MEHMET AKİF ORTAÇ - İşte Psikolojik Danışman ve Rehber olan Tosun ile yaptığımız röportaj:
Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Mehmet Ali Tosun kimdir?
Ben Mehmet Ali Tosun. 13 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda Psikolojik Danışman ve Rehber olarak görev yapıyorum. Şu anda ise mesleğimi 75. Yıl Anadolu Lisesi’nde icra ediyorum.
Kitap okumanın öneminden bahseder misiniz?
Kitap okuma hakkında ne kadar konuşsak eksik kalacağını düşünenlerdenim. Kitap okumanın, konuşmaktan ziyade okumayı eyleme döktüğümüz müddetçe faydasını göreceğimiz bir aktivite olduğunu düşünüyorum. Kitapların önemini okurken keşfettiğimiz ya da keşfedeceğimiz dünyalara temas ederek anlayacağımızı düşünüyorum. Kitap okumak önemli, bu önemli aktiviteyi ihmal ettiğimizi düşünüyorum. Kitap okuma, öğrencilerin test çözmedeki başarılarına doğrudan etki ediyor. Son 4-5 yılda yapılan LGS-YKS gibi tüm sınavlarda, kitap okuyan ve bunu hayat tarzı haline getirmiş öğrencilerin daha başarılı olduğunu görüyoruz. Kitap insanın hayatını anlaması, kendini tanıması ve anlamlandırması için başvuracağı en birincil yol olan kaynaktır.
Ülkemizdeki kitap okuma oranı diğer ülkelere göre daha düşük. Sizce bu neyden kaynaklanıyor?
Son zamanlardaki teknoloji ile alakalı kısım çok konuşuluyor. Teknolojinin hayatımızdaki etkisi giderek artıyor. Teknolojinin kapasitesi artarken, kitap okuma oranı da azalıyor. İnsanlarımız kitap okumak yerine daha çok haz veren teknolojiye yöneliyor. Okumanın az olmasını sadece teknolojiye veya internete bağlamak istemiyorum. Çok inandığım ve sevdiğim bir cümle vardır, ‘’Kitap okumayı sevmeyen insan yoktur, doğru kitapla karşılaşmamış insan vardır” bu sözü çocuklarımıza indirgediğimiz zaman onların da ilgisini çekecektir. Herkesin ilgi alanı farklı olduğu gibi çocuklarımızın da ilgi alanı farklıdır. Bu anlamda çocuklarımızı tanıyarak onun ilgi dünyasına yönelik okumalar yapmasını sağlayabilirsek, eminim çocuklarımız da kitap okumayla tanışacaktır. Kitap okuma alışkanlıklarını artırmak için araştırmalar yaptığımda, çok fazla kaynak olduğunu gördüm. Çocukların kitaplarını ben okurken keyif alıyorum. Çocuklarımıza da güncel kitapları okutabilirsek onların da ilgisini çekebiliriz.

Çocuğuna okuma alışkanlığını kazandırmak için ebeveynlerin ne yapması gerekiyor?
Klasikleşmiş olacak ama ebeveynlerin rol model olması gerekiyor. Ebeveynler olarak kendimiz kitap okuma alışkanlığı kazanmalıyız. Biz okurken çocuklarımız da bizden görüp okumaya başlayacak. Gün içinde kitap dili ile ilgili konuşursak çocuklarımızın ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Biz ebeveynler olarak günün belirli saatlerinde kitap okuma saati yapmalıyız. Bunlar onlarda güzel saatler, güzel anılar olarak geri dönüş sağlayacağı gibi kendi hayatlarına da kitap okumayı dâhil edebilirler.
Kitap okumanın saati genelde boş vakitler oluyor. Kitap okumayı hayatımıza dâhil etmeli miyiz?
Boş vakitlerinizde ne yaparsınız sorusuna ilk verilen ezberlenmiş cevap kitap okumak oluyor. Kitap okumaya müstakil zamanlar ayrılması gerekiyor. Özellikle ailenin bir arada olduğu, akşam yemeklerinden sonraki vakitler olursa daha uygun olur. Hafta sonu da kitap okumak için vakit ayırmak gerekiyor. Sabah uyandıktan sonra erken saatlerde veya akşam yatmadan önceki saatlerde olursa daha da uygun olur. Kitap okumayı böylelikle aktivite olarak hayatına katarsak çok daha etkili bir yöntem olacaktır. Kitap okumak insan benliğini doğrudan geliştirmeye etki ettiği için hayatımızın önemli bir parçası haline getirmeliyiz.
Kitabı nasıl okumamız lazım?
Bir kitap yazarı o kitabı yazarken masa başında, odaklanarak ve önemli ölçüde vakit ayırarak yazdığı için bizim de aynı şekilde o kitabı okumamız gerekmektedir. Bir kitabı anlamanın ve okumanın en iyi yolu masa başında, odaklanarak ve önemli ölçüde vakit ayırarak okuduğumuz zaman kitabı daha iyi anlarız, böyle okumayı tavsiye ediyorum. Yatarak, kulağımızda müzik dinleyerek veya televizyon açarak gürültülü bir ortamda okumamamız gerekir. Böyle okumak odaklanmayı çok zor hale getirir. Bu da kitabı anlamamamıza yol açar. Kitap okumayı, disiplinli bir iş olarak görüyorum. O yüzden okurken başka bir işle ilgilenmemek gerekiyor. Tez yazıyormuşçasına odaklanarak okunmasının yanındayım. Disiplinle kitaba ruh katarak okurlarsa önemini anlayabileceklerini düşünüyorum.
Kitap okuma alışkanlığı olmayan insanlar kitabı ellerine aldıkları zaman sıkılıp bırakıyorlar buna çözüm öneriniz var mı?
Kişilerin hangi tarz kitap okurken keyif alabileceğini düşünüp, ona göre kitaplar okumalarını tavsiye ediyorum. Çünkü çok okunan kitapları alıp, sıkılma ihtimalleri çok yüksek. Bu da herkesin okuma keyfi başka olduğu için doğru bir yöntem olmuyor. Kendi ilgi ve alakası hangi konuya yatkınsa o konu hakkında okumasını tavsiye ediyorum. Kişi öncelikle kendini tanımalı. Hoşlandığı, keyif aldığı kitapları okumaya özen gösterirse sıkılmaz ve süreklilik haline getirir kitap okumayı. Her kitap her insan için geçerli olmadığı gibi her insan da her kitabı okumaya uygun değildir. Bir elbiseyi alırken bile üstümüze deniyoruz. Bize uygun olması için, kitap konusunda da bunları uygulamalıyız.