Orhan Sümer'in Milletvekili
aday adalığı için istifa ettiği CHP Adana İl Başkanlığı koltuğuna getirilen
Ecz. Burhanettin Bulut gazetemize nezaket ziyaretinde bulundu. İmtiyaz Sahibimiz
İnci Gül ve Genel Yayın Yönetmenimiz Ercan Yılmaz ile güncel konular üzerine
oldukça samimi ve içten bir sohbet gerçekleştiren Bulut, CHP'nin yeni yüzü ve
vizyonu olarak Adana'ya hizmet adına yola çıktıklarını kaydetti.
İnci GÜL: Sizinle birlikte CHP İl Başkanlığı biraz
daha var olanın dışında hareket ediyormuş gibi oldu. Mesela sizin bazı söylemleriniz
gündem yarattı, örneğin "Bize çiçek göndermeyin bağışta bulunun"
gibi. Biraz daha diğer yönetimlere göre farklı, biraz daha aykırı gibi. Bunların
dışında nasıl bir yöneticilik anlayışı ile devam edeceksiniz?
Burhanettin
BULUT: Aslında aykırı değil de biraz daha renklendirmeye
çalışıyoruz. İletişimi kullanmaya çalışıyoruz, günümüz teknolojisini daha çok
kullanmaya çalışıyoruz. Sadece Türkiye’de değil Dünyada bir bilişim çağında
yaşıyoruz olanaklar güçlenmişken bunu niye kullanmayalım. O anlamda sosyal
medyayı daha sık kullanmaya, gençlerin aktivesini daha çok kullanmaya ve
günümüz söylemlerine daha yatkın olmaya çalışıyoruz. Çünkü Cumhuriyet Halk
Partisini biz tarif ederken "Genç
filizin oğlu çınar" diye bahsederiz. Ulu Çınarımız var ama filiz vermeye
devam ediyor. Filizin anlamı da yenilenmektir, gençleşmektir, anlam olarak da
düşünce olarak da gençleşmektir sadece yaşlı olarak değil. Günün şartlarına
olanaklarına uymaktır. Başladığımız günden bu yana da genç bir kadro kurduk,
onun özünden devam ediyoruz. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisini bir kitle
partisi olma özelliğinden dolayı toplumun tüm kesimlerine ulaştırmayı
hedefliyoruz. 18 yaş sonrası oy kullanma durumunu iyi değerlendirmek istiyoruz.
Onları da genç arkadaşlarla ulaşmaya çalışacağız. Kadınlarımızı bu dönemde daha aktif, daha
hareketli tutmaya çalışacağız ve yapacağımız işleri bir proje üzerinden
götüreceğiz, kuru söylemlerle değil. Bir örnek olsun diye şöyleyim; Adana’da
işsizlik oranı Türkiye’deki oranların üstünde, hem Suriye’den arta kalan
sorunlar var, hem de işsizlik oranı, hem de ekonomi çok kötü durumda, siyaset
üretmekte sıkıntı çekiyor. Çatışma zemini üzerinde Adana’da siyaset yapılıyor. Bunu
aşmanın yolunu, her sorunda bir çözüm yolu bulmaya çalışarak veya çözüme ortak
olmaya çalışarak halletmeye düşünüyoruz. Örneğin işsizlik kurultayı yapacağız, burada
hem işverenlerin hem de işsizleri bir araya getirmeye çalışacağız, sorun nedir
onu bulmaya çalışacağız. Elbette hükümeti eleştireceğiz, elbet deki iktidarları
eleştireceğiz ama çözümün parçası olmayı da ihmal etmemeye çalışacağız. Türkiye’de
Cumhuriyet Halk Partisi hep olumlu muhalefet yapmaya çalıştı, çok önemli kilit
noktalarda davranışları ortada. En
basitinden söyleyeyim Tayyip Erdoğan’ın siyaset sahnesinde tekrar yer veren yine
Cumhuriyet Halk Partisinin meclisteki oyları. Ama sanırım söylem olarak bunu
daha fazla dile getirmemiz gerekiyor. Yöntem olarak başka bir şey konuşmamaya
çalışıyorum. Adana’daki siyasetçilere ilişkin, hükümete ilişkin laflardan
ziyade çözüme yönelik laflar söyleyerek bir yöntem belirledik. Ama
arkasında tabi mevcudu da
söylüyoruz, mevcudu da söylemiyor
değiliz yani.
