Ülkemizdeki yaklaşık 3,5 milyon koroner kalp hastasına her
yıl 120 bin kişi daha eklenmektedir. Bu ortalamanın senede %3'lük bir oranla
artmasının en büyük nedeni ise sağlıksız yaşam alışkanlıklarıdır. Hayat
düzeninizde yapacağız küçük değişikliklerle kalp sağlığınızı koruyarak daha
mutlu bir yaşam sürebilirsiniz.
Kalp hastalıkları açısından erkeklerin kadınlara göre daha
çok risk altında olduğunu söyleyebiliriz; ancak sigara içen kadınlarda bu risk
oranı eşittir. Menopoz dönemi sonrası erkek ve kadınlar arası bu risk oranı
eşitlenmektedir. Kadınlık hormonu, kalp damar hastalıklarına karşı kadınları
koruyan bir kalkandır. Sigara içen kadınlarda ise maalesef bu koruma
olmamaktadır. Ülkemizde her 100 bin kişi içinde erkeklerde 760, kadınlarda 380
kişi kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirmektedir.
Hastalığa göre kalp alarm veriyor
Kalp hastalıkları, hastalığın türüne bağlı olarak belirtiler
göstermektedir. Örneğin; kalp kapak hastalıklarında çarpıntı, nefes darlığı
yakınmaları ön planda olmaktadır. Kalp damar hastalığı olan kişilerde ise
hareketle gelişen göğüs, kol ve sırt ağrıları ilk ve önemli bulgulardır. Bu
hastalıkların oluşmasında genetik geçiş, yaş ve cinsiyet faktörlerinin yanı
sıra; şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kötü beslenme, sigara içmek,
hareketsiz yaşam, stres kalp hastalığının en önemli nedenleri arasındadır.
Gençler de risk altında
Genç yaşta sıklıkla doğumsal kalp hastalıkları ve ritim
bozuklukları veya çocukluk çağlarında geçirilen enfeksiyonlara bağlı gelişen
kalp rahatsızlıkları gözlemlenmektedir. Ancak son yıllarda kötü beslenme
alışkanlıkları, sigara tüketiminin artması, hareketsiz yaşam koroner kalp
hastalıklarını genç yaşlarda görünür hale getirmiştir. Bunun için özellikle
spor yapacak kişilerin spora başlamadan önce mutlaka kalp kontrolünden
geçmeleri gerekmektedir. Genetik yükü fazla olan gençlerin kontrolün yanı sıra
ileriye yönelik önlem alması açısından da kalp muayenelerini olmasında fayda
vardır.
Hangi yaşta hangi kalp hastalığı daha sık görülüyor?
Kalp hastalıkları her yaşta görülebilmektedir. Ancak
çoğunlukla çocukluk çağında; doğumsal kalp hastalıkları, ergenlik çağında
geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı kalp rahatsızlıkları görülebilmektedir. Erişkin
çağlarda; enfeksiyonlara bağlı kalp rahatsızlıkları ve diyabet, hipertansiyon,
sigara içimi, hareketsiz yaşam ve strese bağlı olarak gelişen kalp damar hastalıkları
olmaktadır. Yaşlılık periyodunda ise; kalp damar hastalıklarının yanı sıra kalp
kapak bozuklukları gözlenmektedir.
Kalp sağlığınızı bitkisel ilaçlar ile bozmayın
Bitkisel kaynaklı olduğu söylenerek televizyon ya da ve
internette kalp hastalıklarını tedavi etmek amacı ile satılan ilaçlara itimat
edilmemelidir. Bunların ticari kaynaklı para tuzağı olabileceğini, sağlığınız
zarar verebileceğini unutmayın ve mutlaka doktorunuza danışın.
Bel çevreniz riskinizi belirler
Bel çevresi son zamanlarda yapılan araştırmalarda oldukça
önem kazanmıştır. Bel çevresi ölçüsünün artışı ile kalp damar hastalığı
arasında doğru orantılı bir artış vardır. Bel çevresi erkeklerde 94, kadınlarda
88 cm'den fazla olmamalıdır.
3 beyaz masum değil
Bembeyaz olsalar da hiç de masum olmayan 3 beyaz; yani
şeker, tuz ve un (karbonhidrat) kalbi tehdit eden ve uzak durulması gereken
gıdalardır. Fast food adı verilen hazır yiyecekler de kullanılan yağlar ve
pişirme teknikleri açısından kalp sağlığına zararlıdır. Beslenme bir
alışkanlıktır. Bu nedenle çocukluk çağlarında sağlıklı beslenme eğitimi
verilmeye ve bu alışkanlık kazandırılmalıdır.
Kalbiniz için yapmanız gerekenler
Kalp sağlığı ve genel sağlığınız açısından her gün mutlaka
"Bugün kendim için ne yaptım?" sorusuna cevap vermelisiniz. Eğer her
gün yarım saat yürüyüş yapmıyorsanız; beden ve ruh sağlığınız açısından sporu
yaşam tarzı olarak benimsemediyseniz; akşam yemeklerinizi belirli bir saatte
(özellikle en geç 19.00 gibi) ve çok ağır olmayan yiyeceklerle yapma
felsefesini benimsemediyseniz kalp sağlığınız tehlike altındadır.
"Kahvaltını kimseyle paylaşma, öğle yemeğini dostunla üleş, akşam yemeği
ise düşmanına ikram et" atasözündeki gibi kahvaltı etmenin sağlıklı yaşam
sürdürmekteki önemini, akşam yemeğinin ise en hafif şekilde yapılması
gerektiğini unutmayın.