"RESMİ SEVDİRMEYİ AMAÇLIYORUM"

"RESMİ SEVDİRMEYİ AMAÇLIYORUM"

­ Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yatılı Bölge Ortaokulunda görsel sanatlar öğretmenliği yapan Pınar Karıncaoğlu’yla resim ve sanat hakkında çok hoş ve güzel bir söyleşi yaptık. "Resim çizmeyi değil resmi sevmelerini istiyorum" diyen Karıncaoğlu herkesin resim çizmeyi sevmek zorunda olmadığını ama herkesin emeğe saygı duymak zorunda olduğunu vurguladı.

"RESMİ SEVDİRMEYİ AMAÇLIYORUM"

“Gerçek sanatçı engelleri sıçrama tahtası olarak kullanır. “

-Resim yapma yeteneğinizi nasıl keşfettiniz, sizi destekleyen oldu mu? Bu konuda eğitim aldınız mı? Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Öncelikle eğitim durumumdan bahsedeyim. Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Öğretmenliği bölümü mezunuyum. 1 yıldır Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yatılı Bölge Ortaokulunda görsel sanatlar öğretmenliği yapmaktayım. Aslında resme olan ilgimi ilkokulda yazdığım ve öğretmenim tarafından 1. Seçilen öykümü resme dökünce annem fark etti. Bu süreç ortaokul yıllarında dergilerden çizgi film karakterlerini bakarak çizme ve elbise tasarımları olarak çeşitlendi. Annemin bu dönemde sürekli moda tasarım okumalısın sözlerini hatırlarım. Resme yönelimim yeteneğimin farkındalığından çok uzun bir süre sonrasında lise son sınıfta iken oldu.

-Türkiye’de ve dünyada sizi etkileyen örnek aldığınız ressam ya da ressamlar var mı?

Tabi ki. Resim yapan herkesin mutlaka birkaç ressamdan etkilenmesi gereklidir diye düşünüyorum. Çünkü bizlerden önce yapılanları bilmek her zaman avantajdır. Beni etkileyen ressamların hepsi farklı şekillerde etkilemiş hepsinin farklı yönlerinden birer parça mutlaka örnek alma durumu söz konusu olmuştur. Vangogh’un yaşadığı ülkeyi değiştirdikten sonra resimlerinin karanlıktan kurtulup sarıya teslim olmasını yaşam koşullarının ve çevresinin tuvaline etki etmesi karanlıktan dönen sarı güneşlere ve ışıklı mavilere kavuşması onu yaşantı haline getirmesi resme olan heyecanı beni oldukça etkilemiştir. Ayrıca Frida Kahlo’nun resim yaparak hastalığı ile mücadelesi ve idealistliği etkilemiştir beni. Bir söz vardır ‘’Gerçek sanatçı engelleri sıçrama tahtası olarak kullanır.’’ Bu sözün kanıtıdır benim için Frida. Yeni dışavurumculardan ise en çok sevdiğim ve etkilendiğim Basquit’tir.

-Resim çizmeyi seviyor musunuz, öğrencilerinize resmi nasıl anlatıyorsunuz?

Aslında çocuklukta sevgi ile başlayan bu süreç bir süre sonra yaşamın bir parçası haline gelerek içselleşiyor. Başarılı olabilmenin en önemli kuralıdır bence içselleştirmek. Ama içselleştirirken onu yaşam standardı haline getirmemek önemlidir. İkisi arasında ki dengeyi yakalamak başarıyı getirir. Öğrencilerime resmi anlatırken en çok yaratıcılıklarına müdahale etmeden yönlendirmeye yaptıkları çalışmayı kendilerinin şekillendirmelerine fırsat vermeye çalışıyorum. O yüzden herhangi bir tekniği anlatırken gösterdiğim örneklere dikkat ediyor genellikle kendileri bir şeyler oluşturduktan sonra çalışma örnekleri gösteriyorum. Böylece özgünlüklerini korumaları daha kolay oluyor.

-Öğrencilerinize resim çizmeyi nasıl sevdiriyorsunuz?

Ben öğrencilerime resim çizmekten çok öncelikle resmi sevdirmeyi amaçlıyorum. Çünkü herkes resim çizmeyi sevmek zorunda değildir ama herkes emeğe saygı duymak zorundadır ve bunu herkesin öğrenmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim öğrencilerim en azından gazete okurken sergi haberini okumadan atlamasın ya da bir galerinin önünden geçerken bakmadan geçip gitmesin resim çizmeyi değil resmi sevmelerini istiyorum.

-Üniversitelerde resim bölümü yetenek sınavlarıyla öğrenci alıyor bu alanı bu mesleği seçeçek öğrencilere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

İlk önerim bu bölümü gerçekten okumak isteyip istemediklerini ölçmeleridir. Ülkemizdeki sınav sistemi bireysel olarak hazırlanmaya izin vermediği için bu nedenle kurslardan yardım almak gerekiyor. Ülkemizde sınav sisteminin aslında bölümümüze uygun olmadığını düşünüyorum bu nedenle pek bir şey diyemiyorum.

-Resim alanında kendini geliştirmek isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Yeni ve özgün çalışmaların ortaya konmasında çalışmak ile paralel ilerleyen şey de kitap okumaktır bunun yanında görsel açıdan beslenmemizi sağlayan kaliteli dizi ve filmlerin izlenmesi ve daha çok başka ressamların resimlerinin incelenmesi resim analizi yapan makaleler okunmasını öneriyorum. El ile beyin aynı oranda geliştirilmelidir. Bu süreçte farklı teknikler çalışılmalıdır.

-Ülkemizde sanat ve sanatçıya yeteri kadar değer veriliyor mu?

Maalesef hayır. Sergiye gelen insan sayısından belli oluyor zaten. Sergilere hep aynı insanlar geliyor. Yıllardır aşılamayan bir durum bu da bizim sanata olan değerimizi gösteriyor.

 -Tercih ettiğiniz bir renk tonu var mı? Daha çok hangi rengi kullanmayı seviyorsunuz?

Sıcak renklerin tüm tonları. Resimlerimin çoğu kırmızı ağırlıklı. Sıcak renkler kullanmayı seviyorum kırmızı sarı turuncu ve beyazı aynı resimde kullanmayı tercih ediyorum.

-Gerçekleştirmek istediğiniz projeler var mı? Bir sergi bir sanat galerisi açmayı düşünüyor musunuz bize hedeflerinizden bahseder misiniz?

Elbette kişisel ve atölye arkadaşımla ortak bir sergi açmayı çok isterdim aslında benim en büyük hedefim kendi kütüphanemi oluşturmaktı ama zamanla hedefim değişti bir atölye kurup orada sanat etkinlikleri düzenlemek resim değil sadece sanatın diğer dallarını da barındıran büyük bir yer. Kitap tartışmaları yapılan bir kütüphanesi, müzik etkinliği, resim, heykel sinema vs. çocukları da içine alan bir yer oluşturmak.

Haber: Nüverda Bacaksızlar

Fotoğraf: Cem Kanan 

 

DİĞER HABERLER

Bu avcı ava kitapla gidiyor
Bu avcı ava kitapla gidiyor
21 Ocak 2026 Çarşamba