Yıllardır eserleriyle duygularımıza tercümanlık ederek
hüzünlenmemizde veya neşelenmemizde pay sahibi olan Adanalı bestekar Abdulkadir
Nurlu, 35 yıllık müzik hayatının kısa bir analizini yaptı. Asıl mesleği ilkokul
öğretmenliği olan ve sanatın toplumsal önemi dikkate alındığı iki kutsal görevi
başarıyla yürüten Nurlu, “Beste yapmadan ve çocuklarım olmadan asla yaşayamam”
dedi.
Dersi okulda, hayatı notalarda anlatıyor
GAZETTE - Türkiye’de sanatın merkezi İstanbul olunca,
Adana’da kalarak başarıya ulaşmak bir sanatçı için gerçekten de imkansızlıkla
müsavi. Üstelik ne kadar kaliteli işler yapsın, ne kadar muazzam eserler
üretirse üretsin, belirli sınırların dışına çıkamaması kaçınılmaz bir gerçek.
Sanat ruhu taşıyan bu kentin, sanatın her alanında kısır kalmasının en büyük
nedeni belki de budur. Memleketini terk etmeyerek bir yerlere ulaşmış isimler
de var elbette. Mesela, Abdulkadir Nurlu’yu buna örnek gösterebiliriz. 35 yıldan beri müzik piyasasının içinde yer alan ve 700’den
fazla şarkı besteleyen Nurlu, halen üretmeye ve Adana’nın gururu olmaya devam
ediyor. Nurlu, müzik ve sanat yaşamı hakkında merak ettiğimiz soruları
yanıtladı;
ÖNCELİKLE ABDULKADİR NURLU’YU TANIYABİLİRMİYİZ?
Adana’da, Mirzaçelebi Mahallesi’nde 1958 yılında dünyaya
geldim. Toros İlkokulu, 5 Ocak Ortaokulu ve Adana Erkek Lisesi’nden mezun oldum.
Eğitim Enstitüsü’nü tamamladıktan sonra sınıf öğretmeni olarak meslek hayatıma
başladım. Sırasıyla Aydın ili Kuyucak İlçesi Yukarıyakacık Köyü’nde 4 yıl görev
yaptım. Yozgat’ın Akdağ Madeni ilçesine bağlı Alicik Köyü’nde 3 yıl çalıştım.
Daha sonra Adana’ya tayinim çıktı. Burada Cemilnardalı, Mithatpaşa, Gazi ve
Petrol Ofisi İlkokulu’nda görev yaptım. Halen Petrol Ofisi’nde çalışmaktayım.
35 yıllık evliyim ve 3 çocuk babasıyım. Meslek hayatım boyunca yaklaşık 500
öğrenci eğittim. Dünyaya bir daha gelsem bir daha öğretmen olurum.
SANAT HAYATINIZ NASIL BAŞLADI?
Ağabeyim İsmet Nurlu müzisyendi. Saz çalar ve düğünlerde,
özel günlerde sahne alırdı. Ona özendim. Bende 22 yaşından sonra askerliğimi
tamamladıktan sonra amatörce saz çalmaya başladım. Bu konuda en büyük desteği
yine ağabeyim verdi. Yine ağabeyimin isteği üzerine Mirzaçelebi Mahallesi’nde
bir müzikevi açtım. Burada ağabeyimin yanına bestekar ve müzisyenler geliyordu.
Asaf Ayvar ile burada tanıştım. Bu arada benim yazdığım bazı şiirler vardı. Bunları
kendisine gösterdiğimde çok beğendi. Şiirnleri alıp beste yapmaya başladı.
İLK BESTELENEN ŞİİRİNİZ HANGİSİYDİ?
