AK Parti Adana İl Başkanı Mehmet Ay, "Kimi zaman milli iradenin
tecelligahı olan Meclis’in mehabetini bozan, kimi zaman medya mecralarını
kirleten, kimi zaman eskiden mensubu oldukları kurumların saygınlığına zarar
veren zihniyet sahipleriyle hukuk önünde hesaplaşmakta kararlıyız" dedi.
'MİLLİ İRADENİN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ
HAZMEDEMİYORLAR'
Başkan Ay, açıklamasında şunlara yer verdi:
"Bilindiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti devleti, doğrudan milletin yürüttüğü
ve onun temsilcisi olan Büyük Millet Meclisinin yönettiği bir istiklal
mücadelesi sonunda kurulmuştur. Temelinde milli iradenin üstünlüğü olan
Cumhuriyetimiz, çok partili siyasi sistemle birlikte, bu vasfını siyasi alanda
da tam manasıyla hayata geçirmeye başlamıştır. Elbette, en başından beri her
dönemde milli iradenin üstünlüğünü hazmedemeyenler olmuştur. Milli irade
düşmanlığı, kimi zaman darbeci, kimi zaman vesayetçi, kimi zaman marjinal
akımların temsilcisi olarak karşımıza çıkmıştır. Hepsi de faşizmin en ilkel, en
karanlık, en nobran söylemleri ve eylemleriyle millete, milletin değerlerine,
tarihine, kültürüne saldıran köhne zihniyetin mensuplarıyla mücadele etmek,
kendine bu ülkenin demokrat, yerli ve milli bireyi olarak gören herkesin en
başta gelen sorumluluğudur."
'MİLLETİMİZ DE FAŞİST ZİHNİYETE KARŞI
İLKELİ VE GÜÇLÜ DURUŞ SERGİLİYOR'
Yakın tarihte 28 Şubat’tan 15 Temmuz’a kadar uzanan nice acı hatıraları
hala hafızasında canlı olan milletin, faşist zihniyete karşı gösterdiği ilkeli
ve güçlü duruş sayesinde, ülkenin en büyük kalkınma ve demokrasi atılımının AK
Parti vasıtasıyla gerçekleştirilebilmesini sağladığını ifade eden Başkan Ay,
konuşmasını şöyle sürdürdü:
"AK Parti olarak en büyük gururumuz ve mutluluğumuz, bu büyük atılımda
milletimizin temsilcisi olarak mücadele safının en önünde yer alıyor olmaktır.
Türkiye’nin kalkınma ve demokrasi yolculuğunda kat ettiği mesafedeki başarısı;
akıl, vicdan ve izan sahibi herkes tarafından takdirle teslim edilmektedir. Bu
sayede ekonomiden hak ve özgürlüklere kadar her alanda dünyanın en gelişmiş
ülkeleriyle mukayese edilebilecek bir yere geldiğimizi en iyi milletimiz
biliyor.
'HUKUK ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ'
2023 hedeflerinde somutlaşan büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası gayretlerimizi,
inşallah, zaferle neticelendireceğiz.
Tabii bu süreçte, eski Türkiye’de kaldığını ümit ettiğimiz faşist zihniyetin,
bulduğu her fırsatta adeta hortlamasının yol açtığı tedirginliği de hep
birlikte yaşıyoruz.
Kimi zaman milli iradenin tecelligahı olan Meclis’in mehabetini bozan, kimi
zaman medya mecralarını kirleten, kimi zaman eskiden mensubu oldukları
kurumların saygınlığına zarar veren bu zihniyet sahipleriyle hukuk önünde
hesaplaşmakta kararlıyız.
Bu örneklerden biri, CHP’nin resmi yayın organı olan bir televizyon kanalında
'başörtülü bir hâkimin tarafsız olamayacağını ve adil yargılama yapamayacağını'
söyleyen, eski milletvekili ve bakan Fikri Sağlar’ın ortaya koyduğu tavırdır.
Türkiye’nin artık geride bırakmış olması gereken, büyük acıların çekildiği ve
bedellerin ödendiği bir meseleyi yeniden gündeme getiren bu kişi, CHP’nin
demokrat yaldızı altındaki faşist yüzünü bir kez daha sergilemiştir.
Gazeteci kimliğiyle yaptığı bir sosyal medya paylaşımında ise Can Ataklı,
Cumhurbaşkanımızın seçimle gitmeyeceğini, ordunun darbe kabiliyetinin
kalmadığını, artık tek ümidin ülkenin halkta öfkeye yol açacak büyük bir
felakete uğraması olduğunu söyleyebilecek kadar derin bir sefalete düşmüştür.
Darbe ve felaket çığırtkanlığı yapan bu zihniyet, ülkemiz için bizatihi bu
tehditlerin kendisi kadar tehlikelidir. Aynı şekilde, Genelkurmay eski
Başkanlarından İlker Başbuğ’un, 27 Mayıs darbesinin, şayet rahmetli Menderes
erken seçim kararını ilan etseydi olmayabileceği, böyle bir durumda da
iktidarın zaten CHP’ye geçeceği yönündeki açıklamaları, zihinlerin gerisindeki
darbe sevdasını açık etmiştir."
'MİLLETİMİZ DE BUNLARA HAK ETTİĞİ DERSİ
VERECEKTİR'
Başkan Ay, benzer her türlü girişime karşı aynı kararlılıkla mücadele
edeceklerini belirterek "Sadece bu üç örnek dahi, Türkiye’nin 97 yıllık
Cumhuriyet tarihinde elde ettiği milli iradenin üstünlüğünü esas alan
kazanımları hala hazmedemeyenlerin, vesayet ve darbe dönemlerinin özlemiyle
yanıp tutuştuğunu göstermeye yeterlidir.
Demokrasi tarihimiz de siyaset darbelerle her dönem inkitaya uğratılmıştır.
Bugün seçilmişlerin en kritik demokratik mücadele süreci devam ederken, bu tür
söylemlerin ve yaklaşımların, kesinlikle iyi niyetli olmadığı, arkasında farklı
ajandaların ve gayelerin bulunduğu tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açıktır.
Unutulmamalıdır ki terörle ve her türlü vesayet odağı ile mücadele demokrasiyi
koruma mücadelesidir.
Hak ve özgülük mücadelesinde ülkemizin elde ettiği kazanımlara, vesayetten
darbeye, terör örgütlerinin saldırılarından uluslararası tuzaklara kadar nice
badireleri göğüsleyerek sahip çıkan milletimizin, bu karanlık zihniyete de hak
ettiği dersi, demokrasi ve hukuk sınırları içinde vereceğinden şüphe
duymuyoruz.
Türkiye’nin 81 vilayetindeki AK Parti teşkilatları olarak biz de, yapılan bu
saldırıları; demokrasinin kalbi milli iradeye, onun taşıyıcısı siyaset kurumuna
ve nihayetinde bizatihi demokrasimize, partimize ve seçilmiş Cumhurbaşkanımıza
yönelik bir saldırı olarak görüyor ve hukukun bize verdiği hakları kullanarak,
suç duyurusunda bulunmak suretiyle, milletimize ve tarihe karşı görevimizi yerine
getirdiğimize inanıyoruz.
Tüm diğer siyasi partileri de demokrasi karşıtı bu açıklamalara tepki vermeye
davet ediyoruz" diye konuştu.