Kahramanmaraş Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezi, birbirinden
ünlü konukları sevenleriyle buluşturmaya devam ediyor. Piazza’nınson konuğu ise
“1 Şişe Aşk” albümü ile büyük çıkış yakalayan Türk pop müziğinin sevilen ismi
Buray oldu. Piazza’dadüzenlenen mini konser ve imza günü etkinliğinde
hayranlarının yoğun ilgisiyle karşılaşan Buray, yeni albümünün müjdesini de
verdi. Kalıcı olabilmek için sürekli üretmek, listelere yeni ve kaliteli
şarkılar sunmak gerektiğinin altını çizen Buray’ın2’inci albümü 11 Kasım 2016
Cuma günü dinleyicilerinin beğenisine sunulacak.
Buray, Piazza’daki etkinliğin ardından basın mensupları ile
bir araya geldi. Kıbrıs’ta doğup büyüyen ve halk müziği ile ilgilenen bir
babanın oğlu olduğunu söyleyen Buray, “Ben bağlama sesleriyle büyüdüm. Biraz
klasik müzik eğitimi ve piyano eğitimi aldım. Liseye gelince genç kesimin
gitara eğilimi vardı. Ben de gitara başladım. Sonra ailemin de desteğiyle
üniversitede müzik okumaya karar verdim. İlk önce Doğu Akdeniz Üniversitesi
Müzik Bölümü’nü bitirdim. Daha sonra İngiltere’ye giderek University of
Glamorgan’da Müzik Prodüksiyonu ve Ses Mühendisliği Bölümü’nde mastırımı
tamamladım. 20’li yaşlarımda gezme macerasına girdim. 3 yıl İngiltere, 1 yıl
İspanya ve 7 yıl Melbourne’de (Avusturalya) yaşadım” dedi.
“ŞAN DERSİNE İNANMIYORUM”
Babası müzisyen olduğu için müziğe beşikte başladığını ifade
eden genç sanatçı, “Ben müziğin içine doğdum. Evde sürekli müzik vardı. 5-6
yaşlarında denemelere başladım. Kendi isteğim ve uğraşlarımla. Kıbrıs’ta birçok
Türk sanatçının arkasında gitar çaldım. Şarkı söylemeye ise üniversiteden
sonra, ev arkadaşım Aytunç’un teşvik etmesiyle başladım. Evin içerisinde
düetler yaparak başladık. Sonrasında devam etti. Solistlik açısından hiçbir
eğitim almadım. İçimden geldiği şekilde gitar çalıp şarkı söylüyorum. Şan
dersine inanmıyorum. Tanrının yarattığı tek enstrüman sestir. Onu başka biri
sana öğretemez. O kişinin kendisinin bulması gereken bir şey” diye konuştu.
“İLK ŞARKIMIZ ‘UNUTMUŞ ÇOKTAN’ BİZİ MOTİVE ETTİ”
Buray, Türkiye’ye dönüp albüm yapma fikrinin nereden geldiği
ile ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:“Gözde Ançel ile tanıştıktan sonra
birlikte şarkı yapmaya başladık. Onunla biz besteler yapmaya başladık. İlk
albümde tüm bu besteleri Gözde Ançel ile beraber yazdık. İlk şarkımız “Unutmuş
Çoktan” adlı şarkıyı Ferhat Göçer’e verdik. Şarkı patlayınca bize güzel bir
kapı açıldı. Hem de güzel bir motivasyon kaynağı oldu. Sonra Türkiye’den güzel
teklifler gelmeye başladı. ‘Sesin güzel, besteleriniz var, neden bir albüm
hazırlamıyorsunuz?’ dediler. Güzel bir fikir oluştu. Bizim yaptığımız
bestelerden bana en yakın olan 7-8 tanesini seçerek bir demo CD hazırlayıp
Türkiye’deki müzik şirketlerine yolladık. Sony’den güzel bir teklif geldi ve
ilk albümümüz olan ‘1 Şişe Aşk’ı yaptık.”
“BAŞARILI OLMAK İÇİN GECEMİZİ GÜNDÜZÜMÜZE KATTIK”
Albümde yer alan “İstersen”, “Sen Sevda Mısın” ve “Kimsenin
Suçu Yok” gibi şarkılarla kısa zamanda pop müziğin sevilen seslerinden biri
haline gelen Buray, böyle bir başarıyı beklediklerini söyledi. Buray, “Gecemizi
gündüzümüze kattık. Bayağı bir efor sarf ettik. Bu bir takım işi. Doğru
insanlarla çalıştığıma inanıyorum her zaman. İşini severek ve gönülden yapan
kaliteli insanlarla çalışıyorum. Birlik ruhumuz var. Perdenin önünde bir Buray
var. Ama perdenin arkasında da söz yazarı-besteci Gözde Ançel var. Mix
asistanından, klip yönetmeninden, basın danışmanından menajerime kadar güzel
bir aileyiz. Herkes birbirini ve işini severek güler yüzle yapıyor. Bu yüzden
de başarının kaçınılmaz olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
“BAŞARIDA, DOĞALLIK VE SAMİMİYET EN BÜYÜK ETKEN”
“İstersen” 65 milyon, “Sen Sevda Mısın” 69 milyon ve son
video klibi “Kimsenin Suçu Yok” 25 milyon kez izlenen Buray, çok kısa sürede
elde edilen başarının sebebini “doğallık” olarak açıkladı. Yakışıklı sanatçı,
şöyle devam etti:“10 yıl yurt dışında yaşadım. Türkiye piyasasından bayağı bir
uzak kaldım. O yüzden Türkiye’deki piyasada bu ritim tutar, bu ritimler iyi
gider ya da sözler güzel gibisinden takip edemedim. Sadece kendim duymak
istediğim şeyleri yaptım. Ben aranjeleri de kendim yapıyorum. Hiçbir ticari
kaygı olmadan ‘aman tutar mı, yok bu çoksatar mı? Biz böyle yapalım’ demeden
tamamıyla doğal, kendi yaşadıklarımı, kendi duymak istediğimiz müziği kayda
yansıttık. Bu da insanlara bir şekilde sıcak geldi, samimi geldi. Biraz hatta
90’lara benzetenler oldu. Bizi de tabii ki bunlar mutlu etti.”
