Prof. Dr. Timuçin Çil: Sigara kanser riskini artırıyor

Prof. Dr. Timuçin Çil: Sigara kanser riskini artırıyor

Kanser İmmünoterapisi Derneği Genel Başkanı, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Adana Şube Başkanı, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Timuçin Çil, İnci Gül ile Biz Bize programının bu haftaki konuğu oldu. Canlı yayında İnci Gül’ün sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Çil, ‘’Önlemler almak lazım ama bu riski sıfıra indirmemiz mümkün değil. Temel amacımız, riski azaltmak. Elimizde çok önemli veriler var. Akciğer kanseri, özellikle sigara içen kişilerde görülüyor. Sigara içmeyen kişilerde akciğer kanseri daha az görülüyor. Dolayısıyla önlemler almak lazım’’ dedi.


Prof. Dr. Timuçin Çil: Sigara kanser riskini artırıyor

Biliyorsunuz Kasım ayı Akciğer Kanseri Farkındalık ayı. Akciğer kanserini konuşacağız sizinle. Maalesef ki kanser türleri çok fazla olduğu için sizin de bununla ilgili bilgi vermeniz vatandaşlarımızı aydınlatıyor. Teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ederim. Kanser tedavisi çok önemli. Çok insanın kanser olduğunu görüyoruz. Kanser tedavisindeki başarılardan her zaman bahsediyoruz ya da gelişimleri anlatmaya çalışıyoruz. Farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Ama temelde biz kimse kanser olmasın istiyoruz. Temel amacımız bu. Bir hekimin, bir sağlık çalışanının, bir onkolog, onun da temel amacının bu olması gerekir, insanların kanser olmasını önlemeye çalışması gerekir. Ama tabii ki tedavi süreçleriyle ilgili erken tanıdan, bunun öneminden, ilerlemiş hastalığı olan kişilerden, bunların tedavi süreçlerinden mutlaka herkesi bilgilendirmeniz gerekiyor. Ama Kasım ayı çok önemli bir ay. Aslında bu ay içerisinde başka kanserlere de atıflar yapıyoruz. Biz de toplumu bilinçlendirmek için sizlerin aracılığınızla akciğer kanserinin önemini, nasıl önlenebileceğini önleme yöntemleri var mıdır bunların altını net kalın çizgilerle çizmeye çalışıyoruz.

Bu farkındalık ayları neye göre belirleniyor?

Tabii tüm yılı değerlendirmek gerekir aslında ama bazı aylar hedef alınıyor. Çünkü farkındalığı odaklanırsanız belli noktalara, hatta bazen belli günler de farkındalık günü olarak belirleniyor. O zaman farkındalığı daha dar bir alanda yoğun bir şekilde insanların önüne koymuş oluyorsunuz. Tüm yılda yaptığınız organizasyonları ya da bu amaç için uğraştığınız, birlikte çalıştığınız ve ürettiğiniz tüm toplumu bilinçlendirme yönüne yönelim oluşturduğunuz şeyleri bir aya daralttığınız zaman daha yoğun, daha etkin bir çalışma düzeni oluşturmuş oluyorsunuz. Bu amaçla yapılan bir unsur.

Peki bugünlerde neler yapılıyor, neler amaçlanıyor?

Bu kurumlardan, kurumlara farklılıklar gösteriyor. Bazı kurumlarda daha tüm ayı değerlendirerek farkındalık oluşturmaya yönelik çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Bu devlet kurumları içerisinde de var ama daha çok dernekler bu işin öncülüğünü yapıyor ya da burada temel unsuru oluşturuyor. Tabii Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, Kanser Immünoterapi Derneği gibi bizim görev aldığımız dernekler içerisinde buna yönelik projeler yapıyoruz. Bunun yanında Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği içerisinde de projeler yapmaya çalışıyoruz. Tabii ki Türk Kanser Araştırma ve Kurum Savaş Kurumu Derneği büyük bir organizasyon. Birçok şubesi var, onlar içerisinde yapıyoruz ama daha çok tabi günümüzün trendi ya da farkındalık yöntemi online platformlar. Bunları çok iyi değerlendirmek gerekiyor.

Akciğer kanseri bütün kanser türleri arasında en ciddi insan sağlığını tehdit eden bir hastalık. Ülkemizde ve dünyaya baktığımızda akciğer kanserine yakalanan insan sayısı kaçtır tahminen?

