Maden Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Sabahattin
Sakatoğlu, son 10 ayda maden kazasında 354 işçinin yaşamını yitirdiğini,
bunlardan sadece 3’ünün kamu madeninde
çalıştığını ifade etti.
TMMOB Adana İKK Sekreteri Hasan Emir Kavi,
madenlerde kamu işletmeciliği ve Kamusal denetimin egemen olmasını savunarak,
“Artık Yeter! Durdurun Bu Denetimsizliği, Durdurun Bu Cinayetleri!”dedi
TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Hasan Emir
Kavi, Jeoloji Mühendisleri Odası’nda TMMOB’ne bağlı oda başkanları ve
temsilcileri ile düzenlediği basın toplantısında, Ermenek Şekerler Maden
Ocağında, su baskını nedeni ile 18 maden işçisini sağ bulma umudunun azaldığını
ifade etti. Kavi şöyle konuştu:
“Tüm işçi katliamlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanından
Başbakana, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanına kadar yetkililer yine kaza yerine gitti. Ancak, yetkililerin görevi
“cenaze çıkartılmasını organize etmek”, “olay mahallinden canlı yayın yapmak”
vb. değil, iş kazalarını, meslek hastalıklarını, can kayıplarını önlemektir.
Kazaları, iş cinayetlerini konuşurken yalnızca o olaya
ilişkin teknik nedene/nedenlere takılıp kaldığımız sürece cinayetler yaşanmaya
devam edecektir. İş cinayetlerinde neden, bazen “ölçülmeyen karbon monoksit
oranı”, bazen “bakımı yapılmayan cephe asansörü”, bazen, “kapatılmayan inşaat
boşluğu”, bazen “çadırdaki elektrik kaçağı”dır. Oysa olayların asıl nedeni,
yıllardır uygulanan yeni emek rejimi, sorumluları da bu politikaları
kararlaştıranlardır.
AKP iktidarı ile çalışma yaşamının tüm kuralları
değiştirilmiş, dönüştürülmüştür. İlgili yasalar ile çalışma yaşamı
esnekleştirilmiş, yeni çalışma türleri devreye sokulmuş, geçici istihdam,
taşeronluk, kısmi süreli çalışma, telafi çalışması, çağrı üzerine çalışma,
serbest zaman uygulaması, denkleştirme süresi vb. uygulamalara geçilmiş, iş
güvencesi kaldırılmış, işlerin taşeronlara verilmesi kolaylaştırılmış;
işçilerin tamamen patronların belirlediği koşullarda çalışmasının önü
açılmıştır.
Yıllardır söylediğimiz önerileri bir kez daha
yineliyoruz. Kamu işletmeciliği ve kamusal denetim egemen olmalıdır. Çalışma yaşamı
yeniden düzenlenmelidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin çok bilimli bir konu
olması itibarıyla, sendikaların, meslek odalarının, üniversitelerin karar
süreçlerinden dışlanması kabul edilemez. Bu örgütlerin katılımı ile Ulusal İşçi
Sağlığı Güvenliği Kurumu oluşturulmalı, bu kuruluşlar kurumun yönetiminde
egemen olmalı; kurum, idari ve mali yönden bağımsız, demokratik bir işleyişe
sahip olmalı; finansman kaynakları işveren ceza paraları ile “iş kazalarıyla
meslek hastalıkları sigortasının fazlalık veren bölümü”nden oluşturulmalıdır.
İşçilerin mesleki eğitimlerinde TMMOB’ye bağlı odalara
yetki verilmelidir. İşyerlerinde yapılması gereken teknik periyodik kontroller,
ölçümler konusunda TMMOB’ye bağlı odalara etkin rol verilmelidir.
ÖLÜLERİMİZE
DEĞİL DİRİLERİMİZE SAYGI İSTİYORUZ
Maden Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Sabahattin
Sakatoğlu da, son 10 ayda maden kazasında 354 işçinin yaşamını yitirdiğini,
bunlardan sadece 3’ünün kamu madeninde
çalıştığını ifade etti. Kurtarma çalışmalarındaki tabloyu da eleştiren
Sakatoğlu,“Bizler Kazadan sonra kazayla ilgileniyormuş gibi yapan, kendilerine
karşılama törenleri yapılan yetkilileri de kaza yerlerinde istemiyoruz.” dedi.
Konya Ermenekte havza madenciliği yapılması gerektiğine
dikkat çeken Sakatoğlu açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Ruhsatlı sahada daha öncesi yıllarda yapılan çalışmalar
neticesinde eski imalatlar bulunan saha üç ayrı firmaya rodövansla verilmiş,
daha öncesi yıllarda yapılan çalışmaların ve yeni üç firmanın yapacağı
çalışmalar koordineli olmadığından birbirlerini nasıl etkileyeceği bilinmeden
üretim çalışması yapılmaktadır.
Burada havza madenciliği yapılmalıdır. Havza madenciliği,
bir havzada bulunan madenlerin, bütüncül bakış açısı ile planlanması ve
üretilmesi anlamına gelmektedir.
Bizler Kaza olduktan sonra İki Uçak bir helikopter ile
yüzlerce AFAD ekibinin ocak ağzına yığıldığı hizmetleri istemiyoruz.
Ölülerimize değil dirilerimize saygı gösterilsin istiyoruz.
Her şeyde olduğu gibi bizim dilimizden anlayan TTK, TKİ
ve Diğer işletmelerde kurulu bulunan tahlisiye ve kurtarma ekipleri
kurtarma ve tahlisiye çalışmalarını yapmaları yeterli olacaktır. AFAD
gibi konunun uzmanı olmayan yüzlerce kişiyi ocaklara taşıyarak çözüm üretmek
yerine sadece ve sadece kurtarma
çalışmasında kaos ve kargaşa yaratmaktadır.
Bizler Kazadan sonra kazayla ilgileniyormuş gibi yapan,
kendilerine karşılama törenleri yapılan yetkilileri de kaza yerlerinde
istemiyoruz.