Pandeminin Adana’da
yarattığı son durum ne?
Sonbaharla birlikte tüm kuzey yarım küredeki ülkelerde
ikinci dalga yaşandı. Dolayısıyla bu bizim ülkede de başladı. Ancak ekim ayında
Anadolu’nun tamamında pik yaşanırken Akdeniz ve Çukurova’da bu pik Kasım sonu Aralık
başı yaşandı. Şu an alınan tedbirler tüm görevli arkadaşlarımızın gayretleri ve
vatandaşlarımızın çok ciddi bir şekilde duyarlı olmasıyla Sağlık bakanlığı
Adana’nın düşüşte olduğunu açıkladı.
Birkaç tedbiri bir arada yürütüyoruz. Bizim valilik
olarak sokaklarda çok sık kalabalık olmaması, açılmaması gereken iş yerlerinin
denetlenmesi, toplu taşımalara yoğun binilmemesi, piknik alanlarının
yasaklanması gibi ilave tedbirlerimiz var ve bunu sıkı bir şekilde takip
ediyoruz. Ciddi manada tüm meslek odalarımızdan, belediyelerimizden ve kamu
kuruluşlarımızdan araba takviyesi alarak filyasyon ekibimizi artırdık.
Şu anda herhangi bir vaka ya da rahatsızlık bilgisi
geldiğinde direk sağlık ekibimizi evlerine gönderip muayenesini yapıyoruz.
Bunun dışında çeşitli nedenlerle evinde izolasyon imkânı bulamayanlara kredi
yurtları kurumu yurdumuzda izolasyon için konaklatıyoruz. Bunların hepsinin
ötesinde hastalıkta bir ilerleme söz konusu olursa vatandaşlarımızı hastaneye
yönlendiriyoruz.
Hastanelerdeki
yatak doluluk oranı hakkında bilgi verir misiniz?
Hastanedeki yatak sayımızın yüzde 36‘sı boş.
Hastanelerimizde özellikle şehir hastanesi ve son dönemlerde yapılan
hastanelerin yataklarının hemen hemen tamamına yakını nitelikli yatak. Yani
odalar genellikle tek kişilik ve çift kişilik. Dolayısıyla biz herhangi bir
yatak ihtiyacının olması durumunda herhangi bir yerden ilave bir kapasite
yaratmak gibi bir düşüncemiz olamaz. Mevcut hastanelerimize yatak takviyesiyle
mevcut yatak sayımızı çok süratli bir şekilde birkaç katına çıkarabiliriz. Dolayısıyla orada bir sıkıntımız yok. Öbür
taraftan, yoğun bakımda da doluluk oranımız yüzde 80. Yani yüzde 20’lik
kapasite boş. Son zamanlarda yaptığımız çalışmalarla yoğun bakımdaki yatak
sayımızı da artırmıştık. Bu seksenlik
kısmın tamamı Kovid değil. 30’u Kovid geri kalanı diğer hastalar. Yoğun bakımların
tamamı doldu tamamı da Kovid’li gibi bir algı var bu tamamen yanlıştır.
Kovid aşısına karşı çıkılmasının nedeni muhtemelen bilgi
eksikliği. Bu konuda bizlerin bir şey söylemesi çok da doğru değil çünkü bu
konunun doğrusunu bilenler ve söz söyleme hakkı olanlar bilim insanları. Bilim insanlarının da şu ana kadar bir
tereddütlerinin olmadığı konusunda bir sürü açıklamalar var. Sosyal medyada
kampanyalar var insanlar korkuyor. Biz de çocukluğumuzdan bu yana yüzlerce aşı
yaptırdık. Bu da onlar gibi inaktif aşılardan bir tanesi. Benim takip ettiğim kadarıyla herhangi bir
sorun olmadığını söylüyor tüm uzmanlar.
O zaman onlara inanacağız. Doğrusu da odur zaten.
Pandemi sürecinde sizce
devam ettiremeyecek işletmeler var mıdır?
Pandemi süreci tüm dünyayı etkiledi. Tüm dünyadaki
ticaret hacmini olumsuz etkiledi. Buna
bağlı olarak geliri etkiledi. Buna bağlı
olarak da devletlerin gelirini etkiledi. Dolayısıyla bizim ülkemizde de aynı
etkilenme oldu. Ancak bugüne kadar devletimizin ve hükümetimizin aldığı
tedbirlerle gerek sosyal yardımlar gerek kredi destekleri gerek hibe destekleri
ile bu eksiklik sürekli giderilmeye çalışılıyor. Geçen hafta bakanlar kurulunda
alınan kararla birlikte esnafa da destek açıklandı. Yani bu süreçte dünyada etkilenmeme gibi bir
durum söz konu değil. Hiç etkilenmeyen moral olarak etkilenmiyor. Yani neticede
herkes, her şeyin güzel olduğu, sağlıklı bir dünyada yaşamak ister. Dünyanın
her yerinde herkesin bir endişesi var. Ancak bu aşının bulunması ve yetkili
dünyadaki kurumların onayından geçip bununla birlikte insanlarda bir ümit ışığı
belirdi. Yani tahmin ediyorum baharla birlikte Türkiye’de ve tüm dünyada ciddi
bir rahatlama olacaktır.
