"TEK BAŞINA İŞ BAŞINA"

"TEK BAŞINA İŞ BAŞINA"

AK Parti Adana Milletvekili ve 1 Kasım seçimlerinde yeniden aday gösterilen Av. Mehmet Şükrü Erdinç Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül’ü  ziyaret ederek, seçimleri ve son zamanlardaki ülke gündemi hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Genel Yayın Yönetmenimiz Ercan Yılmaz'ın sorularını yanıtlayan Erdinç, partisinin 1 Kasım seçimlerinde neden tek başına iktidara gelmesi gerektiğini bütün yönleriyle objektif bir şekilde Gazette'ye anlattı.


"TEK BAŞINA İŞ BAŞINA"

1 Kasım seçimleri 7 Haziran seçimlerinden farklı sonuçlar çıkarır mı? Mesela siz 5. sıradasınız yani sınırdasınız ne söylemek istersiniz?

VATANDAŞTAN BİZE DÖNÜŞ VAR

Buna millet karar verecek biz değil. Anket var ama yasak olduğu için açıklamam doğru değil. AK Parti 1. CHP 2. sırada görünüyor Adana'da. 3 ila 4 ise 7 Haziran’daki sıralamaya göre aynı şekilde devam ediyor. Biz partimizin 7 Haziran seçimlerindeki aldığı oy oranının oldukça üstündeyiz. Bu açıdan bir sorun görmüyorum. Milletvekili sayımızın bu sefer Adana'da artacağını düşünüyorum. Bu anlamda hiçbir şüphemiz bile yok. Şu an AK Parti zorluyor, artı biri artı ikiyi almaya zorluyor bu işi. Anketlerimiz de bize iyi şeyleri gösteriyor. Ama ne olur bunu 1 Kasım akşamında göreceğiz. Birazda vatandaşımızda şöyle bir tablo var. Vatandaşımız belki de bu seçimlerin yoğunluğundan dolayı daha iki yıl dolmadan dördüncü seçim yapıyoruz. Vatandaşımız aslında kararını vermiş gününü bekliyor, rengini çok fazla belli etmiyor ve 7 Haziran’daki tepkiyle karşılaşmıyoruz. O zaman haliyle vatandaşın bize karşı bir tepkisi olabiliyordu doğal olarak. Şu tabloda karşılaşmıyoruz. Çok daha iyi dönüş var vatandaştan. Ama bu sandığa nasıl yansıyacak onu bilmiyorum.

 

Koalisyon olursa ne olur?

HEDEFİMİZ TEK BAŞINA İKTİDAR

Koalisyon olursa yine partiler oturacak koalisyon tablosu ile ilgili çalışmalar yapacaklar. Ne çıkar bunu şimdiden kestirmek çok kolay değil. Ama bizim temennimiz 1 Kasım günü iyi bir tablo şeklinde AK Parti’mizin tek başına iktidar olmasıdır. Ülkenin buna ihtiyacı var çünkü.

 

