Estetik bir
ev için adresinizi değiştirmeyin
GAZETTE - Yaşam
alanlarının dekorasyonunda ufak değişiklikler yaparak bambaşka bir atmosfer
kurgulayabileceğinizi zaten çok iyi biliyorsunuz. Peki ama işe nereden başlamak
gerek? Tekstiller mi değişmeli? Yoksa ufak tefek aksesuar değişiklikleriyle mi
limitli kalmalı? Yıllardır birlikte yaşadığınız mobilyaları değiştirmek nasıl
olur? Eğer bu değişim konusunda tereddütleriniz varsa, nasıl işe
başlayacağınızı bilemiyorsanız ve en önemlisi zamanınız kısıtlıysa kendinizi
profesyonellerin deneyimli ellerine bırakın. Adana’nın yetenekli, deneyimli,
stil sahibi genç mimarlarından Ayşe Tatlıcıoğlu, hazırladığı projeleriyle, evlerinde pratik ve
fonksiyonel değişikliklerle yepyeni bir atmosfer ve enerji yakalamak
isteyenlerin imdadına yetişiyor. “En büyük hedef kitlemiz çok yoğun çalışan,
aylardır belki yıllardır evlerine hiç zaman ayıramayan, ama her evlerine
girdiklerinde mekanın kendilerine verdiği ağırlık ve negatif enerjiden şikayetçi
aileler” diyen Tatlıcıoğlu, uyguladığı yöntemlerle, kısa sürede yaşam
alanlarında yepyeni bir atmosfer kurguluyor. Bunu nasıl başardığını öğrenmek ve
merak ettiğimiz sorulara yanıt bulmak için Tatlıcıoğlu ile keyifli bir röportaj
gerçekleştirdik.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Adana’da,
1982 yılında dünyaya geldim. Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 2005
yılında mezun oldum. Mezun olana kadar çok farklı yerlerde staj yaptım. Stajlar
benim için iş deneyimi anlamında çok önemliydi. Yıl boyunca çeşitli yerlerde
çalıştım. Mezun olmadan bir hafta önce de profesyonel olarak çalışmaya
başladım. 5 yıl kadar şirketlerde, farklı firmalarda görev yaptım. En son dev
dekorasyonda 3 yıl kadar çalıştım ve sonrasında kendi ofisimi açtım. Kendi
ofisimi açalı yaklaşık 8 yıl oldu.
Ev sahipleriyle bir araya geldiğinizde
çalışma nasıl ilerliyor?
İlk etapta
bir ön görüşme yapıyoruz. Bu görüşme öncesinde kendisine çok kapsamlı bir
anketin doldurulmasını istiyoruz. Bu ankette tasarım öncesi öğrenmemiz gereken
kişinin yaşam alışkanlıkları, zevkleri, renkleri gibi her türlü bilgi yer
alıyor. Verilen brief doğrultusunda eve giriyoruz ve kısa sürede bambaşka bir
şekilde, verdiği bütçe sınırları içinde kalarak teslim ediyoruz. Mekana yeni
eklenen her şey büyük etiketler asılarak belli ediliyor. Ev sahibi istediğini
satın alabiliyor, istemediklerini eleyebiliyor. Tek yönlü değil de çok yönlü
çalışmayı tercih ediyorum. Yavaş yavaş kamu işlerine girmeye de başladım. Geçen
yıldan bu yana kamu sektöründe de hizmet veriyoruz. En son Vali beyin makam odasının
dekorasyonunu yaptık. Mimari anlamda her işe bakıyoruz diyebilirim.
Nasıl taleplerle karşılaşıyorsunuz?
Ev
sahiplerinin bizden en büyük talepleri sıkıldıkları, eskimiş demode mekanlarına
yenilik, hayat ve tarz katmamız oluyor. Uzun zamandır arayıp bulamadıkları bir
mobilya ya da aksesuarın bulunmasını isteyebiliyorlar. En güzel
becerilerimizden biri kişinin kendi eski mobilyalarını baştan yaratmak. Ayna,
mermer, cam, kulp, farklı tekstiller kullanarak, basit ve pratik çözümlerle
eskilere bambaşka bir stil verebiliyoruz.
Büyük ve yorucu bir şehirde, stresle
iç içe yaşıyoruz. Evimizde kendimizi rahatlatmak, biraz enerji bulmak için
neler yapmalıyız? Dekorasyonu nasıl değiştirmeliyiz?
Mekanda hoş
bir müzik açmak, her hafta taze çiçek almak, kokulu mumlar yakmak bile yüzümüzü
gülümsetmeye yetebilir bazen. Ara sıra mekandaki elemanların yerlerini
değiştirmek, bir yatak örtüsünü yenilemek, yeni birkaç yastık almak, bir duvarı
ayna kaplamak, mobilyaların kulplarını yenilemek gibi birçok minik dokunuşla
atmosfer değiştirilebilir. Taş, ayna, cam, ahşap, halı ve farklı dokulu
kumaşlar bu havayı hemen değiştirmeyi sağlayacak malzemelerdir.
