Seyhan Devlet Hastanesi önünde düzenlenen
basın açıklamasına çok sayıda oda üyesi ve sendika üyesi ve sağlık çalışanı
katıldı.
‘’MESLEK HASTALIĞI KABUL EDİLMELİ’’
Basın açıklaması yapan oda ve sendika
üyeleri, ‘’Covid-19 pandemisi
sürecinde vaka sayısı dünya genelinde toplam 44.7 milyonu geçti. Günlük ölüm
sayısı dünyada 7 binleri geçmiş durumda. Türkiye’de 29 Ekim itibari ile
Sağlık Bakanlığı verilerine göre bu güne kadar ki hasta sayısı 370 bin 832’ye
yükseldi. Gerçek rakamların bunlardan çok daha fazla olduğunu hepimiz
biliyoruz. Tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi Covid-19 hastalığında da
çalışanlar arasında en yüksek enfeksiyon riski olan meslek grubu sağlık
çalışanlarıdır. Türkiye’de bugüne kadar 127 sağlık çalışanı hayatını kaybetti
ve 40 binin üzerinde sağlık çalışanı enfekte oldu. Uluslararası Çalışma
Örgütü gibi kuruluşlar ve 129 ülkenin meslek hastalığı olarak kabul ettiği bu
durum yasal düzenlemelerimize göre meslek hastalığı veya iş kazası olarak
tanımlanmasına rağmen bildirim yaptırılmaması ekonomiye yükünden dolayı
engellenmektedir. Yine salgının en ön safında mücadele etmesine ve salgının
bitirilmesinde kilit faktör olan sağlık emekçilerinin de aynı kaygıdan olsa
gerek, temel ücreti arttırılmamakta; verdikleri 3600 ek gösterge sözü yerine
getirilmemektedir” dediler.
‘’SAĞLIK EMEKÇİLERİ
TÜKENMİŞ DURUMDA’’
Sağlık emekçilerinin uzun
süredir tükendiklerini ifade eden üyeler, ‘’Sağlık Bakanlığı bu konuda herhangi
bir adım atmazken yayınladığı genelge ile sağlık emekçilerinin mağduriyetlerini
daha da arttırmış durumdadır. Her ne sebeple olursa olsun görevden çekilme
(istifa) talebi kabul edilmeyecek, emeklilik işlemleri tesis edilmeyecektir.
OHAL ilan edilmeden istifa ve emeklilik yasağı getirilemeyeceği ortadayken
sağlık emekçilerinin bu haklarının ellerinden alınması Anayasaya aykırıdır.
Öğrenim durumuna dayalı atama, alt ve üst hizmet bölgelerine atama, başka kamu
kurum ve kuruluşlarına atamalar durdurulmuştur. Ancak iller arası geçici
görevlendirilen personelin derhal ayrılışı yapılarak görevlendirildiği yere
gitmesi sağlanacaktır. Bu sürgün demektir, sürgün suçtur, bu durum kabul
edilemez. Çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinleri
durdurulmuştur. Anayasal güvence altında olan dinlenme hakkına hele ki pandemi
ile mücadele edilen, normal zamanlara göre daha yoğun ve uzun saatlerle
çalışılan böylesi bir dönemde müdahale demek sağlık emekçilerinin yaşam hakkını
yok saymak demektir. Radyoaktif ışınla çalışan personele verilmekle yükümlü
olunan bir aylık sağlık izni (şua izni) kurum amirlerinin insiyatifine bırakılmıştır.
Röntgen ve tomografinin tanıda kullanımı pandemi süresince daha da artmış olup
radyasyonla çalışan sağlık emekçilerini normal zamana göre daha fazla korumak
gerektiği ortadadır’’ diye konuştular.