İnci
GÜL: CHP, Haziran Seçimlerde nasıl bir milletvekili profili çizecek, netleşen isimler
var mı?
Burhanettin
BULUT: Yöntemimiz netleşti, biz ikinci sıra ve beşinci sırayı
genel merkeze bıraktık. Genel merkez kontenjanı iki ve beş. Bir ön seçim
yapılacak, o ön seçim de aslında bu tablo şunu çıkarttı Adana dinamizmi Adana
örgütü Adana milletvekilleri Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekillerini
belirlemiş olacak. Genel merkezde bir
profil çizilecek bu bizim içim heyecan verici bir durum, uzun zamandır ön seçim
arzusu vardı. Parti örgütü bu anlamda kendine bir talep oluşturdu. Sadece iki tanesi
genel merkez tarafından atanacak diğerleri ön seçimde belirlenecek. Bu ön
seçimde belirlenirken de örgüt hareketli dönemine tekrar kavuşmuş olacak diye
düşünüyoruz. Bizim için umut verici hedefimizi, çıtamızı yükselti bu karar
açıkçası.
İnci
GÜL: Adana’da durumunuzu nasıl görüyorsunuz?
Burhanettin
BULUT: Adana’da Cumhuriyet Halk Partisi bir iddia ile geliyoruz
birinci parti olacağız diye ama bunu sihirli değnekle falan yapacak halimiz
yok. Elbette yöneticilerin becerileri, bireysel becerileri önemli, bulacağınızın
yöntemde çok önemli. Siyaset düşünce tarzınız, uygulama şeklinizde önemli. Ama
şunu çok açıkça söyleyeyim bu kadar iddiaya rağmen şunu da söylüyorum Adana’da
Cumhuriyet Halk Partisinin birinci olması için tüm zemin var. İşsizlik
anlamında, nitelikli göç anlamında yani iyi giden bir şey yok. İyi giden bir
şey olmayan yerde muhalefetin birinci parti olmaması oradaki becerisizlikten
kaynaklanıyor, benim gördüğüm odur. İddiayı koyuyoruz ama bununda normal bir
iddia olarak görüyorum, bu ulaşılmayacak
filan değil, aksine birinci parti olmamız için tüm şartlar bizi
gösteriyor. 3 tane etkili bir belediyemiz var Çukurova, Seyhan ve Karataş gibi.
Onların hizmetleri geçen şu bir yıl içerisinde çok başarılı bulunuyor, olumlu
bir tablo var. Eğer bizde genç kadroyla yeni siyasi rotamızla sanırım böyle bir
umudu gerçekleştireceğiz diye düşünüyorum. Bir umut vaat ediyoruz, onunda oya
dönüşeceğini düşünüyorum.
İnci
GÜL: Yerel seçimlerde CHP’nin 100 bin oyunun MHP’ye kaydığı söyleniyor, bu ne
kadar doğru?
Burhanettin
BULUT: Somut veri üzerinde gidilince çıkıyor ortaya. Bu seksen
bindir, yüz yirmi bindir o konuda çok net bir şey söylemek mümkün değildir. Ama
yerel seçimlerde algı yönetimi böyle bir kayışı sağladı. Cumhuriyet Halk
Partililerde dahil oldu buna. Bir blok oluşturma operasyonuydu aslında. Ama
genel seçimlerde bu oyların geri alınacağını düşünüyorum. İki nedenle böyle
olacak ilki; şu anda Cumhuriyet Halk Partililer verdikleri oydan pişmanlar.
Büyükşehir iyi yönetilemiyor çok açık görünüyor. İkincisi bizim işçilerimiz
bugün 12:30’da bir memur-sen’in eylemi var başkanı Ceyhan’a sürüldü.
