MERKEZ CAMİİ’NİN ALEMDARIN SIRRI…
“Yapmasını bilirim ama satmasını bilmem” diyen Seyhan Akkar, sadece Adana’nın değil, bölgemizin de gurur abidesi olan Merkez Camii’nin alemdarını yapmış ve bu alemdarın belki de hiçbir Adanalı’nın bilmediği hayati bir özelliğini siz değerli Gazette okurları için paylaştı. Akkar’ın verdiği bilgiye göre, Merkez Camii’nin alemdarın da tam 70 tane kuş yuvası var.
İNSANLARI SEVİNDİRMEK HOŞUNA GİDİYOR
Yaptığı işi severek, gönülden yapan Seyhan Akkar, ortaya çıkardığı ürünlerden para kazanmaktan çok, insanlara yararlı olması için çaba gösteriyor. Akkar, “Ben yaptığım şeylerin çoğunu okullara, huzurevlerine, veremlilere ve kanserli çocuklara çok dağıttım. Maksat onları sevindirmek. Mahallede çocuklara veriyorum, okullara veriyorum. Bir ara boncuk bilezik yapıyordum. Bir okula 200 tane dağıttım” diyor.
Öncelikle sizi tanıyalım?
Ben 1933 Adana doğumluyum. Sanat endüstrisini bitirdim 1953’de. Yedek subaydım, evlendim Almanya’ya gittim. 12 sene kadar Almanya’da kaldım. Türkiye’ye döndüm geldim ve atölye açtım modelcilik üzerine beş on sene çalıştım. Pek fazla tutunamadım. Çünkü ben yapmasını bilirim ama satmasını bilemem. Çok insanlar benden meslek öğrendi. Şimdi selam dahi vermiyorlar. Emekli olduktan sonra sağdan soldan çağırdılar bu işi yapanı bulamadıkları için. En son Büyükdikili’de Katmaksen var orada duş teknesi, lavabo ve küvetin kalıplarını yaptım.
Bundan başka boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?
Boş kalan zamanlarımda evde hobi işlerimle uğraştım. Aklıma A’dan Z’ye ne geliyorsa yapıyorum.
Bize biraz modelcilikten bahseder misiniz?
Modelcilik makine parçalarını bir imalatçının makine yapacağı zaman öncesinden modelinin yapılması lazım. Bunları ahşaptan ve alüminyumdan yapıyoruz. Dökümcülük kadar bilgin olması lazım. Çünkü nasıl kalıplayacak, kumda nasıl çıkacak bunu bilmemiz lazım. Onun için bu meslek çok ince bir meslektir. Yaptığın modeli ne bir milim küçük ne de büyük yapabilirsin. Dökülecek modelin metali bulman lazım. Ona göre çekme payı var yüzde bir yüzde iki o modele ilave eder. Çünkü maden sıcakken diyelim ki 100 milimsi soğuduğu zaman her maden yüzde bir, bir buçuk küçülür. Onun için yapacağın modeli yüzde bir, bir buçuk ilave etmek lazım. Teknik resmin kuvvetli olacak. Eskiden numune getirirlerdi. Bir parça model yapılacak diye. Teknik resmi okuman lazım bilmen lazım. Bu bilgileri bilmen lazım yoksa bir işi yürütemezsin. Almanya’ya gittiğimde teknik resmim kuvvetli olmasaydı orada modelcilik yapamazdım. Teknik resmim kuvvetli olduğu için verilen resmi modelden yapardık.
Yapmadığım hiçbir iş yok. Uçak, cami, değirmen, kelebek yani aklınıza ne geliyorsa yapıyorum. Ama bir kibrit çöpünü satamam. Böyle bir kabiliyetim yok.
Adana’da yaptığınız kalıplar nerede kullanıldı?
Bir işi çok düşünüyorum, gece uykum kaçtığı zaman yapacak şeyleri düşünüyorum. Merkez Caminin kalıplarını ben yaptım. Alem derler ona 4 metreden fazladır boyutu ama aşağıdan küçük görünüyor. 70 tane kuş yuvası yaptım kalıplarını.
Modelciğe devam etmek ister misin?
Devam etmek istemem. Polyesteri Almanya’da öğrendim ve buraya gelip çok arkadaşıma öğrettim. Şimdi kendilerine yapıyorlar. Adana’da modelcilik işini yapan birini bulamıyorlar.
Çok araştırma yaparım kitapları karıştırır yeni bilgiler öğrenirim. Bir bardağı görsem hoşuma gitse çok dikkatli bakıp modelini yapabilirim. Filmleri, dizleri seyrederim ama dekorasyon kısmına dikkat ederim. Yoksa ne filmin mevzusu ne de konusu beni sarmaz. Ben bir kere kâğıttan mumluk yaptım. Bunu basitçe görenler oldu. Ve 20 gün uğraştıkları halde yapamadılar.
Yaptığınız modeller bir yerde satışa sunuluyor mu?
Hayır, ama bunu isterdim. Ben yola çıkıp tabla da satış yapamam. Yaptığım eşyaların birçoğu yurt dışına gitti, yurt içine de gitti. Tabi ki tanınmak isterim. Birçok kurumdan destek istiyorum. Yaptığım işleri beğenen çok oluyor.
Cami yaptım ve kaç kişi caminin önünde fotoğraf çekilmek için. Kim resim çekiliyorsa bir lira atacak dedim. Yaptığım cami benden bile büyük.
İstanbul kız kulesini yapacaktım. Resimlerini getirttirdim bir tek arka resmini bulamadım kulenin. Yoksa yapmak bir şey değil yapardım.
Sizin yaptığınız tam bir meslek aşkı
Kesinlikle ben boş vakitlerim de kendi işimle ilgili ileri yapmayı seviyorum. Çevreme bakıyorum mesleği olmayan, işi olamayan herkes kahvelerde zaman geçiyor. Ben kendime küçük bir atölye yaptım ve orada oyalanıyorum.
Son olarak söylemek istedikleriniz?
Yaşım yettiği müddetçe, sağlığım yettiği müddetçe ben bu işlere devam edeceğim. Ben yaptığım şeylerin çoğunu okullara, huzurevlerine, veremlilere ve kanserli çocuklara çok dağıttım. Maksat onları sevindirmek. Mahallede çocuklara veriyorum, okullara veriyorum. Bir ara boncuk bilezik yapıyordum. Bir okula 200 tane dağıttım. Bir gün mahalleden geçerken çocuğun biri annesine anne anne boncuklu bilezik yapan dede gidiyor diye. Ondan sonra korktum benim adım boncuklu dede kalacak diye. O işleri bıraktım elimden geldiğince yaptığım modelleri çevredeki insanlara veriyorum.
Röportaj: Gülşah KALOĞULLARI