Bünyesinde 4
farklı iş kolu yer alan Adana Saatçi, Matbaacı, Tabelacı ve Camcılar Odası’nın,
14 yıllık uzun soluklu başkanı Celal Konuş, sektörel sorunlarla ilgili
gazetemize yaptığı açıklamada önemli konulara değindi. Saat tamirciliği
mesleğini Adana’da sadece 8 kişinin sürdürdüğünü ifade eden Başkan Konuş, “Liselerde
seçmeli ders olarak okutulması yönünde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan da onay onay
aldık ancak kurulacak laboratuvarlar için 1 milyon 300 bin paundu bulamadık” dedi.
Adana’daki
matbaacıların teknolojiye ayak uyduramadığını ve 50 ila 80 yıl arasında değişen
makinelerle iş yapmak zorunda kaldığını belirten Celal Konuş, “Ustaların,
mesleklerini sürdürüp, hayatlarını idame ettirebilmeleri için yapacakları
teknolojik transferde, devlet KDV, ÖTV almamalı. Bugün, sektörün önemli
ustaları, teknolojik makineleri olmadığından, işyerlerinde sabahtan akşama
kadar oturuyorlar” diye konuştu.
KOMİSYONCU
ÇANTACILAR İŞ BAŞINDA
Tabelacılık/reklamcılık
sektöründe ise çantacı tabir edilen aracılara itibar edilmemesi gerektiğini
ifade eden Konuş, “Eline çanta alıp ben reklamcıyım ‘ben tabelacıyım’ diye
gezenler var. İşletmenin ismin zikretmiyor. ‘Ben reklamcıyım’ diyor. Geliyor
sizden bir çalışma talep ediyor, gidip bir reklamcıya ya da bir tabelacıya
yaptırıyor. Ancak reklamcıdan ve matbaacıdan çok fazla para kazanıyor. İşletmelerin
ve devletin kayba uğramaması için yerleşik düzen içerisinde olan esnafa
gidilmeli” dedi.
Çantacılar,
esnafın ekmeğini baltalıyor
GAZETTE - Adana
Saatçi, Matbaacı, Tabelacı ve Camcılar Odası Başkanı Celal Konuş, Uzakdoğudan
getirilen ucuz digital saatlerin, mesleğimizi katlettiğini belirterek, “Dünyada
artık digital saatler hakim. Ara eleman da yetişmediğinden, orijinal mekanizma
ustası kalmadı. Adana’da toplam sadece 8 tane mekanizma tamircisi usta var”
dedi. Saat tamirciliğinin liselerde seçmeli ders olarak okutulması yönünde geçmişte
bir girişimleri olduğunu belirten Başkan Konuş, “Milli Eğitim Bakanlığı da onay
da verdi ancak finansman bulamadık. Adana, Ankara ve İstanbul’da kurulacak
laboratuvarlar için 1 milyon 300 bin paund para gerekti” diye konuştu.
Matbaacılık mesleğinin korkunç hızla gelişen teknolojiye yenik düştüğünü ifade
eden Başkan konuş, çözüm önerilerini sıralarken, Tabelacılık/reklamcılık
sektörüyle alakalı da, çantacı tabir edilen aracılara itibar edilmemesi
gerektiğini söyledi. Celal Konuş, sektörel sorunlar hakkında sorularımızı
yanıtladı;
Sizi kısaca tanıyabilirmiyiz?
Adana’da,
1961 yılında dünyaya geldim. 12 yaşından beri sanatkarım. Mekanik saat
ustasıyım. Digitallerden de anlarım ama asıl işim analog üzerine. 2003 yılından
beri oda başkanlığı görevini sürdürüyorum. Evliyim ve 2 çocuk babasıyım.
Odanın tarihçesi hakkında bilgi verir
misiniz?
1956 yılında Saatçiler
Derneği olarak faaliyetlerine başladı. Sonrasında matbaacılar, çevre illerde
500 olan üye sayısıyla oda kurdu. Matbaacılar 500 sayısını bulamayınca, topluca
‘en iyi çalışan oda başkanı kimdir’ diye 27 kişilik bir grup olarak Saatçiler
Derneği’ne geldiler. Sonraki süreçte reklamcılar tabelacılar yine bize topluca
ilhak olmuşlar. Ardından camcılar da öyle. dolayısıyla Adana Saatçi, Matbaacı,
Tabelacı ve Camcılar Odası olduk. Dönemin başkanı ustamdı. Gitmiş bakanlığa
hepsini tescil ettirmiş ve tüzüğümüze işletmiş. O tarihten belli burası Adana
Saatçi, Matbaacı, Tabelacı ve Camcılar Odası unvanı almıştır.
Eskiden sık karşılaştığımız saat
tamircileri artık yok gibi. Sektör bitti mi?
Ülkemizde
saatçiler ve optikçiler birbiriyle özdeşleşmiştir. Optik denildiğinde aklımıza
göz sağlığı gelir. Optikçiliği de uzun yıllardan beri saatçiler yapar. Bende 34
yıllık bir saatçi ustasıyım. Mekanik olarak bilinen analog saatlerin uzmanıyız.
Simetrik ve mikromilim anlayışıyla üretilmiş bu saatler artık kalmadı. Dünyada artık
digital saatler hakim. Ara eleman da yetişmediğinden orijinal mekanizmalarının ustası
kalmadı. Adana’da toplam sadece 8 tane mekanizma tamircisi usta kalmış durumda.
Bunların da yaşı 50’nin üzerinde. Yerlerini alabilecek kimse de bulunmuyor.
Uzakdoğudan gelen ucuz digital saatler, mesleğimizi adeta katletmiştir.
