Dünya’ya açılan kapı; Bahçeşehir Koleji

Dünya’ya açılan kapı; Bahçeşehir Koleji

Adana Bahçeşehir Koleji Kampüs Müdürü Hakan Gediktaş, Metro RTV’de Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi F. İnci Gül’ün moderatörlüğünü yaptığı Kuantum programına konuk oldu. Gediktaş, sosyal sorumluluk projelerini anlatarak Bahçeşehir Koleji’nin sadece Türkiye’ye değil dünyaya açılan bir kapısı olduğunu söyledi. Gediktaş, ayrıca öğrencilere ve velilere de tavsiyelerde bulundu.



Dünya’ya açılan kapı; Bahçeşehir Koleji

Sizi daha yakından tanıyabilmemiz adına biraz kendinizden bahseder misiniz?

“Ben Hakan Gediktaş. Aslen Malatyalıyım. İşçi bir ailenin çocuğu olarak Eskişehir’de dünyaya geldim. Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu mezunuyum. 12 yıl devlette çalıştıktan sonra Adana’nın güzide bir okulunda 8 yıl  müdürlük yaptım. Akabinde 2013’te Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumu’nun Adana temsilcisi olarak göreve devam ettim.”

Bahçeşehir Okulları’nın 50 yıl önce dershanecilikle başlayan bir eğitim süreci var. Önce kolej, sonra üniversite olarak Türkiye genelinde hatta yurtdışında da yayılması söz konusu. Bize bu süreci anlatabilir misiniz?

“1968 yılında Laleli’de 3 derslikli bir dershaneden mütevellit olan sonrasında çok değerli kurucumuz Sayın Enver Yücel tarafından tohumları atılan bir kuruluştur. Bu okullarımızın yanına bir de Bahçeşehir Üniversitemiz kuruldu. Fakat şunu söylemem gerekir ki; Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları çok büyük zorluklarla kuruldu. Bu zorlu süreçte yeri gelince temizliğini  bile kendisinin yaptığını ifade eden Sayın Yücel, dershaneyi tanıtmak için zamanla bir yöntem buluyor. İlginç tanıtım hikayesi de şöyledir; bindiği otobüste dershaneye yaklaşınca arkalardan öne doğru uğur dershanesinde inecek var diye bağırıyor. İnsanlar başta anlam veremiyor. Ama sonrasında birkaç kez tekrarlayınca insanlar artık orayı uğur dershanesi durağı olarak bensiyor.  Ve süreç böylece başlıyor. O yıllarda başlayan  bu süreç günümüzde Türkiye’de 56 farklı ilde 125 tane kampüsümüz var.Uğur markaları da yine bize ait. 3 farklı kıtada da üniversitemiz var.Bugün itibariyle Washington’da, Berlin’de, Batum’da, Lefkoşa’da dershanelerimiz ‘Bahçeşehir Global’ adı altında eğitim öğretimlerini devam ettiriyor.Bu 3 kıtada olan eğitimimizi inşallah global kriz geçince daha farklı yerlere yaymayı düşünüyoruz.”

Bahçeşehir Koleji Adana Kampüsü ne zaman kuruldu? Bugün okulunuzun geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? 

“Bahçeşehir okulu 2013-2014 eğitim yılında başladı.İlk başlarda çok küçük bir eğitim kadrosu ile birlikteydik.Tabiki farklı hedeflerimiz vardı ama takdir edersiniz ki kurumsal bir yerin daha gelenekçi olan bir yere girdiğinde karşılaştığı bir takım defanslara bizde maruz kaldık.İlk eğitim yılımızda 230 olan öğrenci sayımız, 2. eğitim yılında 870’e çıktı.Çok büyük bir ilgi gördük.Bize inanıp güvendiler. Şu anda da Bahçeşehir Adana Kampüsü 53 dersliği, yaklaşık bin tane öğrencisi,140 tane öğretmen ve personeliyle birlikte 200 kişiyle çok ciddi bir grubun eğitim hizmetinin devam edildiği ve 18 bin metrekare kapalı alandan mütevellit Adana’nın en güzel yerlerinden birisinde konumlanan kurum olarak daha da güçlenerek faaliyetlerine devam ediyor.”