Sizce Adana’da ki konut fiyatları
neden bu kadar pahalı?
Mersin,
Osmaniye, Maraş gibi illerimizde müteahhitler projeleri yüzde 30’la alabiliyor ama
Adana’da bu rakam yüzde 60’lara bazı yerlerde yüzde 70’lere gelmeye başladı.
Bir bina yapıyorsanız, 30 daire varsa, 15’ini arsa sahiplerine vermek
zorundasınız. Bu da fiyatları arttırıyor. İnsanlar inşaatta kar marjlarını
düşürmek istemiyorlar. Çünkü çok riskli. Yani bunda Allah korusun işçinin ölümü
var, başka riskler var. Bu duruma biraz da kentsel dönüşüm etken.
Kentsel dönüşümle Adana’daki yapılardan
kaynaklanan görüntü kirliliğinden kurtulmamız mümkün mü?
Bu şekilde
giderse mümkün değil. Daha kötü olacak ama farklı cazip avantajlar getirilirse
belki düzelir. Müteahhit kazanma kaygısıyla iş yaptığı için evler küçültüldü. Bu,
3 yıl önce İstanbul’da uygulama başladı. Kaç tane apartmanı ikna ederseniz
yoğunluğunuz o kadar artıyor ve ada bazında kentsel dönüşüm yapmanız
kolaylaşıyor. Daha düzgün, altında otoparkı, alışveriş merkezi olan yerler
çıkabiliyor ama böyle bir sistem Adana’ya uygulanmadı maalesef. Bu da tek tek
konutların olmasına yol açtı ve görüntü kirliliğinde artış yaşandı. Kentsel
dönüşüm Adana’da biraz yanlış uygulanıyor. Rantsal kaygılarla beraber, ev
sahiplerinin de bunda payı var. Keşke belediyemiz de İstanbul gibi bir modele
başvursaydı. Daha güzel olurdu diye düşünüyorum.
4 kişilik bir aile düşünürsek, rahat
bir yaşam sürebilmek için evin kaç oda olması lazım?
En azından
bir çocuk odasının 15 metre kare olması gerekiyor diye düşünüyorum. Her çocuk
için bir oda olması lazım. 2 çocuk odası 1 ebeveyn odası, 1 kiler ya da soyunma
dolaplarının bulunduğu oda, 1 mutfak ve misafirlerimizi ağırlayacağımız bir
oturma odası. Yani 3 oda 1 salon dediğimiz minimum düzeyde olması gerekiyor. Eskiler
gibi salon kapalı kalsın mantığı artık bizlerde yok.
Eski evi tadilattan geçirmek için size
gelsek neler yaparsınız?
Ev sahibinin
nelerle uğraştığını, nelerden hoşlandığını oturup konuşuyoruz. Hangi renkleri
sever, neyi sevmez ev sahibiyle beraber dergilerden
fikirler ediniyoruz. Hemen hemen kişinin tarzını ortaya çıkartıyoruz. Modern
mi, klasik mi seviyor ona göre dekorasyon oluşturuyoruz. Ben ferah evlerden
hoşlanıyorum eğer karşımdaki de böyle şeylerden hoşlanıyorsa ona direkt ferah
bir ev sunumu yapıyoruz. 3 boyutlu çizimlerini yapıyoruz. Odaların hepsi tek
tek beğenildikten sonra tadilata başlıyoruz. Bina çok eskiyse su tesisatları
falan çok kötü oluyor, elektrik tesisatlarını da güçlendirerek o evi tekrar
baştan aşağı yapıyoruz. Ev malzemesi için ben rehberlik yapıyorum ama asıl
yaşayacak olan onlar o yüzden onların seçimleri olması gerekiyor.
İşçiyi siz mi tedarik ediyorsunuz?
O biraz ev
sahibine bağlı. Eğer ‘Benim ustam var’ derse onlar da yapabiliyor ama en güzeli
bizim sürekli çalıştığımız ustalarla beraber bir iş çıkartmak. İş böyle olunca
bizimde gözümüz arkada kalmıyor.
Birçok meslektaşınız bu kadar kentsel
dönüşüm olmasına rağmen iş bulamıyor, sizin işleriniz nasıl?
Bizim işlerimizde
çok şükür bir sıkıntı yok. Hatta Ramazan’dan dolayı beklettiğim işler var.
Piyasada çok fazla mimar var. Ayrıca yeni mezunlarımız da var. Fakat mimarın
sahası geniş. Şantiye şefliği, mimari çizim yapabilir. Mantolamadan tutun da,
demir satışına kadar mimarın rehberlik edebileceği çok geniş bir alan
bulunuyor.
Size göre Adana nereye doğru
genişlemeli?
Denizin
kenarında olup denize doğru ilerlemeyen tek şehir herhalde Adana’dır. Biz
maalesef verimli topraklara doğru ilerliyoruz. Adana verimli toprakları bırakıp
çorak topraklara doğru ilerlemeli. Çünkü
bizim kırmızı toprağımız altın değerinde. Kuru ot da dikseniz yeşeriyor. Ne
yazık ki biz her yere mantar gibi bina dikiyoruz.