7 Haziran milletvekili listenizin değişmesi artı puan olarak dönecek mi?

EKSİKLERİMİZİ GÖRDÜK

AK Parti hemen 7 Haziran seçimlerinden sonra başta Başbakanımız olmak üzere kendi içimizde muhasebe yaptık. Eksik bıraktığımız ne var diye, hatalı yaptığımız ne işler var diye. Bu muhasebe neticesinde çok olumlu adımlar atıldı. Önce kongremizi yaptık, o kongrede partinin kadroları ciddi bir şekilde yenilendi, değişti. Onun akabinde Türkiye genelinde milletvekili adayları belirlendi. Daha çok belirlenirken daha önce nasıl olsa vatandaş bize oy veriyor mantığıyla belki düzenlenmiş yerler vardı, hepsi için söylemiyorum. Bazı yerler o şekilde düzenlenmiş olabilir ama bu seçimde daha çok vatandaşında istekleri göz önünde bulundurularak daha dengeli listeler hazırlandı tüm illerde. Buda vatandaştan olumlu tepkiler aldı ve akabinde eksik bıraktığımız hususlarla ilgili seçim beyannamesini de açıklayınca tamam vatandaş işte budur demeye başladı. Beyanname açıklandıktan sonra yaptığımız anketlerde oyumuz çok ciddi şekilde arttı. Yüzde 45-46'yı buldu. Ama akabinde Ankara’daki o terör saldırısı doğrudan bizim o beyannamemize düşen bir bombaydı veya AK Parti’nin yükselişine düşen bir bombaydı ve bu bomba AK Parti’nin sahada siyaset yapmasını engellemeye yöneliktir. Bu belki AK Parti açısından değil ama diğer siyasi partiler açısından da geçerli. Bir tek AK Parti miting yapıyor diğer siyasi partiler miting yapamıyor. Bu aslında o bombanın etkileridir ve sadece o bomba oradaki 300-400  veya bin kişinin üstüne düşmedi tüm Türkiye’nin üzerine düştü.

Toplumun bütün katmanları bir normalleşme beklerken Ankara'daki bu bombalı saldırıyla aslında huzur ikliminin yaralanması amaçlanmış olmuyor mu sizce ?

VATANDAŞ HUZUR İSTİYOR

Bombalama terör saldırısı aslında vatandaşın tüm katmanlarına kesimlerinde ister Yörük Türk vatandaşların yaşadığı yerler olsun ister doğudan göç etmiş vatandaşlarımızın olsun, isterse Adana’daki yerli Arap vatandaşlarımız olsun hangi kesim olursa olsun hepsinde tepkiyle karşılanmış. Çünkü toplumun huzuruna yönelik bir terör saldırısı olarak görülüyor. Bununla birlikte vatandaş özellikle koalisyon sürecini değerlendirirken Cumhuriyet Halk Partisi ile AK Parti arasında yapılan görüşmelerin aslında Türkiye açısından normalleşme açısından çok önemli olduğunu görüyor. Ben birçok yerde bunu gördüm. Belki de bunu çok dile getirdik, belki Cumhuriyet tarihinde sol zihniyet ile muhafazakar zihniyetin bir masa etrafında oturup bütün konuların müzakere ettiği bir süreç olarak görüyor vatandaş. Bununla birlikte özellikle Milliyetçi Hareket Partisi açısından ki ona oy vermiş vatandaşlarımızın şeyi bu. Devlet Bahçeli’nin tavrını çok hoş olmayan bir şekilde dile getiriyorlar. Siz ülkenizin sorunları konusunda ülkedeki hükümet konularında bir gayret ortaya koymayacaksınız, hiçbir çaba göstermeyeceksiniz o çabada ortaya konulmamakla birlikte belki Milliyetçi Hareket Partisinin ilk defa iktidar olma şansı 13-14 yıldan sonra ilk iktidar ortağı olma veya iktidara gelme şansını elinin tersiyle itmesi vatandaşın çok ciddi tepkisine neden olmuş ki üstüne o bombalama terör saldırısından sonra ki lakayt söylemde "Nasıl olsa ölümlerin olduğu ortamda Başbakan benim hayır dememe alışmıştır buna da hayır" demek nasıl bir anlayıştır anlamakta güçlük çekiyorum. Ölüm olmuş insanlar ölmüş bu ortamda konuşmayacaksınız da ne zaman konuşacaksınız. Hatırlarsanız vatandaş hemen seçim kararı alındıktan sonra adaylar belirlendikten sonra benzer tablo çıkarsa koalisyon yaparız diyen adam. İşte ölüm var ülkenin en acılı günü burada konuşmuyordun  da o zaman nasıl konuşacaksın koalisyon yapacaksın, böyle tepkiler var. Burada Milliyetçi Hareket Partisinin yönetim tarzına bir tepki yok doğrudan Devlet Bahçeliye tepki var vatandaşlardan. Belki de bu seçimde bir cezalandırma eylemi de olacak vatandaşın.

