal medyadan okuyorlar. Neyin ne olduğunu görüyorlar. Tek adamlığa geçit verilmeyeceğini, mecliste 339 tane milletvekiliyle geçmiş olan paketin halktan geri döneceğini biliyoruz, Adana’da yüzde 60’ın üstünde hayır tahminimiz var. Adana demokrat bir şehirdir. Daha önceki referandumlarda da Adana’dan demokratik sonuçlar çıkmıştır. Bu dönem diğer dönemlerden daha önemli daha koordineli bir çalışma var. Cumhuriyetin çocukları olarak, 17 Nisan sabahı Türkiye’de cumhuriyeti tekrar ilan edeceğiz.

Yerel seçimlerde CHP’nin fikir ayrılıkları yaşadığını gördük, referandum sürecinde de parti içinde belirsizlikler yaşanıyor mu?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin partiye gönül vermiş bütün üyeleri tam bir blok halinde ‘hayır’ çalışması yapıyor. Yapılan anketlerde ‘hayır’ı düşünmeyen ama ikna olabilecek yüzde 2 ile yüzde 3 arasında bir kesimin olduğu belirtiliyor. Biz kararsız kalanlara da neden ‘hayır’ denmesi gerektiğini anlatarak bilgilendirmeye çalışıyoruz. Çok büyük bir partiyiz. Çok düşük oranlarda farklı düşünenler ya da kararsız olanlar olabilir. Biz onları da ikna edebileceğimizi düşünüyoruz. AK Parti’ye oy verenlerin yüzde 25 gibi bir kesiminin ‘hayır’ diyeceğini biliyoruz. Bunu düşündüğümüzde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tamamına yakınının ’hayır’ demesi bekleniyor ki zaten öyle de olacaktır... Yolumuz Mustafa Kemal’in yolu. Bu yolun demokrasiden, cumhuriyetten, laiklikten geçtiğini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle de kurulmuş demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşamasından yana olan partinin bireyleri olduğu için dolayısıyla hepimizin bu çizgide hareket etmesi lazım. Bu bir memleket meselesi. Sadece bizim partimizin değil, ülke bireylerinin meselesidir. Onların ‘evet’i anlatacak hiçbir nedenleri yok. Sadece iftira mahiyetinde, koro halinde ağızlarından CHP’yi terör örgütleriyle eşleştirip bunun üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi’ne atılan çamurlarla terörün tozu bile bulaşmaz. Zamanında kimlerin FETÖ ile kimlerin el ele gezdiğini, PKK konusunda kimlerin mahkeme kapısında beklediğini herkes biliyor. CHP her zaman terörün her türlüsüne karşı olduğunu beyan etmiştir. Her zaman teröre karşı durduk, durmaya da devam edeceğiz. ‘Evet’i bizlere leke atarak savunmaya çalışıyorlar ama ‘hayır’ için yüzlerce sorun var. ‘Hayır’ demezsen tek adamlık gelecek, ülkenin ekonomisi bozulacak, yasama-yürütme-yargı tek elde toplanacak. Bununla ilgili yüzlerce şey anlatabiliriz. Yeni gelen sistemde başkana bir şey olursa yerine vekalet verecek, seçilmemiş kişiler atanacak. İstediğini başkan yardımcısı yapabilecek ve yardımcılar da başkan kadar asıl yetkiyle donatılacak. Dolayısıyla referandumdan hayır çıkarsa meclisi, başbakanı korumuş olacağız ama ‘evet’ denilirse ülke tek adamın elinde yönetilecek.

Milliyetçi Hareket Partililere ne mesaj vermek istersiniz?

Bu partiyi gönül vermiş üyelerin ne kadar milliyetçi olduğunu ne kadar yurtsever olduğunu görüyoruz. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partili dostlarımız gerekeni yapacaklardır. Bu ülkeden yana, her zaman olduğu gibi bu referandum sürecinde de sağduyulu davranacaklardır. MHP tabanının, genel başkanlarının düşündüğü gibi düşünmediklerini de biliyoruz ve zaten de doğru yaptıklarını biliyoruz. Atatürk’ü Başbuğ olarak gören partililerin gerekeni yapacaklarını görüyoruz.