Okulunuzun vizyon ve misyonu nedir?

“Aslında vizyon ve misyon diyerek dar bir alana koymaktan ziyade,bizim bütün Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları’nda her çocuk kaliteli eğitimi almalı.Bundan dolayı bizler,yetiştireceğimiz öğrencilerimizi insanlığa değer katan,mutlu,üretken bunun yanında özgüveni yüksek,ayakları yere sağlam basan bireyler yetiştirmeye çalışıyoruz.Dünyanın her kıtasında Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil edebilecek bireyler yetiştirmek asli görevimizdir.”

Bahçeşehir Kolejinde hangi yaş gruplarına eğitim veriyorsunuz?

“Anasınıfından başlayıp lise 4’e kadar olan öğrencileri bünyesinde bulunduran bir eğitim öğretim kurumuyuz. Kolejimizin olmazsa olmazından biri dil eğitimidir.İngilizce’ye ağırlık veriyor ve bu alanda da çok değerli eğitimcilerle çalışıyoruz.Dil eğitimini anasınıfından vermeye başlıyoruz.Bu eğitime üniversitelerimizi de dahil edecek olursak doktora eğitimine kadar dil eğitimi istihdam edebilecek potansiyele sahibiz.”

Okulunuzda uygulanan eğitim sistemi Bahçeşehir Kolejine özgü bir sistem mi?

“Birkaç konunun dışında global bir takım uygulamalarımız var.Her öğrencinin öğrenim kriteri farklı olduğu için kişiye özgü öğretim modeline sahibiz ve bunu ölçebilen akademik düzeye sahibiz. Ezberci sisteme karşı olup öğrencilerimize eğitim verirken yaşatarak ve yaşayarak eğitim veriyoruz. Bu  bir eğitim modeli öğrenci için çok daha sağlıklı ve çok daha kalıcıdır.”

Böyle bir eğitimi sağlamak için öncelikle güçlü bir kadroya sahip olmak gerekiyor  sanırız.Bu kadroyu nasıl sağlıyorsunuz?

“En güçlü yönlerimizden birisi  de organize çalışmak. Kadroyu oluşturmak için İstanbul’da Genel Müdürlük nezdinde çok güçlü bir kadronun bizi destekliyor olması bizi de güçlendiriyor.  Güçlü bir kadroya sahip olmamızın bir başka etmeni ise;hocalar ile gerekirse defalarca görüşüyorum ve ikna olma sürecimizde İstanbul merkezle de istişare içerisinde olup ortak ve doğru kararlar almaya çalışıyoruz. Bu şekilde öğretmenlerimizi, personellerimizi, kadromuza daha doğrusu  ailemize katıyoruz.”

Sosyal Sorumluluk Projesi adına Hakkari’ye gidip oradaki 265 çocuğumuza yardımlarda bulundunuz. Bu konuyu biraz anlatabilir misiniz?

“Eğitim ve öğretimin yanı sıra Sosyal Sorumluluk Projeleri ile Türkiye’nin değişik yerlerindeki hatta Dünya’nın değişik yerlerindeki sorunlara dikkat çekmek için bir takım projeler yapıyoruz.Bu projeleri asla eğitim öğretim faaliyetlerinin dışında tutmadık.
Bu sene Sosyal Sorumluluk Projelerimizden biri de Hakkari’deki çocuklarımıza mont yardımında bulunmak oldu ve altını çizerek söylüyorum ki bu yardımlar çocuklarımızın harçlıklarıyla yapıldı. Bu yardım, projenin sadece bir kısmını oluşturuyor. Bir sonraki adımımız Nisan ayında Hakkari’den başka bir yer görememiş ortaokul öğrencilerinden 20’sini Adana’da okulumuzda 1 hafta boyunca ağırlamak olacak. Bunun akabinde Hakkari’deki Milli Eğitim Bakanlığına ait Bilsem(Bilim ve Sanat  Eğitim Merkezi)’e kodlama ve robotik atölyesi kuracağız. Bunun maaliyetini de yine öğrencilerimiz ve okul aile birliğimizin ortaya koyacağı finansal destek ile sağlanacak. Amacımız; ‘Yok Birbirimizden Farkımız’ adı altında yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projesini devam ettirmektir. ”

