Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’tan Adana’ya övgü: Adana tam bir sanatsever

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’tan Adana’ya övgü: Adana tam bir sanatsever

Gülseren Kara/ GAZETTE- 21. Adana Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali dolayısıyla Adana’yı ziyaret eden Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, Gazette’ye konuştu. Adana’nın her daim sanata ve sanatçıya değer verdiğini belirten Kurt, “Adana'nın kültür ve sanata her zaman bir ilgisi vardı. O yüzden Adana'nın tiyatroya ilgisi had safhada. Adana'da uluslararası bir festivalin de olması, Adana'nın kültür ve sanata ne kadar önem verdiğinin bir göstergesidir zaten” dedi.


Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’tan Adana’ya övgü: Adana tam bir sanatsever

Sayın Kurt öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ben. Devlet tiyatrolarında oyuncu ve rejisör olarak yaklaşık 30 yıldır çalışmaktayım. İlk görev yerim Adana Devlet Tiyatrosu olup burada 10 yıl müdürlük yaptım. Yine Adana Devlet Tiyatrosu'nda  pek çok oyunda görev aldım ve Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda oyunlar yönettim. Üniversitenin Tiyatro Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştım. Adana'da 1998 yılında Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Festivalini başlattık ve yaklaşık 20 yıldır devam etmekte olup 27 Mart tarihinde de 21’incisini gerçekleştireceğiz. 2004 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’na tayin oldum. Sonrasında ise 2007-2008 sezonunda Devlet Tiyatroları’nda baş rejisör olarak görev yaptım. 2013-2014 yılında Devlet Tiyatroları’nda Genel Müdürlük görevinde bulunup kısa bir süre aradan sonra 2018 yılının başında tekrar Devlet Tiyatrolarına Genel Müdürlük görevine atandım. Çalışmalarımız devam etmekte olup 2018-2019 sezonunda da çok büyük bir projeye imza attık. Devlet Opera Balemizin ‘Troya’ adlı eserinde de oyuncu olarak görev almaktayım. Akabinde de 2002-2003 sezonunda Adana Devlet Tiyatrosu'nda yaptığımız Moliere'in Cimri adlı oyununda da şuan oyuncu olarak çalışmaktayım. Sezon başında yine stüdyo sahnemizde genç oyuncularla 'Çökme Tehlikesi Var' ve 'Ezilmiş Petunyalar Olayı' adlı iki tane kısa oyun yönettim ve şuanda o da gösterimde hatta bu oyunlar, Adana'da Sabancı Oda Tiyatrosu'nun açılışını gerçekleştirecek.

Dünya ile mukayese edildiğinde Türkiye'de tiyatronun bugün geldiği nokta nerededir?

Ülkemiz büyük ve gelişmekte olan bir ülke. Tiyatro da yaygınlaşmasını sürdürüyor. Yaklaşık 12 bölgemizde yerleşik tiyatromuz olup 11 bölgemizde de turne sahnelerimiz var. Yaklaşık 23 bölgede 65 sahnede çalışmalarımız devam etmektedir. Hem tiyatro sanatı gelişmekte hem de tiyatroya ilgi artmaktadır. Hatta son dönemde bu sezon, Devlet Tiyatrosu’na 3 tane sahne kazandırılmış durumda. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteği ile Bornova Kültür Sanat Merkezi Bozkurt Kuluç Sahnesi’ni açtık. Yine İzmir Karşıyaka'da Devlet Tiyatromuzun 2. sahnesi hayata geçti. Adana'da da Sabancı Oda Tiyatrosu ile birlikte bu sezon Devlet Tiyatrolarına 3 yeni sahne kazandırmış olduk. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki hem ülkemizdeki büyük illerde hem de ilçelerinde Devlet Tiyatrosu'nun gitmediği, turneler düzenlemediği, elinin uzanmadığı yer neredeyse kalmadı. Gelişmekte olan, büyüyen ve yaygınlaşan bir tiyatromuz var. Bununla beraber %100 doluluk oranı ile oynadığımız bir sezonumuz var ve seyircinin de büyük bir ilgisi var. Yani dünya ile kıyasladığımız zaman Türkiye, hiç de dünyadan aşağı kalır bir alanda değildir. Bunun için oldukça memnunum.

Türk seyircisi en çok hangi tür yapıtları tercih ediyor?

