1
Cam ardı hayaller
Yaşam herkese eşit ve adil davranmıyor. En masum arzularımız bile acı gerçekler duvarına çarparak tuzla-buz şeklinde dağılabiliyor. ‘Kelimelerin tükendiği yer’ olarak tanımlanan karşılaştığımız bu durumlardan biri de, oyuncak satan bir mağazanın önünde çıkıyor karşımıza. Kilosu 40 kuruşa satın alınan pet ve karton gibi malzemeleri çöpten toplamaları için sokaklara gönderilen iki küçük kızkardeş, geçtikleri yolda bir oyuncakçı dükkanıyla karşılaşınca, minik omuzlarına binen hayatın yükünü (çuvalı) yere bırakıp, birkaç dakikalığına çocukluklarına geri dönüyorlar.
***
2
Cam ardı sevimlilik
Gazipaşa Bulvarı üzerinde ki bir optikçinin vitrininde şekerleme yapan bu sevimli kedi, sergilenen gözlüklerden daha fazla ilgi topladı. Mağaza çalışanlarının ‘Prenses’ adını verdiği bu tatlı hayvanın aslında acı bir hikayesi olduğunu öğrendik. Henüz yavruyken göğsü parçalanmış halde dükkana sığınan zavallı canlı, veterine götürülüp 8 dikiş attırılarak tedavi edilmiş. 2 yıldan bu yana ne dükkan sahipleri onu, ne de o kendisine yardım eden bu yürekli insanları bırakamamış. Prenses’in kestirmek için en sevdiği yer ise vitrin tezgahı...
***
Can ardı yoksulluk
3
Çarşı mağazalarında giyilebilecek normal bir ayakkabının fiyatı 20 liradan başlıyor. Eskiden lüksün simgesi sayılan ayakkabılar, bu kadar ucuz olmasına rağmen, hala her isteyenin ayağına giyilemiyor. Kocavezir’de plastik kap karşılığı sahibinden alınan eski ayakkabılar sergisinde, 5 liraya satılan bu ürünleri bile satın alamayan yoksullar var hala...