Faik Öztrak başkanlığındaki 'CHP İş Dünyası Grubu', çeşitli ziyaret ve
incelemelerde bulunmak üzere Adana'ya geldi. Milletvekilleri Ümit Özgümüş,
Gökhan Günaydın, İlhan Demiröz, Mehmet Ali Susam, Osman Kaptan, Sena Kaleli,
Ali Sarıbaş ve Serdar Soydan ile Parti Meclisi Üyesi Sera Kadıgil'den oluşan
grup, CHP Adana İl Başkanlığı'nda toplantıya katıldı. Narenciye üreticilerinin
sorunlarına dikkat çekmek için portakal suyu ikram edilen toplantıda konuşan
Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Suriye ve Irak'ta yaşanan çatışmaların
ülke ve bölge ekonomisine etkilerini sürekli inceledikleri aktardı. Suriye
politikaları üzerinden hükümete ve Cumhurbaşkanlığına yönelik sert eleştiriler
yönelten Faik Öztrak, "Türkiye'de anayasa askıya alınmış durumda. Askıya
alan bizzat hukukun üstünlüğüne, demokrasiye bağlı kalacağına namusu ve şerefi
üzerine yemin etmiş Cumhurbaşkanı ve bu duruma sessiz kalan Başbakan'dır.
Anayasanın uygulanmasını gözetmekle yükümlü olan Cumhurbaşkanlığı, Türkiye'de
yönetimde kaos yaratmanın ve kendi otoritesini mutlaklaştırmanın koşullarını
oluşturmanın gayreti içindedir. Siyasi sorumluluğu temsil eden başbakanlık
koltuğu boştadır. Başbakan olan zat, dağa taşa selam göndermekten başkaca bir
icraat yapmamaktadır. Türkiye'nin idari yapısına ilişkin bir belirsizlik ve
kaos yaratılırken sesi çıkmayan tek makam başbakanlık makamıdır"dedi.
RAKAMLARI AÇIKLADI
Türkiye'de özel bir bankanın yönetimine Cumhurbaşkanlığının talimatıyla el
konulduğunu ve Merkez Bankası üzerinde baskı kurulduğunu savunan Faik Öztrak,
şunları konuştu:
"Siyasi sorumluluğu taşıyan ancak akşam bir iki televizyon kanalında
mahcup açıklamalar yapan Başbakan, bu duruma da seyirci kalmaktadır. Döviz
rekorlar kırmaktadır, borsa hızla düşmektedir. Elbette Cumhurbaşkanın cüretinin
ve Başbakanın sessizliğinin bu ülkeye çıkardığı bir fatura vardır. Faizi
talimatla düşürmeye çalışanlar ve buna ses çıkarmayanlar faizin son bir haftada
neredeyse 1 puan artmasına neden olmuştur. Bu memlekette birileri faiz
lobisinden sürekli şikayet ediyor ama dönüp baktığınız zaman faiz lobisinin
bizzat kendisi olduğu net biçimde görülüyor. AKP'den önceki 27 yılda bu ülkede
bütçeden yapılan faiz ödemesi 251 milyar dolar. Son 12 yılda ise bütçeden
yapılan faiz ödemesi 389 milyar dolar. Yani 1.5 katı. Kim bu faiz lobisi? Bu tartışmalar
dolar kurunda oynaklığı arttırmıştır. Dolar kuru 11 kuruş arttığı zaman 20
milyar Türk lirası ilave yük gelmektedir. Bu işin faturasının vatandaşa
yüklenmesinden başka çıkış yoktur. Son 6 aydır ham petrol fiyatları düşüyor.
Daha 3 gün önce Türkiye'de benzin ve motorin fiyatları 6-10 kuruş arttı.
Cumhurbaşkanı konuşuyor, kuru oynatıyor, vatandaş, çiftçi pahalı benzin ve
mazot kullanıyor. Bu sorumsuzca konuşmaların hepsinin bir bedeli var. Bu bedeli
de maalesef vatandaş ödüyor."
'SINIRLAR PEŞAVER'E DÖNDÜ
Türkiye'nin iyi yönetilmediğini öne süren Faik Öztrak, şöyle dedi:
"Bu ülkenin iyi yönetilmediğinin bir örneği de 2011'de Suriye'de başlayan
iç savaş ve hükümetin burada aldığı pozisyon. Savaş 4'üncü yılını doldurdu.
Dönemin Başbakanı 'Şam'da Emevi Camisinde namaz kılacağız' demesinin üzerinden
tam 27 ay geçti, Şam falan ortada yok. Milyonlarca Suriyeli yerinden yurdundan
oldu. Bu süreçte Türkiye'yi yöneten kadroların mezhepçi yaklaşımlarının çok
ciddi rolü vardır. Türkiye her zaman Ortadoğu'da bir ağabey olmuştur. Ama ilk
defa bu hükümet döneminde Türkiye, Ortadoğu'da savaşa taraf olarak oradaki
sıkıntıların üzerine benzin dökmüştür. Türkiye'deki Suriyeli sığınmacı sayısı 1
milyon 700 bine ulaştı. Kritik sınır ilan edilen 100 bin sığınmacı sayısın tam
17 kez aşmışız. Suriye meselesi artık bir göçmen ve kısa dönemli sorun olmaktan
çıktı. Güney sınırlarımız radikal örgütler için güvenli yaşam alanı haline
geldi. Sınırlarımız Peşaver'e döndü. Suriye'de iç savaş ve Irak'ta yaşanan
karmaşanın ülkemiz ekonomisine çıkardığı maliyet her gün büyüyor. Şu ana kadar
harcadığımız para 5.5 milyar doları buldu. Eğer Suriye'de savaş olmasaydı, bu
ülkeye 2011'den 2014'e kadar 10.5 milyar dolar ihracat yapılacaktık.
Gerçekleşen ihracat sadece 4.5 milyar dolar oldu. Irak'a olan ihracatımız 14
milyar dolar olurdu. Kaldığı yer 10.7 milyar dolar. Dünya Bankası hesap yapmış.
Kötü yönetim nedeniyle Türkiye'nin bu ülkelerde ticaret geliştirememesinin kişi
başına 210 dolarlık gelir kaybı var. Her yıl bu beceriksizliğin bize çıkardığı
maliyet 16 milyar dolar."