KEŞFEDİLMEYENİ KEŞFETTİ
Beytullah Uslu en çok Avrupa, Güney Amerika ve Uzak Doğu
ülkelerine ihracat yaptıklarını ve buralarda Türkiye’yi de temsil etmenin haklı
gururunu yaşadıklarını ifade etti. Bugüne kadar ülkemizde bir çok yerel
firmanın girmediği pazarlara girdiklerini belirten Beytullah Uslu, “Ülkemizin
özel sektörde etkin olmadığı pazarlardan birisi de Güney Amerika pazarıydı. Biz
FULLIMEX olarak Güney Amerika pazarında iyi bir konuma geldik” dedi. Her işte
bir risk olduğunu ancak, bir işe başlarken on kez düşünüp, bir kez uygulamak
gerektiğini tavsiye eden Beytullah Uslu, şu anda elinde diploması olan ancak,
iş için çalmadık kapı bırakmayan gençlere rol model olmayı başardı. Uslu, bir
süre özel sektörde çalıştıktan sonra kendi işini kurduğunu, 2017’nin Şubat
ayında ise kendisi gibi genç bir girişimci olan ve bugüne kadar bir çok
başarılara imza atmış arkadaşı ile güçlerini birleştirdiklerini anlattı. Ortağı
ile birbirlerine ve tecrübelerine güvenerek çıktıkları yolda attıkları her
adımda her türlü kötü senaryoyu düşünerek önlem aldıklarını anlatan Beytullah
Uslu, şunları kaydetti “Aslında ciddi bir riski göze aldık. Zarar etme
olasılığımız da yüksekti. Bu nedenle işi şansa bırakma gibi bir lüksümüz
olamazdı. Avrupa’ya İngilizce sayesinde herkes satış yapabiliyordu ancak Güney
Amerika ve Bir çok Afrika ülkesi gibi riski yüksek yerlerde İngilizce bilen
sayısı çok azdı. Ben iki yıl Antalya’da turist rehberliği yaparken İngilizcemi
çok geliştirme fırsatı bulmuştum.Ancak, özel sektörde çalıştığım dönemde
İngilizce dilinin ihracatta yeterli olmadığını düşünerek, İspanyolca ve
Fransızca eğitimleri aldım. Her iki dili de 3 ay gibi kısa bir zamanda
öğrendim. Şimdi Rusça, Arapça ve İbranice dillerini de öğrenmek istiyorum.”
Genç girişimcilere altın değerinde tavsiyelerde bulunan Uslu, ithalat ve
ihracatın prestijli bir iş olduğunu ancak, işlerini severek yapmalarını
gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi “Bu sektörün belirli riskler
taşıdığını da unutmamak gerekir. Öncelikle ithalat-ihracat mevzuatlarının çok
iyi bilinmesi gerekir. İngilizce dili hakimiyeti de çok önemli. Bunun yanı sıra
Afrika bölgesi için Fransızca, Güney Amerika bölgesi için İspanyolca, Sovyet
ülkeleri içinse Rusça dilini çok iyi bilmek gerekir. Çünkü, bu işte dil en
önemli iletişim aracı, yani olmazsa olmazlardandır.”
HÜKÜMETİN DESTEĞİ
Meslek hayatı boyunca hükümetin ihracata desteğinin hiç
olmadığı kadar arttığını ve ihracat firmalarının arkasında durarak çok büyük
bir destek verdiğinin altını çizen Uslu, “10 yıldır işim gereği çok sık seyahat
ediyorum. 50’den fazla ülkede bulundum ve bu ülkelerin mevcut ekonomik, siyasi
durumlarını biliyorum. Ülkemiz şuan bulunduğu durum itibariyle çok iyi bir
yerde. Bunu bulunduğum hemen hemen her ülkede hissettim. Dolayısıyla doğru
kararlar bizi dış dünyaya tanıtmada inanılmaz rol oynadı. Bunun sunduğu
avantajları çok iyi değerlendirmek gerekir” dedi.
9 ÜLKEYE İHRACAT
Kontrolsüz bir şekilde büyümek yerine, emin adımlarla
ilerlemek istediklerini belirten Uslu, “Şu an 9 ülkeye net olarak ihracat yapıyoruz.
Bu 19 da olabilirdi. Mesela inşaat sektörü denilince sadece demir, çelik akla
gelmesin. Kimyasal tutkaldan tutunda, MDF’sinden, mobilyasından, çimentosundan,
borusuna kadar bir çok kalem var. Örnek verecek olursak, Amerika’da inşaat
sektöründe 200’e yakın kontağımız oluştu. Toplamda ise 4 bine yakın çeşitli
sektörlerden müşteri networkümüz var. Ancak biz sakin ve emin adımlarla
ilerlemek istiyoruz” diye konuştu.
İHRACAT YURT DIŞINA ÜRÜN GÖNDERMEK DEĞİL
İhracatta
zorlukların yaşandığını, ürünü yurt dışına gönderdim demekle ihracatın
tanımlanmasının çok basit olacağını ifade eden Uslu, ihracat için bilinenin
aksine arkaplanda koca bir ordunun çalıştığını, çalışılan bölgenin kültürünü,
ekonomik durumunu, ihtiyaçlarını bilmek gerektiğini söyledi. Müşteriler ile
ilişkilerin çok önemli olduğunu vurgulayan Uslu, şöyle devam etti: “İhracatta
asıl hedef müşteriye ürünü doğru bir şekilde tanıtıp, siparişi almak. Siparişi
aldıktan sonra kaliteli üretim yapmanız gerekiyor. Üretim sürecinde müşteriyi
sürekli haberdar etmeniz de gerekli. Üretim sonrasında lojistik firması, gümrük
müşavirleri devreye giriyor ve ürünün müşteri lokasyonuna gönderilmesi
sonrasında, rolü ihracat yapılan ülkenin uluslararası deniz yolu veya kara yolu
acentası devralıyor. Ve sonunda müşterimize sağlıklı bir şekilde ürünü teslim
ediyoruz.”