Günümüzde giderek yaygınlaşan kalp ve
damar hastalıkları, birçok farklı rahatsızlığa da yol açıyor. Geçmiş dönemlerde
‘yaşlılık’ hastalığı olarak bilinen kalp – damar hastalıklarının son yıllarda
gençler arasında da artış göstermeye başlaması, bilim insanlarını harekete
geçirdi. ÇÜ Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı tarafından, kalp
sağlığının korunmasına yönelik bilimsel bir çalışma başlatıldı. Çalışma
kapsamında Macaristan’dan getirtilen ‘Arteriograf’isimli
cihazla, 150 gönüllü ÇÜ mensubunun kalp damar riski haritası çıkarılacak.
Araştırmada, katılımcıların koluna takılan
bir manşon ile bilgisayar aracılığıyla, risk analizleri saptanıyor. Yaklaşık 10
dakika süren bu işlemin ardından, kan şekeri ile kolesterol değerlerinin
tespiti için, kan testi ve damar yapısının ultrasonografik incelenmesi
yapılıyor.
İlk Uygulama Çukurova
Üniversitesi’nde
Projeyle ilgili açıklama yapan Çukurova
Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nafiz
Bozdemir, amaçlarının kalp damar hastalıklarına dikkat çekmek ve yaygınlaşan
kalp krizi riskine karşı kişilerin gerekli önlemleri almasını sağlamak olduğunu
söyledi.
Kalp ve damar analiz riski çalışmasının
Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı’nda ilk kez Çukurova Üniversitesi tarafından
yapıldığını belirten Prof. Dr. Bozdemir, "Kişilerdeki kardiyovasküler
sorunları noninvaziv (kansız) yöntemle tespit edip, klinik bulgularla
birleştirmek ve varsa sorunun çözümü noktasında destek sağlamak için ÇÜ mensuplarına
yönelik başlattığımız bilimsel çalışma niteliğindeki projenin sorumlusu ÇÜ Tıp
Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Akpınar.
Çalışmamızda Macaristan’dan getirttiğimiz Arteriograf isimli cihazı
kullanıyoruz. Arteriograf’ın birinci basamak ortamında kullanılabilir olduğunu
doğru bir şekilde bilimsel yöntemlerle anlatabilmeyi hedefliyoruz. Eğer birinci
basamakta biz bu cihazı kullanabilir durumda olacaksak, bunun özellikle Aile
Hekimleri tarafından kullanıldıklarında, çok önemli bir halk sağlığı sorunu
olan kardiyovasküler hastalıklarının erken tanı ve tedavisinde önemli bir aşama
kaydedebiliriz.” şeklinde konuştu.
Girişimsel Bir İşlem
Yapılmıyor
Proje sorumlusu Prof. Dr. Ersin Akpınar
ise, ilk etapta ÇÜ personeli üzerinde gerçekleştirdikleri çalışmayla, 30 yaş ve
üzerindeki kişilerin kalp damar hastalıkları riskinin analizini yaptıklarını
vurguladı. Bilimsel çalışma olan proje kapsamında 150 personele kalp sağlığı
taraması yapıldığını belirten Prof. Dr. Akpınar, “Girişimsel olarak herhangi
bir işlem yok. Hastanın vücuduna herhangi bir zarar verilmeden, koluna
bağladığımız manşon yardımıyla ‘hemodinamik’ parametreler dediğimiz, fizikteki
sıvı yapılarının bir hesaplaması ile bilgisayara veriler gönderilerek risk analizi
yapılıyor. Çalışma sonucunda, kişilerin kalp ve damar yapılarıyla ilgili çok
değerli veriler oluşacak.” dedi.
Çalışma Sonuçları Bilim
Dünyası İle Paylaşılacak
Kalp damar hastalıklarının toplumda çok
sık görüldüğünü ve günümüzde erken yaşlarda da ortaya çıkmaya başladığını
hatırlatan Prof. Dr. Ersin Akpınar, uluslararası düzeyde yürüttükleri projeye
150 ÇÜ mensubunun destek verdiğini belirterek, diğer üniversitelerle birlikte
toplam 500 hastadan elde edilen verileri Macaristan’daki verilerle birleştirerek,
sonuçları makale şeklinde bilim dünyasının görüşlerine sunacaklarını bildirdi.
Kalp Damar Hastalığı Salgın
Durumunda!
Toplumumuzda kalp damar hastalığı ile
ilgili bilgilerin genellikle hastalık ortaya çıktıktan yada kişilerin kalp
krizi geçirdikten sonra farkına varıldığını vurgulayan Prof. Dr. Akpınar, bu
cihaz ve bu çalışma ile kalp hastalıklarının daha erken dönemde
görülebileceğini vurguladı. Tüm dünyada kalp damar hastalıklarındaki artışın
son yıllarda önlenemez bir yükseliş sergilediğine de dikkat çeken Prof. Dr.
Ersin Akpınar, bu artışın en büyük nedeninin, sağlıksız beslenme ve hareketsiz
yaşam olduğunu söyledi.