CHP kırsalın önemini fark etti

CHP kırsalın önemini fark etti

CHP Adana İl Başkanı Ayhan Barut, Cumhuriyet tarihinde yapılan tüm darbelerin ülkeye ve topluma büyük zarar verdiğine dikkat çekerken,  “Türkiye içinde bulunduğu sorunları çözebilecek, içinde bulunduğu açmazdan çıkabilecek güce sahip bir ülke. İhtiyacımız olan şey darbe değil daha çok demokrasi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesidir” dedi.


CHP kırsalın önemini fark etti

CHP’Lİ BELEDİYELERE BÜYÜK ÖVGÜ

CHP İl Başkanı Barut, Gazette’den Şadiye Tanak'a verdiği röportajda ülke ve Adana gündemini değerlendirdi. CHP’nin Adana’da her zaman iddialı bir parti olduğunu kaydeden Barut, önümüzdeki seçimlerde hem belediye hem de milletvekili sayılarını artıracaklarını savundu. Barut, CHP’li belediyelerden övgüyle söz ederken, “CHP’li belediyeler göz bebeğimizdir” ifadesini kullandı.

3 YIL ÖNCE SEÇİM ÇALIŞMALARINA BAŞLADIK

Bu bağlamda, CHP’nin Adana’da seçimlerden 3 yıl önce çalışmalara başladığını anlatan Barut,  “CHP’nin eksik olduğu iki alan var. Birincisi kırsal, ikincisi de varoşlar. Dediğim gibi seçimlerden üç yıl önce seçim startını verdik ve çalışma programımızı kırsaldan merkeze doğru belirledik. Kırsalda da iddialıyız. Çünkü köy köy geziyor, halkımızın sorunlarını dinliyor, bu sorunlara çözüm üretmeye çalışıyoruz” dedi.

2015’in Aralık ayında yapılan il kongresinde CHP İl Başkanlığı’na seçilen Ayhan Barut, oldukça yoğun günler geçiriyor. Kadın, gençlik kolları, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, seçildiği ilk günden bu yana ilçe ilçe, köy köy parti çalışmalarını yürüten İl Başkanı Barut’un Adana’da hedefinin de büyük olduğunu gözlemledik. Barut, 2019 seçimlerinde, Adana’da CHP’yi birinci parti yapmaya kararlı olduğunu söylüyor.

İşte, Ayhan Barut’la yaptığımız o röportaj…

 







Sayın Barut, bize kendinizden söz eder misiniz?

 

Adana’nın Karataş ilçesi Helvacı köyünde doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Adana’da tamamladım. 1987 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümünden mezun oldum.

Öğrenciyken, tarım sektöründeki uluslararası bir firmada tarımsal yayımcı olarak başladığım çalışma hayatını Adana’nın Yüreğir İlçesinde zirai ilaç, tohum bayiliği ve tarımsal danışmanlık alanında kurduğum kendi işyerimde devam ettiriyorum. Ayrıca Helvacı köyünde pamuk, mısır, soya, karpuz vb. çiftçilik yapıyorum.

 

Uzun yıllarda Ziraat Mühendisleri Odası Başkanlığı da yapmıştınız değil mi?

Evet. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi Yönetiminde, 1994-1996 yıllarında 2. başkan, 2000-2008 yılları arası 4 dönem 8 yıl şube başkanlığı ve 2008-2010 yılları arası onur kurulu üyesi olmak üzere toplam 12 yıl görev yaptım.

 

Siyasi geçmişinizden bahseder misiniz?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2007 yılında yapılan genel seçimlerde CHP’den 23. Dönem milletvekili adayı oldum. 2009 – 2010 yıllarında CHP Çukurova ilçe başkanlığı görevini yürüttüm. Beş yılda Karataş ilçe yöneticiliği, iki dönem de kurultay delegeliği yaptım. Yaklaşık yedi aydır da Cumhuriyet Halk Partisi Adana İl Başkanlığı görevindeyim.

 

İlimizde ve ilçelerimizde CHP’nin Adana’ya yönelik yatırımları nelerdir?

