TÜM KURUMLAR İŞBİRLİĞİ YAPMALI
SÖZÜTEK, toplu taşıma hizmetinin bir kentin çağdaşlığıyla doğrudan ilgili olduğunu vurgularken, bu hizmeti sunan esnafın önemli sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu kaydetti. Sözütek, bu doğrultuda daha iyi, daha kaliteli toplu taşıma hizmeti için başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm kurumların işbirliği yapmalarını istedi.
ADANA BAŞIBOŞ DURUMDA
ADANA’NIN imardan ulaşıma kadar birçok yapısal sorunu bulunduğunu belirten Başkan Sözütek, ulaşım master planının önemine dikkat çekti. Sözütek, imar sorununa da değinirken, “Adana’da sıkıntı var, başıboş bir durumda. Kentin bir kısmına imar vermiyor diğer kısmının da bir tarafında imar var. Adana yeniden dizayn edilmeli” şeklinde konuştu.
Gazette Gazetesinin bu haftaki konuğu Adana ESOB Başkanı Nihat Sözütek oldu. Sözütek Adana’nın kentsel dönüşüme ve yonca yapraklı yollarına ihtiyacı olduğunu, toplu taşımadaki esnafların sorunları olduğunu belirtirken “Ayrıca özellikle güney mahalleleri, kentin varoşları dizayn edilmeli yollarıyla. Acil bir şekilde kentsel dönüşüme tabi tutulmalı varoş mahalleler. İnsanlar daha insancıl bir yaşama kavuşacaklar. O zaman insanlarımızı yaşamımıza entegre ederiz. Yoksa onları da tecil etmiş gibi oluruz.” dedi.

Öncelikle sizi tanıyarak başlayalım?
DEMOKRASİ BENİM İÇİN YAŞAM BİÇİMİDİR
Adanalıyım, Adana doğumluyum. Sülalem Adana’nın kurucularından. Yıllardır Adana’da yaşadım. Ben Arap kökenliyim ana dilim Arapçadır. Demokrasi benim için vazgeçilmez bir düzeyde yaşam biçimidir ve ona uymaya çalışıyorum. Geniş bir aileye sahibim. Adana’yı seviyorum, ülkemi seviyorum, insanları seviyorum ayırt etmeden Kürdü, Alevisini, Sünnisini. Ama yanlış ve haksızlık yapanların karşısındayım. Çiftçilikten sonra iflas ettik, dolmuşçuluğu seçtik. Yıllardır dolmuşçuluk yapıyorum. Barkal durağında iki tane minibüsüm var. Barkal dolmuşlarının uzun yıllar başkanlığını yaptım. Mutfaktan gelen bir insanım. 1996’da Adana’da minibüsçüler odasının başkanlığını yaptım hala devam ediyoruz. Rahmetli başkanımla iki dönem çalışma fırsatı buldum. Allah gani gani rahmet eylesin Sayın Kazım Barışık’a. Arkadaşlarımız uygun gördüler onun vefatından sonra başkan olarak seçtiler hemen hemen 1 yıl oldu. Devam ediyoruz dürüst kalmaya çalışıyoruz. Genel de esnaflarla görüşmeye çalışıyorum.
DAHA ÇAĞDAŞ ULAŞIM İÇİN İŞBİRLİĞİ ŞART
Esnafımızın yaptığı iş itibari ile çok zor bir şey. Hizmet sektörüyüz, dolmuşçular olarak. İçimizde düzene uymayan, kuralsız çalışanlar da var, tasfiye etmeye çalışıyoruz. Ama işte sistem bir yerde bunları koruyor. Daha güzel ve daha çağdaş taşımacılıktan yana tavrımız var. Belediyelerden bu konuda işbirliği bekliyoruz. Özellikle Büyükşehir belediyesinden bu araçları değiştirelim daha modernize edelim, orijinal klimalar yapalım. Düzen özlemimiz bizim, bunun mücadelesini de verdik. Bu kent için ne gerekiyorsa her şeye varız. Kurallara uymayanlar vardır elbette. Ama genelleme yapamayız. Lütfen araç şoförlerini şikâyette bulunun.