Sizce CHP iktidarı ne zaman gerçekleşecek?

Öncelikle şunun bilinmesi gerekir ki, CHP Türkiye’de demokrasinin de Cumhuriyetin de hak ve özgürlüklerin de teminatı olan tek partidir. CHP Türkiye’nin kurucu partisidir. Yani Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran partidir. Büyük Önderimiz Atatürk’ün partisidir. 93 yıldır var olan tek partidir. CHP iktidarda olmasa bile CHP iktidardaymış kadar güçlüdür. Bu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bir kez daha toplumun tüm kesimleri tarafından görülmüştür. Bugün CHP olmasaydı, Türkiye olumsuz anlamda çok daha farklı bir noktada olurdu. Ama CHP yarın iktidar olursa Türkiye önümüzdeki yıllarda çağdaş medeniyetler hedefi doğrultusunda çok çok farklı bir noktaya gidecektir. İnanıyorum ki, CHP ilk genel seçimlerde iktidar olacaktır. 7 Haziran seçimleri sonrasında yaşananları biliyorsunuz. Cumhurbaşkanı CHP’ye hükümeti kurma görevi vermemek için elinden geleni yaptı. Hükümeti kurma görevi verilseydi, 7 Hazirandan bu yana meydana gelen olumsuzlukların hiçbiri olmayacaktı. Çünkü CHP, ”Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”  şiarıyla, toplumsal barışı sağlamak, halkın refahını artırmak, gençlere mutlu yarınlar bırakmak için politikalar üretip, kişileri farklılıkları nedeniyle ötekileştirmeyip, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir anlayışa sahip tek partidir. Biz de Adana il Örgütü olarak partimizi yerelde ve genelde iktidara taşımak için sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmek için canla başla çalışıyoruz.

Teşkilatlanma yönünde Adana’da bir eksiklik hissediyor musunuz?

CHP şu an aklınıza gelebilecek her yerde. Milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla, il ve ilçe örgütleriyle, kadın ve gençlik kollarıyla birlikte sadece Adana’da değil, başı sıkışan, bir derdi olan kim varsa CHP orada. Adana’da iki alanda eksikliğimiz vardı. Daha doğrusu ihmal edilmiş iki alan vardı. Birisi kırsal ve varoşlar diğeri de sivil toplum örgütleri. Biz bu iki alandaki eksikliği de şu an tamamlıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarıyla olan bağımız her geçen gün güçleniyor. Emek, özgürlük mücadelesinde ortak mücadele yürütüyoruz. Kırsal ve varoşlarda da halkımızla buluşarak bu eksikliğimizi gideriyoruz ve şimdiden bu çalışmaların olumlu geri dönüşlerini alıyoruz.”

Sizin gözünüzde OHAL nasıl ilerliyor?

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tüm siyasi partilerin darbeye karşı birleştiği bir ortamda olağanüstü hal uygulaması parlamenter sistemi yok saymaktır. CHP olarak darbeye ve darbe girişiminde bulunan paralel yapıya yönelik atılacak her adıma, alınacak her karara, çıkarılacak her yasaya destek olacağımızı ilan ettik. Ancak biliyorsunuz OHAL ilanıyla hükümet çıkarmak istediği yasaları artık TBMM gündemine getirmeden Kanun Hükmünde Kararnameyle istediği şekilde çıkarıyor. Bu, 78 milyon insanın oyuyla seçilen halk iradesini de rafa kaldırmaktır. Bu nedenle darbelere de OHAL’e de karşıyız. Türkiye’nin OHAL’e değil uzlaşıya ihtiyacı var. Bir an önce OHAL uygulaması sonlandırılmalı ve normalleşme süreci başlamalı.

 

DİĞER HABERLER

Bu avcı ava kitapla gidiyor
Bu avcı ava kitapla gidiyor
21 Ocak 2026 Çarşamba