Berger, Adana Sanayi Odasınca (ADASO) düzenlenen
"Kovid-19 Sonrası Türkiye-AB İktisadi ve Ticari İlişkileri"
toplantısına video konferans ile katıldı. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19)
sürecinde ülkeler arasındaki bağlantının önemini anlatan Berger,
"Kovid-19 tüm ülkeleri etkiledi. Daha önce de krizler deneyimledik fakat
bunlar tüm dünyaya yayılan krizler değildi. Bu krize hazırlıklı değildik. Bu
yüzden belki de hazırlıklı olmayı öğrenmemiz gereklidir. Bu çıkardığımız bir
ders olabilir." ifadesini kullandı.
Berger, Kovid-19 nedeniyle bu yıl Avrupa'da işsizliğin
yüzde 9 civarında beklendiğini belirterek bütçe açığının da hedeflenen
rakamların çok üzerinde olabileceğini kaydetti. Türkiye'nin, AB'nin
tedarik zincirinin bir parçası olduğunu anlatan Berger, şunları kaydetti:
"Tedarik ve ham maddeye ulaşımda, nakit akışında
ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldık ve kalmaktayız. Bu konudaki aksaklıklar
nedeniyle tekstil, makine ve teçhizat, motorlu taşıtlar endüstrileri olumsuz
etkilendi. AB olarak Kovid-19'dan çıkardığımız ders, iş birliğinin önemi oldu.
Güvene ve uzun bir tarihe dayalı ticaret ilişkimizi korumalıyız. Bu ilişki
bizim için çok değerli. Vize ve lojistikte yaşanan aksaklıklar konusu iki
tarafın kurumlarının iş birliğini gerektirir. Türkiye'nin üretim altyapısı
sağlam. Üretimi AB standartlarında. Dolayısıyla Türkiye çekici ve
etkileyici bir ülke ve bu bir fırsat. Türkiye zaten genç bir nüfusa sahip.
Kalifiye ve teknolojiye yatkın bir iş nüfusuna sahip. Dolayısıyla bu anlamda
yeterli altyapıya da sahip. Umarım bu Kovid-19 sürecinin son bulmasıyla ikili
ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü bir şekilde devam edecektir."
"SALGIN, TÜRKİYE'NİN AB İÇİN GÜVENLİ BİR LİMAN
OLDUĞUNU ORTAYA KOYDU"
ADASO Başkanı Zeki Kıvanç da Türkiye'nin Kovid-19
sürecinde dünya tarafından en iyi notu alan ülkelerden biri olduğunu belirterek
şu değerlendirmelerde bulundu:
"Salgın, dünyanın önde gelen ülke ve şirketleri için
küresel tedarik zincirinde yoğunlaşmanın, belirli ülkelere bağımlı olmanın ne
kadar ciddi bir risk oluşturduğunu kanıtladı. Bu nedenle Çin ve daha geniş
anlamda Asya'ya bağımlılığı dengeleyecek şekilde, Türkiye gibi mal ve hizmet
üretiminde küresel standardı yakalamış ülkelere yönelik yeni bir talep
dalgasının geleceğini ifade etmemiz gerekiyor. Salgın, Türkiye'nin AB için
güvenli bir liman ve en yakın üretim üssü olduğunu ortaya koydu. Mevcut
ticaret, nakliye ve tedarik zincirlerinin sorgulandığı ve yeniden
yapılandırılmaya çalışıldığı bu dönemde AB, Türkiye ile coğrafi yakınlığını, ticaret
ve ikili ilişkilerde çok daha sağlam bir iş birliğinin zemini olarak
görmelidir." AA