AK Parti iktidara gelecek gözüyle bakıyor insanlar aslında her ne kadar sessiz ve derinden gidilse de insanlarda bir umut var istikrarın devam etmesi için. Bu istikrar devam ederse Türkiye 2023’e hedefine gerçekleştirebilir mi?

TEK YOL TEK BAŞINA İKTİDAR

Türkiye bu hedefi ortaya koyarken aslında istikrarı gözeterek ortaya koydu. 2023 denirken orada Türkiye’nin ekonomik anlamda dünyadaki gelişmiş ülkeler gibi ilk ona girmesi, on büyük ekonomiye girmesi. Kendi imkânlarıyla ayakta durabilen, güçlü şekilde hareket edebilen, dışa bağımlılığı ortadan kaldırmış bir Türkiye olarak ortaya konulmuş idealdi. Ve bu çerçevede inşallah bizde o ideali vatandaşların nezdin de satın alındığını gördük. 2023’e kadar Türkiye’nin çok ciddi atılımlar yapacağını düşünüyoruz. Ama bunun ilk sınavı 1 Kasım. 1 Kasım’ın başarılı bir şekilde geçirilmesi lazım, bu başarı olmazsa akamete uğrayabilir. Şu an ki tabloya da baktığımızda bıçak sırtında bir durum var. AK Parti oylarını arttırmış 7 Haziran seçimlerine göre ama bunu milletvekili sayısına vurduğunuz da halen eksik var, yani 3-5 milletvekili eksik var. 3-5 milletvekili eksiği ile bu ülkeye yazık olmasın. Bizim derdimiz bu, burada hangi siyasi parti olursa olsun biri olsunda tek başına iktidar olsunda en azından vatandaş ona göre istikametini çizer, onlar bir yol belirler vatandaşta ona göre tepkilerini alır. Ama bu işe en yakın olan baktığımızda AK Parti. Belki bir hamle daha olsa artı 5, artı 6 milletvekili tüm Türkiye’de çıkardığı an otomatikman tek başına iktidar. Şimdi böyle tablo da vatandaşlarımızın gayreti bizim için çok önemli. Eğer bu gayret sağlanırsa tek başına iktidarla birlikte 2019’a kadar görev yapacak bir Türkiye Büyük Millet Meclisinin oluşmasını temenni ediyoruz. Böyle bir tablo oluşursa 2019 ve 2023 arasında da inşallah AK Parti, o vatandaşa seçim beyannamesiyle söz verdiğini tutar ve çok rahat bir şekilde hayata geçirir. Bu vatandaşın memnuniyetinin ben 2011’deki gibi artacağını düşünüyorum. Yeter ki bu ortamın bir oluşması lazım. Vatandaşın tekrar o eski güveninin ortaya çıkması lazım.

 

Sayın vekilim 13 yılda AK Parti iktidarında Adana’ya çok ciddi yatırımlar yapıldı. Bu yatırımlardan bahsedebilir misiniz?

13 YILDA 20 MİLYAR TL

Şimdi hemen hemen her alanda AK Parti Adana’ya çok ciddi yatırımlar yaptı. Bugün baktığınızda 20 milyar liraya yakın çok ciddi bir rakam. Ki bu rakam belki de Cumhuriyet tarihi boyunca yapılanlara eşit sayılabilecek bir rakam, 13 yılda yapılan bir rakam. Sağlıktan eğitime, ulaşıma, adalete, ekonomiden sosyal hayata kadar hemen hemen her alanda birçok güzel hizmetler yapıldı. Yeterli mi Adana için yeterli değil. Gönül ister ki yerel yönetimlerle uyumlu bir şekilde Adana’ya daha farklı şeyler yapalım ama maalesef onların eksik bıraktığı hususlar çok vatandaşın gözüne battığından AK Partinin yapmış olduğu birçok yatırım gözüne görülmüyor, hükümetlerimizin yaptığı yatırımlar. Mesela vatandaş diyor ki; AK Parti Adana’yı yatırıma almıyor ne eksik diyoruz yollar bozuk, parklar eksik şu eksik filan. Şimdi hükümetin yapması gereken şeylerle belediyelerin yapması gereken şeyleri bazen birbirine çok karıştırılıyor. Bugün çok ciddi yatırımlar yapıyoruz 1 milyon dolarlık yatırım sadece hastane. O hastaneyi sadece oradan geçen insan görür, onu olunca bilir. Adana 2 milyon insanımızın yaşadığı şehir ve oradan yüz bin insan geçti görse burada çok büyük devasa yatırım var hemen arka tarafında bölge adliyesi yeni adliye sarayı ve her ikisi de Türkiye’nin en büyük adliyesinden biri. Onunla birlikte yeni hastaneler, yeni okullar, yeni yollar bu yapılan hizmetlerin hepsini kullandıkça insanlar görür.

