Mahmut Eraslan: İsrail Gazze’ye ölüm yağdırıyor

Mahmut Eraslan: İsrail Gazze’ye ölüm yağdırıyor

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Adana İl Başkanı Mahmut Eraslan, Adil Durmaz’ın hazırlayıp sunduğu Adil Durmaz ile Ayaküstü programının konuğu oldu. Filistin – İsrail arasındaki gerilimin konuşulduğu programda İsrail’in Gazze’ye ölüm yağdırdığını dile getiren Eraslan, ‘’İsrail, Filistin’de güçyetenlik yapıyor. Filistinlileri dışarı atıyor, o bölgede teröristlik yapıyor. Dünya kamuoyu da bu konuda maalesef sessiz kalıyor’’ dedi.


Mahmut Eraslan: İsrail Gazze’ye ölüm yağdırıyor

İşte Eraslan ile gerçekleştirdiğimiz o röportaj;

 


Öncelikle İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Adana Sivil İnisiyatif Meclisi’nin (ASİM) faaliyetlerinden bahseder misiniz?

 

Ben, 2008 yılından bu yana İHH’nın yönetimindeyim. 5 yıldır da İHH’nın Adana İl Başkanlığı görevini yürütüyorum. Bunun yanında Adana’da 55 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelip kurduğu ASİM diye bir platform var. Bu platformun da başkanlığını yapıyorum. İHH özelinde bizim işimiz daha çok yardım - organizasyon üzerinden gidiyor. Dünya genelinde de 123 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Bu ülkelerde ya ofislerimiz var ya da partner kuruluşlarla çalışmalar yürütüyoruz. Ülkelerin ihtiyaçlarına göre projeler sunuyoruz. Üniversiteler, kütüphaneler, su kuyuları, mescitler açıyoruz. Katarakt ameliyatları yapıyoruz. Yine dünya genelinde bilinen yetim çalışmalarımız var. Şu anda dünya genelinde farklı ülkelerden 136 bin yetim kardeşimize düzenli maddi destek veriliyor. Ramazan ve Kurban Bayramlarında kıyafet yardımları oluyor, eğitimlerine destek veriliyor ve birçok ülkede o ülkenin şartlarına ve ihtiyaçlarına göre, projeler ve yardımlar yapılıyor. Adana özelinde de ortalama bin civarında yetim kardeşimiz var ve bu kardeşlerimize periyodik bir şekilde destek veriliyor.




Kamuoyu bugünlerde İsrail – Filistin gerilimiyle bayağı meşgul. Siz, bu son yaşanan olayları nasıl okuyorsunuz?

 

1948 yılından bu yana o coğrafyada bir problem var. O günden bugüne yansıyan ve devam eden bir sorun. İşin kötü tarafı ise, bu iş kamuoyunda ya ideolojik ya da inanç üzerinden manipüle ediliyor. Bu adil de değil, hakkaniyete de sığmıyor. Burada biz adaletten yana olmamız lazım. Her Ramazan mutlaka oruç tutan sivil insanların üzerine bomba yağdırırlar. Mesela şu an ‘tam kapanma’ diye kapatma başladı. Bunu nasıl yorumlayacağız? Hangi insanlıkla, hangi vicdanla, hangi inançla tanımlayacağız? Maalesef suskun bir dünya var karşımızda. Dolayısıyla burada bir zulüm var ve bu zulmü yapan Siyonist Yahudilerdir. Bunu başlatan da bunun müsebbibi de kendileridir. Sizin bir arsanıza ya da iş yerinize birisi gelip güçyetenlik yapsa, bırakıp gitmezsiniz. Maalesef İsrail’in yaptığı da bu. Dışarı atıyor, yerleşiyor. Direnince de terörist diye tanımlıyor. Bu, doğru bir tanımlama değil. O zaman önce terörü tanımlayacağız. Ona göre teröristi belirleriz.



Genelde her yıl ramazan ayında Filistin – İsrail gerilimi olur. Bu sefer Hamas’ın başlattığı bir saldırıyla adeta bir savaş ortamına girildi. Belki de bu, bu zamana kadar yaşanmış en büyük gerilim olabilir. Daha öncekine göre Müslüman devletler de bu gerilime sessiz kalıyor. Bu sessizlik neden var sizce?

 