İşçilerimizin işten atılma durumu var Cumhuriyet Halk Partililerin bu iki unsur
oylarımızın geri gelmesini daha kolaylaştırıcı olacak diye düşünüyorum. bir de
elbette herkes siyasi düşüncesine göre hareket eder, ancak Cumhuriyetin bu
denli sıkıştırıldığı dönemde Türkiye’nin orta doğu bataklığına gönderildiği
dönemde eğer AKP karşıtı bir blok oluşacaksa bu Cumhuriyet halk Partisidir, bu
görünüyor. Hatta bunu şöyle ifade edeyim; Yunanistan’da bir blok iktidara
geldi, siyasi olarak belki o kadar oy oranı yoktu ama oradaki toplum kendisine
bir kurtuluş arıyordu, o kurtuluş da böyle bir koalisyon oluştu. Benim inancım
gördüğüm Türkiye genelinde Adana’da
Türkiye’nin bu gidişinden memnun olmayan kesimlerin Cumhuriyet Halk
partisinde buluşacağını düşünüyorum. iyi bir aday profili ile bu çok daha
kolaylaştırır işimizi diye düşünüyorum.
İnci
GÜL: Başkanlık sistemine nasıl bakıyorsunuz?
Burhanettin
BULUT: Türkiye’deki başkanlık sistemi değil ki. Kendine göre
bir model belli şartlarda olur. Ama rejim başka bir şeydir. Şu ana kadar çizile
tablo görüntü bir saray hükümeti kuruluyor. Bunu başkanlıkla lakası yok tümüyle
ben ne dersem o olur mantığından başka bir şey değil. Şu andaki hükümete ve
Cumhurbaşkanın hükümete kurduğu baskıya bakılırsa bu net olarak ortaya çıkıyor.
Zaten Türkiye şu an yönetilir bir halde, demek ki bu bile yetmiyor. O vesile
ile öyle bir şeye ben ve ülke halkının da izin vereceğini zannetmiyorum ben.
Bunun adı da başkanlık sistemi değil, başkanlık başka bir şeye tekabül ediyor.
O vesile ile Cumhuriyet Halk Partisi bu seçimlerde fazla oy oranı ile buna da
engel olacak diye düşünüyorum. Çok ciddi
bir zemin var ülkede %70 %80’e yakın Türkiye’nin gidişatından memnun olmayan
bir kitle var. birisi yoksulluktan şikayetçi, birisi baskıdan şikayetçi bu %70
%80 bir şekilde rahatsız. Adana’da bu oran %90’lara gelmiş durumda. O yüzden de
bir iktidar partisinden bu kadar rahatsızlık varken muhalefet partisi birinci
parti olamıyor ise bunu sorgulamak lazım, bu bizim eksikliğimiz olur. Bir
önceki dönem, ondan önceki dönem bunların hepsinin kendine göre şartları ve
sebepleri var. Ama en azından biz kendimizi böyle bir iddiaya koyuyoruz bu
iddiayı da biraz da hafifleterek söylüyoruz
diyoruz ki bu zaten olacak diye söylemeye çalışıyoruz.
Ercan
YILMAZ: 2014 seçimlerini yaşadınız ve bu süreçte CHP’nin yaptığı hataları
tespit ettiyseniz buna dair çözüm önerilerini koymuşsanız ortada problem olmaz.
Cumhuriyet Halk Partisi Adana’da etkili bir parti ve birinci parti olmanız
içten bile değil. Bu anlamda hataları tespit ettiyseniz çözüm önerileriniz ne olacaktır?
