Eski
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la
birlekte yeni bir siyasi oluşum başlatacağı ve bunun da AK Parti içerisinde
parçalanmalara neden olacağı iddiaları, Adana’da basit bir dedikodu olarak
yorumlanıyor. AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Adana eski Milletvekili
Ziyaeddin Yağcı, “Cenaze töreninde gördük ki, Gül ve Erdoğan birlikte ağlıyordu.
Bunlar beraber gülen, beraber ağlayan insanlar. Hedefleri de aynı, kıbleleri
aynı” dedi.
HÜKÜMETİMİZ
ADANA’YA KALICI ESERLER BIRAKMAYA DEVAM EDECEK
AK Parti ve
gündemde ki bazı konularla ilgili sorularımızı yanıtlayan Yağcı, Adana’nın
referandumda ‘Hayır’ tercihi kullandığı için bir takım hizmetlerden geri
bırakılacağına dair söylentilere de tepki gösterdi. Yağcı, “Böyle bir şey
kesinlikle söz konusu olamaz. Kaldı ki bu zamana kadar hükümetimiz Adana’ya
kalıcı eserler bıraktı, bırakmaya da devam edecek. Hem bir kere, referandum ile
partilerin seçimleri birbirinden tamamen ayrıdır. Mukayese edilemez” dedi.
AK PARTİ’NİN
ADANA TEŞKİLATLARINDA BİR DEĞİŞİKLİK SÖZ KONUSU DEĞİL
Yağcı,
Türkiye genelinde il ve ilçe bazında kongre sürecine girildiğini ancak Adana’da
teşkilat yapılanmasında herhangi bir değişiklik beklemediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı’nın AK Parti’ye üyelik toplantısın da katılan Yağcı, duygularını
şu şekilde ifade etti; “Resmi olarak istifa etmiş olsa da, o zaten gönül olarak
bizimle beraberdi. Şimdi hem kendi, hem de teşkilatımızın arzusunu yerine
getirdi. Bütün Türkiye’de olduğu gii Adana halkı da bunu coşkuyla karşıladı.”
***
Yağcı’dan
birlik mesajı
GAZETTE - AK
Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve 22. Dönem Adana Milletvekili Ziyaeddin Yağcı,
Abdullah Gül’ün yeni bir siyasi oluşum başlatacağı ve bunun üzerine AK
Parti’nin parçalanma sürecine gireceği yönündeki dedikodulara sert bir çıkış
yaptı. Yağcı, “Hepsi dedikodudan ibaret. Bunlara itibar etmeyiz. Tayyip Erdoğan
ve Abdullah Gül birbirlerine yol ve kader arkadaşıdır. Sayın Gül’ün babasının
cenazesinde gördük, ikisi beraber ağlıyordu. Bunlar beraber gülen, beraber
ağlayan insanlar. Hedefleri de aynı, kıbleleri aynı” diye konuştu. Adana’nın ‘Hayır’ tercihi kullandığı için bir
takım hizmetlerden geri bırakılacağına dair söylentilere de değinen Ziyaeddin
Yağcı, “Böyle bir şey kesinlikle söz konusu olamaz. Hem bir kere, referandum
ile partilerin seçimleri birbirinden tamamen ayrıdır. Mukayese edilemez” dedi.
Yağcı, il ve ilçe bazında kongre sürecine girildiğini ancak Adana’da herhangi
bir değişiklik yapılmasını beklemediğini söyledi. Yağcı, AK Parti ve gündemdeki
konularla ilgili sorularımızı yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun bir
aradan sonra AK Parti’ye üye olarak döndüğü törene siz de katılmıştınız. Değerlendirmenizi
ve duygularınızı alabilir miyiz?
Bilindiği
üzere, halk oylamasının ardından, cumhurbaşkanları artık siyasi parti üyesi
olabilir ve burada görev alabilir hale geldi. Eski Anayasa’ya göre bu mümkün
değildi. Kurucu Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan
itibariyle düşünürsek, resmi olarak istifa etmiş olsa da, o zaten gönül olarak
bizimle beraberdi. İnsan resmen bir partiye kayıtlı değil diye, partili
olmadığı söylenemez. Mesela, partilere kayıtlı olan kişi sayısı, aldıkları oya
oranla çok azdır. Bizim 10 milyon civarında üyemiz var ancak aldığımız oy kat
be kat bunun üzerinde. CHP’nin kayıtlı bir milyon üyesi varken onun da aldığı
oy oranı belli. Demek ki resmiyet ile gönül bağı birbiriden farklı.
Cumhurbaşkanımızın gönül bağı vardı ancak bu resmi değildi. Şimdi resmiyete
bağlandı. Hem kendi, hem de teşkilatımızın arzusunu yerine getirdi. Katılım
organizasyonu büyük bir merasimle gerçekleşmedi. 600-700 kişilik bir salonda,
parti kurucuları, üst düzey yöneticileri ve milletvekilleriyle beraber mütevazi
bir törenle kayıt yapıldı. Bende kurucular kurulu üyesi olarak orada bulundum. Salonda
ki herkes benim kadar mutluydu. Duygulanıp ağlayanlar bile oldu.
Buna Adana halkının tepkisi nasıl
oldu?
Adana
halkının da tepkisi çok olumlu oldu. Büyük bir coşkuyla karşıladılar. Muhatap
olduğum Adanalı hemşehrilerim duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bir Süleyman
Demirel’i düşünün. Partiyi kurmuş, iktidar etmiş ve Cumhurbaşkanı olmuş ama
“tarafsız” olması gerektiği gerekçesiyle istifa ettirilmiş. Bu gerçekçi değil.
