Adana
Genç İşadamları Derneği başkanıyken bayrağı Sefa Noyoner'e teslim eden Tamer
Gülcan'la, Adana ekonomisini, yaklaşan seçim sürecini, Marinaport Projesi'nin
Adana'ya sağlayacağı katkıları ve milletvekilliğini düşünüp düşünmediğini
konuştuk. Düşüncesinde milletvekilliğinin olmadığını söyleyen Gülcan, kriz
dönemlerinde yapılacak yatırımların daha
anlamlı olacağını, bu nedenle hükümetle iş dünyasının sürekli işbirliği içinde
olması gerektiğini kaydetti.
Marinaport
Projesi'nin tanıtımını yaptınız. Oldukça olumlu tepkiler aldınız.Proje ne
aşamada ve Adana için önemi nedir?
MARİNAPORT
ADANA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Tabi öncelikle Marinaport
Projesi'ne gösterdiğiniz ilgiden
dolayı özellikle teşekkür ediyorum. Marinaport projesi gerçekten oldukça önemli. Turizm adına Adana’ya farklı bir vicdan
sağlaması hem de Adana’daki istihdama da
ciddi bir katkı sağlaması adına ciddi bir proje. Büyükşehir Belediyesi ile şu anda
çok yoğun bir birliktelik var. Tabi
ki çok verimli bir çalışma grubu oluşturuluyor ve bu mevcut yapılan çalışmaların da diğer kurumlar tarafından iyice incelenmesi için şu
an çok ciddi bir çaba sarf ediliyor. Her an toplantı halindeyiz hem de şu anda
yapılan mevcut çalışmalar sürdürülüyor. Sanırım burada AGİAD bu konuyu üstlenmiş bir durumda ve her
anlamda ciddi anlamda bir çalışma sarf
ediliyor. Şu anda bürokrasi devlet su işleri, bölgedeki yerel
yönetimler, valilik ve bir yukarıda da bakanlıklar ile temaslar kuruluyor.
Yakın
bir zamanda İstanbul'da gerçekleşen büyük bir ekonomi zirvesi oldu. Siz de
AGİAD olarak oradaydınız. İzlenimlerinizi paylaşır mısınız?
TÜRKİYE'NİN
ÖNÜNE KONULAN ENGELLER KALDIRILMALI
Tabi gerçekten
turizmde geçen hafta İstanbul’da yapılan bir toplantıda burada önemli iş
dünyası temsilcileri vardı. Bu toplantı her açıdan iyi bir toplantıydı çünkü iş
dünyasından herkesin gerek Diyarbakırlı gerek Aydınlı gerek İzmirli bütün iş
adamlarının bulunduğu ve ev sahipliği yapmaktan gurur duyduğumuz bir toplantı
oldu. Tabi bu toplantıların İstanbul’daki ayağında ülkenin bundan sonra izlemesi gereken adımlar ele alındı saptamalar yapıldı. Bu
saptamalar toplantı sonrasında
hemen hazırlanıp bir program olarak
yine ülkemize sunulacak. Bu toplantı
öncesinde de yine bu konu ile ilgili bir toplantı olduğunda da cumhurbaşkanımız
tarafında gerekli ilgi gösterilmişti. Ve bu konu ile ilgili şu anda birtakım
çalışmalar yapılıyor. Bu gerçekten ekonomik anlamda Türkiye’nin önüne konulan
engellerden bazılarını ortadan kaldırmak adına önemli bir çalışmaydı. Burada yine bu konu üzerine görüşler beyan
edildi. Türkiye’nin bölgesel olarak farklılıklarının aza indirgenmesi konusunda
çok ciddi öneriler oldu. tabi burada
yine eğitimin çok önem arz ettiği son yıllarda ekonomik anlamda bankacılık sisteminin çok ciddi anlamda ilerleme kaydettiği vurgulandı. Bu ilerlemeyi
daha ileriye de götürmek adına Türkiye’nin
genelinde iş dünyasının yatırım yapmayacağı yer kalmamalı.
HERKES
ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI
Eğer biz Türkiye’nin doğusu ile batısı ile kuzeyi ve
güneyi ile Türkiye’yi eğitim
alanında en iyi hale getirmek
istiyorsak herkesin elini taşın altına
koyması ve bu bölgelerde yatırım yapması gerekir. O yatırımlarda da uygun
güvenliği sağlayacak çok ciddi bir devlet
yapılandırılmanın olması gerekir. Önümüzdeki yıl bir seçim süreci var,
biliyorsunuz Türkiye’de seçimler Türkiye’nin geleceğini belirliyor. Ama artık Türkiye’nin
şu an ki durumunda iş dünyasıyla devlet yönetiminin mutlaka birlikte hareket
etmesi ve birlikte hareket ettiğinde doğru şeyleri çok daha hızlı bir şekilde
ortaya çıkartabildiğini göstermesi gerekir. Bu toplantıda Sayın Babacan da çok
keyifle akıcı mesajlar verdi. Sayın Babacan’ın konuşmalarında ülkeyle ilgili
verdiği rakamlara baktığımızda gelinen yer azımsanacak nokta değil, buradan
daha öteye götürmek de yine işbirliği ile olacak. İş dünyası ile hükümetin mutlaka bir iş
birliği içerisinde olması gerektiği
düşüncesi işlemeli.
