·
İşe
bir zihniyet devrimiyle başladı Soner Çetin. Mazbatayı aldıktan iki gün sonra
halkın karşısına çıkıp ‘Küfür hariç her şey serbest’ diyerek Halk Günü başlattı.
·
İkinci
devrimi, kamuda araç savurganlığına son veren bir anlayışı yansıtıyordu ve
belediyede makam aracı uygulamasına son verdi. Bunun yerine bir havuz oluşturdu.
·
Belediyeye
ait tüm tesislerin üzerindeki tahsisleri kaldırıp halkın kullanımına açtı. Eğer
gelir getiren bir tesis ise bunu halk adına neden belediye kiralamasın deyip
harekete geçti.
·
Ceğiz,
Cağız dönemini geride bıraktı ve somut icraatlara başladı. Türkiye’nin en büyük
cemevini bitirdi, ilk semt kreşini hizmete açtı, çok amaçlı taziye evinin
temelini attı. İkinci semt kreşini de yapmaya başladı.
·
Üç
ayda 3, yedinci ayda 7’nci park ve spor tesisini de bitirdi.
·
Yüzlerce
yolu asfaltladı, köylere kadar uzandı.
·
·
Halk Günü'nde halkla
buluştu
·
·
30
Mart Pazar günü yapılan seçimlerin üzerinden henüz 100 gün bile geçmemişken onlarca
proje için harekete geçti ve her fırsatta halkla iç içe olmaya özen gösterdi.
·
Mazbatayı
aldıktan sadece iki gün sonra 4 Nisan Cuma günü halkla ilk HALK GÜNÜ’nde
buluştu. Makam koltuğunu bahçeye çıkardı, karşısına halkı aldı.
·
Adanalı
ünlü çizerimiz Turhan Selçuk’u unutmadı. Söz vermişti çünkü Çukurova’yı kültür
sanat şehri yapacağına. Neredeyse, gitmediği sergi, katılmadığı etkinlik kalmadı
ama taşın altına elini sokup Adanalı ünlü karikatürist Turhan Selçuk’un “Söz
Çizginin” adlı sergisinin açılmasına destek verdi, organizasyonunda yer aldı,
ev sahibi oldu.
Bayramları
unutmadı
·
23
Nisan’ı öyle bir coşku ve sevinçle kutladı ki, yollara sığmadı kalabalıklar.
Fener alaylarıyla, şarkılar söyleyerek, sloganlar haykırarak Çukurova’yı
inletti.
·
Emek
En Yüce Değer dedi, 1 Mayıs İşçi Bayramımızı tüm Türkiye’de olduğu gibi
Adana’da da coşkuyla kutlayan on binlerle kol kola girdi. İşçi kardeşlerimizle
birlikte kol kola girip halay çekti.
·
Ekmek
ve İş peşinde olanlara güç verdi. İstihdama da ekonomiye de katkı yapanların
işyerlerini birlikte açtı.
·
Soma
acısını da unutmadı tabii... Tüm Türkiye yastaydı 301 madencimiz için. Hem
yasını tuttu işçi kardeşlerimizin, hem mevlit okuttu hem de eğlence ve kutlama
etkinliklerini askıya aldı, bütçeden ayırdığı parayı Soma’daki kardeşlerimizin
ailelerine gönderdi.
·
T.C.
amblemini koydu. Baktı ki logo yalnız ve kimsesiz, harekete geçti hemen ve
TC’yi, belediyeye gururla astı.
Adana’nın
önünü açıyor
·
Göreve
gelir gelmez imar sorununu çözmek için kolları sıvadı. Yıllardır kanayan bu yara,
müteahhitlerin ve işadamlarının derdi, Çukurova’daki imar sorunu çözülmeyi
bekliyordu. Çetin de bir an önce çözmek ve uzlaşmak için hemen girişimde
bulundu, Valilik nezdinde harekete geçti ve çözüm aşamasına getirdi. Vali
Mustafa Büyük ile Adana Defterdarı’nın da da çok olumlu yaklaşımları sayesinde
bu sorunun aşılmasını sağladı ve Adana’nın önünü açtı.
·
Haziran
Dünya Çevre Günü için özel program yaptı, çevreye duyarlı kuşaklar yaratmak
için çocuklarımızla birlikte yürüdü, çöpleri kaynağında ayrıştırarak toplamak
için harekete geçti.
·
Aynı
sofraya oturdu Çukurova Belediyesi’nin sahada görev yapan emekçileriyle. Birlikte
aynı sofrada kavurma, çiğ köfte yedi, ayran içti. Emekçi kardeşlerimizle kol
kola olduğunu ilan etti herkese, işini dürüstçe yapan hiç kimsenin ekmeğiyle
oynamadı, oynamayacağına da da söz verdi, sözünü tuttu.
·
Asfaltlamaya
başladı. Sorun az demeyip yollara düştü, nerede sorunlu yol varsa programa alıp
ya yama yaparak ya da tümden asfaltlamaya başladı. Beyazevler semti örneğin,
yeniden yapılmış gibi oldu, kaldırımlara turunç fidanları dikti,
·
Tahsisleri
kaldırdı. Meclisin de onayını alarak ne kadar belediye tesisi varsa üzerindeki
tüm tahsisleri kaldırdı. Tesisler halk içinse halkın kullanımında olmalı, kiralanacaksa
da en uygun fiyatla kiralanmalıydı, boş vermişliğe ve düzensizliğe son verdi.