 

ŞEHRİN GÜNEYİNE HASTANE LAZIM

Şehir merkezinde Seyhan ilçemizin Güney mahallelerine bir hastane yapmak istiyoruz. Yüreğir’in Güney’ine de yapıyoruz Adana Devlet Hastanesi’ni yıktık yerine inşallah modern güzel hastane yapacağız ve yakında ihalesi yapılacak. Seyhan’ın güneyine hastane yapmak istiyoruz yer noktasında çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Çünkü bir hastane yapabilmemiz için 50 bin metrekarelik bir yer lazım. Şehrin içerisinde merkezinde böyle bir alan yok. Bizim asıl isteğimiz güney tarafına yaptığımız da o bölgenin tamamına hitap etsin. Çünkü güney’in eksiği şu; güneydeki insanlarımız en yakın hastaneye iki araçla gidebiliyor. İşte bu noktada biz hem Büyükşehir’le hem Seyhan Belediyesi ile bu konuda uygulama yaparak bizim alma noktasındaki taleplerimizi ilettik, bugüne kadar bir dönüş olmadı.

 

Zeydan Karalar Batı tarafına da hastane yapılması gerektiğini vurguluyor?

HASTANE İÇİN YER BULDUK

Batı derken Mersin tarafını mı kastediyor. Biz Güney derken D-400 Karayolunun aşağı tarafını yani Güneyinde kalan bütün bölgeler Batıda dâhil olmak üzere. Batı nüfusuna baktığımızda sadece Batı tarafını düşünürsek oradaki nüfus yoğunluğu buradan çok ama çok az. Çünkü orada 50-60 bin nüfus var burada 300 binin üzerinde nüfus var. Biz o açığı iyi tespit ettik, biz o çalışmayı yaparken nüfus yoğunluklarını, o bölgedeki hastaneye giden insan sayılarını tek tek analiz ederek ortaya çıkarttık. Bu çerçevede de böyle biraz daha Emniyet Müdürlüğünün olduğu bölgelere yakın bir yer olsa en azından birçok noktaya hitap eder.Bir uygulama yapılır, uygulamalar çerçevesinde kentsel dönüşüm yapılırken alanlar oluşturulur. Şu an iki tane alternatif alan bulduk, gerekirse iki tane yapacağız. Tek yaptığımız zaman bir tane Batı’da belki bir tane Güneyde yapmayı planlıyoruz. Bunu yaptığımız da inşallah bu sorun ortadan kalkacak ki biz bu sorunu çözene kadar aslında vatandaşa yer bulamadık diye vatandaşın sorununu çözmeyecek miyiz, tabi ki çözeceğiz. Bu sorunu çözene kadar Meydan Mahallesinde semt poliklinik açtık. Bunun amacı da bu hastane yapılana kadar vatandaşın ameliyat dışındaki bütün tedavilerini yapabileceği ortam hazırlamak. Mesela Güneydeki insanlar artık orayı  kullanamaya başladı. Dağlıoğlu’ndan, Gülbahçesi’nden, Dumlupınar’ından, Şakirpaşa’sına şuradan buradan her bölgeden insanlar gelip orayı kullanıyor. Şimdi Batıda da eksiğimiz var. Batıda da yer bulursak en azından hastane yapana kadar kiralayacağız orada da bir tane yapacağız. Yüreğir’in Güney’inde; Doğankent, Solaklı, Yunusoğlu tarafında çok ciddi eksiklik var. Orası şehre çok uzak 20-25 kilometrede ve en yakın hastane 30 kilometreden uzak. O çerçeveden Yüreğir Belediyesi’nden bir yer tahsil edildi bize ve şu an arkadaşlar çalışmalarını yapıyor. Doğankent’te yapacağız, Solaklı, Yunusoğlu o bölgedeki yaklaşık 60 bin nüfusa hitap edecek bir semt polikliniği açıyoruz. Orada uzman doktorların bulunacağı tedavilerin, muayenelerin yapılacağı bir alan, ameliyat filan merkezde yapılacak.

