''Türkiye 2019’da daha güçlü olacak''

''Türkiye 2019’da daha güçlü olacak''

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a yakınlığıyla bilinen İşadamı Hamza Yoldaş, Türkiye’nin 2019 sonlarına doğru ve devam eden yıllarda ekonomik ve güçlü bir Türkiye olacağına işaret etti.



''Türkiye 2019’da daha güçlü olacak''

“NE GÖREV VERİRSE CANIM PAHASINA YAPARIM”

Hamza Yoldaş, Gazette Gazetesi’ne verdiği özel röportajda, babası Abbas Yoldaş’ın nasıl şehit edildiğinden yerel seçimlere, Türkiye’nin ekonomik durumundan PKK terör örgütüne, Feto’nun elebaşının iadesine kadar gündemdeki birçok konuya yanıt verdi. Yoldaş, AK Parti’de resmî bir görevinin olmadığına dikkat çekerek, “Sayın Cumhurbaşkanımız ne derse bana ne görev verirse, canım pahasına yaparım. Bunu da beni tanıyan herkes bilir” dedi.


NASIL TANIŞTIKLARINI İLK KEZ GAZETTE’YE ANLATTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakınlıklarını da Gazette’ye anlatan Hamza Yoldaş, “Sayın Cumhurbaşkanımız ile 1999 yılında gençliğimin en hızlı günleriydi, Emine Erdoğan hanımın yeğeni ile beraber tesadüfen ziyaret etmiştik, o zaman tanıştık. Sonrası bu ziyaretler sıklaştıkça sıklaştı ve bugünlere geldi. Rabbim başımızdan eksik etmesin inşallah” diye konuştu.

 

“FETÖ’NÜN KURDUĞU KUMPASTA BEN YİNE ŞANSLIYDIM”

İşadamı Hamza Yoldaş, FETÖ’cüler tarafından kurulan kumpas sonucunda 5 ay tutuklu yargılanan o günlerde neler yaşadığını da paylaştı: “Himmetten ziyade ben Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a yakın olduğum için hedef oldum. Amaç önce yanındakileri vuralım, sonra sıra ona gelecek algısı yaptılar. Bazı arkadaşlar cinsel istismar taciz suçlamalarına maruz kaldılar. Ben yine şanslıyım.”

 

BAŞARILI İŞADAMI HAMZA YOLDAŞ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakınlığıyla bilinen işadamı Hamza Yoldaş, özel hayatı ve gündemdeki sorularımızı cevapladı. Başarısının sırrını eşine borçlu olduğunu söyleyen Hamza Yoldaş, röportaj sırasında fırsat buldukça eşinden övgüyle bahsetti. Ceren ve Ceylin Naz isminde iki çocuğu olan Yoldaş, hayattaki en büyük destekçinin aile olduğuna vurgu yapıyor. 

İşte Hamza Yoldaş röportajı;

 

Okuyucularımızın sizi daha yakından tanıyabilmesi için kendinizden bahseder misiniz?

Ben de babam gibi Diyarbakır, Dicle ilçesinde dünyaya gelmişim. 5 kardeşten ortancayım ve evin en haylazı… Tabi, hatırladığım kadarıyla ben de kabul ediyorum. Ama anlatılanları duyunca şaşırıyorum. Evliyim, dünyalar iyisi vefakâr bir eşim var kahrımı çeken, çocuklarımı tek başına büyüten fedakâr bir kadın… Çocuklarımın arasında kendime benzettiğini evimizin küçük kızı 9 yaşında Ceylin Naz’ım. Onu da haylaz bir küçüklük geçirdiğim için bu bağlamda kendime benzetiyorum. Benim hoşuma gidiyor. Bizimkilerinde hoşuna gidiyor mu, bilmiyorum bir de ablası var beni hep onurlu ve gururlandıran ilk göz ağrım Ceren’im 14 yaşında artık büyüdü. Maşallah, Rabbim tüm çocuklarımızı korusun.

 

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Meclis Başkanımız Sayın Binali Yıldırım’a yakın olarak bilinen bir isimsiniz, bu yakınlık nasıl oluştu Sayın Yoldaş?

