Ruh Sağlığı’nda asayiş berkema

Ruh Sağlığı’nda asayiş berkema

Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi gibi bir kurumun güvenliğini sağlamak kolay değil. Olay çıkma potansiyeli Adana Adliyesi’nden bile yüksek. Fakat günler aksine oldukça sakin ve huzurlu geçiyor. Bunu da, fekadarca çalışan güvenlik görevlileri sağlıyor. Uyuşturucu bağımlılarının tedavi gördüğü AMATEM önünde satış yapan torbacılarla verdikleri başarılı mücadeleyle gündeme gelen hastane güvenlikçileri, şu anda asayişi tamamen sağlamış durumda. Hastanenin Güvenlik Amiri Mustafa Turan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.


Ruh Sağlığı’nda asayiş berkema

Halkın ruh sağlığını koruyorlar

GAZETTE - Güvenlik görevlisi çalıştığı kurumun kendisini, kurallarını ve çalışanlarını korur. Güvenlik olmadan ne çalışan, ne kurallar, ne de kurumun kendisi kalır. Bundan da anlaşıldığı üzere, asıl iş güvenlikte başlar. Güvenliğin en hassas olduğu kurumlar vardır. Bunlara Adana’dan en basit örnek olarak, Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi gösterilebilir. Bünyesinde, uyuşturucu bağımlılarının tedavisine yönelik AMATEM merkezi bulunan hastanede, iş sağlık çalışanlarını ve binayı korumakla bitmiyor. Hastaların da huzurlu bir şekilde tedavi görmelerini sağlamak şart. Zira iki yıl öncesine kadar AMATEM önü torbacıdan geçilmiyordu. Kapı civarında gözetleme yaparak, çıkışlarını takip ettikleri hastalarla iletişim kuran torbacılar, yanlarında taşıdıkları eroin veya esrar gibi maddelerin satışını yaparak, hem doktorların hem de bağımlıların mücadelesine balta indiriyordu. Torbacılar, hastane yönetiminin aldığı sıkı tedbirler ve polisle işbirliği yapan güvenlik görevlilerin üstün gayretiyle binanın yanından geçemez hale geldi. Birçoğunun yakalanması üzerine, tedavilerde görülen başarı oranı da yükseldi. Bugünkü sayfamızı, bu başarıda büyük pay sahibi olan güvenlik ekibinin amiri Mustafa Turan’a ayırdık. Aynı zamanda Öz-İş Sendikası İl Teşkilat Başkanı olan Mustafa Turan ile hastane güvenliğinden, özel güvenlikçilerin sorunlarına kadar birçok konuda sohbette bulunduk.

Hastanede kaç kişilik bir güvenlik ekibi mevcut?

Şu an 48 personel ile gündüz ve gece vardiyası olmak üzere 24 saat hizmet veriyoruz. Önceliğimiz, hizmet politikamıza bağlı kalarak, hastanemize başvuruda bulunan bireylerin ve hastane çalışanlarımızın güvenli bir ortamda hizmet alıp vermeleridir.

Zor bir göreviniz var. Yorucu oluyor mu?

İşimizin zor tarafları elbette var. Hastanemize başvuruda bulunan bireylerin istekleri farklılık gösterebiliyor ve hastaneye ilk adım attıklarından itibaren işleyiş gereği ilk diyalog kurdukları kişiler hali ile güvenlik personeli oluyor. Hastanemiz 15 kente bölge hastanesi konumunda hizmet verdiği için hastane ortamımız bayağı haraketli geçiyor. Göreve başladığımız andan itibaren zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz. İşimizin güzel yanı ise hastaneden hizmet alan bireyin mutlu bir şekilde buradan ayrılması oluyor. Bunu gördüğümüz vakit günün bütün yorgunlugu bir anda yok oluyor.

Başarınızın sırrı nedir?