Sorunlara çözüm bulabilmek için önemli saat ustaları ve oda başkanlarıyla beraber
geçmiş yıllarda seri toplantılar düzenledik. Saat tamirciliğinin liselerde
seçmeli ders olarak okutulması yönünde bir girişimimiz oldu. Milli Eğitim
Bakanlığı onay da verdi ancak finansman bulamadık. Adana, Ankara ve İstanbul’da
kurulacak laboratuvarlar için 1 milyon 300 bin paund para gerekti. Almanya’da
ki saat fabrikaları bize teknik destek vermeyi taahhüt etti. Bahsettiğim gibi,
kaynak bulamayınca bunu gerçekleştiremedik.
Matbaacılık hizmeti genelde eski
makinelerle veriliyor. Bunun sebebi nedir?
Matbaacılık
mesleği, korkunç hızla gelişen teknolojiye yenik düştü. Bugün 4 renkli,
orijinal bir matbaa makinası, 1 milyon 500 bin euro değerinde. Adana’da ki
matbaacılar ise, 50 ila 80 yıl önceki teknolojilerle çalışıyorlar. Biri ürünü,
eski teknoloji 10 liraya mal ederken, yeni teknoloji ise 4 liraya mal
etmektedir. Aradaki fark budur. Tüketici de, haliyle matbaası yeni olan
işletmelere iş veriyor. Dolayısıyla, eski teknolojiyle devam edenler, iş bulamazlar.
Matbaacılığa devlet eliyle, ithalatta ve ihracaatta KDV’si,ÖTV’si alınmayan
teknolojik yatırım çalışmaları yapılmalı. Bu bizim önerimizdir. Ustaların,
mesleklerini sürdürüp, hayatlarını idame ettirebilmeleri için yapacakları
teknolojik transferde, devlet KDV, ÖTV almamalı. Bugün, sektörün önemli
ustaları, teknolojileri olmadığından işyerlerinde sabahtan akşama kadar
oturuyorlar.
Tabelacılık/reklamcılık sektörü
matbaaya göre teknolojiyi daha yakından takip ediyor. Hatta bu alanda bölge
merkezi olduğu söyleniyor. Bu doğru mu?
Tabelacılık/reklamcılık,
matbaacılıkla beraber değerlendirilebilecek bir iş koludur. Bu ikisi,
birbiriyle evlenmiş bir meslek gurubudur. Anlayışları, çalışma fasılları,
teknolojik yapıları birbirene çok yakın. Bugün bir matbaacıya gidiyorsunuz,
reklam işi alabiliyor. Veya bir reklamcıya gidiyorsunuz, matbaa işi alabiliyor.
Önceden şirketler, durumlarına göre yıllık planlama yaparken, reklam payı
ayırırlardı. Son 7-8 yıldır, şirketler, kurumlar ve kamu kuruluşları reklam
giderlerini yapamamaktadır. Reklam gideri ile matbaa gideri bir olduğundan,
matbaacı ve reklamcı sektörleri sıkıntı yaşamaktadır. Bunların aşılması adına,
Adana’da ki matbaacı ve reklamcıları, her yıl 2-3 defa düzenlenen uluslararası
fuarlara götürüyoruz. Bu çalışma, bana göre bir uygulamadır. Bir katalog
üzerinden incelemek farklıdır. Bir cihaza dokunmak veya görevlileri tarafından
bilgilendirilmek çok daha faydalı olduğundan, biz sık sık fuarları ziyaret
ederiz. Katılımlarımız yoğun olur. Dönüşte ise seminerler düzenleriz. Fuar
çalışmalarımız sayesinde, özellikle reklamcılık sektörünün teknolojisini
Adana’da önemli ölçüde değiştirdik ve yeniledik. Adana, reklamcılık sektöründe
7-8 kentin bölge merkezi olmuştur.
Camcıların durumu nedir?
Camcılar ve
pvc’cilerle ilgili de Türkiye’de her yıl çok büyük bir fuar düzenlenir. Fransa,
Almanya ve farklı ülkelerden cihazlar getirilir, kıyasıya bir görsel şov
başlar. Benim de, estetik açıdan en çok beğendiğim fuar, camcılara hitap eden
fuardır. Oda olarak, bu sektöre de önemli katkılar sunduğumuzu iddia ediyorum.
Sektörün mevcut cihazlarının son teknoloji ürünü olması açısından gösterdiğimiz
hassasiyet sonuç vermiştir.
Bünyenizde ki iş kollarının en ciddi
sıkıntıları nelerdir?
Hangi
sektörde bakarsanız bakın, Adana’nın sanatkarları, ülkenin en iyi
sanatkarlarıdır. Biz dahil bir çok meslek odalarımızın en büyük sıkıntısı,
kayıt dışı faaliyetlerdir. Bir devlet memuru veya farklı sektörde faaliyet
gösteren biri dahi, eline çanta alıp reklamcılık/tabelacılık yapabiliyor. Bir
firma ile yüzde üzerinden anlaşıyor ve kapı kapı dolaşıyor. Daha önce de bu
konula ilgili açıklamarımız oldu. Gazeteniz aracılığıyla vatandaşları bir kere
daha uyarmak istiyorum. Hiç kimse, elinde çantayla gelip de, ‘Ben reklamcıyım’
diyene iş yaptırmasın. Önce Allah rızası için, sonra kendi bütçesi için. Çünkü
bu insanlara iş verenler, daha fazla ücret ödüyorlar. Çantacı tabir ettiğimiz
kişi, aracı farkı alıyor. 10 liraya yapılacak iş, 14 liraya mal oluyor.
Vatandaş bunun bilincinde değil. Vatadaşlarımız çantacılara itibar etmesin.
3’üncü şahıs o parayı haketmemiştir.