Evet, Sayın Cumhurbaşkanımız ile 1999 yılında gençliğimin en hızlı günleriydi, Emine Erdoğan hanımın yeğeni ile beraber tesadüfen ziyaret etmiştik, o zaman tanıştık. Sonrası bu ziyaretler sıklaştıkça sıklaştı ve bugünlere geldi. Rabbim başımızdan eksik etmesin inşallah… Daha bu dünyadan göçüp gitmeden herkesin düşüncelerini anlayabileceği ve seveceği bir ülke oluruz. Çünkü büyük bir eksiklik ve kayıp nasıl ki şu an salât ve selam olsun Peygamber Efendimizin zamanında yaşamak hissi gibi ya da Osmanlı dönemindeki gibi ya da çağımızın Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi… Çünkü büyük zaferler kazanan bu liderleri yaşadıkları yüzyılda nasıl ki anlamayanlar vardıysa da şu anda da var. Bizim devlet başkanımızı tanıyorum ve görüyorum. Dünya artık Türkiye’den habersiz adım atamaz hale gelmiş durumda. Ekonomimiz, silahlı kuvvetlerimiz, sağlık ve tüm eğitim kurumlarımız çağ atlar gibi… Düşünsenize 2002 doğumlu bir genç arkadaşım, Türkiye’nin ailesinin nasıl ne zor şartlarda yaşadığını tahmin bile edemezken, biz gerek sosyal devlet gerek özgürlüklere saygı duyulan bir ülke haline geldik. Bunu anlatmamız lazım ki Devlet Başkan’ımıza olan saygı ve sevginin önemini anlamalılar. Sorumuza dönersek; o günden bugüne yakınında olan insanlardan biriyim. Sayın TBMM Başkanımız Binalı Yıldırım ile de uzun yol seyahatlerimiz ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı döneminde pekişti. Eli kolu olan Özel Kalem Müdürü Ahmet Atasçı ile hiç unutamam en üzgün olduğu anlardan biri aklıma geldi. Kardeşi İ̇lhami Yıldırım, İstanbul’da 2015 yılında Şubat ayıydı yanılmıyorsam. Kendini bilmez serseri birkaç kişi silahla saldırıda bulunmuştu. Haberi alınca yıkıldı resmen Özel Kalem Müdürü Ahmet Atasçı ile beraber sakinleştirdikten sonra konuyu öğrenmeye çalışırken, İstanbul İl Emniyet Müdürüne ulaşmak zordu. TBMM’de milletvekiliydi o günlerde… Beni Diyarbakır Emniyet Müdür Yardımcısı Akın Karatay aradı, konuyu anlatınca hemen akabinde İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı devresi Mustafa Çalışkan aradı. Konudan haberdar olduk ve hemen İstanbul’a yola çıktık. Şükür ki herkes iyiydi. Sonrasında Binali beyle samimiyetimiz; benim babalar günümü kutlamak için arayacak kadar gönlü, kalbi geniş bir devlet adamını kelimeler nasıl anlatırdı. Bu kadar yakın… Tabi şu an bu kadar yakın olamıyorsunuz, yoğunluğu, programları, ülke sevdası… Bu da böyle işte.

 

Başarılı bir işadamı olduğunuzu biliyoruz, başarınızı neye borçlusunuz?

Başarılı olmak için risk almaktan korkmayacaksınız. Ben eşimin doktor olmasından dolayı 2004’ten sonra yatırımlarımızı hastane üzerine kurduk, iyide ettik. ;) Eşim de başarılı bot hekimdir. Eskişehir Tıp Fakültesi 3’üncüsü olmuş kalp cerrahisi gibi her erkeğin bile korkarak tercih edeceği bir branşı bitirmiş. Zor meslek, zor hayat şartlarına aslan gibi göğüs germiş başarılı bir idareci, yönetici, Anne, eş ve hayatımdaki en büyük destekçim.

 

Eşiniz hanımefendi ile size bir ömür boyu mutluluklar diliyoruz. Bir sonraki sorum; politikanın tam içindesiniz fakat politikacı değilsiniz, nasıl oluyor bu?

Çok teşekkür ediyorum. Evet, politikanın içindeyim ve her milletvekili seçiminde sorarlar, “Aday olacak mısın?” diye, ben de her defasında aynı cevabı veririm. Rabbim o anı bana yaşatmasın. Çünkü Sayın Devlet Başkan’ımızla beraber benim siyasi hayatım noktalanır. Ben siyasetçi olamam, çok sert görünürüm ama biri bana derdini anlattığında asla dinledikten sonra arkamı dönüp gidemem. Bu yüzden yapamam, anlatılan her problem içimi yaralıyor.

