Optimum'da Anne-Baba Destek Programı

Optimum'da Anne-Baba Destek Programı

Rönesans Eğitim Vakfı’nın, Adana Optimum Outlet Alışveriş ve Yaşam Merkezi'nde gerçekleştirdiği “Anne-Baba Destek Programları”nın 13'üncüsünün konusu bu kez  “Ele avuca sığmayan çocuklar” olarak tanımlanan ve çoğu zaman dikkat eksikliğinin de eşlik ettiği “Hiperaktivite” oldu.   

Optimum'da Anne-Baba Destek Programı

Vakfın, Adana Optimum Outlet Alışveriş ve Eğlence Merkezi'nin ev sahipliğinde ve Erkan Koleji işbirliği ile düzenlediği seminer, AVM’de bulunan Avşar Sinemaları salonunda gerçekleştirildi. Katılımın ücretsiz olduğu eğitim seminerinde, Öğr. Gör. Dr. Obengül Ejder, öğretmen, aile ve uzman işbirliği ile tedavi edilmesi gereken bu hastalıkla ilgili merak edilenleri açıkladı.

 

Yerlerinde rahat durmazlar;

DEHB’nin temel özelliklerinin, dikkati vermede ve sürdürmede güçlük, benzer gelişim düzeyindeki çocuklara oranla aşırı hareketlilik ve ataklık olduğu vurgulayan Ejder, “Hiperaktivite, yerinde rahat duramama, gerektiği zamanlarda yerinde oturamama, uygunsuz ortamlarda koşuşturma ya da eşyalara tırmanma, “motor takılmış gibi” sürekli hareket halinde olma tarzında kendini gösterir. Bu durumdaki çocuklara sadece ‘yapma’, ‘etme’ demek de çözüm değil. Bu konuda ailelerin izleyeceği yaklaşım tedavide büyük önem taşıyor” ifadelerine yer verdi.

 

Dikkat eksikliği eşlik ediyor

Ejder, hiperaktiviteye çoğu zaman dikkat eksikliğinin de eşlik ettiğini belirterek,  şunları söyledi:

 “Dikkat eksikliği , bir konuya yoğunlaşmada güçlük, verilen görevleri tamamlayama, sınırlı

 

dikkat zamanı ve dikkat dağınıklığı belirtileri ile kendini gösterir. Bu bozukluğu olan çocuklar ayrıntılara karşı dikkat eksikliği gösterir, okul ve diğer ödevlerinde birçok hatalar yaparlar. Çalışmalarını plansız, düzensiz ve karmakarışık bir biçimde sürdürürler. Oyun ve benzeri etkinliklerde dikkatlerini uzun süre toplayamazlar, başladıkları işleri tamamlamakta zorlanırlar. Sanki akılları başka yerdedir ya da söylenenleri dinlemiyor ya da duymuyor görünümü verirler. Sıklıkla tamamlanmamış bir etkinlikten diğerine geçerler. Kendilerine verilen okul ödevi ya da herhangi bir iş üzerinde belirtilen ve beklenilen bir biçimde çalışamaz, ödevlerini bitiremezler.”

 

-Okul başarısını etkiliyor-

Bu tür bozukluklarda ilaç tedavisini Çocuk ve Ergen Psikiyatrlarının, Aile Terapisini ve Bilişsel davranışçı terapiyi ise psikoterapistlerin yapması gerektiğinin altını çizen Öğr. Gör. Dr. Ejder, “DEHB çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları bölümlerine yapılan başvuruların en sık nedenlerinden biridir. Tedavi edilmediği takdirde, belirtileri çocuğun eğitim ve yaşantısının hemen her alanını olumsuz etkilemekte, yoğun ruhsal, sosyal ve okul sorunları ortaya çıkmaktadır” diye konuştu.

 

-Anne-Babalara eğitim-

Konuyla ilgili anne-babalara verilen eğitimden de bahseden Ejder, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Bu eğitiminde DEHB hakkında ve çocuğa tutumlar konusunda ailenin bilgilendirilmesi amaçlanır. Burada anne ve babalara çocuklarına uygun disiplin ve tutarlı davranılması öğretilir. Aşırılı hoşgörülü veya aşırı cezalandırıcı tarzdaki yaklaşımlardan kaçınmalıdır. Ailenin ve öğretmenin bilgi sahibi tanı ve tedavi bir ekip işidir. Bir sorun olup olmadığına ilişkin bir profesyonel girişimi, öğretmen ve ana-baba görüşlerinden hareketle danışmalar yapmalıdır. Daha sonra da çocuğu bir çocuk psikiyatrisine sevk etmesi gerekir”

 

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun sadece okul öncesi ve okul çağında değil yaşam boyu devam eden bir hastalık olduğunu ifade eden Ejder, “Hiçbir psikolojik test, ölçek, kan tahlili veya radyolojik inceleme (bilgisayarlı tomografi, EEG, manyetik rezonans ve diğerleri) DEHB’ ğının kesin tanısını koymaya yeterli olmaz. Fakat belirtileri araştırmak için bazı soru formaları ve testler tanı koymasına yardımcı olabilir. Bu testler çoğu zaman anne-baba ve öğretmenler için hazırlanmıştır” dedi.

 

 

 

DİĞER HABERLER

Bu avcı ava kitapla gidiyor
Bu avcı ava kitapla gidiyor
21 Ocak 2026 Çarşamba