Pandemi tüm
dünyada ticareti olumsuz etkiledi. Bundan Adana’daki işletmelerde etkilendi. Valilik
olarak bu konuda herhangi bir çalışmanız var mı?
Şimdi tabii bize tanınmış olan kişilere sosyal yardımdan
bize bildirilen ihtiyaç sahiplerine sadece bu pandemi döneminde değil her zaman
için destek oluyoruz, ama onun dışında hemen hemen her hafta pandemiden olumsuz
etkilenen bir kesim ile ilgili, bir
meslek grubuyla ilgili, yeni teşvikler, yeni rahatlatıcı paketler ya da yeni
yardımlar açıklanıyor. Muhtemelen önümüzdeki dönem içerisinde yeni destekler
gelir diye tahmin ediyorum, tabi bu merkezi hükümetin alabileceği düzeyde
kararlar.
Sayın Valim şurası
bir gerçek ki pandemi yeni bir ekonomik sistem oluşturuyor. Bununla beraber
farklı üretim alanları doğmuş oluyor. Adana’da bundan nasibini alacak mı?
Mutlaka alacak çünkü aslında bu pandemi süreci dünyada üç
şeyi ön plana çıkardı. Bu üç şey de Adana’nın ve Çukurova’nın lehine bir durum.
Bir tanesi, sağlığın ne kadar önemli bir durum olduğu ortaya çıktı, sağlığa
yapılan yatırımların boşuna gitmediği, yani bu zamana kadar sağlık için yapılan
yatırımların iyi olduğu hatta eksik bile olduğu anlaşıldı. Sağlık ön plana
çıkacak, biz Adana olarak sağlık konusunda alt yapısı çok iyi olan illerdeniz.
Bilgi birikimi, yeterli personeli açısından da iyi bir iliz, dolayısıyla bu
önümüzdeki dönemde Adana’nın sağlık turizmi başta olmak üzere birçok açıdan çok
avantajı olup kendisinin de ön plana çıkacağı bir alan olacak. İkincisi Tarım
çok önemli oldu. Sağlıklı gıdanın üretimi ve tedariki çok önemli oldu.
Biliyorsunuz ilimiz Türkiye’nin önemli bir tarım bölgesi dolayısıyla bundan
sonraki pandemi sürecinde Adana’nın avantajını oluşturacak. Bir diğer konu ise
yapay zekâ dijitalleşme konusu. Dünya da yüzde elliden daha fazla büyüyen
şirketlere baktığınızda tamamına yakını dijital şirketlerdir. Alışveriş
Platformları, Yazılım Şirketleri ve buna dayalı diğer sektörler. Dolayısıyla
bizde, Adana’ya geldiğim günden bu yana yazılım, kodlama, dijitalleşme ile
ilgili çalışmalarımız vardı. Bu anlam da mevcut ilimizin imkânlarını da
kullanarak bahsettiğim alanda da hem Türkiye’de hem de Dünya da belli bir yer
edinmek istiyoruz, yani Çukurova’yı bir sağlık havzasının yanında dijital de
bir havza yapmak istiyoruz. Sağlıkla ilgili bir şey daha eklemek istiyorum. Biz
Lokman Hekim’in hemşerisiyiz. Lokman hekim dolayısıyla sadece Pozitif Tıp
Bilimi anlamında değil aynı zamanda tamamlayıcı Tıp Fitoterapi alanında da
sağlıklı gıda alanında da bitki aromatik ürünler, uçucu yağlar konusunda da
Adana’nın çok iyi bir avantajı var. Onunla ilgili çalışmalarımız da var. Önümüzde
ki günlerde onu da değerlendirmeyi planlıyoruz.
Pandemi bize
ülkelerin kendi kendini yönetmesi gerektiğini de öğretti aslında, bununla
beraber Çukurova Bölgesi bu anlamda çok şanslı ve zirai üretimde Adana’yı
önümüzdeki süreçte nasıl görüyorsunuz?
