TÜİK Adana Bölge Müdürlüğü tarafından
yapılan açıklamada, Türkiye'de 2019 yılında 363 girişim biyoteknoloji faaliyeti
yürüttüğü ifade edildi (ürünlerinde veya hizmetlerinde biyoteknoloji kullandı
ve/veya biyoteknoloji Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) faaliyeti gerçekleştiği belirtildi.
Yapılan açıklamada, biyoteknolojik
faaliyet yürüten girişim sayısının, 2018 yılında ise 347 olduğu ifade edildi. Biyoteknolojik
tekniklerden en az birini kullanarak biyoteknoloji faaliyeti yürüten girişimler
çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre incelendiğinde; 2019 yılında 274
girişimin 1-9 çalışanı, 51 girişimin 10-49 çalışanı olduğu belirtildi. Çalışan
sayısı 50-249 ve 250 ve daha fazla olan girişimler için her iki büyüklük
grubunda da 19 girişimin biyoteknoloji faaliyeti yürüttüğü bildirildi.
Biyoteknoloji faaliyeti yürüten
girişimlerin 2019 yılında en çok kullandığı biyoteknolojik tekniğin,
"DNA/RNA" olduğu ve bu tekniği kullanan girişim sayısının 214
olduğu bildirildi. 119 girişimin kullandığı "süreç biyoteknolojisi
teknikleri" ile "hücre ve doku kültürü mühendisliği" ve 118
girişimin kullandığı "proteinler ve diğer moleküller"in izlediği
ifade edildi.
Biyoteknoloji uygulamaları
incelendiğinde; 2019 yılında biyoteknoloji faaliyeti yürüten 363 girişimin
yüzde 37,2'sinin insan sağlığı (diğer terapötikler, yapay substratlar, tanı
amaçlı ve ilaç taşıyıcı sistemler vs.), yüzde 33,6'sının tarımsal biyoteknoloji
ve yüzde 26,7'sinin çevre amaçlı faaliyet yürüttü.
Biyoteknoloji faaliyeti yürüten
girişimlerin 2019 yılında gerçekleştirdiği Ar-Ge harcamaları 324 milyon 462 bin
31 TL olduğu belirtildi. Bu değerin 2018 yılında 275 milyon 898 bin 295
TL olarak gerçekleştiği bildirildi. Biyoteknoloji Ar-Ge harcamalarının
Mali ve Mali Olmayan Şirketler (özel sektör) Ar-Ge harcamaları içerisindeki
payının 2018 yılında yüzde 1,18 iken 2019 yılında bu oran yüzde 1,10 oldu.
Biyoteknoloji faaliyetlerinde 2019
yılında 1 821 kişinin çalıştığı; biyoteknoloji faaliyetinde çalışanların yüzde 18,0'ının
doktora ve üstü, yüzde 24,2'sinin yüksek lisans, yüzde 39,5'inin lisans, yüzde 7,6'sının
yüksekokul ve yüzde 10,6'sının lise ve altı eğitim düzeyine sahip oldu. Tam
zaman eşdeğeri cinsinden biyoteknoloji faaliyetlerinde çalışan sayısının ise
2019 yılında 1 443 oldu.
Biyoteknoloji faaliyeti yürüten 363
girişime göre; biyoteknolojik Ar-Ge faaliyetlerinin önündeki en önemli engel
yüzde 60,3 ile "sermayeye erişim" iken bunu yüzde 51,0 ile
"nitelikli insan kaynaklarına erişim" ve yüzde 31,7 ile "yasal
düzenleme gereksinimleri" izlediği ifade edildi. Biyoteknoloji ürünlerinin
ticarileşmesinin önündeki en büyük engelin ise yüzde 51,0 ile "uluslararası
piyasalara erişim" ve yüzde 50,7 ile "dağıtım ve pazarlama kanallarının
eksikliği" iken bunu yüzde 49,9 ile "sermayeye erişim" ve
"yasal düzenleme gereksinimleri" izlediği açıklandı.