Gözünüzü korumak isterken kör olmayın

Gözünüzü korumak isterken kör olmayın

Yaz geliyor. Zarar gördüğü takdirde tedavisi en zor organlarımızdan biri olan gözlerimizin sağlığını, Adana güneşinin keskin ışınlarından mümkün olduğunca korumak zorundayız. Bunun için en iyi çare, bir güneş gözlüğü satın almak olabilir. Fakat güneş gözlüğü bir çift renkli cam ve çerçeveden ibaret değildir. Son yıllarda yaygınlaşan imitasyonlardan satın alırsak, görme kaybına varacak sonuçlarla karşılayabiliriz. Göz sağlığımız ile direkt ilgilenen optisyenler hakkında bilgi almak amacıyla Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Şube Başkanı İsmail Bozkurt ile görüştük.


Gözünüzü korumak isterken kör olmayın

Optisyenler geleceğini göremiyor

GAZETTE - Numarasız gözlüklerin katarakta, hatta körlüğe kadar götüreceği artık bilinen bir gerçek.  Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Şube Başkanı İsmail Bozkurt, gözlük markalarının da, ‘nasıl olsa reklamım yapılıyor’ mantığıyla sahte ürünlerle mücadele etmediğini söyledi. Sektörün en büyük sıkıntısının usulsüz gözlük satışları olduğunu belirten Bozkurt,   imitasyon ve işportanın denetlenmediğini söyledi.

Sektörünüzde ne gibi sıkıntılar yaşanıyor?

En büyük sıkıntımız imitasyonun yaygınlaşması. Örnek verecek olursak ünlü bir markanın en ucuz fiyatlı gözlüğü 350-400, pahalısı 700-800 TL. İmitasyonunu o kadar güzel yapmışlar ki benim diyen gözlükçü imitasyon mu orijinal mi anlamakta zorlanıyor. Yanı sıra herkes kaliteli marka satmadığı için orijinalini de görmüş değil. Dolayısıyla en büyük sıkıntımız işporta.

Gözlüğün orijinal olduğu nasıl anlaşılır?

Bizde camın kalınlığını ölçen milimetrik kumpaslar var, imitasyon olup olmadığını hemen anlıyoruz. Bu kumpaslarla ölçmezseniz, imitasyon olduğunu anlamakta zorlanırsınız.

İşporta gözlük sağlık açısından sakıncalı değil mi?

Vatandaşlarımızın bütçelerini düşünmelerinden dolayı sağlıklarını düşünme gibi bir durumları söz konusu olmuyor. İşportada satılan güneş gözlüklerini sağlıklı mı, değil mi diye sormadan alıyorlar. Bunların numaralıları da var. Üç ay, beş ay takar atarım diyerek alıyorlar; ama atmıyorlar. Sonuç katarakta kadar gidiyor. Bu gözlüklerde hiçbir koruyucu tabaka yok. Gözde inanılmaz bir deformasyon oluşturuyor. İnsanı kör etme noktasına getiriyor. İmitasyon gözlüklerde kullanılan malzeme plastik; organik bile değil, bildiğimiz plastik. Bizim kullandığımız ya da sattığımız gözlükler organik camlardan yapılır. Ateşte yanmaz, kırılır, çizilebilir. İmitasyon gözlükleri ateşe tuttuğunuzda bir naylon gibi eriyip dökülür.

 İmitasyonun önüne geçilemiyor mu?

Bu konuyu marka üreticileri ile görüştük. Ancak kanunlarımız yetersiz. İmitasyonun önüne geçemiyoruz. İthalatçı firma şikayetçi olmadan operasyon yapılamıyor. Bizler, “Şuralarda şu marka imitasyon ürünleri satılıyor” diye gerekli yere bilgi veriyoruz. Firma avukatları savcılığa başvurmadan,  emniyet aracılığı ile toplatamıyorlar. Firmalar sahtesiyle reklamımızı yapıyorlar deyip, göz yumuyor da olabilir. Neden göz yumduklarına gelince; Distribütörlük diye bir şey yok. Üretici firma kendisi Türkiye’ye getiriyor, kendisi satıyor. Firmalar üretimden nihai tüketiciye kadar ürünü kendisi ulaştırıyor. Perakende satıcıların ne kadar ürün aldığını, kimin ne kadar gözlük sattığını biliyorlar. Kendi markalarının imitasyonun satılmasına fazla önem vermiyorlar. Üretip satışını yaptığı markanın cirosu kendisine yetiyor. Fazla satılmış, az satılmış umursamıyor; reklamım yapılıyor diye düşünüyor.

Bunun çözümü nedir?