Bıkkınlık göstermeden fedakar çalışma diyebiliriz. Başarımızı, ekip halinde, ekip ruhunu yakalayarak çalışmakta buluyorum. Personel mutlu ise iş o derece keyifli oluyor. Bu sebeple hastane yönetiminden tutun, en alt kademeye doğru tam bir uyum söz konusu. Uyum olunca da başarı kendiliğinden geliyor.

Fedakarlığınızın karşılığını maddi anlamda alıyor musunuz?

Yaptığımız işe kıyasla maaşlarımızın Türkiye şartlarına göre düşük olduğunu üzülerek söyleyebilirim.  Hükümetimizin bu konu ile alakalı olarak çalışma içerisinde olduğunu biliyoruz. Örneğin son KHK ile bazı düzenlemelere gidildi. Bu düzenlemeler çerçevesinde yöneticiye en az ön lisans mesunu olma şartı getirildi. Bu da yönetim altında kalitenin bir adım daha artması anlamına geliyor. Bunun yanında, hükümetin sendikal anlamda bizlere haklar vermesi, iş kolunu belirlemesi ve toplu sözleşmeye hak tanıması, az da olda aldığımız ücrete katkı yaptı. Bu da bizlere daha bir güven ortamında, işten çıkarılma korkusu olmadan çalışma imkanı verdi. Hükümetimize inancımız ve güvenimiz tam.

Sendikanın çalışmaları hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Öz-İş Sendikası’na 2010 yılında üye olduk. Şu an il yönetimindeyim. Sendikanın yararlarını gördük. İki yıl önce bizlere bazı hakları almamızda yardımcı oldu. Yanı sıra iş kolumuzunda koruma ve güvenlik olarak belirlenmesinde bizlere çok değer kattı. Senikanın arkamızda olduğunu bilmek bizlere ayrıca bir güven kazandırdı. Bahsettiğim gibi sendikada aktif olarak görev aldık ve bugün etkin bir konuma  gelmesinde bizim de emeğimiz oldu. İnşallah bir daha ki sözleşme döneminde, almış olduğumuz hakların genişleyeceğini biliyoruz. Buna itimatımız tam.

Hali hazırda ne gibi sorunlarınız var?

Bizlerin burada temel sıkıntısı bir polis ile aynı işi yaptığımız halde onlar kadar özlük hakkına sahip olmamamız. Ama başta da dediğim gibi hükümetimizin bu konu ile alakalı olarak bir çalışması olduğunu biliyoruz. Bu sebepten hükümetimize güveniyoruz. Bizlerin aldığı ücreti bir adım daha öne taşıyarak özlük haklarımızı verdikleri zaman bizim için en büyük çözüm bu olacaktır.

AMATEM’den bahsedelim. Düne kadar torbacılar cirit atıyordu. Bunları temizlemeniz güç oldu mu?

AMATEM, özellikle hassasiyet gösterdiğimiz bir birim. Bizim için çok önemli. Çünkü bağımlılıktan kurtulmaya gelen hastaları potansiyel müşteri olarak gören torbacı diye tabir etiğimiz kötü niyetli kişiler, burayı mesken tutmuşlardı. Hastane yönetiminin almış olduğu kararlar doğrultusunda, İl Emniyet Müdürlüğü’nün de desteğiyle kötü niyetli kişiler teker teker yakalandı. Şu an satış yapmaya cesaret edemiyorlar. Bırakın satışı, önünden bile geçemiyorlar. Bunları temizlemek kolay olmadı elbette. Polislere mukavemet gösteremiyorlardı ancak bizleri çok tehdit ettiler. Resmen kendilerine gözyummamızı istiyorlardı. Bunu sağlamak için de korku vermeye çalışıyorlardı. Fakat görevimizi kutsal bildik ve hiç birine papuç bırakmadık. Şu an yöneticilerimizden, doktorlarımıza, hemşirelerimizden, temizlikçi personele kadar burada büyük bir aileyiz. Birlikte başarıyoruz.

 

 

DİĞER HABERLER