Burhanettin
BULUT: Şöyle bir şey
algılanmasın. Geldik birinci parti olacağız, millete umut veriyor diye. Elbette
böyle bir görüntüm olmaz. Hayatın her alanında iddialı olmak lazım. Hırs başka
bir şey iddia başka bir şey. Ama buna ilişkin tüm malzemelerimiz var. Burada
çok az bir beceriklilikle bu işi halledersiniz. Bizim yaptığımız şey sandık
sandık araştırma yapıyoruz, sandıkta bizim oy oranımız ne, o bölgedeki bizim
üye oranımız ne, oranın etnik durumu ne, ne istiyorlar ne bekliyorlar. İlk
çıkardığımız Çukurova, Seyhan, Karataş bizim ciddi bir sıkıntımız yok oralarda
oy yükselişi var, memnuniyet var. Bunu belediye başkanlarımız bizim belediye
başkanlarımız olduğu için söylemiyorum ama memnuniyet açık bir şekilde
görülüyor. Partililerde veya siyasetle çok konuşan kişileri söylemiyorum genel
olarak kamuoyundan bahsediyorum. Eksik olduğumuz yerde İmamoğlu, Ceyhan,
Tufanbeyli, Saimbeyli, Karaisalı buralarda eksiğiz bizde buralara
yoğunlaşacağız. Biz orada birazcık hareketlendirme, birazcık yukarıya doğru
sıçratırsak oylarımız demek ki biz birinci parti olabiliriz. Biraz somut bir
veri onu da İmamoğlu’nda denedik İmamoğlu’nda geniş bir ilçe başkanımız var. Orada
yeni bir bina açtık, gençlik kollarını oluşturduk. Gençlik kolları bir aktivite
yaptı İmamoğlu’nun içerisinde yürüyerek açılışa geldi. Biz iki saat önceden
gençlerimizi gönderdik broşür dağıttılar, biz kendimiz bir saat önceden gittik
esnafla buluştuk ve sonuçta gördüğümüz şey şu; insanlara ulaşınca, tokalaşınca
bir şeyler vermene gerek yok, kömür ya da bir başka şey vermen gerek yok. Böyle
bir diyaloga girdikten sonra, dokunduktan sonra insanlar merak edip size
geliyor. Birinci aşamada sıkıntı yok demek ki vatandaş size ilgi gösteriyor. İkinci
aşama siz onlara ne söylüyorsunuz, nedir sizi diğerlerinden farklı kılan.
İkinci aşamada da şöyle bir şey oluşturduk vatandaşlarla ne kadar beceririz onu
bilemiyorum ikinci aşamamız o. İnsanlardan oy isteme değil, ne yapacağımızı
anlatmaya çalışacağız. Yöntem olarak sen kendini ifade ettikten sonra bir şey
istersin. Ben buraya geldim bana haber yapın niye yapın, niteliğin ne, derdin
ne,ne arzu ediyorsun veya bir haber yapıyorsun ikinci de yapmazsın. O anlamda
da çıkacak seçim çalışmalarımızı o bölgelerde daha çok anlatacağız. İmamoğlu’nun
sorunu ne tarım mı? Tarıma ilişkin önerimiz ne gidip onu orada anlatacağız. Her
bölgenin kendine has sorunları ne ise onu orada yoğunlaştıracağız. İşin
akademik yanıyla halk partisi olmanın özelliğini yan yana koyup dinamik bir
kadroyla bu seçim çalışmalarına başlayacağız diye düşünüyorum hedefimiz
çalışmamız bu.
Ercan
YILMAZ: CHP’nin şu an kör baktığı bir ilçe var orası Yüreğir. Biliyorsunuz
Yüreğir’in kurucu belediye başkanı rahmetli Eşberk SHP'den yani Sosyal demokrat
bir partiden seçilmişti. Yüreğir’de her zaman CHP’nin belli bir oyu var, bu bir
türlü bu kemik oyunuz seçimleri kazanmanıza yetecek artırımları yakalayamıyor. Yerel
seçimlerde bu CHP'nin bu potansiyeli MHP’ye kayıyor. Ve ayrıca AKP'nin oy deposu Yüreğir. Bu
anlamda özellikle Yüreğir ile ilgili özel bir strateji uygulamayı düşünüyor
musunuz?
Burhanettin
BULUT: Yüreğir'de Urfalı bir aile var cenazeleri vardı gittik.
