Ekonomi uzmanlarının yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 65 olduğuna dikkat çeken Taşkın, Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 33’e, 2025 yılı enflasyon beklentisini ise yüzde 15 olarak revize ettiğini belirterek, enflasyonla ilgili gerçek veriler ortada iken, Kamu Hakem Heyeti’nin, memur zammı ile ilgili olarak hükümetin teklifini aynen kabul etmesini akıl tutulması olarak değerlendirdi. Memur ve memur emeklilerinin 2024-2025 yılı mali ve sosyal haklara ilişkin düzenlemesinin yetkili Konfederasyon ve ona bağlı sendikalar ile kamu işvereni arasında adeta tiyatroya döndüğünü; Merkez Bankası enflasyon beklentisi ve ekonomi uzmanlarının açıklamaları dikkate alındığında 2024 yılı için yüzde 15+10=yüzde 25; 2025 yılı için yüzde 6+5=yüzde 11 maaş zammıyla memur ve emeklisinin yaşamasının mümkün olamayacağını ve bunun açıkça enflasyona kurban edilmek olduğuna vurgu yaptı.
Dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerine seçim öncesi verilen sözlerin tutulmadığına dikkat çeken Necip Taşkın, kira yardımı ve büyükşehir tazminatının verilmediğini, 8077 TL seyyanen zammın kök maaşa ilave edilerek emekliliğe yansıtılmadığını, vergi diliminin yükseltilmediğini, vergi oranının yüzde 15’te sabitlenmediğini, bayram ikramiyesi ve refah payı verilmediğini belirterek, memurun refah seviyesini artıracak hiçbir düzenleme olmadığını, üstelik enflasyona ezdirilerek insanca yaşamasının önüne geçildiğini dile getirdi.
Genel Başkan Taşkın, sözlerini şöyle tamamladı:
“Enflasyon karşısında dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin dışında parası olan herkes servetine servet katarken, memur ve emeklisi iyiden iyiye yoksullaştı. Hazine ve Maliye eski Bakanı Sayın Nebati’nin şu sözleri aslında dar ve sabit gelirli olanların bilerek yoksullaştırıldığını gösteriyor: ‘enflasyonu düşürmek için çok sert tedbirler alabilirdik. Büyümeyi tercih ettik. Bu sistemden dar gelirliler hariç üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyor. Çarklar dönüyor.’ Bu sözlerin unutulması mümkün değil. Bugün geldiğimiz noktada memur ve emeklisinin insanca yaşayabilmesi mümkün değil. Ağustos ayı itibariyle açlık sınırı 12.198 TL’dir. Asgari ücret açlık sınırının altında kalmıştır. 4 kişilik bir ailenin geçinebilmesi için ağustos ayında yoksulluk sınırı 39.733 TL olmuşken, memur ve memur emeklisine yaşamak adeta haram edilmektedir! Memur ve memur emeklisinin insanca yaşayabilmesi için yoksulluk sınırının üstünde bir gelire sahip olması gerekiyor ama ne yazık ki yetkili Konfederasyon ve Hükümet bunları bildiği halde gözümüzün önünde bir tiyatro ile geçiştirip topu Kamu Hakem Heyeti’nin üzerine atıyorlar. Hükümet yetkilerinin bugünkü enflasyonu dikkate alarak ivedilikle bir iyileştirmeye gitmesi zorunludur.”