Doç. Dr. Şeref İba, Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi İnci Gül’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Doç. Dr. İba, ziyaret sırasında, gündemdeki konuları da değerlendirdi.
İba, yeni internet kanununun tepkisel bir düzenleme olduğuna dikkat çekerek, “Aslında etkiye tepki daha doğrusu. İnternet hukuku Türkiye’de yanlış hatırlamıyorsam; 2007 yılında yasayla çıkan bir kanundur. Şimdi bu son yapılan tartışılan kanun daha doğrusu bir torba kanunu içerisinde bir madde koymak suretiyle o ana kanunda değişiklik öngörülüyor” dedi. Değişikliğin esasının, internet kullanıcı sayısının aşağı yukarı 55 milyona yükseldiğini hatırlatan Şeref İba, “Hemen hemen bütün evlere girdi, herkesin evinde bilgisayar, her şekilde erişim imkânları var ve çok yaygın bir imkân. Bunlarla ilgili kişi haklarının korunması da özellikle bu kaçak savaşlardan sonra geldi. Ses kayıtlarının deşifre edilmesi, hükümet mensubuyla ilgili, sayın Bakanlarla bazı kayıtların yayınlanması, malum çekişmeler yahut da çatışmalar diye söylüyorum. Bu konuda da düzenleme ortaya çıktı. Düzenlemenin Avrupa Birliği Standartları’nın gerisinde olduğuna dairde kamuoyundan ciddi itirazlar yükseldi. Bu itirazlara da gerçekten katılıyorum. Yapılan düzenleme evet, haklı bir tepkiden kaynaklanmış olabilir ama yapılan düzenleme ölçüyü kaçırmış bir düzenlemedir”diye konuştu.
“TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ GERİYE GİDİYOR”
Doç. Dr. İba, ‘haberleşmenin gizliliği’ daha doğrusu ‘özel hayatın gizliliği’ ilkesi anayasal bir hak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Devlet’te anayasal hakları daha doğrusu vatandaş haklarını korumak konusunda çok titiz davranmak hususiyetindedir. Anayasa daha doğrusu bir görevdir. Bu yeni madde normalde yargı kararıyla yapılan işi, yürütme organına veriyor. Anayasa felsefesi açısından bakıldığı zaman da bir sıkıntı olduğu bellidir. Nasıl bir mahkeme kararıyla bir erişimi engelleme söz konusu olabiliyor iken şimdi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın Telekomünikasyon başkanı kimdir? Geniş manada yürütme organı bünyesinde yani yasama, yargı ve yürütme olarak 3 temel kuvvetten yürütme organı bünyesin de bir kuruluşun başıdır. Bu kişinin kararı ile erişimlerin engellenebilmesi yani bir içeriğin derhal kaldırılması konusu mümkün olacak. Bu haliyle biraz antidemokratik bir özü var. Haklı eleştiriler olarak ifade ettiğimiz kısım budur. Sayın Cumhurbaşkanı da kamuoyuna yansıyan açıklamalardan anlaşılıyor ki bazı şerhler düşmek suretiyle onayladı. O konuda meclise yeniden bir teklif olarak sunuldu şu bulunduğumuz süreç içinde de görüşülüyor. Kaygıları gidermek amacıyla yeni bir teklif görüşülüyor. Örneğin, yapılan açıklamalardan şunu anlıyoruz, bu düzenlemenin şu anda yasalaşan şeklin biraz daha demokratik hale getirilmesi için TİB başkanı erişimi engelleyebilecek bir idari işlem kararı olarak ama 24 saat içerisinde mahkemeye başvurulacak. Mahkeme onaylarsa bu engelleme devam edecek. Bu daha güzel bir düzenleme olacak. Henüz daha yasalaşmadı. Sayın Cumhurbaşkanının resmi gazete yayınladığı sırada bu itirazların sonucu olarak yeni bir düzenleme yapılacağını açıkladı. Bu açıklama üzerine de yeni bir teklif geldi ve bu teklif kabul edildiği zaman demokratik adımda ortaya çıkmış olacak. Biraz daha olumlu düzenleme şekline gelecek. Ama şu haliyle gerçekten de Avrupa Birliği dünya standartlarının gerisinde demokrasi standartlarının ileriye değil geriye gitmesi söz konusudur.”