Aslında bu sayı elimizde var. Türkiye İstatistik Kurumu'nun verileri de var, tüm dünyadan istatistikler de var. Bakarsak akciğer kanseri için iki tane çok önemli nokta var. Bence hem kadınlarda hem erkeklerde en sık görülen ikinci kanserdir akciğer kanseri. Ama ölüm oranı oranına bakarsak ilk sırada yer alıyor ne yazık ki. Yani bu çok önemli bir unsur. Akciğer kanseri en çok ölüme neden olan kanser. Ama 10 yıl öncesine göre çok büyük değişim var. Bakıyoruz tabii akciğer kanserinde temel problemlerden biri erken tanı oranı. Çok kısıtlı bir tarama yöntemi yok ne yazık ki. Daha doğrusu tarama yönteminin standardizasyonu ile ilgili problemler var. Tüm dünyada kabul edilmiş şu şekilde. Örneğin kadınlardaki meme kanseri için mamografi gibi bir tarama yöntemi artık tüm dünyada kabul edilmiş, uygulanıyor. Pratikte etkilerini görüyoruz ama akciğer kanseri için böyle bir şey yok. Dolayısıyla akciğer kanserinde erken tanı sıklığının düşük olması nedeniyle daha çok ileri dönemde hastalıkla karşılaşıyoruz. Ben 10 yıldır tıbbi onkoloji camiası içerisinde olduğum için bu gelişimi yaşamış bir insanım. Bakıyorsunuz eskiden 10 yıl öncesinde akciğer kanserindeki ortalama yaşam süreleri çok dar bir alanda iken şimdi çok uzun olduğunu görüyoruz. Bu çok sevindirici bir olay ama biz kimsenin kanser olmamasını istiyoruz. Olunsa da erken tanı istiyoruz. Temel amacımız bu.

Peki sağlam bir akciğer ile kanserli bir akciğerin nasıl izah edebilirsiniz?

Akciğer tabii çok önemli bir organ, bir solunum organı. İnsanlar kanser olduğunda, yani kanseri de akciğer içerisine ilerlediği zaman o akciğerin yetmezlik bulguları oluyor. Çok kötü bir tablo gerçekten. Nefes darlığı hissetmek ya da bunu yaşamak bir akciğer kanseri hastasının ileriki dönemde yaşayacağı en kötü unsurlardan biri. Normal akciğer fonksiyonlarının olduğu bir kişiyle arasında yaşam kalitesi çok belirgin olarak azalıyor ve bunun yanında akciğerin yetmezliğine bağlı günlük aktivitelerini yerine getiremeyecek düzeyde bir yetmezlik bulgularıyla karşılaşıyorsunuz. Bazen hasta tek başına lavaboya gidemiyor veya yemeğini tek başına yiyemeyen hasta bile olabiliyor.

Akciğer kanserine yakalanma risk faktörleri nelerdir?

Hepimizin çok iyi bildiği risk faktörleri var. Buna yönelik çalışmalar yapılıyor. İşte Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı'nda ya da Kanser Haftası'nda Kanser Farkındalık Günlerinde temel amaç hep sigara. Çok konuşuluyor bu konu. Ama evet gerçekten Avrupa'da, Amerika'da örneklerine bakıyorsunuz bunun üzerine konuşulur olmuş ve başarı oranı çok artmış. Sigara içmemiş bir toplum, gelişmiş toplumun bir özelliği. Özelikle Avrupa ülkelerinde sigara içme oranı çok düşük. Sigara içen kişiyi biraz daha üçüncü dünya ülkesi olarak tanımlıyor Avrupalılar. Bizde son 20 yıla bakarsak çok büyük gelişim var gerçekten bakıyorsunuz. Ama akciğer kanserinde sadece sigara değil başka faktörler de var. Genetik faktörler çok etkili ve bireysel genetik yapı çok önemli. Ama sigara dışında akciğer kanserine oluşturan genetik yapı üzerinden gelişen kanserlerde de buna yönelik tedaviler var. Burada da başarı çok yüksek ama en önemli unsur düzenli, dengeli beslenmek, sigara kullanmamak, alkol kullanmamak, egzersiz yapmak çok önemli.

Bu faktörlerin başına sigarayı koydunuz. Misal sigara paketlerinin üzerinde akciğer kanserine yakalanmış insan fotoğrafları konuluyor, buna rağmen içen insanlar var. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Baktığınızda maddi geliri düşük olmasına rağmen sigaradan vazgeçemeyen insanlar var.

Sigara tam bir bağımlılık. Bu bağımlılığın önüne geçmek lazım, insanlar bağımlı ise tabii ekonomik unsurlar çok önemlidir. Ama sigara fiyatları her gün artsa bile insanlar bir şekilde o sigaraya ulaşmaya çalışıyor. Sigara fiyatlarında yüksek olması gerektiğini düşünüyorum ben. Hatta daha da artırılması gerektiğini düşünüyorum. Çok pahalı olması gerektiğinin altını çizmek lazım. Ama burada temel unsur maddiyat üzerinden gerçekten gelişmiyor. Burada temel unsur bilinç üzerinden gelişiyor. Sigara paketlerinin üzerine kanserli bir akciğer dokusunun konması ya da akciğerin kanserli halini ya da insanların nefes darlığı, yoğun bakımda olduğu hallerin fotoğrafları konuyor. Bazen ben de görüyorum ama insanlar bunlardan çok etkilenmiyor gerçekten. Yani onu kullanıyor.

