Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Şirin Ilgaz Karagöz kimdir?
“Şirin Ilgaz aslen kökeni Siirt olan kalabalık bir ailenin birbirine bağlı kız kardeşler ve erkek kardeşlerle oluşan bir ailenin kızıyım.Aile temelinde de sevgiyi çok fazla aldığım için her şeyin sevgiyle çözümleneceğine inanıyorum. Her zaman çocukları çok seven biri olup henüz ilkokul döneminde bile anket dosyalarında ‘ne iş yapmak istiyorsunuz?’ sorusuna hep ‘okul öncesi öğretmeni olmak isterim’ diyen bir insandım . Geçmişten beri süregelen bir mesleğin içerisindeyim bu da beni mutlu ediyor. Bu işin bölümünden mezun olup işimi bilinçli yapmak da beni çok mutlu ediyor.Çünkü günümüzde bir çok insan mezun olduğu bölümün dışında farklı işler yapmak durumunda kalıyor. Gerçek yaşantıda kendi bölümünü bitirip kendi işini yapan insanlar daha mutlu oluyor.Çünkü iş hayatı, yaşantımızın ortalalama %65’ini kapsıyor.”
Uğurböceği Anaokulu kaç yıldır faaliyet gösteriyor?
“1999 yılının Haziran ayında faaliyete geçti. 20. yılımıza girmek üzereyiz.İlk günden bu yana bizim ilkemiz; ‘Eğitim Sevgiyle Başlar.’ Biz buna gerçekten inanıyoruz.Bu süreç içinde ilgi alaka varsa çözüme ulaşılır.Daha önce etüt merkezimiz ,özel ders verilen kuruluşumuz da bulunuyordu. Bizden mezun olan çocuklarımızla sürekli diyalog halindeyiz. Fakat son 2 yıldır bulunduğumuz eğitim sisteminin değişmesi nedeniyle biz sadece kendi uzmanlık alanımız olan okul öncesi,gündüz bakım evi, anaokulu,çocuk akademisi adı altında eğitim veriyoruz.En önemlisi de 2-6 yaş grubu çocuklarla birlikteyiz.Onlar için en temelde verilebilecek bütün eğitimleri veriyoruz. ”
Çalışanlarınız eğitim almış uzman kişiler mi?
“Tabiki. Çünkü bu çok önemli.Çalışanlar da aradığımız en önemli kriter öncelikle çocuk merkezli olmaları,bu bölümden mezun olmaları,bu alanda aktif olup eğitim sertifikaları almış olmaları ve aynı zamanda çalışanlarımızda hijyen belgesi,ilk yardım belgesi,beslenme eğitimi sertifikaları almış olmalarına önem veriyoruz.Aileler en değerli varlıklarını bize emanet ediyorlar sonuçta. Bizlere emanet edilen bu çocuklara sağlıklı ve eğitimli bir ortam sağlamak bizlerin asli görevidir.”
Çocuklara ne gibi eğitimler veriyorsunuz ve ne tür faaliyetlerde bulunuyorsunuz?
“Kendi yaş gruplarına göre öncelikle Montessori eğitimini destekleyerek yani doğal yaşamı destekleme, deneyerek, dokunarak,gözlem yaparak algılama ve öğrenme aynı zamanda Gardner’in de Çoklu Zeka Kuramını baz alarak eğitim veriyoruz.Çünkü her çocuk farklıdır.Bir çocuğun diğer çocukla aynı olması ikisinin o anda çok başarılı olacağı anlamına gelmez.Bu ezber tekniğine girer.Bizim eğitim sistemimizde yaratıcı,üretken,sosyal,kendini ifade eden,ifade dilini kullanan,karşı taraftaki kişinin de duygularına önem veren yani empati duygusu gelişmiş çoçuklar yetiştirmeye çalışıyoruz.Bizim verdiğimiz aktivitelerde modern dans, jimnastik, bale,satranç, geziler, gözlemler,müzeler,deneyler mevcut olup kavramları bile verirken farklı deneylerle sunuyoruz.Ve çocukların en çok sevdiği matematik etkinliği,ingilizce etkinliği ve drama etkinliği olmak üzere çok yönlü aktif eğitim sistemimiz var.Ama tabiki bunları yaparken en önem verdiğimiz şey; ‘çocuk bunları yaparken mutlu mu değil mi?’ Buna çok dikkat ediyoruz.”