Aslında fark etmiyor. Hem çocuk oyunlarımız hem gençlik oyunlarımız hem de büyük oyunlarımız var. Dünya klasiklerine karşın yerli yazarlarımıza karşı da büyük bir ilgi var. Yakın zamanda Devlet Tiyatroları’nda ilk defa oynayan kadın yazarlarımızın eserlerini kadın yönetmenlerimiz sahneledi. Sonrasında da klasik oyunları Ankara seyircisi ile buluşturduk. Yani Türkiye halkının yerli oyunlara da yabancı oyunlara da büyük bir ilgisi var diyebilirim. Ama tabii bizim öncelikli hedeflerimizden bir tanesi, kendi yerli yazarlarımızın gelişmesini sağlamak ve yerli yazarlarımıza repertuvarlarımızda daha fazla yer vermektir. Ve bu sene hedef koyarken yaklaşık %70 repertuvarımızın yerli yazarlarımızdan oluşmasına özen gösteriyoruz. Bu sayıya da sezon bitiminde ulaşmış olacağız.

Türkiye genelinde tercih edilen oyunlar aynı mıdır yoksa bölgesel farklılıklar var mıdır?

Tabii her bölgenin kendine has bir yapısı var. Mesela Erzurum'da yaptığımız bir oyunu İstanbul'da rahatlıkla sahneleyebiliyoruz. İstanbul'da yaptığımız bir oyunu da Erzurum'da sahneleyebiliyoruz. Bölgesel farklılıklardan ziyade seyirci, oyunlarımızın kalitesine önem veriyor. Doğu-Batı fark etmiyor bizim için. Her iki tarafta da seyircilerimiz oldukça fazla.

Peki, Adanadaki tiyatro seyircisini nasıl tanımlarsınız?

Adana'nın kültür ve sanata her zaman bir ilgisi vardı. O yüzden Adana'nın tiyatroya ilgisi had safhadadır. Onlara daha fazla yeni sahneler kazandırmak için uğraşıyoruz. Devlet Tiyatrosu'nun yaklaşık 360 kişilik bir salonu var. Yeni sahne ile beraber bu sayıyı 500'e çıkardık. Önümüzdeki Ekim ayından itibaren her akşam 500 kişiyi Devlet Tiyatrosu'nda ağırlayabileceğiz. Adana'da uluslararası bir festivalin de olması, Adana'nın kültür ve sanata ne kadar önem verdiğinin bir göstergesidir zaten.

Tiyatro Festivali için neler söylemek istersiniz?

Festivale oldukça yoğun bir ilgi var. İlk günden, festivalin son gününe kadar olan biletlerimiz çok erken tükendi. Hatta sabah bilet almak için gece çadır kuranlar bile olmuştu. Geçenlerde gazetelere de bir olay yansıdı. 26 saatin sonunda bilete ulaşanlar oldu. İyiki de bu festivali yaptık diyorum. Rahmetli Sakıp Sabancı'nın büyük bir emeği ve katkısı var. Ondan sonra gelen Sabancı ailesinin de emeği göz ardı edilemez. Hepsine buradan teşekkürlerimi sunuyorum.

Türkiye Devlet Tiyatroları olarak yapmayı planladığınız ses getirecek projeleriniz var mıdır?

Pek çok projelerimiz var. Festivallerin yanı sıra, Ankara buluşması adı altında yaptığımız yerli oyunlar, klasik oyunlar, antik oyunlar ve müzikaller gibi hem yurt içinde hem yurt dışında oldukça geniş yelpazeli projelerimiz var. Bu yıl Rusya-Türkiye, Türkiye-Rusya yılı. Bunun için hazırlıklarımız var. Devlet Tiyatrosu’nun projeleri tükenmez. O yüzden biz istiyoruz ki yapacağımız projeler hem seyirci ile buluşsun hem de kurumumuza iyi bir geri dönüş olsun. Umut ediyorum ki yararlı nice projelerle seyirci ile bulaşacağız.

Tiyatro oyunculuğuna talep ne durumdadır?

Türkiye genelinde oyunculuk bölümleri oldukça fazla olup oyunculuğa da talep oldukça fazladır. Ülkemizin her bölgesinden pek çok oyunculuk bölümünden mezun öğrencilerimiz var. Ama önemli olan Devlet Tiyatrosu olarak onlara istihdam sağlamaktır. Ve bunun için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır Sayın Kurt?

Öncelikle bu nazik ziyaretiniz için teşekkür ediyorum. Ümit ediyorum sanat severler de bu röportajımıza ve sayenizde dile getirdiğimiz kültür ve sanata dair sunduğumuz bilgilere de ilgi gösterirler.

 

 

DİĞER HABERLER

Bu avcı ava kitapla gidiyor
Bu avcı ava kitapla gidiyor
21 Ocak 2026 Çarşamba