Beni sevdiğini söyle isimli bir şiirmi vardı. Asaf hocam
bunu bestelemişti. Bu şarkıyı Vahdet Vural okudu. Böylece piyasaya girmiş
oldum. Hemen ardından ‘Baharda dost bilinmez’ isimli şiirim de yine Asaf Ayvar
besteledi. Bunu da o yıllar Küçük Emrah diye bilinen şarkıcı Emrah okudu. Bu
benim çıkış şarkım oldu ve çok sevildi. Emrah bu şarkıyı çevirdiği filmlerinde
de okudu. Popülerliğim artınca, sonraki şiirlerim daha çok istek gördü. Ceylan,
Ümit Besen, Tüdanya, Devrim Erden, Murat Kekilli, Müslüm Gürses, Bülent
Serttaş, Selahattin Özdemir ve bir çok sanatçı şarkılarımı okudu.
SADECE ŞİİRLERİNİZ Mİ BESTELENDİ?
1985 ile 1991 yılları arasında 30 şiirim bestelenip
yayınlandı. Bu tarihten sonra beste yapmaya başladım. İlk bestem ‘Bizi kimse
ayıramaz’ isimli şarkıydı. Bu şarkımı Emrah seslendirdi ve çok tutuldu.
Ardından ‘Aramızda sıra dağlar’ geldi. Bunu da Ümit Besen, Tüdanya, Devrim
Erdem ve Selahattin Özdemir okudu. Geçen
yıl albümü piyasaya çıkan yeğenim Doğan
Nurlu modernize olmuş haliyle okudu.
ŞİİRLERİNİZ DAHİL OLMAK ÜZERE KAÇ ESER KAZANDIRDINIZ?
Yaklaşık 35 yıldan bu yana müzik piyasasının
içerisindeyim. Bu zamana kadar 700’ün üzerinde eserim oldu. Bunun 100’den
fazlası yayınlandı. Müzik piyasası neredeyse bitme noktasına geldiğiğinden
diğer 600 bestem şu an beklemede. İnternetten şarkı indirme, televizyon ve
radyolarda şarkıların sürekli tekrar etmesi satışları yok etti. Hatta korsanı
bile bitirdi.
ÖĞRETMENLİKLE BESTEKARLIĞI BİR ARADA NASIL YÜRÜTTÜNÜZ?
Bestekarlık bir sevgi ve duygu işidir. Zaman önemli
değildir, akşam veya sabah da yapabiliyorsun bu işi. Ben besteciliği çok çok
sevdim. Ders sırasında kafamda bütünleşen melodiler de oluyordu. Fakat kendimi
dersten hiç koparmadım. Beste yapmazsam yaşayamam. Söz ve şiir yazmayı şu an
bıraktım. Farklı söz yazarlarının şiirlerini besteliyorum.
BESTEKAR YÖNÜNÜZ MÜ AĞIR BASIYOR YOKSA ÖĞRETMENLİK Mİ?
Aslına bakarsanız ikisini de çok seviyorum. Fakat müziğe
başlamadan önce öğretmendim. Bu nedenle öğretmen yanım daha baskın.
Öğrencilerim çok seviyorum. Onların masum dünyasından kendime bakış açısı
oluşturup öyle düşündüğümü söyleyebilirim.
ÖĞRENCİLERİNİZİN ARASINDA SANATA YETENEĞİ OLANI KEŞFETİP
DE MÜZİĞE YÖNLENDİRİĞİNİZ OLDU MU?
Sınıf öğretmeni olmam dolayısıyla çocuklara müzik dersi
de veriyorum. Öğrencilerimin müzik konusunda şanslı olduklarını düşünüyorum.
Yeteneği olanlara gereken ilgi ve alakayı elbette gösteriyorum. Bunun dışında
Murat Kekilli piyasa kaz andırdığım kişilerdin başında geliyor. Şu anda yeğenim
Doğan Nurlu’nun albüm çalışmalarıyla ilgileniyorum. Ona son derece güveniyorum.
SANAT DÜNYASINDRAN KİMLERLE GÖRÜŞÜYORSUNUZ?