İş yasaya kadar dayanıyor. Numaralı gözlük Sağlık Bakanlığı’nın kontrolünde, güneş gözlüğü ise Ticaret Bakanlığı’nın. Türkiye’ye getirilen güneş gözlüklerinin sağlık kontrolünden geçme zorunluluğu yok. İşin hassas noktalarından birisi bu. Son günlerde imaj gözlüğü diye de bir şey türedi. Bu imaj gözlüklerinin satılmadığı hiçbir nokta kalmadı. Ünlü markalar kendi adlarına imaj gözlükleri yaptırıyorlar ve satıyorlar. Zincir olmuş tüm markaların mağazalarında güneş ve imaj gözlüğü var. Bu gözlüklerin sağlık açısından uygunluklarının kontrolü var mı? Yok. ‘Neden?’ diye soracak olursanız, çünkü Ticaret Bakanlığı’nın izni ile getirtiyorlar da ondan. Bu tarz gözlükçüleri şikayet ettik. Bunlar Türkiye’ye hangi prosedür ile giriyor, anlamış değilim. Bizse Türkiye’ye girişinde optik camlarının her birine üç dolar fon ödüyoruz. İthalatçılarımız ürünü ithal ederken adet bazında fon ödüyor. Artı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası’na (TİTUBB) kayıt yaptırıyor. Bu kayıt neticesinde karekod oluşturuyor, ürün o karekod ile satışa çıkartılıyor. Yani ister istemez satıcının maliyeti artıyor. Vergi, fon, TİTUBB kayıt ücreti, personel ücreti, programı yazılımı, derken maliyet yukarı çekiliyor.

Yurtdışında denetim mekanizması nasıl işliyor? Bu konuda araştırma yaptınız mı?

Örneğin Almanya’da denetimleri optisyenler yapıyor. Almanya’da optimetristlik kurumu var. Optimetristlik Türkiye’de kurumsallaşırsa göz doktorlarının işleri yüzde 80 civarında düşüş gösterir; göz doktorlarıyla sorunlar çıkar. Göz doktorlarıyla gözlükçüler arasında da sorunlar var. Özel hastanelerimiz, göz doktorları lens satıyor.

Türkiye’de gözlükçüler neden tek bir kooperatif ya da bir birlik altında toplanamıyor?

Türkiye’de sektörümüzün tek bir birlik altında toplanmasını onaylıyorum. Zaten konfederasyon o birlik anlamına geliyor. Ancak tek kooperatif yanlış olur düşüncesindeyim. Aramızda yaşayacağımız tatlı rekabet yok olur, bugün olduğu gibi her yerde aynı ürünlerle birbirimizin ekmeği ile oynar dururuz. Sermaye de kendi perakende düzenini kurmaya, daha keyifle devam eder. Farklı kooperatifler olmalı, farklı tedarikçilerle anlaşabilmeli, farklı markalar satabilmeli, kendi tescilli  markaları olabilmeli (cam-çerçeve), her şehirde ilçede tüm kooperatiflerin ortağı olmalı. İşte o zaman kimse kimsenin ekmeğine bakmaz, herkes kendi işine bakar.

İnternetten kontakt lens ve optik ürün satışı hakkında neler söyleyeceksiniz?

İnternet’ten lens satışı Avrupa’da bazı ülkelerde serbest ancak haddinden fazla büyüdüğü için kontrol ve denetimi yapılamadığı ve oluşan komplikasyonlar karşısında artık sınırlamak istiyorlar. Konfederasyon olarak internetten lens ve optik ürün satışına, televizyonda yapılan reklamlara karşıyız, Optometri’nin bir bilim olduğunu söylüyorlar ama şu anki konumda Türkiye şartlarına ve bizim insanımıza uygun olmadığını, halk sağlığını tehlikeye atacak bir uygulama olduğunu düşünüyoruz. Şu anki sistemi destekliyoruz. Yani bir hastanın göz doktoruna giderek muayene olmasının ve reçete karşılığında ayrı bir sağlık hizmet sunucusu olan Optisyenlik müessesine hastanın müracaatı ile bunu karşılamasının hastanın sağlığı açısından daha düzgün bir uygulama olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bugün maddi sıkıntıya düşen bir insan, gözü bozuk olmayan bir insanı, gözünün bozuk olduğuna inandırıp ona gözlük verebilir. Ama bir doktor, ürünü kendi satmayacağı için hastanın gerçek rahatsızlığını teşhis edip, gözlük kullanmasına gerek olmadığını söyler. 

 

DİĞER HABERLER

Adana’da feci kaza
Adana’da feci kaza
5 Aralık 2025 Cuma
Karabük’te öğrenci ölü bulundu
Karabük’te öğrenci ölü bulundu
3 Aralık 2025 Çarşamba
Edirne’de FETÖ operasyonu
Edirne’de FETÖ operasyonu
3 Aralık 2025 Çarşamba
Kozan’da iki araç çarpıştı
Kozan’da iki araç çarpıştı
29 Kasım 2025 Cumartesi
Adana’da Restoran Cinayeti
Adana’da Restoran Cinayeti
29 Kasım 2025 Cumartesi
TBMM başkanı adana’da
TBMM başkanı adana’da
28 Kasım 2025 Cuma