"BU KRİZ DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEK"
Koronavirüs salgını nedeniyle, zaten ekonomik ve siyasi kriz içindeki
Türkiye'nin çok daha büyük bir ekonomik ve sosyal krizin içine girdiğini
aktaran Barut, "Bu krize çare bulması gereken tek adam iktidarı, yanlış
politikalarda ısrar ederek çözüm üretmek yerine adeta krizi körüklüyor.
Herkes biliyor ki artık bu salgın süreci, artık her şeyin daha farklı olacağı
bir süreci getiriyor. Yani dünyada hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak ve
ekonomik, sosyal, siyasal bir sürü yeni sonuç doğuracak. Krizi görüp değişimi
gören, yurttaşların gereksinimlerine yanıt veren siyasi anlayış çözüm için
avantajlı olacak. Tarımdan sağlığa, eğitimden ulaşıma kamusal hizmetin önemi
açıkça ortaya çıktı" dedi.
"ORTAK AKILLA, ETKİN ÇARELER BULUNMALI"
Türkiye'nin uzun süredir ekonomik krizle boğuştuğuna dikkat çeken Barut, "Mevcut
ekonomik krize çözüm bulunmamışken, şimdi bu salgın felaketiyle boğuşuyoruz.
Üstelik 8 milyonu aşan işsizimiz, 18 milyar dolar civarına düşen net döviz
rezerviyle bu krizi atlatmak kolay değil ama imkansız da değil. Tek adam
rejiminin batırdığı ekonomiyi ayağa kaldırmanın yolu elbette üretimden geçiyor.
Bunun için öncelikle yanlışta ısrar edilmemeli, üretimi bitiren, tüketime
dayalı ekonomik politikalar terk edilmeli. Salgınla mücadelede gelişmiş ülkeler
yurttaşlarını, işçilerini, esnafını, çiftçisini, sanayicisini yani ekonominin
tüm bileşenlerini korumak, ekonomik döngünün zarar görmesini engellemek için
ciddi tedbirler aldı. Yüz milyarlarca Dolar ve Euro destek paketi açıklayıp
kamuoyuna 'Kimse yalnız değil, asla zarar görmeyeceksiniz' dediler. Türkiye ise
maalesef yetersiz destek paketleri açıklayarak yoksulluk tablosunun büyümesine,
çözüm üretmeyerek krizin derinleşmesine neden olan adımlar atıyor. İşte bu
nedenle üretime, üreticiye, esnafa, emekliye, öğrenciye, işsize, sanayiciye
destek istiyoruz. Bu nedenle toplumun tüm kesimlerini, ekonomik ve sosyal
hayatın tüm bileşenlerini kapsayan Ekonomik ve Sosyal Konsey’in toplanmasını,
ortak akılla ekonomik ve sosyal etkin tedbirler almasını istiyoruz" diye
konuştu.
"MİLYONLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR"
Tek adam rejimi ve ekonominin başındaki anlayışın krizin farkında olmadığına kaydeden
Barut,
"Ülkemizde salgınla mücadele kapsamında açıklanan tedbirlerin yetersizliği
siyasi anlayışın konunun ne kadar uzağında olduğunu gösteriyor. Lokantalardan
okullara, berber ve kuaförlerden eğlence yerlerine, kahvehanelerden güzellik
merkezlerine onca sektörden yüz binlerce işyeri kapandı. Sadece kapanan 79 bin
944 kahvehane nedeniyle 259 bin 758 çalışan işsiz kaldı. Halk eğitim merkezi ve
okullardaki 190 bin ücretli öğretmen ve usta öğretici ücret alamıyor. Destek paketinden
yararlanması istenen 1 milyon 700 bin esnaftan sadece 264 bini borcunu
erteleyebilecek. Halka destek için 1 milyon 800 bin yoksul aileye sadece 2
milyar lira ayrılmış. Yani ev başına 1 yıl boyunca 1.100 verecekler. Buna çözüm
üretmek denilebilir mi? Bu tabloyu ve yaklaşımı kabul etmiyoruz. Milyonlarca
insanın sağlığı, işi ve aşı tehlikedeyken, bir avuç yandaşa rant dağıtmak için
İstanbul Kanalı ihalesi yapılmasını kınıyoruz. Millet can derdinde, onlar rant
derdinde. Utanmaları da yok" şeklinde konuştu.
"KOŞULSUZ BİÇİMDE ESNAF DESTEKLENMELİ"
Salgınla mücadele kapsamında açıklanan destek paketlerinin yetersizliğine
işaret eden Barut,
"Koronavirüs salgınından olumsuz etkilenen kesimleri rahatlatmak için
açıklanan paketler yetersiz ve uygulamada bazı aksaklıklar, esnafından
çiftçisine herkese çıkarılan zorluklar var. Ekonomiyi desteklemek için
açıklanan esnaf kredi paketlerinde yer alan bazı şartların gözden geçirilmesi
zorunludur. Esnaf ve sanatkarların yararlanabileceği şekilde bunların
düzenlenmesi gerek. Borçsuz esnaf bulamazken, borçlu esnafın destekte kapsam
dışı bırakılıyor. Kredi başvurusunda bulunacaklarda 'SGK ve vergi borcu yoktur'
şartı aranıyor. Daha önce kredi kullananlar yararlanamıyor. Destek paketinden
son 5 yıl içerisinde Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifleri ile KOSGEB
aracılığıyla kredi kullanmamış esnaf ve sanatkarlara imkan tanınıyor. Bu
şartlar altında kimsenin bu krediyi kullanma imkanı yok. Eli boş dönen, umudu
kırılan ve inancı zayıflatılan esnafa bunu yapmaya hakkınız yok. Esnafın
krediye kolay ulaşabilmesinin yolu açılmalı, koşulsuz biçimde esnafa destek
verilmeli. Destekten yararlanma şartları esnetilmeli ve gerçekçi önlemler
alınmalıdır" ifadelerini kullandı.