Peki bu hastalığa tanı nasıl konur?

Akciğer kanserinin tanısı aslında çok da zor değil. Biyopsi mutlaka yapılması gerekiyor. Hastaların tamamına yakınında biyopsi yapıldıktan sonra akciğer kanseri tanısı patolojik incelemeyle rahatlıkla konabilecek bir tablodur. Ama tabii akciğer kanserinin tipleri var. Patolojik inceleme o nedenle önemli. Akciğer kanseri bir tek hastalık değil, bir hastalık grubudur. O nedenle hepsini ayrı ayrı değerlendirmemiz, patolojik incelemeyle ortaya koymamız lazım. Bunu üzerinde genetik çalışmalar yapıyoruz. Akıllı ilaçlar kullanıyoruz, immünoterapi gibi bir tedavi kullanıyoruz. Bunun yapılması için mutlaka ayrıntılı bir genetik profilleme yapılması gerekiyor.

Peki hocam istatistiki rakamlara göre akciğer kanseri olduğunu öğrenen bir kişinin yaşam ömrü ne kadar?

Bu yaşam ömrünü söylemek gerçekten çok zor ve söylenmemesi gerektiğini düşünürüm ben. Çünkü burada hep biz ortalama sürelerden bahsedebiliriz. Yani işte binlerce hastayı alınmış belli bir ortalama yaşam süresi. Ama öyle oluyor ki aynı faktörlere sahip bir kişiye bir tedavi veriyorsunuz. Onun yaşam süresi çok uzun olabilir. Aynı faktörlere sahip bir kişiye daha aynı kadar verebilirsiniz ama yaşam süresi daha kısa olabilir. Burada birçok faktör var. Genellikle hasta yakınları hastasının yaşam süresi hakkında bilgi almak istiyor. Ama bunu söylemek bir onkolog için bence doğru bir yaklaşım değil. Evet, çünkü çok iyi yanıt verip kronik bir zeminde uzun süre yaşayabilecek bir hasta var. Ama tedavilere yanıt vermeyip daha dar alanda yaşayabilecek bir hasta olabilir. İlerlemiş hastalığı olsa dahi.

Akciğer kanserinden korunmak tamamen korunmak mümkün müdür? Veya yakalanma riskini azaltmak için ne yapmak gerekir?

Önlemler almak lazım ama bu riski sıfıra indirmemiz mümkün değil. Ya da tüm önlemleri almasına rağmen, risk faktörlerini azaltmasına rağmen bir kişi akciğer kanseri olabilir. Ama riski azaltmaktır temel amacımız. Biz bugün akciğer kanserinden ya da başka bir kansere yakalanmış, tedavi olmuş bir kişiye de yüzde yüz hastalığı bir daha tekrarlamaz diyemiyoruz. Bu garantiyi hayatta hiçbir şey için veremiyorsunuz. Bugün trafikte ya da başka bir yerde, hayatının hiçbir yerinde bir hayat için bir garanti, bir veya yüzde yüz bu hastalıktan kurtulabilecek bir unsur şeklinde bir yorum yapılamaz. Dolayısıyla biz de riskleri azaltarak bir yöntem izliyoruz. Ama tabii ki riskleri azaltan kişilerde kanser insidansı belirgin olarak düşük oluyor. Bu çerçeveden düşünürsek elimizde yapılmış çok önemli veriler var. Sigara gibi başka faktörler gibi bunlardan bahsederken hep bilimin ışığında yapmaya çalışıyoruz ya da o veriler doğrultusuna konuşuyoruz. Bugün sigara içmeyen kişilerde akciğer kanseri daha az görülüyor. Bu net bir bilgidir. Dolayısıyla önlemler almak lazım, Önlemleri alıp hayata devam etmek lazım. Temel unsurun bu olması gerekir.

Röportajın tamamına Gazette TV | YouTube hesabından ulaşabilirsiniz.

 

DİĞER HABERLER

15 Günlük Hava Durumu I Adana
15 Günlük Hava Durumu I Adana
24 Temmuz 2024 Çarşamba
MHP Sarıçam
MHP Sarıçam'dan aşure günü
24 Temmuz 2024 Çarşamba
Çakın: İkinci buluşma Ekim’de
Çakın: İkinci buluşma Ekim’de
24 Temmuz 2024 Çarşamba
Adana’da korkutan orman yangını
Adana’da korkutan orman yangını
24 Temmuz 2024 Çarşamba
Karpuz tezgahında silah yakalandı
Karpuz tezgahında silah yakalandı
24 Temmuz 2024 Çarşamba