 

AK Parti içinde aktif bir göreviniz var mı?

AK Parti’de resmî bir görevim yok. Sayın Cumhurbaşkanımız ne derse bana ne görev verirse, canım pahasına yaparım. Bunu da beni tanıyan herkes bilir. :)

 

Babanız, Diyarbakır’da bir Emniyet bekçisi iken 2004 yılında PKK terörünün kurbanı olmuştu, bunu okurlarımız için bize biraz anlatır mısınız?

Babamın şehit olacağı hiç aklıma gelmezdi ama mükemmel bir babam vardı. Annemden yana yaramaz bir çocuk olduğum için sanırım diğer kardeşlerimle aramda sevgi eksikliği vardır sanırım o da böyle terbiye ederdi :)) ama babamın beni çok sevdiğini hissederdim. 28 Temmuz 2004 günüydü. Afyonkarahisar’daydım. 15 Temmuz Hain Darbe girişiminde şehit edilen İlhan Varank ile Afyonkarahisar Başsavcısı ve İl Emniyet Müdürüyle halı saha maçında ayağımı burkmuş olduğum için sabah saatlerinde Rahmetli Babamla konuşmuştum. Sonrasında Diyarbakır İstihbarat Komutanı Yarbay Ersin Karakaya hemen akabinde Emniyet İstihbarat ve Milli İstihbarat temsilcileri aradı, “Abi babanız bugün çalışıyor ve bize gelen istihbaratta bugün babanıza terör örgütü PKK tarafından suikast olacak” dediler. Talimatı veren şerefsizce Bruks kod adlı hain, kahpe, şu an gebermiş terörist gerçekleştirmişti. Hemen Babamı aradım sabah saat 10 bile değildi. Öyle ki Feto’nun mahremleri PKK’ya destek verdiklerini bildiğim için ankesörlü telefon kullandım. Babam Abbas Yoldaş, 2 defa yaralanmış ama asla korkmamıştı yine korkmadı. “Gelsinler, ben görevime gideceğim” dedi. Yine aradım, yine aradım ama engel olamadım. Ben de Mustafa Hatipoğlu ve Ersin Karakaya adındaki 2 istihbarat müdürünü ve komutanını aradım. “Adamları alın” dedim ama nafile istihbarat var. Kimin nasıl yapacağı bilgisi yoktu. Bu defa eşim hamileydi, ilk göz bebeğim Ceren’im gelecekti. Bunun müjdesini vermesini istedim eşimden, o da aradı ve Canım babam ile konuştu:)) Nasıl da sevinmişti, akşam 20.00 gibi idi ve yine telefonla arayan istihbarat Yarbay Denizlili Ersin Karakaya, “oğlum merak etme her türlü tedbir alındı” haberini verdi. Afyonkarahisar Tıp Fakültesinde ihtisas yapan sevdiğim kadının yanında beklerken, 20.45’te telefonum acı acı çaldı. İçime doğmuştu nefes alamıyordum, canım yanıyordu. Baktığımda yanıldığım andı babam yaralıydı aynı anda son dakika bilgisinde babamın şehit olduğunu yazıyordu. Yusuf Alptekin Canan ve Murat Uregen abim aradı; “Hamza başın sağ olsundu” cevap akşam 21.00’de Prof. Dr. Ahmet Çekirdekçi hocadan izin aldık ve Diyarbakır’a yola çıktık sabah Diyarbakır’a vardığımda babam morgdaydı. Vallahulkerim bembeyazdı ve gülümsüyor gibiydi, açtım kefenini öptüm, öptüm, öptüm “vallahulkerim” dedim kanın yerde kalmayacak...