Murat Kekilli, Mustafa Uğur, Doğan Nurlu, Selahattin
Özdemir, Eyüphan, Cansever sık sık bir araya geldiğim isimler. İstanbul’a yolum
düştüğü zamanlarda piyasadaki arkadaşlarla da görüşme imkanımız oluyor. Müzik
hayatım boyunca en büyük desteği gördüğüm Celal Bağlan’ın ise hayatımda ayrı
bir yeri vardır. Onunla her zaman sık sık görüşürüz. Şakir Aslan ve Ahmet Selçuk İlkan ile de
çalışıyorum.
ÖĞRETMEN MAAŞININ YETERSİZ OLDUĞU BİLİNİR. BESTEKARLIKTAN
PARA KAZANDINIZ MI?
Bestekarlıktan çok para kazandım. Öğretmenlikten
kazandığımdan daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Tabi bu son 10 seni öncesine
kadar geçerliydi. Şu an yok denecek kadar az kazanıyorum. Ama dediğim gibi
bestekarlık benim için bir yaşam tarzı. Hiç kazanmayacağımı hatta benden de
götüreceğini bilsem bile devam edeceğim bir sanat dalı. Beste yapmadan
yaşayamam.
BESTE YAPMANIZ İÇİN SİZE ŞİİRLERİNİ GETİRENLERDEN ÜCRET
TALEP EDİYORMUSUNUZ?
Hiç kimseden beste veya demo karşılığında para talep
etmedim ve etmem de. Para teklifi olmasına rağmen bunu yapmadım. Bana şiirler
gelir, beğendiklerimi bestelerim ve bir sanatçı okuduğu zaman kazandığımız
parayı söz yazarıyla ortak bölüşürüz. Şimdilerde, facebook üzerinden
ggönderilen şiirleri besteliyorum. İsteyenler facebook hesabı yoluyla bana
ulaşabilirler.
BESTELERİNİZ DAHA ÇOK AŞK ÜZERİNE. HAYATINIZ DA ÇOK AŞIK
OLDUĞUNUZ SÖYENEBİLİR Mİ, BU İLHAMI NEREDEN ALDINIZ?
Eşimden başka kimseye aşık olmadım. Tam 35 yıldır mutlu
bir evliliğim var. Bir bestecinin en büyük kaynağı aşık olmasıdır. Ben her
zaman hayata aşık oldum. Sevdiğim her şeye aşıktım. Yaptığım bestelerin en
büyük ilham kaynağı da bu oldu. Ömrümün sonuna kadar aşık olmaya ve bu
aşklarımı bestelemeye devam edeceğim.
HEMEN HEMEN HER GÜN YENİ ŞARKICILAR PİYASAYA ÇIKIYOR.
ESKİDEN MEŞHUR OLMAK ZORDU. TÜRKİYE’DE ŞARKICI OLMAK ŞİMDİ NEDEN BU KADAR KOLAY
OLDU VE SONU NEREYE VARACAK?
Bu soruya katılmıyorum. Şu an şarkıcı olmak eskiye göre
çok daha zor. Eskiden albümler satılıyor, sanatçıya albümü yapımcı firmalar
yapıyordu. Satışlar çok düşünce firmalar kimseye albüm yapamaz duruma geldi.
Sanatçılar albümü kendileri yapıyor, kendileri bastırıyor, televizyonlarda
yayınlanması için kendileri para veriyor. Bu, sanatçıları çok zorluyor. Sanatçı
olmak işte bu nedenle çok zor. Ciddi bir yatırım istiyor.
ADANA ‘DA SANAT YAPMANIN NE GİBİ ZORLUĞU VAR?
Türkiye’de müziğin merkezi İstanbul ve Adana İstanbul’a
çok uzak bir şehir. Bu beste tanıtımı yapmak da zorlaşıyor. Adana büyük bir
şehir olmasına rağmen, hak ettiği yere yükselemiyor. Memleketimizde
keşfedilmemiş büyük değerler var. Bunlara fırsat verilmesi halinde çok başarılı
eserler ortaya çıkacağına inanıyorum.