Suriyelilerle maalesef 4’e bölünmüş bir durumda. Esat hâkimiyeti ele geçirecek ve Suriye’yi kurtaracak. Suriye yanı başımızda bölünmüş bir durumda. Suriye’de her şey ucuz. Suriyeliyi kabulleneceğiz, istesek de istemesek de.
GİRNE HAMAMI’NA KADAR SURİYE CADDESİ OLDU
Bu ülke önemsenmeli. Ben çok siyasi, bir insanım ama kafamda. Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar, mülteciler uluslararası kurallara göre gelenlerdir, kaçak olarak gelenler sığınmacılar. Kanunlara göre vatandaşlık verilemez. Verilecekse verilsin ama ayrım yapılamaz yapılmamalı. Önce kanun, düzen sağlanmalı ondan sonra verilmeli. Saldım çayıra mevlam kayıra olmaz. Bizim burada birçok aç insanlarımız var, bir de kanun, kural yok. Bizim burada Meydan Caddesi vardı. Girne hamamının oraya kadar artık Suriye Caddesi oldu. Adamların kaybedecek hiçbir şeyi yok. En ufak olayı kavgaya dökmeye çalışıyorlar. Ya içeri düşüp rahat bir yaşam yaşayım diyor ya da üstün gelirsem burada hâkimiyet kurarım. Yavaş yavaşta olsa tehlike var. Ben Sayın İl Emniyet Müdürümüze anlattım. Gettolaşma tehlikesi var. Kenar mahallelerde hâkimiyet kurarlar, bildiğiniz üzere ve onlardan başka kimse oraya giremez ve çıkamaz.
Adana’nın sıkıntılarından bahseder misiniz?
Adana’da sıkıntı var, toplu taşımalarda. Toplu taşımadaki sıkıntı hem kentte yaşayan vatandaşlarımıza hem de taşıdığımız ve taşınabilir yolcularımıza yakışmıyor. Biz bunu affetmiyoruz insan olarak da. Biz istiyoruz ki daha çağdaş, güler yüzlü, kimsenin kimseye bir şey demediği, güler yüzle karşılaşacağını ümit ediyoruz. Biz devamlı insanlara hizmet ediyoruz, hizmet sektörüyüz biz.
Hüseyin beyle (Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü) oturup konuşacağız. İletişimlerimiz vardı. Ama darbe maalesef her şeye mani oldu. Şu anda durakladık, önümüz açılmıştı. Aşağıda sistemlerimiz çalışmıyor darbeden dolayı. Yurtdışına giriş ve çıkışlar yasaklandı, para transferleri yasaklandı. Cuma günü 210 Lira olan çeyrek bir anda 220 Liraya çıktı. Darbe her yönüyle hayatı etkiledi. Allah bizleri korusun ve görüş hiç önemli değil. Ben çok açık, demokrat bir insanım. Bu işin acısını çektim 12 Eylül öncesi. Ben insanları seviyorum tüm insanlar benim için çok önemli. Yeter ki onurlu, erdemli olsunlar. Ben dini, Allah’ı ve kitaplarının kullanılmasını istemiyorum. Hz. Mevlana’nın dediği gibi “ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün”
Esnafların her şeyden önce kayıt dışı olan şeylerinin belli bir çerçeve içerisine alınmasını istiyoruz. Bu konu da girişimlerimiz oldu, olmaya da devam edecek kayıt dışıyla ilgili. Bizler kümesteki kazlarız. Ellerini uzatıyorlar kümesteki kazları yoluyorlar yoluyorlar, bırakıyorlar. Ama yaban kazlarına kimse bir şey demiyor. Hâlbuki avlanması gereken onlarlar. Suriyeli sığınmacıların bir an önce düzenli bir yaşam tarzına geçmesini istiyoruz. Kimseye zarar vermeden eğitiminin, sağlığının, ekonomisi, yaşantısına yardım yapılmalı. Tabi çalışan sığınmacılar da var. Eski dönemlerle şu anki dönem bir değil. Daha kötüleştik, ileriyi görebiliyoruz. Nazım diyor ya “Ben anne babamdan ileri, çocuklarımdan geriyim” çok güzel bir söz İnşallah her şey rayına girecek.