 

ŞEHİR HASTANESİ

Bizim amacımız zaten sağlıkta ana üstümüz şehir hastanesi ve Adana’nın dört bir tarafında da ilk müracaat noktaları oluşturmak küçük hastaneler 100 yataklı, 150 yataklı hastanelerle dört bir taraftan insanlar ilk müdahalelerini o hastanelerden, daha komplike müdahalelerde ana merkez de şehir hastanesinde yaptırılabilen bir ortam oluşturmak hedefimiz bu. İnşallah bunu da çok kısa bir süre içerisinde 2017’ye kadar kavuşacağımızı ümit ediyorum. Dışarıya gidebilecek hiçbir şeyimiz olmayacak, bölgenin birçok ihtiyacını karşılayacağız.  Sağlık turizminin açısından da çok büyük katkısı olacak ve o bölgenin gelişmesine de çok büyük katkı sağlıyor.

 

Sizce, bu hizmetler aynı zamanda o bölgelerinde kalkınmasına olanak sağlar mı?

BÖLGELER KALKINACAK

Elbette ki. Bakınız en basiti Çukurova Üniversitesi’nin arka tarafına bir stadyum başlattık. Stadyum belli bir seviyeye geldi yüzde 60’lara falan ulaştı. Şimdi etrafında hep inşaatlar var, orada yeni bir şehir oluşuyor, çok ciddi bir şehir oluşuyor. Siz merkezi hükümet olarak oraya bir yatırım götürün, yatırımla birlikte şehrin düzeni de değişir, gelişir, güzelleşir. Bizim amacımızda bu, aslında biz Güneyde bir hastane yaptığımızda o bölgenin değişimi noktasında bir adımda atar. Siz bunu sadece oradaki sağlık hizmetini karşılamak olarak düşünmemek lazım.  O bölgenin dönüşümü açısında da domino taşı etkisi yapacağını düşünüyoruz.

 

Adana'nın eğitimde durumu çokta iyi durumda değil. Bu anlamda yapılan veya  yapılması düşünülen projeler varsa bahseder misiniz ?