Çok kalabalık bir aile daha önce CHP'den hiç kimse gelmemiş, yani hiç CHP ile
buluşmamışlar. CHP'ye oy veren bir kitle değil, şimdi onlarla bağlantı
kuruyoruz. Gitmediğin, görmediğin yer senin değil mi. Yüreğir'de niye oy
alamadığımızı oraya çalıştıktan sonra görmemiz lazım. Ama yine söylüyorum
Yüreğir, Sarıçam her taraf İmamoğlu çok daha serttir orada bile bir karşılık
varsa yine Yüreğir'de olmasın. Ben 1999 yılındaki seçimleri hatırlıyorum CHP'ye
bakış daha sertti. CHP'ye bakış çok yumuşadı. biz ne kadar kendi içimizde
kızmakta MHP'den bir aday göstermemiz, AKP'den bir aday göstermemiz bizi biraz
normalleştirir, bunun olumlu tarafları da var. Vatandaş sana nasıl bakıyordu
diyordu ki bu dinsiz. Ama bizim kitlemiz öyle değil veya milli değerlerden
uzak. Aksine devletçi milliyetçiliğin en önemli unsurlarından birisi
devletçiliktir. Devletini kutsal tutma, ona değer verme, milletini sevme bir
bakıyorsun Cumhuriyet Halk Partisi hiç de bu anlayıştan uzak değil. Bunun yanında
evrensel değerlere de sahip çıkmaya çalışıyor, kitleleri tutmaya çalışıyor,
Alevilerde bir sıkıntı varsa onlara destek veriyor, Kürt haklarında bir sıkıntı
varsa onlara destek vermeye çalışıyor. Bu da doğal. Bunu ne milliyetçilikten
nede diğer fikirlerden uzak bir tarafı da yok. Zaten milliyetçilik dediğimiz
kavram; o ülke içerisinde kim varsa onu korumaktır esas budur. Irkçılık başka
bir şey böyle bir anlayışında zaten hiç kimsenin bir iddiası yok MHP'de dahil
olmak üzere. Halkın bakışı daha yumuşak.
Ercan
YILMAZ: Bu ülkede varoşlara hakim olan
siyasi görüşler iktidara gelir. Cumhuriyet Halk Partisinin aslında
varoşlara siyaset geliştirebilecek ciddi argümanları ve doneleri var. Peki
neden bu konuda istenilen sonuçlara ulaşamıyor?
Burhanettin
BULUT: Bazen haksızlığa uğradığımızı da düşünüyorum.
O gün biri sordu eskilerle ilgili CHP iç meseleleri ile bir araya geliyor. Ben
dedim ki bu dili hiç kullanmayacağım o da dedi ki daha önceden konuşuluyordu. Aslında
hiç konuşulmuyordu. Varoşlarla ilgili sürekli politika yapılıyor ediliyor ama
bir türlü ulaşılamıyor. Uzun süredir iktidar değilsiniz bu çok önemli bir şey.
Bir olanak hikayesi aslında sen işsizlikle ilgili proje yapmayı düşünüyorsun
sen eğer belli alanlarda yoksan o yaptığın sadece sözde kalıyor. Uzun süre
iktidar olamaman, iç meseleleri gerçekten çok fazla kamuoyunda olması, belli
alanların iktidar gücünün elinde olması, hukukun daha önceki tartışmalarda
nerede olduğu ortada, ülke sürekli bir hesaplaşmayla geçmiş. Bir dönem
dincilere ve dindarlara baskı yapmışlar onlar ele geçirilince bir başka gruba
yapmış askerler, bir başkasına yapmış askerler bu sefer zayıflayınca öbürü ona
baskı yapmış. Böyle hesaplaşmalarda herhalde arada sol bu hesaplaşmalarda hep
dışarı da kalmış. Çünkü iki taraf güçleniyor. Doğuya gidin on yedi on sekiz
yaşındaki çocuklar her türlü siyasi konuya vasıf. Ülke siyasetine, Dünya
siyasetine, Yunanistan'da ne oluyor, Küba’da neler oluyor neler yaşandı, oturun
sadece saatlerce konuşun. İstanbul ve Ankara çok daha kötü onlarla konuşun öyle
şeyler yok daha farklı bir sohbet alanı var. Hangi konuda hangi kesim bir
baskıya uğramışsa o özelliği artıyor. Siz sürekli çivi çakın kolunuz acayip
güçleniyor o hesap. İnsanoğlunun böyle bir refleksi var o vesile ile dün baskı
gören o gruplar daha çok daha çok siyasalaştı, daha çok kenetlendi ve ülkede
iktidara gelince diğer kesime aynı şeyin karşılığını verdi. Bir tanesini söyleyeyim
İstanbul Üniversitesinde İkna odası Kemalist Atatürkçüleri bile nefret ettirdi.
