Çulhaoğlu komisyonda yaptığı konuşmada; “Adalet, devletin
idari yapısında ve temel faaliyetlerinde temel ilkedir. Çağ açıp çağ kapatan
Fatih Sultan Mehmet Han, Adaleti öldürdüğün gün devlette ölür diyerek devletin
adaleti tesis etmekle hayatta kalmasının mümkün olacağını belirtmiştir. Bizlere
düşen en büyük görev, adaleti tabuta koymamaktır. Bize emanet edilen
cumhuriyeti, Türk devletini yaşatmaktır. Bu, siyasi iradenin kendini yargının
üzerinde görmeden yargının tam bağımsız karar vermesini temin etmesiyle mümkün
olur” dedi.
SİYASİ İRADENİN YARGI ÜZERİNDE BASKISI YOK DİYEMEYİZ
Çulhaoğlu, ORC’nin yaptığı kamuoyu anketinde yargıya
güven yüzde 11,7, kısmen güvenen 20,3, güvenmeyen yüzde 68’dir. Siyasi iradenin
yargı üzerinde baskısı yok diyemezsiniz. Vatandaş size devleti tabuta koymayın,
mesajı verir. Hükûmet olarak bunu dikkate almanız gerekir diye düşünüyorum.
Devleti yönetenlerin Anayasa Mahkemesi kararını tanımıyorum demesi kabul edilebilir
mi? Kamuoyunun yargıya güvenmemesine bu tür söylemlerin neden olduğunu
düşünüyor musunuz? Tuzun koktuğu günleri mi yaşıyoruz? Türkiye Cumhuriyeti
Anayasa Mahkemesi kararlarını, yerel mahkemenin tanımamasının yargıya güveni
sarstığını kabul ediyor musunuz? Bakın, seçim öncesi AK parti Cumhurbaşkanlığı
hükûmet sistemi sayesinde yargı bağımsızlığı sağlanacak ve tarafsız yargı tam
güvence altına alınacaktır demişti. Aldınız mı? Veriler alamadığınızı söylüyor.
Bakın, nerelerdeyiz. Yüksek mahkemenin verdiği ihlal kararlarından yüzde 76’sı adil
yargılama ihlalinden. Demek ki adil yargılama yapmada oldukça büyük sıkıntılar
var. Dünya ekonomik forumu ülkeleri arasında bağımsız yargı konusunda 140 ülke
arasında kaçıncı sıraya düştük dersiniz, tam 29 sıra geriye yani 111. sıraya, hukukun
üstünlüğü endeksinde 126 ülke arasında 109 uncu sıradayız. İnsan hakları
konusunda reform yaptık diyorsunuz ya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
istatistiklerine göre dava başvurusunda 59 ülke arasında en fazla başvuru
yapılan ülke olmayı başarmışız. İfade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırdık
diyorsunuz. Avrupa Konseyi raporlarına bakıyorum, tam aksini söylüyor. Dünya basın
özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 157. sıradayız. Cezaevlerinde 110
gazetecisi olan ülke olarak tüm Avrupa ülkelerini geride bıraktığımızı
söylerseniz doğrudur deriz” ifadelerini verdi.