Çocuklar ilkokula başlayınca okul öncesi eğitimin faydasını görüyor mu?
“İlkokul için tabiki de çok büyük faydası var.Aslında insanlar çocuklarının üniversite döneminde farklılıkları öğrendiklerini o dönemde bir takım kazanımlar kazandıklarını düşünürler.Ev düzeni,kendi sorumluluğu vs. Bunlar anne karnında başlıyor esasen.O yüzden bir çok kazanım onları ileriki yaşantılarında daha güçlü daha idealist bir yaşama hazırlıyor.Bundan dolayı da okul öncesinde aldıkları bilgiler aileyle ve sosyal çevreyle desteklenirse kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler, kendi özgüveni gelişmiş,insan sevmeyi öğrenebilmiş,saygı duymaya da hazır bireyler yetişmiş oluyor.”

Çocuklar güvenlik kameralarıyla izleniyor mu?
“Çocuklarımızın güvenlik kameralarıyla izlenme boyutu şu şekilde; daha önceleri veliler de izleyebiliyordu.Ama takdir edersiniz ki bu resmi bir yazıyla iptal edildi.Çocukların kendi yaşantılarına müdahele etme boyutu olduğu için kamera sistemi mevcut fakat sadece önemli bir durum olduğunda veli isterse kendi gelip müdüriyetimden benim eşliğimde tabiki de izleyebilir.Önceden veli evden de izliyordu ama artık resmi olarak böyle bir durum söz konusu değil.”
Okul öncesi eğitimi almış bir çocukla okul öncesi eğitim almamış bir çocuğun 1. sınıfa başlama boyutunun farklılıkları sizce nelerdir?
“Bence çok büyük farklılıklar var.Tabiki annelerimizin de çocuklarıyla birebir ilgilenmesi,vakit geçirmesi çok önemli fakat anneden ayrılmamış çocuk bağımlılık duygusuna kapılıyor.Bağlılık güzeldir fakat bağımlılık kötüdür.Bağımlılık anneye ve çocuğa zarar verir.Böyle bir durumda okul öncesi eğitim almamış çocuk ilkokula başladığı zaman ilk tepkisi ‘anne gitme,anne beni bırakma’olacaktır.Tepkisel farklılıklar gösterir ve ilerleyen dönemde çizgi çalışmalarında dahi öğretmen anlar,küçük parmak kaslarını güçlendirecek çok fazla etkinlik yapmadığını yapsa da doğru kullanamamış ama okul öncesi eğitim almış çocuk da davranışsal olarak daha farklı,daha birey gibi davranışlar görülür.En önemlisi ödevler yapıldıkça parmak kaslarını güçlü kullandığı için ilkokul çalışmalarında da zorlanmadan öğretmenine sergilemiş oluyor.O yüzden gözle görülecek şekilde ilkokul öğretmeni olan arkadaşlarımdan da duyduğum kadarıyla okul öncesi eğitimine gitmeyen ve giden öğrenci arasındaki fark bariz şekilde görülüyor.”
Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?
“Bizim eğitim sistemimiz Atatürk İlkeleri ışığında,Milli Eğitim müfredatına uyarak verilen bir eğitimdir.Uğurböceği Anaokulu ‘eğitim sevgiyle başlar’ sloganıyla yola çıkıp bu şekilde devam eden bir kurumdur.Okulumuzda her yaş grubunun sınıfı ayrıdır.Bütün sınıflarımızda çocuk gelişimi eğitimi almış bir öğretmen ve bir de yardımcıları bulunur.Ağaç yaş iken eğilir. Bu sebeple her aile imkanları doğrultusunda yarım gün de olsa tam gün de olsa 3 yaş itibariyle çocuklarının sosyalleşeceği,kendini kişiliği ve kimliğini kazanabileceği,yaratıcılığının müthiş derecede gelişeceği ortamlara göndermelidir.”