CHP’Lİ BELEDİYELER GÖZ BEBEĞİMİZ

Siyasi partilerin faaliyet gösterdikleri illerde ve ilçelerde ekonomik yatırımlarda bulunması yasal olarak zaten mümkün değil. Ancak, bildiğiniz gibi Adana’da Seyhan, Çukurova ve Karataş belediyelerinin başkanları CHP’li. Üç belediyemizde CHP’nin sosyal demokrat belediyecilik anlayışıyla yönetilmektedir ve üç belediyemiz de Adana’mızın göz bebeğidir. Belediyelerimizin hizmetleri aynı zamanda partimizin hizmetleri, yatırımları da aynı şekilde partimizin halkımız için yatırımlarıdır. Siyasi parti tüzel kişilikleri olarak il ve ilçe örgütleri olarak biz, yaşadığımız kentin sorunlarının tespiti, bu sorunların çözümü için çözüm önerileri ve zaman zaman da iktidar odaklarına uyarı görevimizi yerine getiriyoruz.  Ana muhalefet partisi olarak da bu görevi layıkıyla yerine getirdiğimize inanıyorum.

 

CHP’nin halktan kopuk olduğu yönündeki söylemleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

NEREDE SORUN VARSA CHP ORADADIR

Bu söylemin doğru olmadığının altını çizmek isterim. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin kurucu partisidir. CHP halkın partisidir ve halktan kopuk olması gibi bir durum düşünülebilir mi? CHP örgütleri, yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları halkımızla omuz omuza görev yapıyor. Bugün Adana’da veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde yurttaşlarımızın ne sorunu varsa CHP ve CHP’liler oradadır.  Belki bu çalışmaları anlatmakta, göstermekte eksiğimiz olabilir. CHP’nin halktan kopuk olduğu şeklindeki söylem sadece ve sadece halkımızdaki CHP’ye yönelik sevginin, sempatinin azaltılmasını amaçlayan bir algı operasyonunun parçasıdır.

 

CHP gençlik ve kadın kolları faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

KADINLARIMIZ KİLİDİ AÇAN ANAHTAR KONUMDA

İl Kadın ve il gençlik kollarımız da İl Başkanlığımızın koordinasyonunda görev yapan örgütlerimiz. Kadın Kollarımız da bugün gerek kent merkezinde gerekse ilçelerimizde her gün ev ziyaretleri yapan, toplumsal konular hakkında refleksini ortaya koyan çalışmalara imza atıyor. Kadın kollarımıza çok önem veriyoruz çünkü bir eve kadın olmadan giremezsiniz. Kadınlarımız kilidi açan anahtar konumunda. Gençlik kollarımız da bizim itici gücümüz, enerjimiz. Koordineli bir şekilde çalışıyoruz ve bu çalışmaların meyvesini 2019 yılında gerçekleştirilecek seçimlerde alacağız. 2019’da Adana’da çok iddialıyız.

 






2019’da hem genel hem de yerel seçimler yapılacak. CHP’nin Adana’daki hedefi nedir?

Yerel seçimlerde bugün üç olan ilçe belediyesi sayımızı artırıp, Büyükşehir Belediyesini CHP’li yapmak, genel seçimlerde de Adana’da birinci parti olmak ve dört olan milletvekili sayımızı artırma hedefindeyiz.  Bu hedefe de ulaşacağımızdan hiçbir şüphemiz yok.  Çünkü seçimlerden üç ay önce değil üç yıl önce seçim startını verdik ve Adana’nın dört bir yanında bu hedefe ulaşmak için şimdiden çalışıyoruz.

 

CHP’nin kırsalda olmadığı yönünde hakim bir algı var. Seçim sonuçları da aslında bunu gösteriyor. Kırsaldan oy alabilecek mi CHP?

KIRSALDA DA İDDİALIYIZ

CHP’nin eksik olduğu iki alan var. Birincisi kırsal, ikincisi de varoşlar. Dediğim gibi seçimlerden üç yıl önce seçim startını verdik ve çalışma programımızı kırsaldan merkeze doğru belirledik. Kırsalda da iddialıyız. Çünkü köy köy geziyor, halkımızın sorunlarını dinliyor, bu sorunlara çözüm üretmeye çalışıyoruz. Ve bunu seçim arifesinde değil ortada bir seçim yokken yapıyoruz. Milletvekillerimiz de her an seçim olacakmış gibi Adana’nın dört bir yanında çalışıyor, sürekli halkın içinde. Sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilerimizi daha da geliştiriyoruz. Bu ilişkinin önemli olduğuna inanıyoruz. Kent merkezindeki varoşlara yönelik çalışmalarımız var. Bu tempoyla çalıştığımız sürece başarı kaçınılmaz olacaktır.