Yani pandemi döneminin şartlarıyla birlikte verimliliğin
daha çok artacağı biyolojik tarımdaki zararlarla mücadelenin ön plana çıkacağı
kimyasalın ve buna benzer ürünlerin daha az kullanılıp, daha en doğala yakın ya
da tamamen doğal gıdaların üretilebileceği sağlıklı gıdanın her açıdan, daha az
ilaç ya da sıfır ilaç kullanarak, daha az katkı maddesi kullanarak daha doğru
tarımla birlikte sağlıklı gıdanın üretileceği ve daha çok gelir elde edileceği Çukurova
ile ilgili bir tarım hayalim var.
Göreve
başladığınızın hemen ardından yaptığınız isabetli tespitler sonucunda
Adana’daki şehircilik ve yapılaşmasındaki çarpıklığın kentimizin değerini
düşürdüğünü sizi ziyaretimiz sırasında ifade etmiştiniz. Yerel yönetim konusunu
çok iyi bilen birisi olarak pandemiye rağmen bu doğrultuda herhangi bir
çalışmanız var mı?
Biz elimizdeki yerel yönetimlerle sürekli bir aradayız
çünkü pandemiyle mücadelede de bir aradayız. İlimizin birçok konusunda da hep
beraber çalışıyoruz. İyi bir iş birliğimizde var tüm yerel yönetimlerimizle. En
başta bu pandemi belasından kurtulmak için iyi bir iş birliği gerekiyor.
Maalesef Belediye Başkanlığı gibi görevlerde bulunan insanların, toplumun tüm
kesimiyle birçok ortamda beraber olmak zorunda. Böyle durumlarda kendinizi
korumak çok zor bir iştir. Dolayısıyla Belediye Başkanlarımızın koronavirüse
yakalanması yaptıkları işin doğası gereği.
Adana’nın çevresini
güzelleştirerek değerini arttırmak adına başta Büyükşehir belediyesi ve diğer
ilçe belediyelerle koordineli bir proje çalışma yürütüyor musunuz?
Tabi Adana markasını yüceltir ve yükseltirseniz Adana’nın
tüm kesimleri faydalanır. Bunun için Adana’nın şehir olarak değerini yükseltmek
gelen insanları daha güzel ve huzurlu bir şehirde ağırlamak bu şehre her zaman
değer katar. Bizim için en önemli işlerimizden bir tanesi TepeBağ’dır. İlgili
belediyelerimizle beraber yol haritası belirleyip start aldık. Ama bu tek
başına valiliğin ve belediyelerin yapacağı iş değil. Tüm girişimcilerimizi,
yatırımcılarımızı ve iş insanlarımızı oraya bekliyoruz. Çünkü orası hakikaten
kısa bir süre içinde cazibe alanı olacak. Şehrin o kalbini toparlayıp kısa bir
süre içerisinde Türkiye Dünya turizmine açabilirsek orayı yaşayan bir şehir
haline getirebilirsek dalga dalga şehrin tamamını etkileriz.
Orada nasıl bir proje
düşünüyorsunuz?
Orada mevcut biz kamuya ait binaların tamamını bir kere
ayağa kaldırmak ve restore etmek istiyoruz. Onun haricinde mevcut eski
binaların yıkılıp yeniden yapılması ya da tadilatın yapılması. Öbür taraftan da
tescilli tarihi konaklar evler ve binalar var. Bunların da bizler ve
belediyeler tarafından restore edilmesi ya da sahipleri tarafından veya yeni
edinecek kişiler tarafından restore edilmesine teşvik ediyoruz. Dolayısıyla bir
bütün halinde oraya girdiğinizde cadde, sokağı, kaldırımı, kent mobilyası,
aydınlatması ve dış cephesiyle birlikte mevcut binalarında tarihi olanın ve
tescilli olanın restorasyonu diğerlerinin o dokuya uygun tadilatı ya da yeniden
yapılması topyekûn bir çalışma içerisindeyiz.
Butik oteller gibi
gezme, yeme ve içme yerleri mi olacak?
Biz tabi öncelikle bizim kendi kamuya ait yerleri butik
otellere ve dışarıdan gelen insanların yeme içme amacıyla kullanacağı güzel
mekânlara vermek istiyoruz. Onun dışında o konakları, o evleri ve bölgeleri
yine bu amaçla yapıp kullanabilir.
Tepebağ dışında başka
koordineli çalıştığınız yerel yönetimlerle bir projeniz var mı?
Tabi bizim için Misis, Anavarza, Karataş’taki Magarsus,
Yumurtalık, Karaisalı, Pozantı’daki mekânlarımız, Kozandaki mekânlarımız, Yılan
Kalesi gibi olan yer altı şehirlerimiz bizim için çok önemlidir. Şehrimiz
içerisinde çok güzel bir nehrimiz ve baraj gölümüz var. Bunların hepsi bizim
olan tüm doğal ve tarihi güzelliklerimizi bu şehrin yararına olacak şekilde bu
şehrin insanlarına ve gelecek turistlere açmak istiyoruz.