Glikoz 2001 yılında getirilen bir kanuna göre Türkiye'de
Bakanlar Kurulu'nun belirlediği kota kadar üretilebiliyor. Türkiye'de glikozun
iç piyasaya satışının yüzde 85’i 2 yabancı firmada geri kalan yüzde 15’lik pay
ise 3 yerli firmanın elinde bulunuyor.İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Zekeriya
Mete sektörün yüzde 94’ünün 2 yabancı firmanın elinde olduğunu belirterek, kota
artırımını Türk üreticisine ihanet olarak niteledi.20 günde 50 milyon dolar kaybettik
İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Zekeriya
Mete, Irak'taki krizin sektöre 20 günde 50 milyon dolar zarar ettirdiğini
söylüyor. Her yıl Ramazan ayı öncesinde ülkenin tatlı ve şekerleme ihtiyacını
Türkiye'nin karşıladığını ifade eden Mete, "Özellikle Irak'a yakın
kentlerimizde üretiminin yüzde 50'den fazlasını Irak'a bağlayan şirketlerimiz
vardı. Bu şirketler şu anda çok zor durumda. Bu krizin kısa sürede durulmasını
bekliyoruz ancak pek de öyle olacakmış gibi gözükmüyor. Şirketlerimizi farklı
pazarlara yönlendirmeye çalışıyoruz" dedi.
Bakanlık hesap sormalı
Şeker Kurumu’nun sorumluluğunu yerine getirmediğini
vurgulayan Zekeriya Mete, “Kurum ve bürokratlar sektörün sorunlarını çözmek
varken 2 firmanın sorunu için çözüm üretiyorlar. Bürokratlar onların
ihtiyaçlarına göre çalışma yapıyorlar. 2
firma daha fazla para kazansın diye kota veriyorsun neden diye yıllardır bunu
soruyoruz, dile getiriyoruz ama sorunun çözümünü ve cevabını bulamıyoruz. Bu
kuruma, bakanlığın bu işin hesabını sorması lazım” dedi.
Sektörü 2 firmanın eline bırakan bu düzenin değişmesi
gerektiğini vurgulayan Mete, “İç piyasaya yerli glikoz üreticisinin ürün
satamıyor. Yatırımcı fabrika kuruyor, glikoz üretimi yaparsan, içeriye mal
satamazsın deniyor, çünkü kanun var. Kim satacak, yabancılar. Bunu kanun Kemal
Derviş zamanında çıkarıldı, bugün hala birileri menfaatleri için savunuyor.
Kota arttırılacaksa her fabrikanın kapasitesine göre paylaştırılması ya da
kotaların tamamen kaldırılması gerekiyor” diye konuştu.
Kota sebebiyle toz şeker fiyatındaki artışla birlikte
glikozunda fiyatının yükseldiğini ifade eden Mete, maliyetlerin arttığını ve
ihracatta rakiplerle baş etmekte zorlandıklarını söyledi.
Bürokrasi özelleştirilmeli
Sektördeki bürokratik sorunlara da değinen Zekeriya Mete
şöyle devam etti: “Bürokratlar üniversiteyi bitirip mevzuat başına geçiriliyor.
Gerekirse bürokrasi de özelleştirilmeli sivil hayatta sanayi ile sanayici ile
temas kurmayan sanayide çalışmayan insanlar bürokrat olup mevzuat hazırlıyor.
Sektörün dinamiklerini, isteklerini bilmeden mevzuat hazırlayıp sektörün önünü
kesiyorlar. Belki bu anlamda bir özel sektörde çalışmış, sektör deneyimi olan
bürokratlar yetiştirirsek çok daha yararlı ve farklı olacağını düşünüyorum.
Türkiye olarak 500 miyar dolar ihracat hedefi koyduk, bu mantıkla zor 250 bile
zor. Hedefi koyduk ama ona yönelik kadro kuramadık” diye konuştu.