Bildiğiniz üzere AVM’ler yapılmakta bununla ilgili görüşleriniz nelerdir?
Bu AVM’lere karşı duruşlarımız var. AVM’ler gerçekten esnaflarımızı da mağdur ediyor, bilmeden AVM’leri kuranlar ve kurduranlar halkımıza eziyet ediyorlar, kötülük yapıyorlar.
AVM’deki ışık düzeni ve ses düzeni insanları çılgınca alışveriş yapmalarına itiyor. Hiç almayacağız şeyleri de alıyorsunuz. Benim buradan halkıma özellikle tavsiyem, uzmanlar da uyarıyor; gitmeden önce liste yapın ve gitmeden önce teker teker gözden geçirin. Hatta orada alışveriş yaptıktan sonra karşılaştırsınlar gerekmeyen şeyleri bıraksınlar ve dinç kafayla gitsinler. Halkımızın bu tuzağa düşmemeleri gerek. Bu kapitalizm dediğimiz sistem. İnsanları alışverişe itme duygusu hakimdir ve maalesef bunu başardılar. Herkesin cebinde kart var, para yok ama kart var. Kart mağduru insanlar çok fazla. Kart mağduru ve esnaflarımız içinde yetkililerden bunun bir süre faizsiz ötelenmesini en azından 24 aya bağlanmasını istiyoruz. TRAFİK SİGORTASI SORUNU ACİLEN ÇÖZÜLMELİ
Esnafımızın vergi borçları var, bunların tekrar affedilmesi faizlerinin ve uzun vadeye ötelenmesi, trafik cezalarının da trafik sigortası denen bir bela var başımızda. Trafik sigortasında kartelleşme sezgisi var. Acentelere bakın fazla değil bir iki yıl yapıyor, daire alıyor, araba alıyor. Acilen bu trafik sigortası sorunu çözülmeli, AVM’lere çeki düzen verilmeli. Hem esnafımız adına hem de halkımız adına. AVM’ler haftada bir gün kapatılmalı. Kanunlar diyor ki şehirlerin 25-30 kilometre uzağına kurulur. Gidin köylere doğru kurun. Oralarda da cazibe merkezleri olsun, hayat canlansın, sosyal yaşam yükselsin, insanlar kültürlensin. Meşhur Gülbahçesi mahallemizde insanlarımız perişan. Ben inanıyorum ki oraya cazibe merkezleri oluşturulsa oradaki insanların terörle bağlantıları kesilir.
Esnaflarla ilgili sıkıntılarımız büyük. Kentin yolları yeniden düzenlenmeli. Trafik yıllardır tıkalı. Artık kentlerde battı çıktı, aşağıdan girdi yok kenti bitirirsiniz. Bu kente güzel bir planlama ile yonca yaprağı şeklinde üst geçitler yapılmalı yani köprüler yapılmalı. Kimse kimsenin yolunu kesmez, kimse kimseyi de görmez. Ve bizim kentimize acil yeşil dalga sistemi uygulanmalı. Yeşil dalga sisteminde belli bir kilometre ile gidersiniz onunla gittiğiniz zaman bütün yeşil ışıklarda geçersiniz. Tasarruftur, ekonomiye, zamana katkısı vardır. Adnan Menderes kanayan bir yara, Adnan Menderes Bulvarı temizlenmelidir. Kentin ve halkın kullanımına açılmalıdır. Ben inanıyorum ki kent halkına açılsa dışarıdan da gelecek olan olur. Yerli turist diye tabir ettiğimiz diğer ilçelerden gelenler çok olur ve oraya para bırakır. Gölün karşı tarafında küçük küçük evler yapılmalı devre mülk tabiriyle onlar kiraya verilmeli. Böylece iç turizm canlanır ve turistlik bölge olur. Her şeyden önce bunları esnafımız ve halkımız adına istiyoruz. Birleştirici kaynaştırıcı diller kullanılmalı. Sen Kürtsün öbürü Türk bu insanlık suçudur Avrupa’da bunun yasası var. Biz bu ülkenin insanlarıyız, hepimiz kardeşiz. Alevilere bel bağlamış insanlar. Hâlbuki Atatürk’e cumhuriyete sıkı sıkı bağlanmış insanlar, bayrağını seven insanlar.