‘Ben tarafsızım, partili değilim’ demekle insanlar iki yüzlü oluyorlardı. Bu
mümkün mü sizce? Hangi cumhurbaşkanı partisiz değildi? Hizmette tarafsızlık oluyordur.
Adana halkının memnuniyeti bu yüzden zaten.
Abdullah Gül’ün farklı bir siyasi
parti kuracağı yönünde kulislerde yer alan dedikodular hakkında ne
söyleyeceksiniz? Sizce AK Parti parçalanıyor mu?
Cevabı
sorunun içinde gizli. Hepsi dedikodudan ibaret. Bunlara itibar etmeyiz. Tayyip
Erdoğan ve Abdullah Gül birbirlerine yol ve kader arkadaşıdır. Sayın Gül’ün
babasının cenazesinde gördük, ikisi beraber ağlıyordu. Bunlar beraber gülen,
beraber ağlayan insanlar. Hedefleri aynı, kıbleleri aynı. Partiyle başlayan bir
birliktelikleri değil, neredeyse doğuştan başlayan bir yol arkadaşlıkları var. Ama
biz robot değiliz. İnsanlar, zaman zaman farklı hadiselerde farklı düşüncelere
sahip olabilirler. İnsan öz kardeşiyle, anne ve babasıyla fikir ayrılığı
yaşayabiliyor. Bunu dillendirebilirler de. Bu normaldir. Robot değiliz
demiştim. Taş da değiyiz, kaya da değiliz. Farklı düşüncelerimiz elbette olacak
ama ulaşmak istediğimiz hedef aynıdır. Biz farklı kıblelere yönelmeyiz.
Söylediğim gibi gerisi dedikodudur.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun,
‘Partimizi karıştırılması için saraydan talimat geldi’ açıklamaları hakkında ne
söylemek istersiniz?
Buna kim
inandı? Kendisi de aslında inanmıyor. Onların bu duruma düşecekleri referandum
öncesinden belliydi. Deniz Baykal ve Muharrem İnce’nin tavrından seziliyordu.
Bu kendi iç meseleleri. Fakat kimse hariçten gazel okumamalı. Ne bizim CHP’yi
içerden karıştırmak gibi bir niyetimiz var, ne de onların bizim içimizi
karıştırmaya yetecek güçleri var. Herkes kendi işine baksın.
Adana’nın referandum tercihi ‘Hayır’
olarak sandığa yansıdı. Bu da teşkilatlanma çalışmalarında eksiklik olarak göze
çarpıyor. Benzerlerinin yaşanmaması için tedbir alınmaya başlandı mı?
Referandum
yorgunluğu henüz atılmadı. Fakat önümüzde ki seçimler için hazırlıklara
başlandığını söyleyebilirim. Şu an 21 Mayıs’ta gerçekleşecek genel kurula
yönlenmiş durumdayız. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkan seçildiği vakit, onun
direktifleri altında çalışmalara başlanacaktır. Biz de seçim öncesi ve sonrası
diye bir şey yoktur aslında. Herkes yarın seçim olacakmış gibi elinden gelen
gayreti gösterir. Her göreve gelen. Teslim aldığı yerden daha iyi yerlere
taşımak adına çaba sarfeder. Şu an teşkilatlarımızda görev alan arkadaşlarımız
ise huşu içerisinde çalışmalarını sürdürüyorlar.
Adana’nın ‘Hayır’ tercihi kullandığı
için bir takım hizmetlerden geri bırakılacağına dair endişeler var. Bunu nasıl
yorumluyorsunuz?
Benim
kanaatim bu yönde değil. Bir kere referandum ile partilerin seçimlerini
birbirinden ayırmamız gerekir. Her kesimin dayanağı, muhtevası ve tavrı
farklıdır. AK Partili olduğu halde ‘Evet’ vermeyenler olduğu gibi, CHP’li olup
da ‘Evet’ tercihi yapanları biliyoruz. Bu diğer partilerde de öyle. İnsanlar,
parti kimlikleri muhafaza ettiği halde, referandumda farklı tavırlar sergiledi.
‘Ben AK Partili’yim ama şunu beğenmedim’ diyenler çıkabilir. Bunlar mümkün.
Dolayısıyla, referandum ile seçim neticelerini birebir mukayese etmemek lazım.
Eğer farz ederek mukayese yapsak, AK Parti’nin geçen seçimlerde yüzde 49,5’lik
oyunu esas aldığımızda, bunun 2 puan arttığını göreceğiz. Adana’dan bakarsak.
Yüzde 37 imiş, yüzde 42 olmuş. Yani 5 puan artmış. Türkiye ortalamasından daha
fazla bir oy artışı var Adana’da. Bu mukayese doğru bir mukayese olmamakla
birlikte illa öyle diyeceksek oy oranımız artmış demektir.
Adana’da referandum sonuçlarının
başarısızlık olarak görüldüğü ve teşkilatların yenileneceği iddiaları hakkında
ne söyleyeceksiniz?
Kongre süreci
başladı zaten. 3 yılda bir yapılması gereken teşkilat kongreleri, referandumdan
dolayı biraz geciktirilmişti. Şu an start verildi. Öncelikle ilçe kongreleri
gerçekleşecek. Akabinde il kongreleri
yapılacak. Ben şahsen Adana’da herhangi bir değişiklik beklemiyorum. Ancak bir
zaruret görülür ise bu genel merkezin taktirindedir. Fakat dediğim gibi şu an
öyle bir emare görmüyorum.