Hayvancılık sektörünün Türkiye ikincisi
Adana'da...
Gelinen noktadan
gurur duyduklarını belirten çiftlik sahibi Mehmet Şahbaz, “Çukurova’da verimli
besicilik yapılabileceğini gösterdik. Hedefimiz hayvan sayısında, 20- 30
binleri bulmak.” dedi.
Kuruluş öyküsünü anlattı
Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyesi de olan Şahbazlar A.Ş. Yönetim
Kurulu Başkanı Mehmet Şahbaz, hayvancılığın çok da yaygın olmadığı Çukurova’da,
Türkiye’nin 2”inci en büyük besi çiftliğinin kuruluş öyküsünü anlattı.
12 bin baş hayvana ulaştılar
Babası ve amcasının 1965’li yıllarda besiciliğe başladıklarını ancak
1973’te, beyaz eşya ve tüpgaz işine yöneldiklerini belirten Mehmet Şahbaz,
“Ailece ara verdikleri hayvancılığa 2004 yılında yeniden başladıklarını”
söyledi. O tarihte, 700 dekar alan içinde, 2 bin baş ile işe
giriştiklerini kaydeden Şahbaz, 10 yıl içinde 3 bin 500 dekar ekilebilir alanda
12 bin baş hayvan sayısına ulaştıklarını kaydetti.
Çukurova’da yapılabileceğini gösterdik
Şu an itibariyle Türkiye’nin en büyük iki besi çiftliği işletmesinden
birisi olduklarını kaydeden Şahbaz, “Çukurova’da verimli besi hayvancılığı
yapılabileceğini gösterdik. Şu an bulunduğumuz nokta bize gurur veriyor. Hayvan
sayımızı 20-30 binlere çıkartmak istiyoruz” dedi.
Yemi kendileri yetiştiriyorlar
İşletmedeki hayvanların kaba yem ihtiyacının kendi arazilerinde yetişen yem
bitkileriyle ve piyasadan kaliteli alım yemlerle karşılandığını belirten Mehmet
Şahbaz, “ Yarı açık besi padokları, karantina padokları, yem depoları, kuru ot
ve silaj çukurlarına sahip bulunan besi işletmemizde; yemin üretilmesinden,
hayvanın beslenmesine kadar ki tüm aşamalarda tam anlamıyla izlenebilirlik
sağlıyoruz. Böylece et kalitemizin en üst standartlara taşınmasını
hedefliyoruz” diye konuştu. Şahbaz, bu konudaki sözlerini, “Çiftliğimizde
tamamen doğal yemlerle beslenen hayvanlarımız, belirli ağırlıklara
ulaştıklarında ülkemizin önde gelen gıda kuruluşları kanalıyla halkımızın
tüketimine sunulmaktadır.”diye sürdürdü.
Süt sektörüne de katkıları var
Şahbazlar A.Ş. Besi İşletmesi olarak, Türkiye'nin tüm bölgelerinden besilik
erkek dana ve buzağı alımından dolayı hayvancılık ve süt sektörüne katkıda
bulunduklarını kaydeden Şahbaz, bundan gurur duyduklarını da ifade etti.
Şahbaz, bir başka gururunun ise; “Ülkemizin tarım ve hayvancılığını modem çağın
geleneklerine uygun, diğer yetiştiricilere örnek bir işletme olarak geliştirmek
ve ekonomimize istihdam sağlamaktır.”diye açıkladı.
Fransa ve Macaristan’dan dana geliyor
İthalat imkanlarının açılmasıyla birlikte Fransa ve Macaristan’dan küçük
dana getirteceklerini bildiren Şahbaz, “Mevcut hayvan sayısının yüzde 40’ına
kadar ithalat serbestisi getirildi. Bu güzel bir uygulama.”dedi.
Avrupa ve Avustralya kıtalarında, bol yağış ve mera imkanlarından dolayı
geniş otlaklarda bolca ot yiyerek yayılan hayvanların yerli ırka göre daha
semiz olduğunu vurgulayan Şahbaz, Türkiye’deki kuraklığın olumsuz etki
yarattığını kaydetti.
Girdi maliyetimiz yüksek
Bazı çevrelerin Türkiye’deki et fiyatlarını Avrupa ile kıyaslamasının doğru
olmadığını kaydeden Şahbaz, sözlerini “Türkiye’de bir kilo dondurma ya da
baklavanın 35-40 lira olduğunu düşünürsek et fiyatları fazla pahalı değil.
Ayrıca yem, mazot gibi girdileri dünyanın en yüksek fiyatıyla çiftçimiz
kullanıyor. Fiyatların böyle olması doğal. “ diye sürdürdü.