Hanifi Atlı: Eğitimde İnovasyon ve Sorunlar

Prof. Dr. Hanifi Atlı’dan mesleki inovasyon merkezi önerisi

Prof. Dr. Hanifi Atlı’dan mesleki inovasyon merkezi önerisi

Letonya’da bulunan Daugavpils Üniversitesi Üniversitesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hanifi Atlı, Gazette TV’de yayınlanan Prestij programına konuk oldu. Atlı, hayat hikayesini anlattığı programda Türk eğitim sisteminin aksaklıklarının nasıl aşılması gerektiği ile ilgili de bilgiler verdi.


HABER: YUSUF YILDIZ

Adana
’nın Feke ilçesindeki Mansurlu köyünde doğduğunu söyleyen Prof. Dr. Hanifi Atlı, “Çok çocuklu bir ailenin ortanca çocuğuyum. Uzun yılllar Anadolu Liseleri’nde ve değişik kurumlarda, üniversitelerde uzmanlık, danışmanlık ve öğretmenlik yaptım. Uluslararası alanda yaptığım teknik projelerden dolayı yurtdışına transfer edilen hocalardan biriyim.” dedi.


“HİDROJENLE ÇALIŞAN ARABA YAPTIM”

Yurtdışı kariyerine nasıl başladığını da anlatan Atlı, “İlim çevrelerinde bir kaide var. Bir insan bir alanda başarılıysa, onun yapmış olduğu hizmet, ürün insanlığa katkı sağlıyor demektir. Dolayısıyla bundan ülkemizin insanları olduğu kadar yurt dışındaki insanların da faydalanması gerekir. Ben Türkiye’de yıllar önce hidrojenle çalışan arabayı yaptım. Ondan dolayı yurt dışına transfer oldum. Benim yaptığım iş ve işlemler pek çok denemelerden geçti büyük enstitü firmaları tarafından. O proje sürekli olarak kendini yenilemiş oldu. Bilim çalışmayı, arzuyu gerektirir. Bilim özveriyi gerektirir. Tüm bilimsel çalışmalarda sabit bir doğruluk yoktur. Bir işin aksi ispat edilinceye kadar o işlem doğrudur. İlkokul öğretmenimin bize anlattığı bir ifade vardı ondan çok keyif alırım. Evlatlarım, öğretmen demek önce öğrenir sonra öğretir derdi.” diye konuştu.


“ESKİ EĞİTİM SİSTEMİMİZ DAHA İYİYDİ”

“Her ne kadar akademisyen olsam da ben de bir öğretmenim” diyen Atlı sözlerine şöyle devam etti:

“Öğretmenlerimize sonsuz saygı duyuyorum. Ama bize verilen eğitim ezberci eğitim olmasından dolayı bu insanda beyinsel gelişmeye maalesef engeldir. Bu hem bilime hem sanata ters. Çünkü sanatçı insanın çok geniş bir perspektifte düşünmesi lazım. Zaman zaman yurt dışındaki konferanslarımda bana soruyorlar: “Hocam siz ülkenizi çok seviyorsunuz. Eğitiminden de iyi bahsediyorsunuz.” Tabi ki ülkemin eğitiminden iyi bahsediyorum, hocalarımı ön plana çıkarıyorum. Ama bir realite var. Neden Türkiye PISA eğitim sıralamasında 73. sırada yer alıyor? Bu bizim sıkıntımız. Eski eğitim sistemlerinin şu anda uygulanan eğitim sisteminden çok daha başarılı olduğuna inanıyorum. Çünkü öğretmen öğrenci diyalogu çok farklıydı. Bizim büyüklerimiz öğrenciyi öğretmene teslim ederken ‘kemiği benim, eti senin. Bu çocuğu eğit’ tabiri caizse ‘adam et’ derlerdi. Orada iki şey gündeme geliyor. Birincisi öğretmenin otoritesi. İkincisi ise öğretmenin bilgisi. Bu iki özellik arasında çocuk kendine çok daha çabuk bir yol bulabiliyor. Sanıyorum şimdi bakanlık sınıfta kalma yok uygulamasını kaldırmış. Öğrencide sınıfta kalma yok düşüncesi olduğu zaman ergenlik dönemindeki çocukların pek çoğu dersi boş verirler. Çocuk dersle ilgilenmezse öğretmen de konsantrasyonu sağlayamaz.”

AVRUPA’DAKİ EĞİTİMİN FARKLILIĞI NE?

Atlı mesleki inovasyon merkezlerinin önemine dikkat çekerek şunları dile getirdi:

“16 yıldır Letonya’da çalışıyorum. Ülke küçük ama eğitimde sesi güçlü. Bu nasıl oluyor peki? Ülkenin nüfusu bir Konya vilayeti kadar. Nüfusun çok olması eğitimin kalitesini artırmıyor. Paranın çok olması eğitimin kalitesini artırmıyor. Peki ne artırıyor? Birincisi ailelerin eğitimi yani eğitilmiş bir aile. Ve eğitilmiş önderlik yapabilecek bir öğretmen kadrosu. Benim Almanya’da çalışmış olduğum üniversite Avrupa’nın en iyi mesleki inovasyon merkezi. Peki bu inovasyon merkezinde ne yapılır? Meslek okulundan mezun olan biri iyi bir sıvacı, duvarcı olabilir ama zaman içerisinde kullanılan malzeme değişebilir. Dolayısıyla bir adaptasyon lazım. Yeniliklere adapte olunduğu zaman malzemenin israf olması önleniyor, öğrenci yenilikleri bildiğinden dolayı yeni işe daha iyi adapte oluyor. Ve bu hayat standardını yükseltiyor. Ben Fen Liseleri hariç pek çok lisenin meslek okullarına dönüşmesini umuyorum. Şu anda Türkiye ara eleman noktasında sıkıntı çekiyor. Meslek okulunda fabrikalarda kullanılan makinelerin, bilgisayarların en son çıkanı bulunacak. Çocuk gerçek bir eğitimden geçecek. Eğer biz bunları yapabilirsek yarınlarımız çok güzel olacak. Hamdolsun İHA ve SİHA’larda büyük başarı yakaladık. Bir alana bir birikim oldu bunlar çok güzel. Ama diğer alanlarımızı da teşvik etmek lazım.”

 

Etiketler:
hanifi atlı

DİĞER HABERLER

e-YDS sonuçları açıklandı
e-YDS sonuçları açıklandı
20 Ocak 2024 Cumartesi