Sonra en güzel şekilde al bayrağa sarılı tabutunu omuzlayıp Prof. Dr. Yusuf Yağmur abim ile birlikte yürüdüm ardınca aslan gibi siper etmişti kendini 18 kurşun isabet etmişti vücuduna ama yine de cevap vermişti kahpelere…

Vali Nusret Miroğlu, Emniyet Müdürü Orhan Okur abim operasyonu başlatmıştı bile Hevsel bahçelerine kaçan kahpeler bir fare gibi saklanıyordu, toplam 5 kişiydiler. Asker ve polis Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan talimatıyla İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'nun yönettiği operasyonla 15 günün sonunda gebermişlerdi. Şu an CHP Milletvekili olan Sezgin Tanrıkulu ve Osman Baydemir operasyon bölgesinde teröristleri korumak, kaçmalarına zemin hazırlamak için İl Emniyet Müdürü ile kavga ederken gördüm ve yanlarına gittim. Sezgin Tanrıkulu, “Burada terörist yok, terörist devlet vatandaşı evine girmesine izin vermiyor” diye nidalar atarken, içimdeki öfkeyle terörist Osman Baydemir ve Sezgin Tanrıkulu’nu kovaladım ve Canım babam vatana aslan gibi şehit olurken diğerleri de fare gibi saklandıkları inlerinde gebermişlerdi. Kabrine gittim ve “Babam” dedim, “kanın yerde kalmadı.” Operasyonu yöneten Özel Harekat Müdürü Süleyman Karadeniz ve Ugur Okumuş babamın kanını yerde koymamışlardı. Tabi bir de gazilerimiz vardı, o elleri öpülesi gazilerimiz sonrası nemi oldu.

Su an CHP Milletvekili olan Sezgin Tanrıkulu ve Osman Baydemir, devletin makam arabasını kullanarak, geberen teröristlerin taziyesine katılmışlardı. Ama şuan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinde yine teröristleri savunuyor en acımsı da bu…

 

Siz de himmet vermediğiniz için FETÖ’cüler tarafından kurulan kumpas sonucunda 5 ay tutuklu yargılandınız, bu süreci anlatır mısınız?

Himmetten ziyade ben Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a yakın olduğum için hedef oldum. Amaç önce yanındakileri vuralım, sonra sıra ona gelecek algısı yaptılar. Benim gibi bir insan o zaman asgari ücret 1100 lira ilken benim 1000 lira diğer dosyada 3 bin lira dolandırıcılık yapmam bahisiyle faili meçhul olayları Burdur’da çalışan bir polis izlerken, beni teşhis ediyor. :)) Tabi sadece ben değil, şu an Emniyet Genel Müdürümüz Celal Uzunkaya, Mustafa Gülcü’de “dolandırıcılık” suçundan hüküm giydiler. Yani sadece bu vatana sahip çıkanlar düşünsenize bazı arkadaşlar cinsel istismar taciz suçlamalarına maruz kaldılar. Ben yine şanslıyım. ;)))

 

FETÖ denen illetin ülkemize yaptığı hıyanetleri en iyi bilenlerden birisisiniz, bize birkaç çarpıcı örnek verebilir misiniz?

En büyük zararı adalete verdiler. Düşünsenize Pennsylvania’daki şeytan belirliyordu cezanızı PKK terör örgütüne istihbaratı bilgileri veren, bizi içten çökerten pislikler… Sadece şu an 1 dakika düşünün; PKK artık yok olmak üzere eylem bile yapamaz hale geldiler. Bu konuda Rabbim kolluk görevi yapan rütbesi ne olursa olsun, Allah razı olsun onlardan ve o bölgelerde öğretmenlik yapan öğretmenlerimizden de…

 

Rahip Brunson’un iadesi ile başlayan, Cemal Kaşıkçı’nın katledilmesi ile devam eden ve ABD’nin ani Suriye’den çıkma kararı ile gelişen Türkiye-ABD ilişkileri çerçevesinde FETÖ elebaşının Türkiye’ye iadesi gerçekleşir mi sizce?

Rahip Brunson iadesi hususunda biz bağlı bulunduğumuz AB süreci ve hukuki anlamda uymamız gereken bir düzen var. Tabi ki yargı kararına uymak dışında bir şansımız olamaz. Biz yakaladık, biz cezasını verdik ve ülkesine deport ettik. Cemal Kaşıkçı ise en çok canımı acıtan Müslüman bir ülke İslam dini ile yönetilen bir irade ve Kutsal kitabımızda yazdığı gibi “Bir cana kıymanın günahı hele ki kulun bildiğini Allah’tan saklamaya çalışan faniler…” Türkiye büyük bir devlet olma yolunda hiç duraksamadan yürümeye devam ediyor. ABD bile 2019 yılının sonlarına doğru ekonomik anlamda tam özgür ve büyük Türkiye olacağımızın farkında. Umarım Amerika sözlerini tutar. Çünkü yakın zamanda FETO Terör Örgütüne, Amerika ve bağlı eyaletlerinde güzel operasyonlar yapacak.