“SOSYAL HAYATI YASALARLA ENGELLEYEMEZSİNİZ”
İnci Gül’ün, “Amerika’da diyelim ki vatandaş bir siteye girecek ama takip edildiğini düşündüğü için farklı bir sunucudan bağlanmak isteyecek mesela Güney Afrika’dan. Bunun Türkiye’de de yaygınlaşabileceği düşünülüyor. Hatta bazı programlarortaya çıktı 40-50 dolara satılıyor.Bu durum bahsettiğimiz tünel programlarının da önünü açar mı?”sorusuna ise Şeref İba, “Çok haklısınız, çok da güzel ifade ettiniz. Sosyal hayatı yasalarla engellemeye, kısıtlamaya, sınırlamaya çalıştığınız takdirde hemen yan yollara veya gizli, saklı hileli yollara başvurmak öteden beri gündemdedir. Bu konuda böyle gelişmelerin olacağı, yaşanacağı çok bellidir. Paket programlar var. Hemen IP numarasını farklı bir ülkeden gösterip girilen durumlar var. Hemen bu yollara başvuruluyor. Yasal düzenlemeler bile bu konularda yetersiz kalıyor” yanıtını verdi.
“UMUDUMUZ BAŞKA BAHARA KALDI”
Doç. Dr. Şeref İba, yeni anayasa çalışmalarının, bu dönemki parlamentoya bir misyon olarak verildiğini ifade ederek, büyük bir beklentinin umudun oluştuğunu söyledi. Parlamento’ya bu konuda lokomotif fonksiyonu verildiğini, bünyesinde bir anayasa uzlaşma komisyonu oluşturduğunu anımsatan İba, sözlerinde şöyle devam etti:
“Bütün siyasi partilerin eşit saydığı temsilcilerinden oluşturuldu. Bu komisyonun çalışmaları geçtiğimiz aylarda başarısız sonuçlanmıştır. Artık bir fiyasko olarakmı değerlendirilir veya başarısızlık olarak mı değerlendirilir. Ama netice olarak başarılı olamadılar. Bu konuda çok değişik mülahazalar var. Niye başarılı olamadı, muhalefetin pozisyonu böyle iktidarın pozisyonu böyle kırmızıçizgi meseleleri var. Hatta yeni anayasa veya sivil anayasa yapım çalışmalarının aslında bir yerlerde verilen sözlerle ilgili olduğu, belli meselelere bölücü terör meselelerine çözüm bulduğu gibi görüşlerle ifade edildi. Genel bir değerlendirme yapılacak olursak yeni anayasa konusundaki umut başka bahara kaldı. İnşallah yeni dönem meclisi bu konuda daha başarılı çalışmalar ortaya koyacaktır.Milletimizin önünü açacak, ayak bağı olmaktan çıkaracak yeni anayasaya sahip oluruz. Yeni bir anayasa ihtiyacı konusunda ben her konuşmam da vesile olduğu gibi ihtiyacımızı belirtiyorum.
“YENİ ANAYASAYA İHTİYACIMIZ VAR”
Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var. Eski 1982 anayasasının vesayetçi iklimi perakende nitelikte ki değişikliklerini koruyor. Kısmi birkaç maddesini değiştirmekle olmuyor. Çağdaş, ileri, demokratik, yaşam standartlarının gerisine düşmeyen bir anayasa inşallah yeni dönem meclisi bu konuda daha başarılı çalışmalara başlayacaktır. Tabi şunu da ifade etmek lazım, bu çalışmalardan çıkarılacak dersler vardır. Bu yasama dönemin de yapılan çalışmaların başarısızlık olarak sonuçlanmış olması çok ciddi bir tecrübe oldu. Anayasanın bu tarz çalışmaları alınan görüşler, bölge toplantıları, bilgisayar imkânıyla yapılan çalışmalar bunların hepsi anayasa havuzunu oluşturdu. Bir birikim, bir malzeme, bir materyaldir. Bunların hepsi dikkatle değerlendirilmesi gereken, hazine değerinde çalışmalardır. İnşallah ilerde yapılacak olan çalışmalar için bunlardan faydalanılabilir diye düşünüyorum.”
Şeref İba, açıklamalarının ardından Gazette’yi de inceledi.