Biz işin içyüzünü bilmiyoruz. Herkes gibi biz de yaşanan olayları yazılan teorileri okuyoruz, düşünüyoruz, süzgeçten geçiriyoruz. Tabi kimin ne planı var, bunu bilemem ama bildiğim bir şey var ki; 1948’den bu yana gasp ettikleri topraklarda insanlara acı çektiriyorlar. Bu insanların yaşadığı acıyı yaşamayanların yorumları abesle iştigaldir. İşkenceler yapılan insanları, kolları kırılan çocukları biz canlı yayında izledik. Hala öldürülüyorlar. Böyle bir ortamda fırsatını bulan insan neden saldırmasın? Bir de bunların Mısır diye işbirlikçileri var. Onlar Amerika’nın kuklası, ülkeleri var. O Araplara kimse bir şey demez. Onlar güzel, şirin Araplar. Batı’yı kim seviyorsa dürüsttür, samimidir, insan haklarından, demokrasiden her şeyi konuşuruz. Çünkü güllük gülistanlıktır. Ben, savaş taraftarı bir insan olarak söylemiyorum bunu ama bir gerçek var. Rol yapmaya gerek yok. Bunlar gerçekten samimi değil. Biz buna karşı çıkıyorsak, o zaman kendi atalarımızla çelişeceğiz. Bizim atalarımız da ülke yönetti. Atalarımızın gittiği yerde adalet var. Ben, Suriye’ye sürekli gidip gelen bir insanım. Suriyeliler bana, ‘’Girin ve çıkmayın buradan’’ diyorlar. Çünkü biz adalet götürdük oraya. Suriye’de kol kıran, işkence yapan, kadınlara tecavüz eden bir Türk askeri yok. O zaman bu sorun bizim inancımızdan kaynaklanıyor. Biz, sonuç itibariyle Kur’an-ı Kerim ve peygamber efendimiz ne demişse, o şekilde hareket ediyoruz. Peygamber efendimiz, ‘’Kadınlara, yaşlılara, çocuklara, engellilere dokunmayacaksınız’’ diyor. Hamas, güllük gülistanlık bir dünyada yaşarken gidip saldırmamış ki. 1948 yılından beri siz bu insanların topraklarını gasp etmişsiniz, her türlü işkenceyi yapmışsınız. Bütün batı devletleri de üç maymunu oynuyor. Bu adalet değil. Dürüst davranmamız gerekiyor. Burada bir samimiyetsizlik var. Burada ikiyüzlülük var, İslam dinine karşıtlık var. Peygamberimize olan düşmanlık o gün ne ise bugün de aynıdır ve ona inanan, onu benimseyen, onun peşinden gidenler hep böyle olacak.



Filistin ile İsrail arasındaki bu mesele, bir Müslüman – Yahudi savaşı mıdır? Filistin’e gittiğinizi söylediniz. Gazze’de yaşayan insanların düşüncesi nedir? Gazzeliler ne istiyor?

 

Evet, tam da öyledir. Gazzeliler, rahat bir şekilde kendi dünyalarını kurmak istiyorlar. ‘’Mescid-i Aksa, bizim bir kıblemiz ve biz serbestçe ibadet etmek istiyoruz’’ diyorlar. İstedikleri sadece bu. Bütün dünya Arz-ı Mevud’u biliyor. Türkiye de içinde bunun. Bir sonraki adımda Türkiye’yi de işgal etmek isteyecekler. Sürekli Türkiye’nin etrafını mühimmatla dolduruyorlar. Bizim içimizdekiler, ‘’Araplar bizi arkamızdan vurdu’’ diyor ama Amerika nereden vuruyor? Bunları görmek istemiyorsunuz. O yüzden Gazzeliler, kapılarının açılmasını, kendi emekleriyle çalışmak istiyorlar. İsrail’in tek bir düşüncesi var, o da Arz-ı Mevud. İsrail, Gazze’yi alma hedefine ulaşırsa, devam edecek. Burada Hamas’ı, Arapları, Filistinlileri kınayacak bir durum söz konusu değil. Çünkü saldırıya uğrayanlar onlar. Asıl terörist olan Amerika’dır, İsrail’dir. Bunları destekleyenlerin hepsi de teröristtir. Terörün tanımını yapalım, teröristin kim olduğu ortaya çıkar.



Peki, Hamas başarısız olursa ve İsrail daha çok kıyım yaparsa ne olacak? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

Ben, bir Müslüman olarak söylüyorum; biz hiçbir zaman başarıya odaklı değiliz. Hiçbir zaman da başarı odaklı olmayacağız. Allah ne demişse, o olur. Sosyal medyada paylaşılanlara bakın, Gazze’de suları kestikten 10 dakika sonra yağmur başladı. Gazze, Hamas silahlarını bıraksa; ne yapacaklar? Artık ev, araç, iş mi verecekler Filistinlilere? İslam tarihinde çok gördük, az grupların çok gruplara galip geldiğini. Onların korktuğu ölüme, biz gülerek gidiyoruz. Çünkü bizim inancımız var. Allah’ın rızasına, yardımına inanıyoruz biz.

Oradaki karışıklık, İsrail – Filistin gerilimi nasıl düzelecek peki? Bunun sonu nereye varacak?

 

Aslında çok basit. Yuvarlak bir masa kurulacak ve o masaya her iki ülkenin liderleri silahsız ve dürüst bir şekilde oturacak. İnsan hakları çerçevesinde herkesin hakkını hak sahibine verecekler olacak bitecek. Tabi bu aşamada çözülmez. Çünkü masaya oturulmuyor. Masaya oturmaya niyetli kimse yok. İnsanlara hayat hakkı tanıdığınız anda inanın her şey düzelir.

 

 

DİĞER HABERLER

Büyükşehir Ekipleri Teyakkuzda
Büyükşehir Ekipleri Teyakkuzda
9 Eylül 2026 Çarşamba