ÇÜ Mithat Özsan Amfisi’nde,
Adana CHP Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, ÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr.
Şeref Erdoğan, Tıp Fakültesi Öğretim üyeleri, akademisyenler, öğrenciler ve STK
temsilciklerinin katıldığı etkinlikte Prof. Dr. Türker Kılıç, “Yaşam Algımızı
Değiştirebilecek Dönemde 3 Bilimsel Gelişme” isimli konferans verdi.
Konferans ÇÜ Sağlık
Bilimleri Araştırma Kulübü Başkanı Hanefi Seyithan Erükçü’nün açılış konuşmasıyla
başladı. Sağlık Bilimleri Kulübü hakkında kısa bilgiler veren Erükçü amaçlarının
bilimsel gelişmeleri daha yakından takip ederek kulüpleri aracılığı ile
konusunda uzman bilim insanlarını öğrencilerle buluşturmak olduğunu söyledi.
ÇÜ Sürekli Eğitim
Merkezi Müdürü Doç. Dr. Yusuf Ziya Halefoğlu ise öğrencilerin ufuklarını açmak ve
farklı bir bakış açısı kazandırmak, yaşam algılarını değiştirmek için
çabaladıklarını ifade ederek Sürekli Eğitim Merkezi olarak bu çalışmalarını
daha da hızlandırarak sürdüreceklerini söyledi.
“Artık
Beyni Bir Zihin Yaratma Organı.”
Açılış konuşmalarının
ardından Prof. Dr. Türker Kılıç sunumunu gerçekleştirdi. Prof. Dr. Kılıç, “Yaşam
Algımızı Değiştirebilecek Dönemde 3 Bilimsel Gelişme” başlıklı sunumunda, kendisinin
beyin cerrahı olduğu için yaşama beyin aracılığıyla baktığını söyledi. Prof.
Dr. Kılıç, “Son dönemde beyin teorimiz değişti, eskiden beyni 100 milyar
nörondan oluşan 1,5 kg’lık bir et olarak düşünürdük. Yıllarca anatomisine
çalıştık, cerrahisini yaptık. Şimdi artık beyni bir zihin yaratma organı olarak
görüyoruz. Zihinlerimiz içerisinde var olduğumuz için beyin bir yaşam yaratma
organı olarak tanımlanabilir. Beyin düşünce üreten et parçası olmaktan çıkıyor,
bilgi işleyen mekanizma haline geliyor. Hayatımı adadığım ana sorulardan bir
tanesi nasıl olurda bu et düşünce üretebiliyor nihayet artık bir bilim insanı
olarak bir yanıt bulmaya başladık.” dedi.
“Yaşam
Algımızı Değiştirebilecek Dönemde 3 Bilimsel Gelişme”
Prof. Dr. Kılıç, Yaşam
Algımızı Değiştirebilecek Dönemde 3 Bilimsel Gelişmeyi ise şu şekilde açıkladı;
“Bu gelişmenin ilki
"Laniakea". Bütün evrenin tek bütünlük ve bağlantısallıkta enerji
kümesi olduğunu ortaya koydu. Bir diğeri ise "Epigenetik."
Zaten yıllardır literatürde var olan bir kavramdı ancak son 3 senede ek bilgi
ve sağlam kanıtlar elde edildi. Bir diğeri ise benim esas ilgi alanım "connectome." Ben Türkçeye “Nero
zihin” olarak çevirdim daha iyisi bulununcaya kadar bu kullanılır.”
“Düş
Olmadan Gerçek Olmaz.”
Prof. Dr. Kılıç, düşüncenin
inançtan ve maddeden daha güçlü olduğunu bilginin ise bir enerjisinin olduğunu
savunarak şunları kaydetti;
“Bir gerçek yaratmak
istiyorsak öncelikle bir düşünüzün olması gerekir. Düş olmadan, düşünce olmadan
gerçek olmaz. Yeteri kadar çalışmayı göze almanız ve üzerinden gerektiği kadar
zaman geçmesi lazım ancak ondan sonra gerçeği oluşturabiliyorsunuz.”
Konferansın sonunda
Prof. Dr. Kılıç öğrencilerin sorularını da yanıtladı. Etkinlik Sağlık Bilimleri
Araştırma Kulübü Danışmanı Prof. Dr. Filiz Koç ve Doç. Dr. Yusuf Ziya Halefoğlu’nun
Prof. Dr. Türker Kılıç’a bilimsel katkılarından dolayı teşekkür plaketi taktim
etmesiyle son buldu.