Çakıroğlu’ndan ‘6 Şubat’ şiiri

Çakıroğlu’ndan ‘6 Şubat’ şiiri

Adana Müteahhitler Birliği Başkanı Haydar Çakıroğlu, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ile 7,6 büyüklüğündeki depremini kaleme aldığı şiirle anlattı.


Çakıroğlu’ndan ‘6 Şubat’ şiiri

11 ili etkileyen ve ‘Asrın Felaketi’ olarak nitelenen deprem sonrası birçok şair tarafından 6 Şubat depremleriyle ilgili şiir, destan ve müzik bestesi yazıldı. Şiirini ‘6 Şubat Depreminin Destanı’ olarak adlandıran Haydar Çakıroğlu, şiiri 26 dörtlükte kaleme adlı.

Şiirine ‘Altı Şubatın gecesi, Sabahın dört on yedisi, Korkunç sarsıntı belirdi, Gök parladı yer delindi’ dörtlüğüyle başlayan Çakıroğlu, ‘Müthiş bir depremdi olan, Çocukları uykusundan, İnsanları konutundan, Savurdu hiç acımadan’ şeklinde tasvir ederek depremin şiddetini anlatmaya çalıştı.

‘Pazarcık’tan başlamıştı, Kahraman Maraş’ı aştı Göksun, Elbistan’a taştı Ordan Elazığ’ı bastı’ beyitleriyle depremin merkez üssünü yazan Çakıroğlu, şiirinin devamında etkilenen illeri de yazdı.

Haydar Çakıroğlu, eşine ender rastlanan depremin ikincisinin oluş şeklini ise şu beyitlerle kaleme aldı: “Halk, şükür geçirdik diye, Başlıyorken işe güce, Öğle sonu, biri geçe, Tutuldular ikinciye”

Şiirinde ‘Çakıroğlu’ mahlasını kullanan Adana Müteahhitler Birliği Başkanı Çakıroğlu şiirini şu beyitlerle bitirdi: “Çakıroğlu acın büyük, Ümit geleceğe dönük, Olmamalı bize bu yük, Devlet büyük, Allah Büyük”

 

6 ŞUBAT DEPREMİNİN DESTANI

 

Altı Şubat’ın gecesi

Sabahın dört on yedisi

Korkunç sarsıntı belirdi

Gök parladı yer delindi

 

Müthiş bir depremdi olan

Çocukları uykusundan

İnsanları konutundan

Savurdu hiç acımadan

 

Şansızlıktı belki ondan

O gece, Kar tipi boran

Yağmur da vardı akşamdan

Boşandı sanki bardaktan

 

Yığıldı üst üste katlar

Arasındaydı insanlar

Kıyma gibi kıyılanlar

İnleyenler ağlayanlar

 

Kurtulanlar çaresizdi

Kim ne yapabilirdi ki

Kazma kürek iş değildi

Saatler, saatler geçti

 

Zarar görünce her yanlar

Çaresiz kaldı insanlar

Yönetenler şaşırdılar

Yardım için geç kaldılar

 

Pazarcık’tan başlamıştı

Kahramanmaraş’ı aştı

Göksun, Elbistan’a taştı

Ordan Elazığ’ı bastı

 

Halk, şükür geçirdik diye

Başlıyorken işe güce

Öğle sonu, biri geçe

Tutuldular ikinciye

 

Ordan Hatay Samandağ’a

Kurşundan hızlıydı dalga

Gömüp evleri toprağa

Mezar etti birçok cana

 

Erzincan, Malatya, Gürün

Gelip hele enkaz görün

Doğanşehrin izin sürün

Bulan gelsin ödül verin

 

Ta Urfa, Diyarbakır’ı

Adıyaman’ın Gölbaşı

Yaşayanlar şaştı kaldı

Küçük kıyamet yaşandı

 

Gaziantep, İslahiye

Adana ve Osmaniye

Bu nasıl felaket böyle

Ta Kilis’i vurdu darbe

 

On bir il, birçok kasaba

Uğradı pis bir gazaba

Tarihte olmamış vaka

Yaşanıldı şu zamanda

 

Pazarcık Göksun Elbistan

Gölbaşı ve Adıyaman

Gürün, Elazığ, Erzincan

Birçok hane oldu viran

 

Etkiledi her bir yeri

Halkı, zengini fakiri

Yaşlıyı, sabiyi, genci

Üzdü geçti, kırdı geçti

 

Her insanın kendi evi

Sarayıdır tabii ki

Belki altını akçesi

Malı, canı gitti hepsi

 

Kalan için hayat

Çile Bulduğu çadır içine

Geçti kaldı orta yerde

Seven yok, sevilen nerde

 

Ağıt yakar gidenlere

Ben niye kaldım ki diye

Kalan yaşıyor mu hele

Kaldı kederle, elemle

 

Kalır mı yaşam hevesi

Kaldıysa geride eşi

Belki süt emen bebesi

Belki çocuğu, kardeşi

 

Anne, Baba, sevgilisi

Teyzesi, Dayısı, Emmisi

Duyulmazsa komşu sesi

Olur mu yaşam gayesi

 

Belki bir Anne Babaydı

Bir oğlu bir kızı vardı

Onları okutacaktı

Doktor, hakim olacaktı

 

Felek ne işler etti

Ümitleri söndü gitti

Yaşamdan ne istemişti

Yaşam ona ne vermişti

 

Giden canlarla birlikte

Ev, Araç, altın akçe de

Kaybedildi bu depremde

Kolay mı ki yenilenme

 

Belirlenip açıklanan

Resmi sayı elli bin can

Belki bundan fazla insan

Yitip de gitti buna inan

 

Tespitlerle belirlendi

İki milyon konut dendi

Ağır hasar beş yüz bindi

Yakılanlar zaten gitti

 

Çakıroğlu acın büyük

Ümit geleceğe dönük

Olmamalı bize bu yük

Devlet büyük, Allah Büyük

 

DİĞER HABERLER