 

Sayın Barut, biliyorsunuz gündemimiz ülkemize yapılan darbe girişimi. Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

İHTİYACIMIZ OLAN DARBE DEĞİL DEMOKRASİ

Cumhuriyet tarihinde gerçekleştirilen tüm darbeler büyük zararlar vermiştir. Bu darbelerden en büyük zararları hep partimiz Cumhuriyet Halk Partisi görmüştür. Açık ve net bir şekilde söylüyorum, CHP olarak darbelere karşıyız. Evet Türkiye’nin çok büyük ve önemli sorunları var ancak bu sorunları daha büyük sorunlara yol açan, insanların yaşamını yitirdiği halkta travma yaratan yöntemlerle çözemezsiniz. Bir kere bu demokrasiye aykırı. Türkiye içinde bulunduğu sorunları çözebilecek, içinde bulunduğu açmazdan çıkabilecek güce sahip bir ülke. İhtiyacımız olan şey darbe değil daha çok demokrasi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesidir. Askeri darbelere de sivil darbelere de diktacı anlayışlara da açık ve net bir şekilde karşıyız. 15 Temmuz darbe girişiminde de gerek Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, gerek parti yöneticilerimiz gerekse il örgütü olarak tavrımızı açık bir şekilde ortaya koyduk. İktidardan da beklentimiz bundan sonraki süreçte özgürlükçü demokrasinin geliştirilmesi yönünde adımlar atmasıdır.

 

OHAL hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tüm siyasi partilerin darbe girişimi sırasında darbeye karşı birleştiği bir ortamda OHAL parlamenter sistemi yok saymak anlamına gelmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak darbeye ve darbe girişiminde bulunan paralel yapıya yönelik atılacak her adıma, alınacak her karara, çıkarılacak her yasaya destek olacağımızı ilan ettik. Biliyorsunuz OHAL ilanıyla hükümet çıkarmak istediği yasaları artık TBMM gündemine getirmeden Kanun Hükmünde Kararnameyle istediği şekilde çıkarabilme yetkisine sahip oldu. Bu, 78 milyon insanın oyuyla seçilen halk iradesini de rafa kaldırmaktır. Bu nedenle darbelere de OHAL’e de karşıyız.

 

Pazar günü İstanbul Taksim’de yapılan “Cumhuriyet ve Demokrasi” mitingini de değerlendirir misiniz?

DEMOKRASİ VE CUMHURİYET SEVDAMIZI HAYKIRDIK

Az önce de dediğim gibi CHP olarak darbeye de diktaya da karşıyız.  Genel Merkezimizin Cumhuriyete ve demokrasimize sahip çıkmak için düzenlendiği mitinge Adana’dan 27 otobüs kaldırdık. Taksim Meydanı yüzbinlerce yurttaşımızın Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle kırmızıya boyandı. Mitinge sadece CHP’liler değil çok sayıda parti, sendika ve demokratik kitle örgütü de katılım gösterdi. Bir demokrasi şöleni oldu. Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu çok önemli mesajlar verdi ve 10 maddelik Taksim Manifestosunu okuyup alanlardaki yüzbinlerden de onay aldı. Hep bir ağızdan darbeleri, darbecileri ve katliamları kınayıp lanetledik, demokrasi ve Cumhuriyet sevdamızı haykırdık. Taksim buluşması Türk halkının duyarlılığının, beklentilerinin bir özetiydi. Gereken tüm kurum ve kuruluşlarla kişiler buradan gerekli mesajı almıştır diye umuyoruz. Büyük Önderimizin de dediği gibi “Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletindir.”

 

Gazette okurlarına söylemek istedikleriniz?

Darbe girişiminin önlenmesinde basın büyük rol oynadı. Basın özgürlüğünün önemi burada bir kez daha öne çıktı. Ancak 108 yıl önce Türk basınından sansür kaldırılmışken, zaman içinde çıkarılan yeni yasalarla, değiştirilen yasalar fiilen sansüre neden oluyor. Basın gerçek anlamda özgür olmalı. Kamuoyunu tarafsız bir şekilde bilgilendirme görevini yapmalı. Bunun önündeki tüm engeller kaldırılmalı, basın kuruluşları ve çalışanları üzerindeki baskılar son bulmalıdır. Basın kuruluşları ayakta durabilmek için büyük bir mücadele veriyor. Basın kuruluşları desteklenmeli, basın çalışanları özgür gazetecilik yapabilecekleri, kimseye muhtaç olmayacak koşullarda çalışabilmeli.

Darbe girişimi sırasında oynadıkları rol ve darbecilere karşı gösterdikleri tavır nedeniyle Gazette nezdinde tüm basın kuruluşlarını kutluyor, teşekkür ediyorum.

 

Sorularımıza içtenlikle cevap verdiğiniz için Gazette’miz adına teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim.

 

DİĞER HABERLER

Bu avcı ava kitapla gidiyor
Bu avcı ava kitapla gidiyor
21 Ocak 2026 Çarşamba