ADANA'DA 2 YILDA CİDDİ OKULLAR YAPTIK

Belki de çok fazla anlatılmadı çok önemlidir bence. Bizim Seyhan ve Yüreğir ilçesinde Güney mahallelerinde çok ciddi okul ihtiyacımız var. Özellikle son 2 yılda çok ciddi okullar yaptık o bölgelerde, okul sayılarımız çok ciddi arttı, yeni yeni çok okul yaptık. Vatandaşın ihtiyaç duyduğu okullarda oraya monte ettik. Ama orada eksik kaldığımız bir husus vardı, oda neydi; biz oralara okul açıyoruz ama Adana’ya tayini çıkıyor hiç kimse Seyhan ve Yüreğir’in güney mahallelerinde öğretmen olarak görev yapmak istemiyor. Orada görev yapan kadrolarımız çok ciddi ve sıkıntılı kadrolar.  Örnek vereyim Gülbahçesi Ortaokulun da 93 tane norm kadro var 2014 yılı ve 93 norm kadronun 23 tanesi kadrolu öğretmen 70 tanesi ücretli öğretmenle dolduruluyor. Ücretli öğretmen olunca onları küçümsemek anlamında söylemiyorum ama nasılsa ücretliyiz diye çok fazla işine emniyet vermiyor, öğrenci nasıl olsa geçicidir diye çok fazla öğretmeni dikkate almıyor. Böyle bir tablo var, sırf Güney mahallelerinin yüzde 90’nında bu tablo var. Norm kadrosu 100 olup 10 tane 20-30 tane öğretmeni olan okullarımız vardı. Milli Eğitim Müdürlüğümüzle özel bir çalışma yaptık, dedik ki buralar özel bir çalışma yapalım, ne yaparız eksikliğimiz nedir ortaya çıkartalım, bu ortaya çıkardığımız eksiklikler çerçevesinde ne yapabilirimin çalışmasını yapalım. Milli Eğitim Müdürlüğümüz ciddi bir çalışma yaptı, hem Seyhan hem de Yüreğir’de çok ciddi bir çalışma, okul okul hepsini kalem kalem belirledi, şu okulda şu var, bu okulda bu var. Hepsi detaylı bir şekilde fotoğraflı bir şekilde kitap haline getirildi. Kitaptan bana 5 tane verdiler ve artık sonrası sizde dediler.

 

MECBURİ GÖREV BÖLGESİ İLAN ETTİRDİK

Diğer milletvekili arkadaşlarımıza da verdiler. Ben ve diğer arkadaşlarımız götürdük Bakan beyle oturduk. Sayın Bakanım bizim Adana’daki tablo bunlar. Biz Adana’da Güney mahallelerde eğitim sorununu sağlıklı bir şekilde çözebilmemiz için eğitim kadrolarını çoğaltmamız lazım, güçlendirmemiz lazım. Bakın bizim Adana’daki yapı bu şu okulda şu kadar kadrom var yüzde 20’si kadrolu yüzde 80’ni ücretli ve bu tablo çerçevesinde de çok ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Netice itibari ile ne yapabiliriz dedim dedi ki buraya yapabileceğinizi en önemli şey zorunlu hizmet bölgesi yapacaksınız. İlk atamada Doğu’ya şart hizmeti olarak gönderiyorsan buraya da göndereceksiniz. Bunu yaparsanız oraya gelecek kişi 6 yıl boyunca kalmak zorunda. Müsteşarla görüştük, Bakan yardımcı ile görüştük, Bakanla görüştük. Netice itibari ile bu yazın Haziran ayında kararı çıktı, zorunlu hizmet bölgesi alındı. Ağustos ayında yapılan 37 bin atamada bu bölgeler tercih edildi yüzde 90 oldu. Bizler yüzde 80 ile ücretli öğretmenle iş götürdüğümüz yerde şimdi norm yüzde 90 olmuş. Şu an sadece 70-80 tane ihtiyacımız kalmış tüm Seyhan’da, Yüreğir’de 40-50 tane kalmış. Ve şimdi bize daha öncesinde ücretli öğretmenlik yapmış kişiler bize referans olun yardımcı olun diyorlar şimdi ihtiyacımız kalmadı. Bu basit bir şey çok da gözle görünen şey değil.  Ama çok önemli bir sorunu çözüyoruz. Şimdi ikinci hedefimiz o bölgede ikili eğitimi tamamen ortadan kaldırmak. Bu bölgelerin birçoğunda Kuzey tarafında kaldırıldı ama Güney’de hala eksiğiz. İkili öğretimi kaldırdığımız zaman Allah izniyle o çok ciddi sorunda ortadan kalkacak. Çocuklara biz sahip çıkmazsak başkaları sahip çıkıyor o yüzden biz sahip çıkacağız elimizden geleni yapacağız. Bunlarda gerçekten çok önemli şeyler gözle görünmeyen şeyler. Belki de çok anlatılmadı biz özellikle Milli Eğitimdeki arkadaşlarımızı uyarıyoruz bunu anlatın her gittiğiniz yerlerde.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz ?