ADNAN MENDERES TRAFİĞE KAPATILMALIDIR
Ben esnaf adına, Adana kenti adına istediğimiz bunlar. Şehir içi yolları yeniden düzenlenmeli, baktığınızda gölü görmelisiniz. Adnan menderes Bulvarı trafiğe kapatılmalıdır. Herkes sepetini alsın yürüsünler, spor yapmış olurlar. Egzoz gazından da, araba sesinden de etkilenmezler. Ben belediye başkanı olsam yasaklarım. Halk ne derse desin, zaten belediye otobüsleri var onları halka açık kullandırırımdım. Adnan menderes hemen düzenlenmeli. Belediyeler halk adına, toplum adına hemen denetim görevlerini yerine getirip, denetimlerini yapmalılar. Biz bu kentle ilgili ne varsa varız.
Son olarak eklemek istedikleriniz?
Toplu taşımada servisçi arkadaşlar sıkıntı var. Adana kentinde sıkıntı var, başıboş bir durumda. Kentin bir kısmına imar vermiyor diğer kısmının da bir tarafında İmar var. Sarıçam’da var, neden Karaisalı tarafında yok. Herkesin kent konseyi var bunları tartışın, uygunsa yapın değilse yapmayın. Büyüksaat yolu kapalı orası açılsın. Yeni yerleşim alanlarını dizayn etmeliler. Yeni yapılan stadın orası, şehir hastanesinin orası eğer şimdiden tedbir alınmazsa bir saatte çıkamazsınız girdiğiniz trafikten. Hemen acil olarak eylem planı altında bu trafik düzeni sağlanmalı. Yeni yollar, yeni viyadükler ve yonca yaprağı şeklinde köprüler yapılmalıdır. Bunlar yapılmalıdır, bunlar olmazsa olmazlarımızdır. Tabi insanlar birbirini sevmeliler o ayrı bir olay. Kent içinde müthiş bir patlama olayı var yollarda. Her taraf araç dolu. Adana yeniden dizayn edilmeli, otoparklar kaldırılmalı. Acil çok katlı otoparklar yapılmalı asansörlü, güvenli. Özellikle güney mahalleleri kentin varoşları dizayn edilmeli, yollarıyla. Acil bir şekilde kentsel dönüşüme tabi tutulmalı varoş mahalleler. İnsanlar daha insancıl bir yaşama kavuşacaklar. O zaman insanlarımızı yaşamımıza entegre ederiz. Yoksa onları da tecil etmiş gibi oluruz. Suriyeliler de madem burada yaşayacaklar bizim kültürümüzü, bizim dilimizi alsınlar öğrensinler. Adana güzel bir memleket, üç ay bir sıcağı var ama diğer günler ve diğer şeyleriyle tam bir fakir memleketi. Diğer illerde doğalgaz, kömürü yetiştiremiyorlar ama bizim burada bir şemsiye bir gömlekle geçiyoruz kışı. Ben bu kenti çok seviyorum. Ama hizmet gelirse daha güzel olacak.
Sıkıntı çok, müteahhitlerin önü açılmalı, imar kapalı. Düzenli bir kent kurulmalı. Kimseye taviz verilmemeli ne olursa olsun. Artık bunlar nasıl olur bilemiyorum. Toplu taşıma aracımız Adana’nın bel kemiğidir. Çünkü okuluna, hastanesine, işine, eğitimine gidiş gelişlerde herkes bundan faydalanıyor ve faydalanmak zorunda. Bunu en sağlıklı bir şekilde yapmak tüm katmanlarımızla bizim görevimiz. Yani STK’lar, İlçe Belediyeler, Emniyet Müdürlüğü, Valilik ve Belediyeler bunu yapmalı. Kimin olursa olsun hususi araç dahi olsa hata yapan aracın şoförü durulacak hususi ticari hiç fark etmiyor aracı kullanına ceza yazılacak. Peygamber efendimiz ne demiş “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” ama hiçbirimiz buna uymuyoruz. İnşallah Adana için güzel hizmetle olur.
Röportaj: Gülşah KALOĞULLARI