Hele de mevsiminde tüketince! Ve öyle besinler var ki, vücudun
bağışıklık sistemine katkılarıyla diğerleri arasından sıyrılıp bir değil birkaç
adım öne çıkabiliyorlar. Üstelik onları mevsiminde tüketmemiz de son derece
önemli. İşte Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Müge Özyurt Şafak, kanserle savaşan 10 besini ve tüketirken dikkat
edilmesi gerekenleri anlattı. Peki ya “Bu besinleri sevmiyorum, sağlıklı da
olsa tüketemem” diyenler? Dyt. Şafak, onlar için alternatif savaşçıları da
açıkladı.
GREYFURTApple-tab-span" style="white-space:pre">
Greyfurt C vitamininden zengin bir meyve. C vitamini vücuda zarar veren
serbest radikallerle savaşan çok güçlü bir antioksidan olma özelliğine sahip.
Kış aylarında günde 1 adet greyfurt tüketmek kişinin C vitamini ihtiyacının
yüzde 70’ini karşılıyor. Üstelik yapılan çalışmalar C vitamininin solunum,
özefagus (reflü), mide ve kolon kanserlerinin önlenmesinde de rol aldığını
gösteriyor. Mevsiminde bir greyfurt tüketmek son derece yararlı. Ama “artık
mevsimi geçti ya da ben greyfurt sevmem” diyorsanız alternatif olarak kivi,
çilek, sivri biber ve kuşburnu da tüketebilirsiniz. Zira, hepsi de greyfurtun
yerine geçebilecek birer kanser savaşçısı.
YEŞİL ÇAY
Hem kış hem yaz aylarının kanser savaşçısı; yeşil çay. Güçlü antioksidanlar
olarak bilinen kateşinleri içeriğinde barındırıyor. Yapılan çalışmalar yeşil
çayın içeriğindeki kateşinler sayesinde kanser riskini azalttığını ortaya
koyuyor. Kateşinler siyah çayda da bulunuyor ancak yeşil çayın içeriği daha
zengin. Bu nedenle siz siz olun hem kışın hem de yazın günde 2 fincan yeşil çay
içmeyi ihmal etmeyin.
TURPGİLLER (BROKOLİ-KARNABAHAR-LAHANA)
Brokoli, karnabahar, lahana gibi turpgiller grubundan olan kış sebzeleri,
birçok anti kanserojen bileşikler içeriyor. Bu bileşikler de DNA hücre
hasarının önlenmesine yardımcı oluyor ve özellikle mevsiminde yani kışın
tüketildiğinde kanserden koruyor. Bu nedenle haftada 2-3 kez yaklaşık 200 gram
kadar brokoli tüketmek çok faydalı. Sebzelerin uzun süre ısıya maruz kalması
vitamin ve mineral kayıplarına neden olduğundan brokoli ve karnabaharı en iyisi
buharda pişirin. Lahanayı ise su eklemeden düdüklü tencerede kısa sürede
pişirebilir ve maksimum faydayı sağlayabilirsiniz.
DOMATES
Yaz aylarının şifa kaynağı domates, kanser riskini azaltmada potansiyel
rollere sahip olan likopen içeriyor. Isıl işlem uygulanmış yani pişmiş
domatesteki likopenin etkisi ise daha da artıyor ve böylece antioksidan
kapasitesi yükseliyor. Mevsiminde tüketilen domates antioksidan etkisiyle
prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanseri riskini
azaltıyor. Siz siz olun yaz aylarında kanserden korunmak için tüm öğünlerinizde
domates tüketmeye özen gösterin. Ama unutmayın, çoğunlukla da pişmiş
olarak.
SARIMSAK
Binlerce yıldır birçok farklı tıbbi amaçla kullanılageldi sarımsak.
İçeriğindeki sülfürlü bileşikler bağışıklık sistemini güçlendiriyor, tümör
hücre çoğalmasını baskılayan enzimlerin etkinliğini artırarak kansere karşı
koruyor. Sarımsak sevmiyorsanız yine bu aileden olan soğan, pırasa gibi
sebzeler de hücre hasarına karşı koruyucu güçlü bir antioksidan olan selenyum
içeriyor. Ayrıca soğanda bolca bulunan quercetin adlı bileşik vücuda zarar
veren serbest radikallerin yakalanmasında etkili. Araştırmalar sarımsak
tüketimiyle başta mide kanseri olmak üzere mesane, kolon ve prostat kanseri
arasında ters bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle “hafta içi iş var,
işyerinde rahatsız olabilirim ya da çevremdekileri rahatsız edebilirim” diye
düşünmeyin, yemeklerinizde pişmiş soğan ve sarımsağa bolca yer verin. Üstelik pişmiş
soğan ve sarımsak ağız kokusuna neden olmuyor. Son bir not; sarımsağı bütün
olarak tükettiğinizde olumlu etkilerinin daha fazla olduğunu da bilin.