Bahçeşehir Koleji kurucusu Sayın Enver Yücel, eğitim tanımını yaparken ‘kaliteli yaşam’ ifadesini kullanmıştı. Buradan hareketle ‘kaliteli yaşam’ anlamında mezunlarınızın ulaştığı noktayı bizlerle paylaşır mısınız?

“Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde çok fazla özel okul var. Bu okullar bizler için de çok değerli ve anlamlıdır. Ve buralardan mezun olan her öğrenci  sanattan, sanayiye her alanda Türkiye’de üretime katkı sağlamaktadır. Bu üretimden ve hizmetten dolayı hepsiyle tek tek gurur duyduğumuzu belirtmek isterim. Fakat bizler sadece Türkiye sınırları içerisinde değil dünyanın değişik yerlerinde de bu üretim ve hizmeti sağlamış durumdayız. Bunun en büyük örneği; her yıl Ocak ayında düzenlenen uluslararası bir eğitim fuarı var. Bu eğitim fuarına Türkiye’den birçok okul, oradan ülkemize ne gibi modeler getirebiliriz düşüncesi ile katılıyorlar. Biz orada Londra’daki mezunlarımız ve Türkiye’deki öğrencilerimiz ile birlikte bir stant açtık. Bu sene Fen ve Teknoloji Lisemizdeki öğrenciler ile beraber orada kendi sistemimizi anlattık. Ciddi anlamda da kendimizi ifade edip dinlettirebildik. Bu da bizim dünyada her anlamda istihdam sağladığımızın olumlu bir sonucudur. ”

Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’un ders sayısı ve sürelerini azaltmaya yönelik çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Sayın Bakanımız Ziya Selçuk, bilimsel çalışmaları çok doğru yürüten bir insandır. Ancak insanların alışkanlıklarını değiştirmek zaman ister. Eğitim alanı da bunlardan  biridir. Bu çalışmanın doğru bir şekilde entegre edilmesi sonucunda verimli sonuçlar elde edilebileceğine inanıyorum. Ders saatinin azaltılması durumunda da kalan saatlerin sosyal aktivitelere ayrılması gerektiğinin kanaatindeyim. ”

Sizce bir öğrenci ve bir veli okul seçerken sizce hangi kriterlere uymalıdır?

“Bireyin sosyal gelişimine katkı sağlayan, ayaklarını sağlam bir şekilde yere basmasına öncülük edebilen, ileride akademik kariyerinde ciddi anlamda katkı sağlayabilen okullar tercih edilmelidir. ”

Velilere ve öğrencilere buradan nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

“Öncelikle velilere söylemek istediğim, çocuklarını derslere motive etmek için çok fazla uğraşmasınalar. Öğrenci zaten bir şeye motive olursa, bir şeyi severek yaparsa herhangi birisinin motive etmesine ihtiyacı yok. Sevdikleri sosyal aktivitelere yönlendirilip ona göre okullar seçilmelidir. Öğrencilere tavsiyem, kendilerini başarılı buldukları alanda geliştirebilecekleri okulları tercih etmelidirler.

 

 

DİĞER HABERLER

Bilim kampında geleceğe hazırlık
Bilim kampında geleceğe hazırlık
23 Temmuz 2025 Çarşamba
Sınav öncesi bunu yapmayın
Sınav öncesi bunu yapmayın
11 Haziran 2025 Çarşamba