 

Size göre Türkiye’deki FETÖ pisliği hangi oranda temizlendi Sayın Yoldaş? Bu anlamda önümüzdeki süreçte alınması gereken önlemler neler olabilir? Vatandaşın yapması gerekenler?

2019 yıllında Haziran ayından önce harika tam bir temizlik yapmış oluruz.

 

ABD’nin önümüze koyduğu ekonomik sıkıntıları, Devletimizin aldığı tedbirler ve vatandaşlarımızın özverisi ile büyük bir süratle aşıyoruz... 2019 Türkiye için nasıl bir yıl olur sizce?

Bizim bizden başka dostumuz yok. Vatanımızda yaşayan her düşünceye saygı duyarak ve bir gerçeği unutmadan Hristiyan ya da diğer dinlerdeki insanlar kendilerine tapınacak bir varlık aramıyorlar. Papazları da para toplamıyor, Kutsal Kitabımızda yazıyor; Hz. Muhammed (sav) kısacası Kutsal Kitabımızdan başka kimseye inanmaya ihtiyaçları yok ki o veya bu cemaat gitmesinler.

 

Türkiye 25 Haziran sabahı, farklı fakat daha güçlü bir kimlikle güne başladı... Peki, 1 Nisan 2019 sabahı bu gücüne daha fazla güç katmış olarak uyanabilecek mi?

2019 sonlarına doğru ve devam eden yıllarda harika bir ekonomik ve güçlü Türkiye olacak.

 

Büyük Türkiye’yi oluşturma anlamında vatandaşımıza vermek istediğiniz mesajınız ne olabilir Sayın Yoldaş?

Sadece şunu belirtmek isterim; bir parti düşünün Gazi Mustafa Kemal Atatürk adını ağzından düşürmüyor ama terör örgütü PKK’nın leşleriyle beslenen HDP ile siyaset yapıyor. Bizim milletimiz artık söylemlerine inanmıyor kaldı ki, CHP’de kim kavga etse “ben genel başkan olacağım” diyen bir siyasi ahlak var. Bunu da 2018’deki filmlerinde izledik. Muharrem İnce ve Kemal Kılıçdaroğlu, diğer arkadaşları ve diğer parti, FETO terör örgütünün finansmanı ile ayakta duran bir parti… Diğerini hiç ağzıma almak istemem. HDP, PKK geberen leşlerine taziye ziyaretleriyle Kürt halkının savunduğunu ifa eden bir partiden söz ediyoruz. Vatandaşlarımız kendi hür iradeleriyle gerçekleri lütfen araştırdıktan sonra oy versin. Ama inancım tabi ki Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından bir an önce yönetilmek istenen iller, ilçeler, beldeler sabırsızlıkla belediye başkanını seçecek ve belediye başkanlığından gelen bir liderin deneyim ve talimatlarıyla yönetilecek. Partimizle güçlenecek illerinde huzurlu yaşayacakları günleri bekliyorlar.

 

Teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.

Bu imkânı bana sunduğunuz için ben teşekkür ediyorum. Selamlar, saygılar…

 

DİĞER HABERLER

Adana’da feci kaza
Adana’da feci kaza
5 Aralık 2025 Cuma
Karabük’te öğrenci ölü bulundu
Karabük’te öğrenci ölü bulundu
3 Aralık 2025 Çarşamba
Edirne’de FETÖ operasyonu
Edirne’de FETÖ operasyonu
3 Aralık 2025 Çarşamba
Kozan’da iki araç çarpıştı
Kozan’da iki araç çarpıştı
29 Kasım 2025 Cumartesi
Adana’da Restoran Cinayeti
Adana’da Restoran Cinayeti
29 Kasım 2025 Cumartesi
TBMM başkanı adana’da
TBMM başkanı adana’da
28 Kasım 2025 Cuma