KETEN TOHUMU
Günde 10 gram keten tohumunun meme kanseri riskini azalttığını biliyor
muydunuz? Keten tohumunda omega-3 yağ asitleri, alfa-linolenik asit, protein,
yüksek oranda çözünür ve çözünmez posa ve lignanlar bulunuyor. Son yıllarda
yapılan çalışmaların keten tohumunda bulunan lifli bileşiklerden lignan üzerine
yoğunlaştığı görülüyor. Günde 10 gram keten tohumunun meme kanseri riskini
azalttığı belirtiliyor. Ayrıca keten tohumu tüketiminin toplam ve LDL
kolesterolü düşürdüğü ve damarlardaki birikimi azalttığı dikkat çekiyor. Keten
tohumunu ister tek başına isterseniz yoğurtla birlikte yiyebilirsiniz.
KIRMIZI ÜZÜM
Üzüm kabuğu güçlü bir antioksidan olan resveratrol’ün önemli bir kaynağını
oluşturuyor. Laboratuvar çalışmaları üzüm ve üzüm suyunda bulunan fenolik bileşikler
ile resvoratrol’ün kansere karşı koruyucu olduğunu gösteriyor. Acıbadem Fulya
Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Özyurt Şafak, “Yazın ve sonbaharda bir
küçük salkım üzüm yiyerek anti-kanserojen etkiden faydalanabilirsiniz” diyor.
BAL KABAĞI
İşte kış aylarının mis gibi bir besin maddesi: Bal kabağı. Çok güçlü
bir antioksidan olan beta - karoten içeriyor. Beta-karoten kayısı, havuç, tatlı
patates, Trabzon hurması ve turunçgiller gibi koyu
sarı-turuncu renkli sebze ve meyvelerde de bulunuyor. Serbest radikallerin
neden olduğu hücre hasarına karşı koruyucu etkinlik gösteriyorlar.
Beta-karotenlerden zengin beslenmenin özellikle menopoz öncesi dönemde
meme kanserine karşı önleyici olduğu çalışmalarla gösteriliyor. Kış aylarında
bal kabağını çorbalarınızda ya da püre olarak hazırlayıp yoğurtlu meze olarak
da tüketebilirsiniz. Ancak aman dikkat! Kabak tatlısında bolca kullanılan
şekerin kanseri tetikleyici olduğunu unutmayın!
YULAF EZMESİ
İşte kansere karşı koruyucu özelliği yüksek bir besin maddesi daha:
Yulaf. Yulaf, çözünebilir bir posa olan beta-glukan içeriyor. Beta-glukan
kandaki kolestrol seviyesini düşürerek, kalp damar hastalıkları riskini
azaltıyor. Yulaf ezmesi, kurubaklagiller, bulgur gibi tam tahıllı besinler de
içerdikleri posa ve antioksidan bileşikler sayesinde kanserle mücadelede büyük
önem taşıyor. Günde 1-2 çorba kaşığı yulaf ezmesinin yoğurtla birlikte
tüketilmesi hem sindirim sistemine yardımcı oluyor hem de kansere karşı
koruyucu özellik taşıyor.
YABAN MERSİNİ, ÇİLEK, BÖĞÜRTLEN, AHUDUDU
Yaban mersininde bulunan flavonoid bileşikler ve proantosiyanidinler
güçlü antiaksidan etkileriyle kansere karşı koruyor. Ancak yaban mersinini
tüketemeyenler için alternatif besinler de var. Örneğin çilek, kırmızı dut,
böğürtlen ve ahududu gibi meyvelerde de benzer bileşikler bulunuyor. Şekerlerle
kavrulmamış olan kuru yaban mersininden günde bir avuç yenilebilir. Taze yaban
mersinini ise bir çay bardağı tüketebilirsiniz. Bunun yanında yaz aylarında
rahatlıkla bulabileceğiniz kara dut veya böğürtleni de 1 çay bardağı
kadar tüketerek flavanoid bileşiklerden faydalanabilirsiniz.