Adana'nın
ihracatının yüzde 11.8 oranında düşüş yaşadığı konusundaki görüşleriniz
nelerdir?
DÜNYADA
İŞGÜCÜ AZALIYOR
Aslında ihracata
baktığınızda Adana'da son zamanlarda
organize sanayide yapılan yeni yatırımlarla yeni projelerle ihracat yapanlarımız arasında geçmişe
yönelik aynı durumlara geldiğini
söyleyebiliriz. Yalnız son zamanlardaki genel
sıkıntı, Türkiye’deki var olan
sıkıntı gibi Adana’da da yeniden bu sıkıntılar gündeme geldi. Yani bu olay sadece Türkiye’nin
içerisinde bulunduğu olumsuzluklardan kaynaklanmıyor. Bu duruma düşmemek lazım.
Dünyada bir sürü sıkıntılar var. İşte biliyorsunuz İtalya’da tarım bölgelerinde
bu dönem maalesef istenilen sonuçlar alınamadı. Tarımda sanayileşme gerçekten
ciddi anlamda gerçekleşebilmiş değil ama
şu son dönemlerde yaşanan parametlere bakarsak ta ihracatın
azalmasındaki sebep Adana’da ki iş
gücünün azalmasından değil dünyada ki iş
gücü azalmasından kaynaklanıyor diyebiliriz.
Önümüzdeki
milletvekilliği seçimlerinde aday olacak mısınız?
MİLLETVEKİLİ
ADAYI DEĞİLİM
Evet şu anda önümüzdeki günlerde milletvekili seçimleri
var ama ben siyaset düşünmüyorum. Ben
her zaman söylediğim gibi sivil toplum kuruluşlarında güven olarak bu şehirde
yaşarken bu şehre olan borcumun ödemeye çalıştım. Ama siyaseti düşünmüyorum. Şunu
da söyleyelim bizler yardımı seven insanlarız. Ülkemize fayda sağlayacak bir durum olduğu zaman elimizden ne
geliyorsa yapmaya çalışıyoruz. Şu an kendi adıma konuşursam siyaset Türkiye’de çok farklı
işliyor. Ama şu anki düşüncemle eğer
ülkeme şehrime memleketime faydalı olacağımı düşünüyorsam elimden gelenin
fazlasını yaparım. Ama hani şu an şu düşüncem ile siyaset düşünmüyorum.
Önümüzdeki
seçimler Türkiye ekonomisini ne yönde etkiler. 2015'te bir krizin kapıda olduğu
yönündeki düşüncelere katılıyor musunuz?
TÜRKİYE
KRİZLERE KARŞI ÖNLEM ALMADA TECRÜBELİ
Şimdi önümüzdeki
yıl tabi ki bir seçim var şu anda da Türkiye’deki
ekonomik dalgalanmalar birçok ülkenin
yaşadığı dalgalanmalar var. Şu an Amerika da bunu yaşıyor diğer ülkeler de. Türkiye
ekonomik krizler konusunda başka ülkelere göre çok daha önlem alabilen çabuk
müdahaleler yapabilen ülke haline geldi. Yoksa ülkede sıkıntı var ve bunlar
artık Türkiye'ye bağışlık kazandırdı diye düşünüyorum. Bizim ülkemizde
gerçekten yaşam içerisinde farklılıklar çok fazla olabiliyor. Bizim ülkemiz
geçmişte de kriz çok yaşadığı için biraz daha
o konularda tecrübeli. Önümüzde yıl genelde her yerde bir sıkıntıdan
bahsediliyor ama ben her zaman da şunu söylerim, tabii ekonomik açıdan sıkıntı
düşünülse dahi yapılacak olan yatırımlarda iyi değere herkes yatırım yapar.
Sıkıntılı dönemlerde yapılacak olan yatırımları çok önemli. Çünkü hayat hiçbir
zaman hep inerek ya da çıkarak bitmez.
SIKINTILI
DÖNEMLERDEKİ YATIRIMLAR ÇOK ÖNEMLİ
Eğer bir iniş varsa bu dönemde yapılacak olan
yatırımlarda çıkışa başladığında o yatırımcının elini çok farklı açacaktır.
Birçok sektör bunu ispat etmiştir. Bu açıdan ülkedeki ya da dünyadaki krizin
farkındayım ama bu durumun yatırımcının yatırımlarını durdurması yerine, daha
dikkatli daha sistemli yürümesini sağlayacağına inanıyorum. Yaşam devam ediyor, hayat devam
ediyor hayatın içerisinde yapmak zorunda olduğunuz yatırımlar var ya da
kendimizi daha ileriye götürmek için yapmak zorunda olduğunuz yatırımlar. Bu yatırımları
yaparken, planlarken ekonomik boyutuna bakarken, beklenen kriz varsa da o
zaman yatırımcı hesabını kitabını ona göre yapacaktır. Orada oluşabilecek
en kötü senaryolara göre planını yapacaktır. Bir kriz de olsa ülkedeki
yatırımcıların hız keseceğine çok fazla ihtimal vermiyorum.
RÖPORTAJ: MURAT YILDIRIM