·
Havuzları
şenlendirdi. Hayal Park’taki havuzlarımızı sezon için hazır hale getirmekle
kalmadı, çocuklarımız ve yetişkinlerimizin dışında ilk kez engellilerin de
kullanabilmesi için imkân sağladı. Kötü alışkanlığı olan genç çocuklarımızı da
havuzlardan yararlandırmaya başladı.
·
Sel
oldu yollara düştü. Aşırı yağmur yağdığında anladı ki “Sorunu az, derdi biraz”
dediğimiz Çukurova’da da ciddi altyapı sorunları var. Baktı ki sele
dönüşebiliyor yağışlar, çekti ayağına çizmeleri, düştü yollara,
vatandaşlarımızın derdine merhem olmaya çalıştı.
·
·
·
Kentsel dönüşüm için
kolları sıvadı
·
·
Türkiye’ye
örnek olacak bir kentsel dönüşüm için kolları sıvadı. Bittiğinde herkesin,
“Böylesi görülmedi” diyeceği, yapıldığında “Bize de yapın, biz de isteriz” diye
talep edeceği güzellikte yepyeni bir şehir kurmaya karar verdi Belediye
Evleri’nde. Kentsel yenileme ile her
vatandaşa ek para ödemeden daha iyi, daha sağlam bir ev vermeyi taahhüt etti..
Henüz kazmayı vurmadan proje için İstanbul’da “Yeşil Ekonomi” ödülü aldı. Türkiye’nin en güzel kentsel dönüşümünü
Çukurova’da gerçekleştireceği sözünü verdi. Eğer her şey yolunda giderse
mayıs-haziran gibi ilk kazmayı vurmayı planlıyor.
·
Araç
saltanatına son verdi. Her müdürün bir aracı, ayrıca bir de özel şoförü vardı
Çukurova Belediyesi’nde ama Çetin gelir gelmez bu uygulamaya son verdi.
Türkiye’nin dört bir yanında yankılandı savurganlığına son veren bu karar.
Artık Çukurova Belediyesi’nde hiçbir yöneticinin makam aracı yok. Bu zihniyet değişikliğine devam etti ve kiralık
binek araçların tamamını geri gönderdi. Ayda yüz binlerce, yılda milyonlarca
lira tasarrufun kapısını açtı.
·
“Çukurova
evimiz , evimiz tertemiz” demişti ve hemen harekete geçti. Temizlik İşleri
Müdürlüğüne bir kadını müdür olarak atayınca gördü ki “Kadın eli” değince, hem
takdir almaya başladı hem de bol bol teşekkür daveti.
·
Yıkım
değil gönüllü boşaltmaya ikna etti. İmara aykırı yapılaşmalara kesinlikle izin
vermeyeceğini de vurguladığı halde bina ya da tesis yapanları “Tuttuğunuz yol
yanlış” diyerek ikna etti, sonra el sıkışıp kavgasız-gürültüsüz yıkıma başladı.
·
Her
mahalleye iftar sofrası kurdu. Koca ilçeye bir tane sabit iftar sofrası yerine
her mahalleye bir, hatta ikişer ayrı sofra kurarak Ramazan’ın en yaygın şekilde
geçmesi için önlemler aldı.
·
Az
zamanda 7-8 tane park yaptı. Göreve geleli daha üç ay bile dolmadan dört parkı
birden hizmete soktu. Kaçırılarak öldürülen evladımız Gizem Akdeniz için çok
özel anlamı olan bir parkın ardından altı parkı daha belediyenin kendi
imkânları, kendi ekibi ve ekipmanlarıyla yapıp halkın ve çocuklarımızın
hizmetine sundu.
Henüz
100 gün bile olmadan onlarca iş yaptı. 50 milyon liraya yakın borç ve işçi
fazlasıyla devraldığı Çukurova Belediyesi’nin, bir yandan borçları kapatıyor,
diğer yandan Türkiye’nin örnek gösterilen belediyesini oluşturmaya çalışıyor.
Yılmaz Güney’i
unutmadı
·
Sinemamızın büyük ustası,
başarılı yönetmeni ve senaryo yazarı “Çirkin Kral” Yılmaz Güney’i hep birlikte
Çukurova’da andı, meşaleli yürüyüş yaptı.
·
Çukurova Belediye binasının
bulunduğu Sülüklüpınar mevkiinde şehit düşen Üsteğmen Selahaddin Bey'i de
unutmadı. Şehidimizin anısına yaptırdığı büst ve çeşmenin açılışını muhteşem
bir törenle yaptı, özel kitap bastırdı.
·
Seçimlerden önce verdiği
sözü tutarak köy ziyaretlerine
başladı. Vatandaşlarımız anlattı, Soner Çetin dinledi, yapacaklarını söyledi: Taziye
evi, her köye çocuk parkı, yetişkinler için spor aletlerinin konulacağı özel
alan, güvenlik için kameralar yerleştirmek için projeler hazırladı.
·
Kına,
nişan gibi sevinçleri de paylaşabileceğimiz özel bölümleri olan çok amaçlı
taziye evini de programına aldı ve söz verdiği gibi ilk taziye evinin temelini
Karahan köyünde atmak üzere.
·
Özetle; Gazi Mustafa Kemal
Atatürk’ün Cumhuriyet’in 10. yılı kutlamaları sırasında yaptığı konuşmada
söylediği gibi “Az zamanda çok işler
yaptı.”