Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Orta Doğu ve Doğu Akdeniz havzasında
çatışmaların arttığı bir süreçte Rum yönetiminin Ada'daki askeri üslerde üçüncü
ülkelere kullanım ayrıcalıkları tanıması Ada'da yaşayan herkesi risk altına
sokmuştur." dedi.
Çeşitli temaslarda
bulunmak üzere Lefkoşa'ya gelen Yılmaz'ı, Ercan Havalimanı'nda, Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye'nin Lefkoşa
Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve diğer ilgililer karşıladı.
Havalimanında, Üstel
ile ortak basın açıklamasında bulunan Yılmaz, ziyaret kapsamında,
özellikle iki ülke arasındaki İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması çerçevesini
ele alacaklarını söyledi.
KKTC'nin kalkınmasının
Türkiye için milli bir dava olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
"Orta Doğu ve
Doğu Akdeniz havzasında çatışmaların arttığı bir süreçte Rum yönetiminin
Ada'daki askeri üslerde üçüncü ülkelere kullanım ayrıcalıkları tanıması Ada'da
yaşayan herkesi risk altına sokmuştur. Ada'nın Orta Doğu'ya yönelik
operasyonlar için kullanılıyor olması tüm bölge ülkeleri için risk teşkil
etmektedir. Bunu, içinde bulunduğumuz hafta yaşanan gelişmelerle çok daha
somut, net bir şekilde görmüş olduk. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Ada'nın
tamamının sahibi gibi hareket etmesi, Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen
eşitliğini yok sayarak aldığı boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri
içinde kendine rol bulma yaklaşımı özellikle son dönemdeki askeri angajmanları
ve üs politikaları Ada'ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. Güney Kıbrıs
Rum Yönetimi Gazze'deki soykırımda da benzer tavırlar sergilemiş, İsrail'in
desteğiyle aşırı bir silahlanma çabası içine girmiştir.
Bu tablo karşısında
Türkiye'nin garantörlük sorumluluğu ve tarihi yükümlülüğü daha belirgin hale
gelmektedir. Garantör ve ana vatan olarak Ada'daki askeri varlığımız yarım asrı
aşan bir dönemdir tüm Ada'nın güven ve istikrar içinde gelişmesine katkı
sunmuştur ve bunun teminatı olmuştur. Sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için
Kıbrıs Türk halkı için değil, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi için Ada'daki Rum
vatandaşlar için de çok daha güvenli bir ortam böylece oluşmuştur."
- "Ada'da yaşayan
insanların refahını, huzurunu da zayıflatmaktadır"
Güvenliğin olmadığı
bir yerde kalkınma ve refahın mümkün olmadığına işaret eden Yılmaz,
"Dolayısıyla 50 yıllık bu süreçte Ada geliştiyse refah düzeyi arttıysa bu
1974'teki Barış Harekatı sonrası oluşan güven ve istikrar ortamında
sağlanmıştır." dedi.
Yılmaz, yarım asrı
aşan bir süredir bütün Ada halkının güven, istikrar içinde yaşadığını belirterek,
şöyle devam etti:
"Ancak son
dönemlerde maalesef yaşanan gelişmeler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin attığı
birtakım adımlar Ada'daki güvenlik ortamına zarar verdiği gibi Ada'da yaşayan
insanların refahını, huzurunu da zayıflatmaktadır. Maalesef Ada'nın güven adası
olmasına büyük bir darbe vurmaktadır. Kıbrıs Türklerinin Ada'nın ortak sahibi
değil, azınlık olduğu anlayışıyla hareket eden, eşit görmeyen ve Kıbrıs Türk
halkına Ada'nın geleceğinde söz hakkı tanımak istemeyen zihniyetle bir çözüme
ulaşmak mümkün değildir.
Bu zihniyet
değişmediği sürece yapılacak çabalar zaman kaybından başka bir sonuç
doğurmayacaktır. Kıbrıs Türklerinin özden gelen hakları olan egemen eşitlik ve
eşit uluslararası statüleri tescil edilmeden, maruz bırakıldıkları
izolasyonlara son verilmeden bu meselenin çözülmesi elbette mümkün
olmayacaktır. Kıbrıs meselesinin Ada'daki gerçekler temelinde çözülmesinin yolu
buradan geçmektedir. Kıbrıs Türk halkının hak ettiği konuma ulaşması için ortak
irade ve güçlü işbirliğiyle çalışmalarımızı devam ettireceğiz."
Bu ay içerisinde yeni
İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması'nın tamamlanmasının planlandığını
aktaran Yılmaz, "Uzun bir süredir üzerinde çalışıyoruz. Karşılıklı
görüşmeler, çalışmalar yürütüyoruz. İnşallah bu ay içinde bitireceğiz. Geçen
yıldan devirlerle 25 milyar Türk lirasına yakın bir rakamla bu mali işbirliğini
şekillendireceğimizi tahmin ediyoruz. Bu ay içinde inşallah karşılıklı
protokolleri imzalayıp hayata geçirmiş olacağız yeni programı."
ifadelerini kullandı.
Etiketler:
kıbrıs ada güvenliği rum yönetimi