Benim kendi yakınım olduğu için söylüyorum bunu kayıt olsun diye söylemiyorum
ama böyle bir durum var. Veya milliyetçiler canını ortaya katıp kendi adına,
kendi düşüncesine göre devletini koruyacak komünistlerden içeri girdi işkence
gördü böyle bir hikaye.
Ercan
YILMAZ: Ön seçim yapacaksınız. Peki, buradan çıkan liste neyse kesinlikle o
isimler listeye konacak mı?
Burhanettin
BULUT: Bir üç beş ön seçim. Kırk bine yakın oy
kullanacak var belki hadi on bini atalım. Temayül yoklaması bu olanağı veriyor
örgütlere. Ama bizim MHP'de veya AKP'deki gibi temayül yoklamamız yok. Ben
yanlışta hatırlıyor olabilirim Adana'da bir temayül yoklaması yaptı AK Parti
sandığı aldı Ankara'ya götürdü sonucu da kimse görmedi belki yine aynı şeyi bu
seçimde de. Ama bizde açık yapılıyor Zeydan Karalar da temayül yoklaması ile
geldi. Bende işçiliğine kanaat vermiyorum hatta o konuda da görüşlerimiz ifade
ederiz. Aslında en tehlikesi de o. Misal Adana'da ne olabilir üç etnik gruptan
aynı özellikli insan geliyor gelsin zaten bu ülke bundan çekmedi mi. Ben alevi
değilim diye alevi olaylarından uzak mı tutacağım kendimi veya Kürt değilim
olaylardan uzak mı tutacağım kendimi. Önce insan olmayı bilmek lazım. Bence
insanların da bu konuda biraz daha cesur olmaları lazım hatta kendi dışındaki
şeylerde biraz daha cesur davranmak lazım. Milliyetçi değilsen milliyetçilere
daha fazla saygı duymayı sağlamak lazım veya Alevi değilsen Alevilere. Ben Alevi
değilim keza nerde bir alevi etkinliği var gidiyorum oraya çünkü çok sempatik
geliyor, çok çağdaş geliyor, çok modern geliyor. Ayreten de bir de kadına
baktığımız gibi bazı işlerde pozitif ayrımcılık yapmak lazım. Bu ülkede
aleviler öyle yada böyle zülüm görmüştür. Bunu daha yumuşatmak için pozitif
ayrımı yapmak lazım. Kadın görüyoruz bir kere siz ne kadar bir yere koysanız
Türk erkeklerinin kafasındaki tabuyu yıkmak çok uzunca bir süre alacak. Bunun
için olabildiğince pozitif ayrım yapmak lazım. Özgecan'ın yaşadıkları ortada
böyle bir zalimlik olur mu oluyor. Hangi kafa yapmış bun u, yılların
biriktirdiği kafa yapmış. O anda o insan böyle bir vahşeti yapıyorsa mutlaka
bir anda gelmiyor. Bu babasından duyduğu onun babasından duyduğu, toplumun
kadına verdiği değer elbette bir sürü ölüm vakaları var ama o vaka tümüyle Özgecan'ın
kadın olduğu için başına gelmiş bir şey.
Maalesef türbanlı bir kadın Özgecan'la ilgili bir açıklama yaparken ben
de tecavüze uğradım dedi ve hakim kadına sende kuyruk mu salladın gibi şey
söylemiş. Böyle bir şey olabilir mi. Erkek kravat takıp ya da şort giydiği
zaman bir şey yok, kadın bunu yapınca mesele oluyor. Halbuki kadın da mesele
yok senin kafanda mesele var. Bizim İslami kullanan kesimlerinde bunlarda çok
payı var. Mesela kadının yeri ayrı, üç çocuk evde kalsın baksın bu bile gizli
olarak kadına karşı bilinçaltı düşünceyi çıkartır ve kadını ikinci plana atar. Bence
bu ülke modern bir ülke dün ne idi bugün ne oldu bilmiyorum ama bizim hepimizin
çocuğu var, hepimizin kız var, kardeşi
var o vesile ile bu işi hiç kimse ayırt etmeden el birliği ile destek vererek
götürmesi gerekiyor. İnsanların giydiği, şekli şemalı ile bakılmamsı gerek. Bu
işler giysiyle değil beyin ile oluyor.