AZ BİR FARKLA BİZİ KOALİSYONA MAHKUM ETMESİNLER

Biz aslında şunu söylüyoruz, vatandaş burada huzurun ekonomik anlamda hem de sosyal anlamda huzurun güven ortamının tekrar oluşabilmesi adına AK Partiye destek olmasını talep ediyoruz. Çünkü AK Partiye destek olursa inşallah 1 Kasım’dan sonra huzurlu bir ortamın, ekonomik anlamda, sosyal anlamda huzurun tekrar ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Bu tür huzursuz ortamlardan kaybeden hep Türkiye olur bugüne kadar. Artık Türkiye kaybetmesin istiyoruz kazana Türkiye olsun istiyoruz. Bizim derdimiz bu. Bugün ne HDP’nin ne MHP’nin iktidar olma şansı yok. Onların birer ikişer puan eksik almaları yine barajı geçecekler ama birer ikişer puan eksik almaları belki kendi açısından belki vatandaşın açısından çok bir şey değiştirmeyecek. 3’er 5’şer milletvekili eksik alacaklar ama AK Parti bir puan eksik aldığında veya 3 milletvekili 5 milletvekili eksik kaldığında tek başına iktidarı kaçırdığında bu ülkeye yazık olur. Düşünün 270 milletvekili aldığı karşı tarafta da 280 milletvekili var. Nasıl koalisyon kurulacak, farz et AK Parti, dedi ki “ben koalisyon yapmıyorum, kenara çekildim.” Nasıl kurulacak bu koalisyon.

 

O zaman şunu diyebilir miyiz; ülke yönetmeye ideolojisi olan tek parti AK Parti’dir?

TEK BAŞINA İKTİDAR İDDİASI OLAN TEK PARTİYİZ

Bizim iddiamız var tecrübemiz var bu konuda. Bizden sonra en tecrübeli diyeceğimiz siyasi parti 14 yıl öncesinin tecrübesine sahip olan MHP’dir. Ve CHP’ye baktığımızda onun tecrübesi belki 20 yıldan fazla 30 yıla yakın tecrübesi var. Şimdi ülkenin başına geldiğinizde vatandaşla bir şeyler yapabilmeniz için önce o işi öğrenmeniz lazım, nasıl olduğunu, nasıl yapıldığını. Şimdi ben sizin gibi gazetecilik yapabilir miyim yapamam. Ama bu işi öğrenmeden de bir şey koyamazsınız yapamazsınız. Cumhurbaşkanımız, Başbakanken 2002 seçimlerinden hemen sonra söylediği bir söz var. Sizler de hatırlarsınız; biz vatandaşlarımızdan 1 yıl müsaade istiyoruz,1 yıl bizden bir şey beklemeyin, 1 yılın sonunda biz vatandaşlarımıza hizmet noktasında her şeyi ortaya koymaya çalışacağız. Aslında o 1 yıl bu işi iyi öğrenme, o işe adapte olmayla ilgili bir süre, reel bir süre. Bizim Türkiye’nin 1 yıl 6 ay bekleme şansı yok. Şu anda Türkiye cepten yiyor. Ekonomik Euro’nun Dolar’ın, kredilerin yükselmesi aslında ülkenin cebinden yediği paradır. Cepten harcama yapıyoruz bunu ne kadar sürdürebiliriz. Hadi üç beş ay daha sürdü sonra ne olacak patlama olacak.

 

DİĞER HABERLER

Adana’da feci kaza
Adana’da feci kaza
5 Aralık 2025 Cuma
Karabük’te öğrenci ölü bulundu
Karabük’te öğrenci ölü bulundu
3 Aralık 2025 Çarşamba
Edirne’de FETÖ operasyonu
Edirne’de FETÖ operasyonu
3 Aralık 2025 Çarşamba
Kozan’da iki araç çarpıştı
Kozan’da iki araç çarpıştı
29 Kasım 2025 Cumartesi
Adana’da Restoran Cinayeti
Adana’da Restoran Cinayeti
29 Kasım 2025 Cumartesi
TBMM başkanı adana’da
TBMM başkanı adana’da
28 Kasım 2025 Cuma