“GÖZDE ANÇEL İLE GÜZEL BİR TAKIMIZ”
Türk pop müziğinin genç sesi Buray, “Şarkıları yazarken özel
birinden ilham alıyor musunuz?” sorusuna ise şu cevabı verdi:“Biz müzisyenler
her şeyi dinlememiz lazım. Her çeşit müziği, her tarzı sindirmemiz lazım. Rock,
rap, caz, klasik, heavy metal ve alaturkasından dünya müziğine kadar her şeyi
dinleyip, kendi içimizde harmanlayıp kendi duygularımızı anlatmamız lazım.
Böyle olunca zaten Buray’ın kendi öz müziği ortaya çıkıyor. Bu arada biz Gözde
Ançel ile güzel bir takımız. Gözde de işin daha çok edebiyat ve söz tarafında
çok yetenekli bir arkadaşım. Birbirimizin eksik taraflarını tamamlıyoruz. Güzel
bir takım olduk. O tabii ki bir sürü şeyler yaşadı kendi hayatında. Ben de çok
şey yaşadım. Beraber biz hikâyelerimizi anlatıyoruz. İnsanlar da bunu
paylaşıyor.”
İKİNCİ ALBÜM ÇOK YAKINDA
İkinci albümünün de 11 Kasım’da müzikseverlerle buluşacağını
ifade eden Buray, son yılların modası dizi müziklerine ilişkin şunları
kaydetti:“’Çiçek Kokusu’ benim şarkılarımın ilk duyulduğu dizidir. ‘İstersen’
şarkısı orada başlamıştı. Yine daha sonra ‘Sen Sevda Mısın’ da ‘Çilek
Kokusu’nda duyuldu. Sonra ‘No: 309’ dizisi başladığında jenerik müziği teklifi
bize geldi. Onların istediği hikayeyi güzel bir şekilde anlatacak jenerik
müziği yaptık. Bayağı da beğenildiğine inanıyorum.”
“BİR ŞARKININ 4-5
AYLIK ÖMRÜ VAR”
Bir soru üzerine Türkiye müzik piyasası ile ilgili de değerlendirmelerde
bulunan Buray, “Müzik piyasasına girmek çok zor oldu. Ama kalıcı olmak daha da
zor oldu. Kalıcı olabilmek için üretmek lazım. Hani bir şarkı ile olduktan
sonra çok çabuk unutuluyor. Çünkü çok hızlı tüketilmeye başlandı popüler müzik.
4-5 aylık bir ömrü var bir şarkı ve klibin. O yüzden sürekli üretmek lazım,
sürekli çarklara listelere yeni yeni şarkılar sunmak lazım. Ve hepsinden de
önemlisi kaliteli şarkılar olması lazım. Yeni jenerasyonda çok yetenekli
arkadaşlar var. İşlerini çok güzel yapıyorlar. Türkiye’deki popüler müzikten
ben çok memnunum” ifadelerini kullandı.
“DOĞA ANA EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞIM”
En büyük ilham kaynağının doğa olduğunu söyleyen Buray, “Ben
doğayı seven bir insanım. Boş vakit bulduğumda hemen denize kaçmaya çalışırım.
Denizin kokusu benim en büyük ilham kaynaklarımdandır. Balık tutmaya bayılırım.
Tabi İstanbul’da biraz zor oluyor bu yoğun tempoda. Bundan önce 7 yıl
Melbourne’da yaşadım. Avustralya’da deniz kenarında eski püskü bir ev alıp onu
tamir ettim. Sabah kalkıp sahilde koşar, organik kahvaltının ardından doğanın
içinde bestelerimi yapardım. ‘1 Şişe Aşk’ albümünü de oradan aldığım ilhamla
yaptım. Doğa ana bizim en büyük ilham kaynağımız” şeklinde konuştu.
“EN BÜYÜK HAYALİM TÜRK EZGİLERİNİ DÜNYAYA DUYURMAK”
En büyük hayalinin Türk ezgilerini, Anadolu ezgilerini Türk
olmayan insanlara sevdirmek olduğunu dile getiren genç sanatçı, sözlerini şöyle
sürdürdü:“Ben bu kadar yıldır İngilizce müzik yapıyorum. 700’den fazla şarkı da
var repertuarımda. Türk olmayan insanlara da müzik yaptım ve neyden zevk
aldıklarını neyi sevdiklerini çok iyi anlayan bir insanım. Bu kadar zamandır
yurt dışında yaşadığım için ve gerçekten Anadolu’nun o kadar güzel ezgileri,
melodileri var ki, bunları bir şekilde onlara duyurmak istiyorum. Yurt dışında
herhangi bir memlekette böyle durdurup yabancı birine sorsanız ‘Türkiye’de
hangi sanatçıyı biliyorsunuz?’ diye. Buray ismini duymak isterim. En büyük
hayallerimden birisi bu.”
Buray, Kahramanmaraş’ı gezme fırsatı bulamadığını ama
gezmeyi çok istediğini belirterek, “Kahramanmaraş hakkında çok güzel şeyler duydum.
Yemekleri çok lezzetli. Yediğimiz kebaptan sonra bunu anladım. Burada Akdeniz
mutfağını da tatmış olduk” diye konuştu.